Warning: mysqli_real_escape_string() expects exactly 2 parameters, 1 given in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/mysqli.class.php on line 162 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'langdate('\1', '1332068129')', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/modules/show.full.php on line 245 DataLife Engine > Версия для печати > Gilberte F. Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen
DataLife Engine > Hülya Yetişen > Gilberte F. Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen

Gilberte F. Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen


18-03-2012, 11:55. Разместил: Leyla
Gilberte F. Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen


Gilberte Favre Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen


Gilberte Favre Zaza'yı büyük bir çoğunluğumuz ünlü Kürd aydını Nureddin Zaza'nın eşi olarak tanıyor .Yakın bir geçmişte kendisiyle yaptığım bir söyleşi vardı. İlgilenen okurlarımız sitemizin sol üst köşesinde yer alan « Röportajlar » bölümünü tıklayarak ilgili röportaja ulaşabilirler..

Gilberte Favre'ı sadece Zaza'nın eşi olarak tanıtmak haksızlık olur..O, Barzani'den Canpolat'a birçok ünlü şahsiyetlerle röportajlar yapmış isviçreli bir gazeteci -yazar ve edebiyatçi.

Favre'ın « Des Etoiles sur mes chemins » başlıklı anlatı kitabı İsviçre'de L'Aire Yayınevi'nden çıktı.

« Des Etoiles sur mes chemins » /Yollarıma Işık Saçan Yıldızlar...adlı uzun öykü kitabında, Gilberte Zaza'nın 'Söz'ünü dinlerken bir yandan dışa yansıyan aydınlık yüzü de görüyorsunuz.

Yeryüzünün gözyaşları sonsuzdur. Biri ağlamaya basladığında başka yerde bir başkasının gözyaşları diner...Beckett'in sözünü değiştirip ben de şöyle yazıyorum
.
Yeryüzünün öyküleri sonsuzdur.Biri anlatmaya başlayıp bitirdiğinde başka yerde bir başkası anlatmaya başlar...

Büyümenin yaşlanmak demek olduğunu bilmiyordum.

Çocukluğumda yeryüzünün sonsuzluğunu algılarken yaşlı insanların yalnızlığını hiç bilmezdim..Hastalıkları ve ölümü de...
.
Gilberte Favre ile aramızda sanki zamanı kaldıran bir olgu var. İngiliz şairin dediği gibi « Aslında hepimiz aynı yaştayız«  Gilberte Favre'in « Yollarıma Işık Saçan Yıldızlar. » isimli kitabını bitirdiğimde bunu düşünüyordum.

Gilberte Favre-Zaza kitabini poetik ve edebi bir dille yazmis. Bu dil Favre'in yasam öyküsünü oylesine çoğullaştırmış ki, onun yolculuğunda kendinize hemen bir yer ediniveriyorsunuz...

İnsan ne kadar derin düşünebiliyorsa, sevgisi de o kadar derin o denli doyumsuz oluyor.

Acısı da o denli büyük. Yaşam acısı dediğimiz bu olsa gerek..

Anne, oğlu dünyaya geldiğinde sevinçten yerinde duramamıştı.....

Oğlan da mutlu bir ailesi olduğunu düşünerek sevinçten ele avuca gelmiyordu.... Anne-babasıyla ormanda yürüyüşe çıkıyor, farklı ülkeleri yine onlarla keşfediyordu. şanslı bir çocuktu.

Babasını yitirdiği güne kadar...

Birgün erkek çocuk annesine: ,

« Bir anne babanın çocuk dünyaya getirmeden önce çok iyi düşünmesi gerekir '

Çünkü çocuk dünyaya gelip büyümeğe başladığı an babasi da ölüme yaklaşıyordu.


Favre,oğlu Cengo'nun babasının ölümünden sonra yaşadığı acıyı böyle dillendirdiğini anlatır...

Bizi yaşamla ölüm, çocukluk ve yaşlılık arasında hareket etttiren yaşadığımız bu karamsarlıklar değil midir?

Kitabında Favre, yeniden keşfedip tanıdığı babasını,çocukluğunu, gençlik hayallerini, ilk okuduğu kitapları, yazdığı şiirleri, rüyalarında sürekli gördüğü Nureddin Zaza'içaçıcı bir hüzünle anlatıyor....

Favre Zaza anlatısını oğluna, erken yitirdiği babasına, yazım hayatında kırlangıç kuşum dediği Şair babasi Maurice Chappaz'a, İsviçre'den Hoggar'a Lübnan'dan Kürdistan'a yolculuğunda tanıştığı manevi dostları, Andrée Chédid, Eleni Kazantzaki, Ghassan Tueni'ye adamış.

Yazar, çocukluğunun gizemini çözmek ve geçmişiyle yüzleşebilmek için « Babamın ölümünü beklemek zorunda kalmıştım sanki. » der.Babasının okuma yazması olmadığı için yazdığı kitaplardan hiçbirini de okuyamadığını ama babasının doğada herşeyi iyi okuyabildiğini ve kuşlarin dilini bildiğinden bahseder. Ve şöyle der :

« Babam sessizliği severdi, ben ondan ihtiyacım olan bu mirası devraldım. Onu yitirdiğimden beri, kuşların şarkıları bana eşlik ediyor, ve ben şarkı söyleyen kuşları yeni ayırt etmeyi öğreniyorum. »

Noureddin Zaza'yla ilgili anlatısına Yazar, Frédéric Nietzche'nin bir sözüyle başlangıç yapmış.

« Ölüm yaşayanların rüyalarında kendini sürekli göstererek yaşamaya devam ediyor»

« Bu gece 4 ya da 5 kez Nureddin geldi, hasta olmadan önceki halindeydi.On iki yıldan bu yana kendisinin yokluğunda neler yaptığımı sormamıştı bana...Ama yakınlık da göstermiyordu, sanki mesafeliydi. Halbuki 6 yıldır hayatımı başkasıyla paylaşmama rağmen Ona ihanet ettiğim duygusunu hiç yaşamamıştım.O anda suçluluk duygusu yaşadığımı hissettim.

«  Başka bir rüyamda Noureddin'e rüyalarıma uzun zamandır neden girmediğini sormuş, onun sessiz kalmasını da Kuzey Kürdistan'a gitmesine ve oralarda dolaştığı sonucuna yormustum..Nureddin'in ölmeden önce ülkesine dönmeyi hep arzuladığını köyünde yaşamak istediğini biliyordum. Oysa oraları onun için güvenlikli yerler değildi. Yengesi onu polise ihbar etmiş, yakalatmıştı. Bu nedenle köydeki akrabaları konu olduğunda hep susmayı tercih ederdi...Rüyamda da öyle sessiz kalmıştı ».

Nureddin Zaza doğduğu büyüdüğü topraklara, ülkesi Kürdistan'a hasret duyarak ölmüştü. Gilberte'in yüregini acıtan biraz da buydu ...

Kansere yakalandığında birgün «Bu yıldızlardan birinde annem var. Onunla buluşmaya gideceğim...Hepimiz birgün orada buluşacağız» demisti..
N.Zaza'nın cenaze töreninde Kürd ulusal marşı, Ey Raqip çalınmış, Mozart ve Vivaldi dinlenmişti.

Gilberte Favre kitabında Halepçe'yi de anlatır.

Halepçe'de karşılaştığı insanlık dışı manzaradan dolayı ağlarken, annesi Gilberte'e onu teselli etme babında kötü bir rüya gördüğünü farz etmesini salık verir.. ama gördükleri elle tutulur kadar gerçektir, rüyalarında hâlâ Halepçe'yi görür ölü insanların uzaktan seslerini duyar.

« Ailemden sekiz ölü var. Babam annem büyük annem, ve 5 kardeşim öldü. Hepsi kimyasal gazla zehirlenip öldürüldüler..Bütün dünya buna seyirci kaldı. İnsanlık sustu .Bizde tek sağ kalan benim. » Bombardımandan önce burada 5000 kişi yaşıyordu.. »der Faddoulah.

Gilberte/i] , Her yeri ceset dolu bu şehri gazeteci olarak dolaştığında midesine kramplar girdiğini ve saatlerce kustuğunu, ailesinin tümünü yitiren Faddoulah'ın «[i] iyi değilsiniz, size bir doktor çağırayım  sözünü işittiğinde gözyaşlari içinde gülmesine engel olamadığını anlatır.

Bunca vahşetin ve acının içinde insan kalabilmek ! ....

Yazar, yıkılıp harabeye dönen kenti, sessizligi içinde dinlerken, ölülerin kendisine seslendiğini, « biz buradayız » « Hiç kimse bizi yok sayıp, reddedemez »dediklerini duyar. Bu sesler kulaklarından hiç gitmez.

Kitapda ölülerle geçen diyalogların sizi tükettiğini hissettiğiniz bir anda, Gilberte Favre güçlü ve şiirsel kalemiyle o hüznün içinden sizi çekip çıkartmayı başarıyor.
.
Yazımı Gilberte Favre'ın Şair Babam dediği Maurice Chappaz'ın sözleriyle bitiriyorum....

« Sözcükleri seviyorum ; kendilerini sunuş biçimlerini, müzikal tonlarını hafızalarını ve anlamlarını...çünkü bütün bu özellikleriyle bazen gizlenebiliyor, bazen de şarkı söylüyorlar....Kelimeleri seviyorum çünkü onlar bize sadıklar, bize yakınlar, bizdeler. Yaşamı ve ölümü ünlemeyi biliyorlar. Doğal olarak, ölümle uzlaşmayı da....

Hülya Yetişen

14 Mart 2012


Gilberte F. Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen


Gilberte Favre, Des Etoiles sur mes chemins, Editions L'Aire, 2011.

----------------
Merhaba Hülya,
Selamlar, sevgiler.
Gilberte Zaza'nın, "Yollarıma Işık Saçan Yıldızlar" kitabıyla ilgili yazını,
büyük bir heyecanla ve dikkatle okudum.
Çok hoş bir yazı.
Gilberte'nin, babasını, oğlu Cengo'yu, Nurettin Zaza'yı, doğayı... anlatması çok başarılı. Nurattin Zaza'nın akrabaların
anlatması da öyle.
Bu çerçevede, rüya metaforunu kullanması çok hoş.

Bugün Halepçe'nin yıldönümü.
Halepçe'de, zehirli gazlarla 5 bin kişinin öldürüldüğü söylenir. Onbinlerce Kürdün sakat kaldığı vurgulanır.
Sonra ne oldu?
Yüzbinlerce insan zehirli gazlardan kurtulmak, güvenli bir yere sığınmak için İran ve Türkiye yollarına düştü.
Soğuklardan, açlıktan, hastalıktan, derin acılardan, bilinçli olarak sergilenen ilgisizlikten,
umursamazlıktan... dolayı, o yollarda binlerce insan öldü. Belki de 5 bini katlayan rakamlar söz konusu.

Dünya, insanlık, bu Kürd soykırımıyla hesaplaşmadı İnsanlık, bu konuda, ırkçı, sömürgeci devletlerden, ırkçı
sömürgeci zihniyetlerden yana tavır koydu. Kürd çığlığını duymadı.
Ama, insanlık, Kürd soykırımına neden ilgisiz davrandığı konusunda bir hesaplaşma yapacak.
Bu dünya siyasal nizamıyla ilgili temel bir soru...
Bu hesaplaşma yapılmdan, insan, insanlık, insan olamayacak.
Sana, Gilberte Hanım'a, Cengo'ya, selam ve sevgilerimi yolluyorum, sağlık diliyorum, başarılar diliyorum.

İsmail Beşikçi
-----

Merhaba Hülya
Sana daha önce de demiştim..edebi eserleri şiirsel bir dille tanıtıyorsun..belki görüp geçeceğin kitabı alıp okuma isteğini uyandırıyorsun..bence bu yeteneğini öne çıkarmalısın..yüreğine ve ellerine sağlık..
Selamlar sevgiler

Burhan Kartal

----
Candan tesekkürler, sevgili Hülya, Gilbert Zaza son derece takdir ettigim bir hanim ve yazar.
Sevgiler

Hamit Bozarslan
-----

Merhabalar Hulya Hanım,
Yazi icin cok tesekkur ediyorum.
Bilmem izniniz var mıydı, tutup Zazakî.Net de yayinladim: http://www.zazaki.net/haber/gilbert-f.-zazanin-kitabi-uzerine-1133.htm
Selamlar saygilar...

Rosan Lezgin



Gilberte F. Zaza'nın Kitabı Üzerine-Hülya Yetişen

Вернуться назад