Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Eylül 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Savaş ve Barış  


31-07-2011, 23:40 Kategori: Yazarlar » Hüseyin Turhallı  
Savaş ve Barış- Hüseyin Turhallı

Kürdistan coğrafyasının ateşe verildiği bir yaz yaşıyoruz. İran ve Türkiye dağlara boyun eğdirmenin aczi içinde kendilerini çılgınca taştan taşa vuruyor. Uzunca bir süredir basını deliksiz takip ediyorum. Herkes gibi ben de "neler oluyor" sorusuna cevap bulmaya çalışıyorum.

Her şeyden önce ortada bir savaş var. Spikerinden siyasetçisine kadar herkes kendince tanımlayıp yorumluyor bu savaşı. "Şehit evine ateş düştü, Hainler 13 körpe can daha aldı.. Üç aylık bebeği babasının cenazesinde aç kaldı..." vb. anlamsız ve sahte sözlerle gözyaşı döküyorlar.

Savaş


Savaş, bir tarafın diğer tarafa zor araçlarıyla iradesini kabul ettirme çabasıdır. Cinayetlere toplumsal meşruluk kazandırma uğraşıdır. Gerilla ve asker kayıplarında sıkça rastladığımız üzere taraflar birbirlerinin kayıplarından haz duyar, kendi kayıplarına da üzülürler. Taraflardan hiçbiri işlenen cinayetlerden söz etmez. Kendi ölüsünü "şehit" diye yad eder. Karşı tarafın kaybını da büyük bir hazla "ölü" diye tanımlar.

Bazan romanlarda ya da hayali anılarda okuruz. Asker, çalılıklara saklanan yaralı gerilayı görüyor, gülümseyip göz kırpıyor ve bir fırt duman çeksin diye elindeki sigarasını yaralı gerillanın ayakları önüne fırlatıyor. Yada bazen bir gerilla taşların arasına sıkışmış tiril tiril titreyen askerin üstüne hınçla gidiyor ancak küçük kardeşini hatırlıyor ve askerin başını okşayıp gidiyor.... Gerçekten romantik!

Gerçeğin ne olduğunu ben söyleyeyim. Böyle bir karşılaşmada asker, şarjöründeki bütün mermileri gerillanın bedenine boşaltıyor ve "tenekeyi deldim" diyerek kahkaha atıyor. Gerilla da askerin kafasına tek mermi sıkıyor ve kepini alıp gidiyor. Savaşın gerçeği budur. Savaşçı bir ölüm işçisidir. İşini yaparken kaza yapmamak için kendisini eğitir, işinin kurallarına dikkat eder. Hepsi bu.

Gerçek bu olduktan sonra, öldürme esası üzerine kurulu savaş olayında gözyaşı döken karar vericilerden daha büyük bir sahtekar tasavvur edemiyorum.

Nedeni

Bu savaş, Kürtlerin en temel ve doğal hakları gaspedildiği ve zulüm yapıldığı için başlamıştır. Ortada bir gaspçı, zalim ve zorbalık var. Zorbanın dünyanın egemen güçleri tarafından desteklenmesi ona meşruluk kazandırmaz. Meşruiyet, doğal bir hakkın varlığı ve bu hakkın korunması esası üzirinde inşa edilmiştir. Hak talebinde bulunanın hataları da zorbaya haklılık ve meşruiyet kazandırmaz. Kaldı ki son 20 yılda bu zorbalık ve zulüm AİHM'de yüzlerce kez tescillenmiştir. O halde bu savaş, haksız ve kirli bir savaştır. Türk toplumunun anlaması gereken asıl nokta burasıdır. Kürtlerin de Türk halkına anlatmaları gereken asıl olay budur.

Amacı ve Uzaması


Her savaşın bir amacı vardır. Taraflar kazanmak için savaş oyununa girerler. Ancak her oyun gibi savaş oyunu da bazan berabere kalır ve bazen da güçlü tarafın yenilmesi ile sonuçlanır. Gelinen noktada en çok zararı Kürtler görmüş ancak savaşın kazananı olmamıştır.

30 yıllık gözlem ve tecrübeme dayanarak söylüyorum. Bu savaşta taraflardan birinin kazanmaması, askeri güçlerinin zayıf olmasından değil, amaç ve hedeflerindeki ahlâki ilkenin çürümüşlüğü veya bu ilkeye gerekli ihtimamın gösterilmemesindendir.

Türk devleti Kürtlerin en temel haklarını gasp etmiştir. Yürütmekte olduğu savaş da bu gasp durumunun zorla devam ettirilmesi ahlâksızlığıdır. Çürümüş bir ahlâkın ilelebed zafer kazanması düşünülemez/ düşünülmemelidir. Öte taraftan PKK, bu savaşta haklı olmasına rağmen yürüttüğü askeri ve politik mücadele yönteminde kamusal vicdan ve evrensel ilkelere gerekli ihtimamı göstermemiştir. Bu da sonuca daha erken uluşması önünde engeller oluşturmuştur.

Savaşın bitmesi de bu ahlaki ilkeye bağlıdır. Ya zorba devlet yürüttüğü bu ahlaksızlık durumundan vazgeçecek. Ya da Kürt tarafı eksik bıraktığı, ihmal ettiği bu ahlaki ilkeyi tamamlayarak sonuca ulaşacaktır.

Ne olacak

Gelinen aşamada kimsenin ahlakı, vicdanı dinleyecek vakti yoktur. Baltalar bilenmiş taraflar kozunu paylaşmak arzusuyla yanıp tutuşmaktadır.

Bir çoğunun içten duygu ve düşüncelerini ifade ettiğini düşündüğüm bazı sol-demokrat şahsiyet, Kürtler üzerinde eskisi gibi zulüm ve zorbalığın hüküm sürmediğini, dolayısıyla artık dünya kamuoyunun Kürtlere ilgi göstermeyeceğini, devletin güçlü silahlı güçlerine karşı daha fazla ilerleyemeyeceklerini, tam tersine bir katliamın gelişebileceğini söylüyorlar.

Bu çerçevede düşünenlerin temel yanılgısı, savaşa neden olan toplumsal hak talebini sadece "zulüm görmeye" indirgemeleridir. Oysa üzerinde savaş yürütülen konu, Kürtlerin haklarıdır. Kürtlerin temel hakları verilmedikçe dünya kamuoyu tarafından destek görecektir. Bu destek maddi bir güce dönüşmese bile manen varolacaktır.

Yanılgılarının ikinci noktası kitle gücüne sahip bir savaşın nelere muktedir olduğunu bilmemeleridir. Türkiye'de 20 milyon Kürt yaşıyor. 20 milyonluk bir kitlenin eğitimli ve silahlı olması gerekmez. Kitlenin kendisi zaten muazzam bir güçtür. Herbiri eline üç kibrit çöpü alsa 70 milyonluk Türkiye'de evine ateş düşmeyen tek bir fert kalmaz. Hayvanlarını merada otlatmaya götüren bir çoban Keban ve Karakaya barajlarından İstanbul'a kadar uzanan enerji nakil hatlarının üzerine elindeki sapanla metal bir tel fırlatsa bütün Türkiye karanlıkta kalır. Yada tarlasında çift sürmeye giden her çiftçi Habur'dan İskenderun'a kadar uzanan boruda ayda bir küçük bir delik açsa hayat durur....

Bu aydınlar bireylerin küresel çağda ulaştığı büyüklük ve güçten habersizmiş gibi konuşuyorlar.

Bir ara Çin ile ABD zıtlaştığında Çinli yetkililer " Herhalde ABD'liler dünyanın yuvarlak olduğundan habersizdirler. Amerika Kıtası tam karşımızda duruyor. Bir milyar insanı bir alana toplar, birkaç defa zıplamalarını isteriz. O zaman Amerika denilen kıtadan, bir varmış bir yokmuş diye söz ederler" demişti.

Kazancak Olan

Bir gün adamın biri ünü namı her tarafa yayılan bir kabadayının yanına gitmiş. "Ben de kabadayı olmak istiyorum" demiş. Kabadayı karşısındaki adama "ağzını aç" diyerek işaret parmağını adamın ağzına sokmuş. "Eh şimdi sen de parmağını benim ağzıma ver" demiş. Karşılıklı birbirlerinin parmaklarını dişleri arasında sıkmaya başlamışlar. Bir süre sonra aday kabadayı "Ayyy!" deyince ağzı açılmış. Parmağı kurtulan ünlü kabadayı "Eğer bir saniye daha dayansaydın ben "ayyy" diyecektim" demiş!

Kürtler yeryüzüne nam salmış bir inada sahip. Kim kazanacak....?

Katliam Tehditleri


Savaş yeni bir boyut kazanırsa halklar arasında bir boğazlaşma ya da kitlesel kıyımlar olabilir mi? Daha önceki bir yazımda dış hatların açık olması ve coğrafi derinlik nedeniyle çağımızda jenosid türü bir uygulamanın nesnel dayanaklarının kalmadığını söylemiştim. Yer yer çeşitli girişimler olsa da katliam boyutuna varan bir uygulamanın olamayacağını tekrar tekrar belirtmekte yarar var.

Mantığı

Türk Devletinin Kürtlere dayattığı bu savaş gerici bir savaştır. Dolayısıyla hedef ve mantığı da geridir. Türkiyeli her insan kendisine şu soruyu sorabilmelidir. Bu savaşı ben hangi hak gerekçesine dayanarak veriyorum? Bu savaşta ben ne kazanıyorum? Ülkem ne kazanıyor, ne kaybediyor? Kürtler Türkler kadar eşit haklara sahip olduklarında bu ülke ne kaybeder, ne kazanır?

Kürtler Türkiye toplumuna bu soruyu sorduracak yol ve yöntemler bulduğunda çok daha az kaybederler.

Evrensel hukuk ve insanlık vicdanı baz alınarak Kürt toplumunun sahip olduğu doğal hakları tanıyacak olan bir Türkiye her şeyden önce toplumsal ahlâki çürümüşlük ve kokuşmuşluktan kurtulur. İnsan ve doğal kaynaklarını toplumun refah ve huzuru için seferber eder. Bu durumda Türkler de Kürtler de daha iyi bir refah düzeyine ve yaşam şartlarına kavuşur.

Savaş; ölüm, yıkım ve gözyaşıdır. Yoksulluk, cehalet ve sefalettir. Bir tarafa çok, bir tarafa da ebediyyen kaybettirir. Oysaki barış, kaybettirmez ve çoğu zaman her iki tarafa da kazandırır.

Hüseyin Turhallı
huseyinturhalli@gmail.com


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 11)
  |   Okuma: 1911   |   Yorum: (3)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 12 Ocak 2017 04:34 | Alıntı     

BriSar

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 5122, Kayıtlı: 2.01.2017
   ICQ: 217671361,
Запостился тут так как заинтриговало.
Необычайно доступно на сегодня бытовой ремонт холодильника преобазовать в незаурядное событие.
Оптимальный выгодный холодильников ремонт за доллары в ТаганскомКачественный столичный холодильников ремонт бесплатно в Люблино А это как посоветуете именовать?
При всем этом холодильник присутствует у большинства. Я понимаю о чем говорю, ремонт не каждому то и нужен.
http://cangbaowang.com.cn/home.php?mod=space&uid=32014 Savas ve Bar?s » Kurdistan Post - Kurdistan’?n ozgur sesi


--------------------
 Yorum #2  | 30 Ocak 2017 20:41 | Alıntı     

siohal

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 2839, Kayıtlı: 29.01.2017
   ICQ: 217675643,
Amazing!!! Я предпологал what will be unattractive. Savas ve Bar?s » Kurdistan Post - Kurdistan’?n ozgur sesi
http://mv4you.net/user/LocGrify/
At least all apply as modernism.http://universals.com.ua/user/Locshoum/ So keep .


--------------------
 Yorum #3  | 20 Eylül 2017 16:14 | Alıntı     

Charlessoist

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: