Warning: mysqli_escape_string() expects exactly 2 parameters, 1 given in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/mysqli.class.php on line 162 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'langdate('\1', '1333476522')', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/modules/show.full.php on line 245 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'Array', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/templates.class.php on line 256 DataLife Engine > Версия для печати > Kürt Aydını ve Milli Bilinç - Erdoğan Alparslan
DataLife Engine > Erdoğan Alparslan > Kürt Aydını ve Milli Bilinç - Erdoğan Alparslan

Kürt Aydını ve Milli Bilinç - Erdoğan Alparslan


3-04-2012, 20:08. Разместил: erdogan
Kürt Aydını ve Milli Bilinç


Erdoğan Alparslan


Bağımsız ve Birleşik Kürdistan hayal mi, eğer hayalse neden? Size bir sır vereyim, her şey hayal etmekle başlar ve devamı da gelir. Ne zaman Kürtlerin birleşme ve statü talepleri konuşulsa bazı çevreler bu söyleme sarılıyor; Bağımsız Kürdistan bir hayal ya da Kürtler devlet istemiyor gibi akla ziyan söylemlere sarılıyorlar.

Öncelikle şunu belirteyim Birleşik Bağımsız Kürdistan hayal değil bir gün muhakkak olacak ve olması gereken de bu. Eğer gerçekleşmese bu Kürtler adına siyaset yapanların basiretsizliğinden dolayı olur.

Özellikle Türk aydınları, devşirme Kürt aydınları ve Kemalist sistemden bir türlü gönül bağlarını koparamamış melez Kürt siyasetçiler sürekli bu teraneyi dillendiriyorlar. Bununla Kürt toplumunu demoralize etme niyetleri gizli. Bir söz var, ''bir şeyi kırk defa tekrarlarsanız olur''. Eğer siz bunları sürekli tekrarlarsanız, genç nesilleri umutsuzluğa sürükleyip demoralize edersiniz. Kemalist-dinci-milliyetçi Türk aydınları bu söylemlerini, geçmişte bir türlü onların hegemonyasından çıkamayan romantik-sol Kürt aydınlarına da kabul ettirdiler. Şimdi de yeni nesil Kürt aydınlarına bu teraneyi ezberletmeye çalışıyorlar.

Taraf gazetesinde Esad yönetimi tarafından şehit edilen Suriyeli muhalif Kürt lider Meşal Temo’nun oğlu Marsel Temo, Bağımsız Kürdistan için: “Bu tüm Kürtlerin hayalidir ama aynı zamanda imkânsızdır. Nasıl Arap Birliği tüm Arapları tek devlet olarak görmek istiyorsa bizim de bilinçaltımızda bu vardır. Ama bu sadece bir hayaldir” diyor. Yani genç bir Kürt siyasetçiye bunu söyletmişler. Bunu Oral Çalışlar Radikal gazetesindeki köşesine taşımız. Mutluluk içinde Kürtlerin bilinçaltında bu var ama Kürtler akıllı olup devlet istemiyorlar demeye getiriyor.

Kesinlikle bu bir aldatmacadır. Kürtler zorla bölünen ülkelerini birleştirip, egemenlik haklarını kullanmak istiyorlar. Bu da onların en insani ve doğal hakkıdır. Bunun aksini savunmak ve dillendirmek Kürdistan'ın parçalanmışlığına onay vermek ve bunun sonucunda Kürtlerin karşılaştıkları mezalimleri savunmak ve bunlara ortak olmaktır. Bugün Kürt milletinin çoğunluğu bağımsızlıktan yanadır. Geri kalanlarda, egemenlerin ve devşirme Kürt aydın ve siyasetçilerinin yaptığı kafa karışıklığı yüzünden çekimser kalmışlardır.

Bundan sonra Kürt aydınları ve siyasetçilerinin yapacakları doğal ve makul şey ulusal bir kimlik yaratmak için çaba göstermektir. Kürt ulusu artık statüsüz kalmak istemiyor. Şunu belirteyim, eğer anadilde eğitim olacaksa statü muhakkak olmalı. Bir dil pazar dili olmazsa yani bir statüye sahip değilse, gelişemez ve sonraki nesillere ulaşamaz. Bu yüzden Türkiye'de Kürtçenin yaşaması ve gelişmesi için bir statü mutlak surette gerekli ve kaçınılmazdır.

Kürt milliyetçiliği erken dönem bir milliyetçiliktir ama geç olgunlaşmış bir milliyetçiliktir. Bunun nedeni ise Kürtlerde feodal aşiretçi bir yapının olması, burjuva sınıfının olmaması ve aynı şekilde toplumu değiştirip dönüştürecek bir entelektüel ve aydın sınıfının olmamasıdır. Özellikle 68 ve 78'li yıllarda ortaya çıkan aydınlar daha çok egemenlerle bütünleşmiş ve sömürge anlayışını benimsemişlerdir. Aynı zamanda Kürt milliyetçiliğini egemenlerin milliyetçiliğiyle aynı kefeye koyup, egemen aydınına ve devletine yaranmak için, ben milliyetçi değilim tekerlemesini ağzından düşürmeyen ezik ve silik bir aydındır, bu dönemin aydını. Bu söz konusu olan aydınlar, Sayın İsmail Beşikçi'nin dediği gibi: ''Kendi kimliklerinden kaçmak için biz enternasyonalistiz'' söylemine sığınıyorlardı. Solcusundan dincisine hemen hepsi böyle.

Günümüzde de bu tarz aydınlar var, onlara tavsiyem tarafınızı seçin; lakin ortada durmak iyi değil. Sol literatürle söyleyeyim, tarafı belli olmayıp ortada kalanlara oportünist denir, benden iyi bilirsiniz! Tabii bunların arasında istisnalar da var bunlarında hakkını verelim. Musa Anter, Vedat Aydın, Mehmet Uzun, İsmail Beşikçi gibi aydınlar ve ismini saymadığım birkaç aydın, tabii ki istisna. (İsmail Beşikçi'yi Kürt aydını olarak gördüğüm için bu kategoriye koydum.)
Son olarak şunu söyleyeyim, egemen devletlerin medyasına ve (Ber)Taraf gibi gazetelere çıkıp demeç veren zavallılar, kendi adınıza konuşun, Kürt halkı bağımsızlık istiyor yani kendi kaderini tayin etmek istiyor. Bunu da kimsenin insafına bırakmayacak kadar diri ve bilinçlidir.

Silah bırakma konusuna gelince; Yakındoğu'daki (genellikle herkes yanlış olarak Ortadoğu diyor bu yanlış bir terimdir, yaşadığımız coğrafya Yakındoğu'dur) bütün ulus ve gruplar silahlıyken, Kürtlere silah bırakın demek yeni katliamlara davetiye çıkarmaktır.

Unutmayın ki yakın zamanda 1.500.000 milyon Ermeni öldürüldü bu topraklarda. Artı Ermeniler Hıristiyan olmalarına rağmen Batı buna müdahale etmedi. Biz Müslüman Kürtler için kılını bile kıpırdatmazlar. Bu yüzden tekrar söylüyorum; silah Kürtlerin güvencesidir.


Sevgiler...


Erdoğan Alparslan
erdogan_alparslan@hotmail.com

Вернуться назад