Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Ecdadı İle Övünmek- Dr. İsmet Turanlı  


16-12-2012, 23:19 Kategori: Yazarlar » Dr. İsmet Turanlı  
Ecdadı İle Övünmek

Sayın Erdoğan, siz hiç PANDOMİM tiyatrosu seyrettiniz mi? Mehmet FISTIK Köln de senelerce tek başına, kapalı gişe Pandomim tiyatrosu oynardı. Dünya çapında da Marcel Marceau’nun filimlerini hayranlıkla seyrederdik. Ondan evvel de Şarlo’nun, Oliver Hardy’nin sessiz filmlerini seyredenlerin akranlarından sayılırım.

Ecdadı İle Övünmek- Dr. İsmet Turanlı

Pandomim yapmak oldukça zordur. Büyük yetenek ister. El, kol hareketleri, jestle, mimikle fikirlerini beyan etmek kolay bir iş değildir. Düşünün ki sizin o çok sevdiğiniz anneniz de Türkçe bilmiyordu ve siz onunla konuşmak istiyordunuz. Onunla ancak Pandomim ile anlaşmanız hali sizin içinde, anneniz içinde büyük bir ZULÜM olmaz mı idi. Şimdi bu türlü bir zulmü Kürt annelerine, mahpusta yatan Kürt gençlerine layık görüyorsunuz ve aralarında ana dilleri ile konuşma imkânını verecek kanunu çıkartmakta ayak diretiyorsunuz. Zülüm etmenin şehvetini mi yaşıyorsunuz?.

Sizin gibi ileri demokrasiden bahseden, artık Kürt sorunu yok diyen bir siyasi olarak Pandomimci lakabı ile tarihe geçmesine nasıl cevaz veriyorsunuz. Benim zekâm yaşadığınız bu ikilemi anlamakta zorluk çekiyor. 50 sene sonra sizi de belki ecdattan sayacaklar ve devriniz de kaç bin gencin etkisiz bırakıldığını anlatarak övüneceklerdir. En büyük ecdadınızdan Atatürk’ün devrin de kaç bin insan katledilmiştir. Onun devrinde Ankara da büyükelçilik vazifesi gören bir diplomatın anılarında şöyle deniyor. ‘’ Ulus meydanında ki darağaçlarından geçilmezdi.’’. Tayyip Erdoğan Üniversitesinden bir araştırma isteğinde bulunsanız. Devriniz de, hangi sebeple olursa olsun ( Teröristik hadiselerden, teknik zaaflardan, depremlerden, ahlaki ve namus kaygıları ile) kaç insan hayatını kaybetmiştir?

‘’Elli Türk büyüğü’’ adında, tarihçi Feridun Fazıl Tülbentçi’nin, resimli bir albümü vardı. Atilla ile başlar, İsmet İnönü ile biterdi.

Entelektüel Macar dostlarıma Atilla hakkında ne düşünüyorlar diye sorduğumda, onun Hun devleti başkanı olduğu, fakat Türklükle hiç alakası olmadığını söylediler. Tuna nehrine defnedildiği rivayeti olduğunu onlarda kabul ediyorlar.

İbni Sina’nın Kanona medicina kitabı 400 sene boyunca Avrupa da ki tıp fakültelerinde okutulmuş. Bu eserin bir nüshasını da Londra da ki İslam eserleri müzesinde görmüştüm. Hekimlik sanatının gelmiş, geçmiş büyüklerinin en büyüğü olarak tıp tarihinde kabul görür. Türk olduğu pek iddia edilmez. Keza Mimar Sina’nın kökeninin de Türk olmadığı iddia edilir.

Asıl her türlü iftihardan imtina edeceğim Cengiz han ve Timurlenk gibi iki imparator var ki onların tarihte gösterdikleri vahşeti dile getirmemek mümkün değil. Rusya seyahatim da Petersburg ta Eremitage müzesinde REPİN’in bir tablosunu görmüştüm. Kellelerden yapılmış bir Timulus tablosu insan da korkunç bir izlenim sağlıyor. İşte o büyük Türk imparatorları da işgal ettikleri memleketler de kılıçtan geçirdikleri kellelerden Timuluslar yaptırırlarmış.

İslam’ın ve Osmanlının fütuhatlar ile övünmenin, o zamanki şartlar da değerlendirilmeli denmesi de saçma bir mantıktır. 50 sene sonra da bugünkü hataları bugünkü ortamın icabı diyemeyiz. İnsanları katletmenin tarihin her devrinde de vahşet olduğunu peşinen kabul etmemiz gerekir. Sömürgecilerin Afrika’da yaptıkları katliamları zem ederken Türklerin fütuhatlar da ki mezalimi hoş göremeyiz. İngilizler bir zamanlar bütün dünyaya hükmediyorlardı. Yaptıkları haksızlıkları kabullenerek sonunda adaya çekildiler. Siz hala Viyana kapılarına dayanmakla övünüyorsunuz!

Türkiye’nin resmi tarih yazıcıları ise Osmanlının son devrinde özgürlükleri için isyanlarını ‘’ Hainler’’ olarak adlandırılmaları bugün kabul gören ‘’Self Determination’’ prensiplerine ters düşmektedir. Balkanlarda ki milletlerin isyanlar neticesi devletlerini kumaları makul görülmez mi? Ayni prensiplerle Arapların birinci dünya savaşından sonra özgürlüklerine kavuşmalarını Arapların hıyaneti olarak gösterilemez.

Ermenilerin isyanları da ayni tarzda değerlendirilmelidir. Kürtlerin isyanı ise 80 senedir devam etmektedir. 40 bin PKK’li Kürt gencinin bu yolda canlarını feda etmelerini teröristik bir davranış olarak adlandırılamaz. İnsan katletmek hangi sebeple olursa olsun cinayettir. Kürtlerin ana vatanları Kürdistan da kendi kendilerini yönetecek bir idare kurmalarını Türklere hıyanet olarak değerlendirmek yanlıştır. Dörde bölük yaşayan Kürtlere ilelebet devletsiz, dörde bölük yaşamalarına layık oldukları olarak bakmaları Türklerin kardeşlik ifadelerine uymaz.

Osmanlı devrin de bizi birinci dünya savaşına sokan, Sarıkamış’ta 80 bin askerin donmasına sebep olan, Lozan zaferi (!) ile Osmanlının borçlarını üstlenen, topraklarının ¾ ünü kaybettiren İttihatçı Enver Paşa’yı, Ermeni tehcirini onaylayan Talat Paşa’yı övünülecek ecdadımız olduğunu kabullenmek mümkün mü?

Cumhuriyet devrinde Atatürk ve İnönü’nün Kürtlere yaptıkları tarihi hatalarını ecdadımızın övünülecek davranışları olarak kabul edilemez. 1924 anayasası ile Kürtlerin dışlanması, arkasından Koçgiri, Şeyh Said, Seyit Rıza’nın Dersim isyanları akabinde on binlerce Kürdün katli övünülecek hadiseler mi idi?

Atatürk’ün daha sonra Güneş dil Teorisi ile dünya tarihinde sadece Türklerin varlığını iddia etmesi ne dereceye kadar övgü konusu olabilir.

Daha sonra başa geçen asker cumhurbaşkanları ( Gürsel, Sunay, Korutürk, Evren paşalar) övünülecek ecdadımız sayılabilir.

Ahmet Sezer gibi bir bürokrat Türk tarihinde hangi övgü konusu olabilir. Onun hakkında ‘’ Sorumsuzun sorumsuzlukları makalemi ‘’ aşağıya alıyorum.

Sorumsuzun Sorumsuzlukları Antalya,05.03.2007

1.Bir memleket düşünün ki doğusunda 6 bin kişiye bir hekim düşerken o memleketin Cumhurbaşkanı hekim eksikliğini kabullenmiyor. Almanya ve USA hekim açığı olduğu devrelerde Türkiye’den lisan bilmeyen binlerce Türk hekimini ithal etti. Hatta hiç bir imtihana da tabi tutmadan. İngiltere halen hekim ithal etmektedir.

2.Dünyanın her yerinde, daha doğrusu ileri sayılan memleketlerde hekimler için zorunlu meslek sigortası vardır. Böylece hem hekim, hem de zarar gören vatandaş koruma altına alınır. Hayretle duyuyorum ki tabipler odası sırf iktidarı kötülemek için hekimlerin bu vesile ile dürüst çalışmayacaklarını iddia ederek tıbbı etiğimize hakaret ettiklerinin farkına varamıyorlar. Bu sigortanın mevcut olduğu hangi memlekette hekimler bu sigortaya güvenerek hastalarına daha az ihtimam göstermektedirler. Hekimliğe yapılan korkunç bir iftira.

3.Bugün doğuda anne ve çocuk vefiyatı batının on misli olmasına rağmen bir cumhurbaşkanı bu durumdan kendini sorumlu saymıyor ve yabancı hekim ithaline karşı çıkıyor. Hatta bu gelecek olan hekimlerin sadece özel kliniklerde çalışması şartı olmasına rağmen. Gelecek olanların YÖK’ten imtihandan geçmesi şartı olmasına rağmen. Annesi yahut çocuğu hekim yokluğundan dolayı ölüme mahkum edilen bir baba cumhurbaşkanının buna sebebiyet verdiğini iddia ederek mahkemeye başvursa acaba sorumsuz başkan sorumlu olduğu hasebi ile cezalandırılır mı?

4.Kendisini oraya atayan Ecevit hükümeti ile kavgalı oldu Türkiye’yi yarı yarıya fakirleştirdi, Şimdiki hükumetle keza, Kıbrıs hükumeti ile kavgalı, Kürtlerle kavgalı, Türbanlı kadınlarla kavgalı. Ömründe hiç camiye gitmediğine göre mütedeyyin vatandaşlarla kavgalı. CHP den gayri bütün partilerle kavgalı. Nerede bütün vatandaşları kucaklayan başkanımız.

5.Yurt dışında yaşayan vatandaşların seçime iştirakini temin için hükumete baskı yapmasını ihmalden dolayı başkan bir nevi anayasal suç işlemektedir.

6.Geçen sene Diyarbakır Üniversite kliniğinde 85 anne tıbbı kifayetsizlikten vefat ediyor. İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde ise 25 Profesörden her biri en fazla bir hafta çalışma zorunluğunda iken doğudaki Üniversite klinikleri bir yardımcı doçentle iktifa ediyor. Doğuda 6 bin kişiye bir doktor düşüyor.

7. Doğuya yapılan bu negatif ayrımcılığın sebebi orada yaşayan vatandaşların, askerlik ve vergi görevlerini yapmalarına rağmen, ana dillerinde eğitim görmeleri yasak, kendi ananevi kültürlerini geliştirmeleri yasak , suçları Kürt asıllı olmaları mıdır?.

8. Şurası bir gerçek ki komşu bir devlet başkanı Kürt asıllı diye görüşmek istemiyor.

9. Kürtlerin yoğun bir şekilde ikamet ettiği Doğu ve Güneydoğu illerini başkan 7 sene zarfında hiç ziyaret etmiyor ve oradaki insanların sağlık ve eğitim hizmetlerinden nasibini alamadığını görmek istemiyor. 4-5 bin köyün güvenlik sebebi ile yakılıp yıkılmasından sonra zorunlu göçe tabi olan vatandaşların kap-kaçlığa, ekonomik sebeplerle kiriminalize olmasına duyarsız kalıyor. Sadece ayrımcılığı bu mevzu da yapsa ne ise.

10.TV kanallarının hiç birisi ile görüşmüyor. Sadece koyu milliyetçi bir kanalı tercih ediyor.

11. Basının ve medyanın ileri gelenlerini köşke kabul edip onlarla görüşmeye lüzum görmüyor.

12. Aktif, halen pasif eski siyasileri köşke davet edip onlarla görüşme yapmıyor. Halbuki anayasal olarak vatandaşı temsil eden her türlü siyasi akımların temsilcileri ile görüşüp uyum sağlama vazifesini hiç bir gün kale almıyor.

13. Hiç bir gün bakanlar kuruluna başkanlık yapmıyor. Memleketin ciddi problemleri zuhur ettiğinde parti liderlerini bir araya getirip uyum sağlayıcı konsensüsler sağlamıyor.

14. Bir gün olsun kendi inisiyatifi ile problemli dış ilişkilerde yabancı devlet başkanları ile temas kurmuyor. Atatürk yabancı misyonlarla her gün görüşürdü. Şimdiki başkan sırça köşkte sadece lüzumlu, lüzumsuz yere kanun tekliflerini veto etmekle yetiniyor.

Çünkü, nede olsa o sorumsuz. Şu hekimler hakkında koyduğu veto kanaatimce kahredici. O mevkie gelen bir insanın aklı seliminden şüphe edilemez. Neden milletin menfaattarını çiğneyici kararlar alıyor? Tahminim o ki hadiseleri ideolojik bir bakış içinde düşünüyor. Demokratik, insan haklarına saygılı bir insanın bu derece zararlı kararları vermesi beklenemez. Public- relation, dialog yok. Hiç bir kesimle. Dolayısı ile empati noksanlığı AP aşikâr. Sanki bu milletin yegane sorunu laiklik. Yoksulluk, işsizlik gibi çözümü aciliyet kespeden problemimiz yok. Bu millet 7 sene tahammül etti 2 ay daha tahammül eder ve tarihin bu devrini anmak bile istemez. Bazı faşizan taraftarların ikinci adam diye pohpohlaması elbette ki o insanı hata yapmağa duçar kılar. Ben, doğuda hekim eksikliğinden ölüme mahkûm edilen insanlar adına derin bir üzüntü içindeyim.

15.Petrol kanununu da geri çevirdi. Petrolün çıktığı bölgelere gelirinden bir pay verilmesini red etti. Bu bölgeler Kürtlerin yoğun ikamet ettiği şehirlerdir. Ora mukimleri kalkınmalarının bu gelirlerle imkan dâhiline girecek diye sevinmişlerdi. Adıyaman ve Batman vilayetlerindekiler hayal kırıklığına uğradılar. Sezer’in Kürt düşmanı olduğuna inanmağa başladılar. Zira

16. 7 sene zarfında güneydoğuyu ziyarete ihtiyaç duymamış. Irak devlet başkanını da Kürt olduğu için davet etmemektedir.

Ecevit’in hataları hakkında yazdığım makalemi hatırlatmak isterim.

Ecevit’in hatalarını kronolojik olarak sıralamak istiyorum.

1. Üniversite tahsilini ihmali: Babası profesör olmasına ve kendisinin de Robert kolej mezunu olmasına rağmen Üniversite tahsiline devam etmemesi onun hata hanesine yazılacak bir hakikattir. O zamanlar giriş imtihanı da yoktu.

2. Henüz 20 yaşın da iken Üniversite tahsilini ihmal etmesi bir yana, ailesini geçindirecek bir geliri olmadığı halde o yaşta evlenmiştir.

2. Aşırı sol tendensli makalelerinden dolayı Başbakan Menderes MİT’in gönderdiği dosyayı arkadaşı İçel mebusu Hüseyin Fırat’a vermiş, hakkında bir inceleme yapmasını istemiştir. ‘’Ecevit’in doğuşu kitabından öğrendiğimize göre Fırat Menderes dosyayı resmiyete koymamasını tavsiye etmiştir. Ecevit’in zamanla olgunlaşacağını, ona gelişmesi için zaman tanınmasını söylemiştir.

3. 27 Mayıs darbesi yapıldığından sevincinden Ulus meydanına koşmuş horon tepmiştir.

4. İsmet İnönü ona büyük destek vermiş ve CHP genel sekreteri yapmıştır. Vefasızlık örneği İnönü’yü başkanlıktan düşürmüş, CHP den istifasını sağlamıştır.

5. Malatya da ki nutkunda Alevileri kışkırtıcı çağrıda bulunmuştur. ‘’Artık aleviyiz demekten utanmayacaksınız demiştir.

6. Köylüleri kışkırtan şu söylemleri siyasi tarihimize geçmiştir. ‘’ Toprak ekenin, su kullanandır’’ Arazi sahipleri ile köylüler arasında çatışmalara, davalara sebebiyet vermiştir.

7. İktidar hırsı politik etiğe sığmayacak milletvekili satın almalara başvurmuş. Partisine bir nevi rüşvet yollu kazandıklarına birer araba ve birer bakanlık vermiştir.

8. Ortak Pazar temsilcisi LUNS Yunanistan’ı ortak yapacakları gün Türkiye’ye de ortaklık teklif etmek için Ankara’ya gelmiş, fakat Ecevit bu teklifi ret etmiştir.

9. Kıbrıs müzakerelerinde diplomasiyi kullanacağına askeri müdahaleye baş vurmuş,

Savaşın adını da demogojik bir ifade ile Barış çıkarması koymuştur.

10. Kıbrıs savaşının akabinde erken seçime giderek iktidarını sağlayacağını düşünmüşse de millet ona cevaz vermemiştir.

11. İktidarda kalmak hırsı ile anti laik kabul edilen Erbakan ile koalisyona gitmiştir.

12. 27 Mayısta darbeyi destekleyen, Menderesin ve arkadaşlarını idama götüren darbeciler günü gelmiş onu hapse atmıştır.

13. Sonradan kendisinin de itiraf ettiği gibi 6 ay boyunca cumhurbaşkanı seçiminde Demirel’le cebelleşmiş 12 eylül darbesine sebebiyet vermiştir.

14. Merve Kavakçı meclise türbanlı girdiği için çıkardığı kavga tablosu unutulamaz.

15. Ekonomi ve dış polikadan anlamadığına ilaveten anayasa dan da anlamadığının delili kendi bizzat desteği ile cumhurbaşkanı seçilen Ahmet Sezer kabine oturumunda kendisine Anayasa kitabı fırlatılmış, akabinde ortaya çıkan kriz devleti mali krize götürmüştür.

16. Yalnız İnönü’ye vefasız çıkmamış siyaset arkadaşlarına sonraları da solider davranmamıştır.

17. Senelerce birlikte siyaset yaptığı Özkan’ın, İsmail Cem’in, USA dan mali krizi düzeltmesi için getirttiği Kemal Derviş’in hükumetten , partiden ayrılmalarına sebep olmuştur.

18. Parkinson hastası olduğunu, aylarca kabine toplantısı yapamadığı halde hükumet etmek yeteneğini kaybettiği halde istifayı düşünmemiştir.

Yaptığı hataların vebalini bu millet senelerce ödemek zorunda kalmıştır. Acaba Erdoğan onunda övünülecek ecdadımızdan olduğunu iddia edebilir mi?

Ergenekoncu, Kemalist paşaların tasarladıkları kötülüklerden övgü dolu ecdadımız olacağını kim iddia eder.

Daha il okul sıralarında beynimiz devrim teorisini sokan Atatürk’ün İslamiyet ile afinitesi yatsılanamaz. Onun namaz kılarken bir fotoğrafını gördünüz mü? Rakı içerken evet. Gerçi o zaman ki talim terbiye kanunu gereği Adem’in çamurdan yapıldığına inanmamız öğretilmişti. Bana kalırsa Alman filozofu Emanuele Kant’ın dediği gibi oluşuma insan beyninin muktedir olamayacağını söylemi doğru geliyor. Yüzbinlerce hayvanın, çiçeğin, kelebeğin varlığı, sonsuzluğu idrak etmemizin mümkün olamayacağını hasbıhal yaptığım bir taxi şoförde teyit etmişti. Acaba bir zenci Adem var mı idi? Bir zenci ecdadımız var mı diye bana sordu.

27 Mayısçı ecdadı olan ülkücü MHP ‘lileri içime sindiremiyorum. CHP hala 6 OK (Ok savaş aletidir. Kılıçdaroğlunun Kılıcıda savaş aleti. Paşaların merasimlerde taşıdıkları kılıçlar da beni rahatsız ediyor).

Türklerin ecdatları ile övünülecek mi utanılacak mı bir tarihi olduğunu zaman gösterecektir. Elbette İnsanlığın övüneceği insanlar vardır. Bir Bill Gate’in hizmetleri inkâr edilebilir mi? İnsanların yaşamını bu derece de etkileyen başka kim var?

Erdoğan Kürt annelerine pandomim yaptıracağına AB kriterlerini Türkiye de gerçekleştirsin, ozaman ne PKK kalır, ne de MHP. Onun içinde şark kurnazlığını terk etmesi gerekir.

Dr.İsmet Turanlı. 15.12.12 Antalya


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 3)
  |   Okuma: 1704   |   Yorum: (0)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler: