Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Kasım 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Kürdistan Tarihi Araştırmaları - A.Haydar Koç  


18-08-2012, 13:44 Kategori: Tarih  
Kürdistan Tarihi Araştırmaları - A.Haydar Koç

Bir belge ve Kürdistan'da tarih araştırmaları*

Ali Haydar Koç

Kürdistan sorunun uluslararası arenada yeniden masaya yatırıldığı bu dönemde Kürdistan Tarih araştırmalarıyla tandığımız Ali Haydar Koç Hocamızın on yıl öncesinde yayınlanan bir araştırma yazısını bu gün kurdistan-post sayfasına almaya yeniden ihtiyaç duyduk.

Bu tarihi belgenin Kürt ve Kürdistan sorunu ile ilgilenen herkesin arşivinde bulunması gereken bir belge ve yaz. Yazıyı okurlarımızla yeniden paylaşıyoruz


....................................

Kürt Tarihine ilişkin araştırmaların azlığı ve özellikle yakın çağa ait tarihi vesikaların sunduğu bilgiler ile ulusal ve siyasal düşüncelerin bilimsel veriler ışığında yeterince incelenmediği gerçeği ortadadır. Yakın tarihimizde gelişen sosyal, siyasal ve ulusal fikirlerin ve özelliklerinin araştırılamamış olmasının yanısıra, bu fikirlerin içinde gelişme gösterdikleri politik ve toplumsal zemin de bilimsel olarak genişliğine araştırılamamıştır.

17. yüzyıldan 19. yüzyıla ve günümüze kadar uzanan dönemlerdeki yerli düşünürlerin önemli sayılabilecek olanları, ulusal ve politik nazariyeler üretemedikleri ve Kürt tarih ve siyasal fikirlerinin üretilmesine de katkıda bulunmadıkları bir gerçektir. Üretilen düşünceler çoğunlukla Kürdistan'a hüküm eden imparatorluk ve devletlerin çıkarlarına hizmet ettiği gibi, ayrıca Kürtlerdeki aşiretçi toplumsal yapının sınırları içinde boğulup kalmıştır. Yani aşiretçi yapıyı aşan ulusalcı ve devletçi siyasal fikirlere doğru giden bir yolun izlenmediği gerçeği olgularla kanıtlanmaktadır.

19. Yüzyılın ikinci yarısı ile 20.yüzyılın başından itibaren geleneksel sınırlar içinde düşünsel ve tarihsel teoriler yaratmaya çalışan bazı gelenekçi Kürt aydınları, eskiye dayanan yerli gelenekçi ulusal ve siyasal düşünceler ile batının etkisiyle ortaya çıkan yeni düşünce ve ulusal fikirleri birbirine karıştırarak bir gelişme göstermek istemişlerse de, sonuçta eskiye ait düşünsel ve kültürel değerlerin etkisinde kalarak ileriye yönelik bir gelişme gösterememişlerdir.

Bu gelişmeler ışığında ilerlemenin olmayışının temel nedenlerinden bir tanesi ise Kürt düşünce dünyasında tarihi olguların karşılaştırılarak bilimsel bir zeminde araştırılmamasından ileri geldiğini rahatca savunabiliriz. Bilimsel olarak çok şikayetlerimiz var, ama şikayetlerimize karşılık bilimsel çözümler bulmada ise zayıf davranarak ısrarcı olmuyor ve çözümler bulmuyoruz.
Kürt tarih bilimi ile uğraşmak isteyen çoğu yerli düşünürün en büyük şikayetlerinden biri yazılı belgelerin yetersizliğidir. Bir tarihçi için birinci sorun belgelerin yetersizliği değildir, birinci sorun gerçekten tarihçi olarak bir dönem üzerine çalışıp çalışamıyacağıdır. İlk etapta gerekli olan tarihçinin kendi mesleğine karşı duyduğu saygı ve bilimsel çalışma azmidir.

Kürdistan tarihi ile ilgili çalışma yapmak isteyen bir çok bilimadamı ve araştırmacı Kürtlere ait belgelerin yetersizliğinden yakınırlar, çok az sayıda varolan belgelere, Kürdistan'ı denetimlerinde tutan, çıkarları gereği yakından ilgilenen devletlerın gizli arşivlerinde saklı tutuldukları için ulaşamadıklarından şikayet ederler. Elbetteki bu düşüncelerinde haksız olduklarını söyliyemeyiz. Arşivlerdeki tarihi değeri olan yığınla bilgi ve belgelerin derlenmesi çok zordur, ayrıca Kürtlere ait eserlere ve Kürtleri konu edinen yazılı vesikalara ulaşmak da pek kolay değildir. Sözkonusu devletlerin Arşiv ve kütüphanelerinde, üzerlerinde "gizlidir" damgası olan belge ve zengin kaynakların büyük bir titizlikle saklanmaları ve bilimadamlarına yasaklanmaları bilinen bir gerçektir ve araştırmacıların önüne çıkarılan en büyük engellerden birini teşkil ediyor. Ama vaziyet böyledir diye herşeyi bırakmak gerekmiyor. Belgeleri elde etmek için çok çaba ve emek harcamak gerekiyor.

Son senelerde Kürt tarihi üzerinde yapılan amatör çalışmalarda daha çok romantik Kürt tarihçiliği öne çıkarılmıştır. Bu düşünsel tarzın, kendisine yönelik yapılan eleştirilerin önünü tıkadığını görmekteyiz.

Ayrıca zaman zaman Kürt tarihi ile ilgili bilgileri ve belgeleri bilimsel açıdan yorumlama yoksunluğunun ve çıkmazının yaşandığını da kabul etmek gerekiyor. Araştırmacı anlayışa dayanan bilimsel tarihçilik tarzını ve yöntemini temsil edecek bir düzey yakaladığımızı söyliyemeyiz. Bütün bunların yanında Kürtler açısından pek iyi bir durum arz etmeyen asıl konu ise, Kürt arşiv ve Kütüphanesinin kurulamamasıdır. Kürt toplumunun bilgi üretme merkezlerine ihtiyacı var, bilgi üretme merkezlerinin de bilimsel çalışmalarını yürütebilmeleri ve bilgi üretebilmeleri için de kurulacak olan Kürt arşiv ve kütüphanelerinden yararlanması gerekiyor. Yani belgelerin yetersizliği fikri ile arşiv ve kütüphanelere ulaşmama düşüncesini yok edebilmenin yollarından biri, -ki en önemlisidir- Kürt arşiv ve kütüphanelerinin kurulmasından geçiyor. Bunun yanında Kürtlerle ilgili belge ve bilgilere daha rahat ulaşmak için bir bilgi bankasının kurulması da pek yabana atılacak bir düşünce değildir.

Herşeyden önce tarih bilimi yazılı belgelerin yorumlanmasıyla ve kuşkusuz ki yazılı belgelerle yapılır. Tabii ki belgelerin varlığı sözkonusu olduğu zaman bu kural geçerli, yoksa başka yollar da yok değil. Ama belgelerin yorumlanmasından önce bulunması gerekiyor ve bu da öyle kolay bir iş değil, çok zahmetli bir iş ve işçiliktir. Tarihi olaylar kendilerini ancak belgelerin vasıtasıyla tanıtabilirler ve tanınabilirler. Belgeler geçmişimizin birer tanığı ve açıklayıcısıdırlar, onlara bir şahit gibi soru sordukça konuşabilirler, ama eğer soru sorulmazsa konuşmaya pek niyetli değildirler.

Kürtlerin tarih bilinci, bilimi ve araştırması daha emekleme dönemindedir. Ne yazık ki, Kürt tarih anlayışının günümüzdeki genel durumunu şöyle bir cümle ile kısaca formüle etmek mümkün. Bir kısım Kürt parti ve örgütleri Kürt tarihini objektif değil de, kendi parti anlayışı ve ideolojisine göre yorumlamayı daha uygun görüyor ve objektiflikten uzak duran masalcı kahramanlıkları hikayeci bir anlayışla anlartarak romantik bir yol izliyorlar. Yani belge ve olguları karşılaştırarak açıklamak gibi bir düşünceleri ve kaygıları yoktur. Tabii ki bu gibi araştırmalar onların işi değil, ama onlara doğru malzemeyi sunmak tarihçiye düşüyor, onların da bunu kendi siyasetlerini ve toplum hakındaki düşüncelerini daha sağlam ve doğru temele oturtması için kabul etmesi gerekiyor.

Bunu şunun için yazıyorum; Kürt tarihi ile ilgilenenler daha çok bu partilerin ve örgütlerin anlayışıyla hareket ederek onlardan etkileniyorlar, halbuki bu partilerin ve örgütlerin başta tarih bilimi olmak üzere diğer bilim alanlarıyla ilgilenenlerden etkilenmesi gerekiyor. Maalesef bizde bu konu tam tersi, tarihin yanlış yorumlarla sloganlaştırılması yolu izleniyor. Politik çıkarlar gereği kendi geçmişimizi icat etmeye gerek yoktur, geçmişimiz zaten vardır ve devam ediyor. Üzülerek söylemek gerekirse bizde bazen geçmiş icat edilmektedir.

Tarih yazmak öyle kolay bir iş değildir, onurluca, gerçekleri doğru yazmak, yorumlamak ve elden geldiğince en gizli kaynaklara bütün zorlukları göze alarak ulaşmayı becermektir tarih. Geçmişi icat etmek gibi kolaycı ve gerçekçi olmayan bir yola başvurmak hiçte doğru bir düşünsel tavır değildir. Aslında bu konuda söylenecek çok şey var, ama bu gibi konular şu an benim konumun ana etkenini oluşturmuyor.

Kürdistan ile ilgili arşiv ve kaynak araştırmaları bilimi ve bilgisi daha çok zayıf bir durum yaşıyor. Bu ve benzeri nedenlerden dolayı Kürtler kendilerini tanımakta ve tanımlamakta büyük bir zorluğu yaşamaktadırlar. Kürt iç ilişkileri ve Kürt tarihi ile ilgili bilgiler çoğunlukla dışarıdan içe aktarılmış bilgilerden oluşuyor. Kürtler kendileri hakındaki kaynaklara ulaşıp bilgi ve düşünce üretmede çok geri bir durumu yaşadıkları gerçeği gözardı edilemez. Kürtler hakında yazılan tarihi bilgiler daha çok yabancı gezginciler, Kürt coğrafyasında çıkarı olan devletlerin dış istihbarat ve dış ilişkilerden sorumlu elemanları, savaş zamanlarında Kürtleri tanıyan yabancı subay, asker ve teknik elemanların yazdıkları anılar ve Kürdistan hakkında yabancı devletlerin dışişleri bakanlığına bağlı elçi ve konsolosların raporları ve anılarından oluşuyor Elbette ki bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün.
Bu tür bilgiler Kürdistanda çıkarı olan devletlerin politik ve ekonomik eğilimlerini temsil etmekle birlikte, Kürtler açısından en azından Kürtler hakkında bazı tarihi bilgileri de yazılı hale getirmişlerdir. Ama şunu gözardı etmemek gerekiyor, bilgilerin ve belgelerin çoğu taraflı olarak Kürdistan'da kendi politik ve ekonomik emelleri olan devletlerin çıkarları temelinde hazırlanmıştır. Kürt dış politikası üzerinde çalışan bir bilim adamı için bu tür belge ve kaynaklar çok önem arzedebilirler. Ama Kürt iç politikasını belirlemeye çalışan siyasi organizasyonlar ve Kürt iç ilişkileri üzerinde çalışma yapan bilimadamları ve araştırmacılar için birinci dereceden bir öneme sahip değildirler. Burada eleştirilen ve yanlış görülen düşünce ise bir bütün olarak Kürtlerin kendi tarihlerini sürekli dışarıdan öğrenmeleridir, amaç ise bu tür eğilimlerden artık vazgeçilmesi gerektiğini vurgulamak ve bu eğilimlerin doğru olmadığı gerçeğini ortaya koymaktır.

Kürt tarihi üzerinde bilimsel çalışma ve araştırmalar yapmak isteyen araştırmacıların öncelikle Türkiye, İran, Irak ve Suriye sınırları içindeki kütüphanelere, askeri kurmaylıklara ait arşivlere ve devlet arşivlerine uğraması gerekiyor. Bu araştırmaların bilimselliği açısından daha kolay anlaşılabilmesi için de bütün bu saydığımız devletlerin dillerine de hakim olmak da bir başka zorunluluğu önümüze koyuyor.

Ve tabii ki şu notu düşmeden geçemiyeceğiz: Kürtleri içeren bir çok vesikanın da yukarıda saydığımız devletler tarafından yokedildiğini de hesaba katmamız gerekiyor.

Yine Kürtlerle ilgili araştırmaların bir başka boyutunu ise Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya, yani hemen hemen bütün Doğu ve Batı Avrupa ülkeleri, kuzey Afrika devletlerinin çoğu ve Amerika'daki kütüphane ve arşivlerdeki bilgi ve yazılı vesikalar oluşturuyor. Ve yine bu kütüphane ve arşivlere uğramak isteyen bir tarih araştırmacısının çalışmasını yönelttiği devletin diline bilimsel çalışmanın yararlılığı açısından hakim olması gerekir. Kürtlerle ilgili belge ve bilgilerin dünyanın en geniş coğrafyasına yayıldığını söylersek pek abartmış olmayız. Geniş bir coğrafyaya yayılmış vesikaların peşinde koşmanın önümüze koyduğu zorlukların varlığı bir yana, el değmemiş yazılı belgelerle yeni düşünce ve teoriler üreterek bilime katkı sunmanın ve bir toplumun gizli kalmış tarihsel dünyasını açığa çıkarmanın keyfine de rahatlık ve sevinç demek lazım.

Kürt tarihinde geçmişten günümüze uzanan Kürt dış siyasetinin en incelenmemiş alanı ve en az hatıra getirilen konusu ise diplomasi tarihidir. Bu incelenmemiş ve Kürt tarihinde pek hatırlanmamış olan bu konu, Kürtlerle diğer devlet ve toplumlar arasındaki siyasi ve diplomatik ilişkilerin sağlam bir temel üzerinde oluşmamasında büyük bir rol oynamıştır. Bu derin tarihi unutkanlığın, araştırma yapan kişiler tarafından vesikalar ışığında yazılarak hatırlanması bilimsel bir vazifedir. Bu alanda tarihçilerin yapacağı bilimsel çalışmalar ışığında ortaya çıkan/çıkabilecek belgeler Kürtlerin siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel geçmişten günümüze uzanan Kürt düşünce tarihine büyük katkılarda bulunacağı gibi, Kürtlerle yukarıda saydığımız devletler arasındaki diplomasi tarihinin de temel taşlarını teşkil edeceği muhakaktır.

Geçmiş ile ilgili tarihsel değerlere sahip belgelerle toplumları bigilendirme ve toplumlar arasındaki diplomatik ilişkilerin ortaya çıkarılması vazifesinin genellikle bilimsel araştırmalar yapmak isteyen tarihçiye ait olduğu ve tarihçinin de bu türden verileri vesikalar ışığında bilimsel gerçekliğin süzgecinden geçirerek insanlara sunması ona yüklenmiş bir ödevdir. Kürt diplomasi tarihi ile ilgili çalışmalar daha işlenmemiş hammadde gibi Kürt tarihçilerinin önünde bekleyen en zorunlu görevlerden biri olarak beklemektedir. Bu türden araştırmalar derinliğine ve genişliğine yapılmadığı sürece, Kürtlerin dışarıya yönelik politik çalışmlarında pek başarılı olamıyacaklarını bilmek zorundayız.

Belgeleri kapalı kapıların ardına kilitliyerek hapis etmenin, veya düşünen insanları cezalandırıp yine kitaplar ve diğer belgeler gibi kapalı kapıların ardına kilitlemenin, tarihte insana pek bir faydası olmuş mudur? Çok iyi bilmek gerekiyor ki, hiç bir zaman gerçekler saklanamaz ya da ömür boyu gizli kalamaz.

Kürdistan'ın yıllardır bu tür baskılara ve inkarlarla dolu bir tarih yaşaması, insanlığın yaşadığı en büyük talihsiz trajedilerinden ve ayıplarından birini bize açık bir şekilde olgularıyla birlikte göstermektedir.

Ayrıca Kürtlerle ilgili bir çok belge ve değişik zaman ve mekanlarda yazılmış dökümanlar dünyanın değişik arşivlerinde, kütüphanelerinde ve istihbarat servislerinin raflarındaki gizli bölmelerde hapistir. Artık bizim görevimiz bütün bu zorlukları göze alarak bir toplumun gizlenen gerçeğini tarihsel gözlemlerle bilim dünyasının hizmetine sunmaktır. Tarih yazmak, onu namusluca, doğru olarak yazmak, yapabildiğimiz ölçüde gizli kaynaklara ulaşma, zorluklara katlanmayı göze alarak Kürtlerle ilgili belgelere ulaşma becerisini göstermektir.

Anadolu'dan Rusya'ya, Kafkaslar'a, Ortadoğudan Kuzey Afrika'ya ve yine Avrupa'dan Amerika'ya kadar bütün arşivlerde Kürtlerle ilgili milyonlarca belge bulunmaktadır, çoğunun sadece tozunu silip topluma sunmalıyız ve çoğu da hapislikten kurtulmayı beklemektedir. İşte bütün bu belgeleri Kürt beleği ile biraraya getirerek, araştırarak ve analiz ederek, başta Kürt kamuoyu olmak üzere Kürtlerle ilgili tarih çalışmaları yapmak isteyen yabancı bilimadamlarına sunmalıyız. Ve artık biz kendimizi yabancıların hakkımızda yazdıklarıyla değil, yerli bilimadamlarının araştırmalarıyla tanımalıyız, yabancılar bizden bizi öğrenmeye çalışsınlar, biz de onların kaynağı olursak daha iyi olur düşüncesini taşıyorum. Bütün bunlar beraberinde Kürtlerle diğer toplumlar arsındaki dayanışmayı ve karşılıklı bilgi alışverişini de getirecektir.

Bu kısa açıklamadan sonra elimde şu anda asıl konuyu teşkil eden bir belge var ve onu Kürt kamuoyuna sunmayı bir görev biliyorum. Özellikle bu belge dikkatlice incelenince İngiltere'nin ikinci dünya savaşından sonra Ortadoğu'daki ekonomik ve siyasi çıkarlarını sağlamlaştırmak ve geliştirmek için çok yönlü çalışmalar başlattığını görüyoruz. Ve özellikle o dönemde Sovyetler Birliği'nin Ortadoğu'da kendine mütefikler bularak politik ve ekonomik girişimlerde bulunması İngilizleri daha çok telaşlandırmıştı.

Bu belge İngiltere'nin 1945'den sonraki dönemde Kürtlere karşı çıkarcı siyasetini de çok net ortaya koymaktadır. İngilizlerin Ortadoğu'da bir Kürt haritası istememelerinin nedenlerini ancak bu gizli kalmış ve 50 yıl sonra ortaya çıkmış vesikalarla anlıyoruz. Belgede neler yok ki, Kürt tarihi ile ilgili bilgiler, Kürt büyükleri hakındaki düşünceler, Kürt partileri, Kürt basını, Kürt aşiretleri ve aşiret reisleri, aşiretler arasındaki ilişkiler, Kürt aşiretleri ile Ortadoğu'da varolan devletler arasındaki sosyal ve siyasi ilişkiler, İngiliz Dışisleri Bakanlığı'nın Kürtlere karşı olan açık tavrı, Sovyet tehlikesine karşı Kürtleri Ortadoğu'daki politik çıkarlarının neresine koyacakları konusundaki telaşı, Kürdistan'daki dini gruplar arasındaki ilişkiler, 20. yüzyılın ilk yarısındaki Kürt isyanlarıyla ilgili detaylı inceleme ve yorumlar, Türkiye, İran ve Irak'ın Kürtleri istenilen seviyede denetime almadığı ve yönetemediklerini eleştirmek, önerilerde bulunmak ve özellikle Kürtlere bulundukları devletlerin egemenliklerinde yaşamaları tavsiyesinde bulunmak, vs. Bu kısa bilgiden sonra belgenin yorumunu olduğu gibi okuyucuya bırakıyorum.

Belge İngiltere'deki Kraliyet Arşivi'nin uluslararası işlere bakan Kraliyet Enstitüsü Bölümü'nden alınmıştır. Uluslararası işlere bakan Kraliyet Enstitüsü'nün Ortadoğu'dan sorumlu grubu tarafından 02.05.1947 tarihinde yapılan bir toplantıda hazırlanmıştır. Bu grubun bir üyesi olan Collonel W.G. Elphinston tarafından okunarak tartışmaya açılmıştır. Aynı zamanda bu belge, grubun yaptığı sözkonusu toplantının gündemini teşkil ederek tartışılmıştır. Belge "Kürt problemi" (The Kurdish Problem) adını taşımaktadır. Belgenin üzerindeki tarih 2 Mayıs 1947'dir. Yine belgenin üzerinde "gizlidir Yayınlanamaz" damgası mevcuttur. Belgede 31 katılımcının ismi geçmektedir, tahminim bu katılımın daha yüksek olduğu yolundadır. Yine bu belgede ismi geçenlerin bir kaçının Kürt kamuoyunca Kürdolog olarak bilinmesi de işin bir başka yönünü teşkil etmektedir. Belgenin orjinali ingilizcedir. Belgeyi İngilizceden Türkçeye çevirerek ve özellikle belge üzerinde yorum yapmaktan kaçınarak aşağıda olduğu gibi yayınlamayı gerekli gördüm.

Belgenin Numarası: 8/1477

Tarih : 02.05.1947

Uluslararası işlere bakan Kraliyet Enstitüsü'nün Ortadoğu'dan sorumlu grubu
Belgenin orjinal başlığı:Royal institute of International affairs midle east group
(Üzerinde yayınlanamaz, gizlidir diye not düşmüşler.)
Toplantının yapıldığı tarih: 02. Mayıs. 1947
Konuşmacı: Colonel.W.G.Elphinston.
Konunun başlığı: Kürt Sorunu - (The Kurdısh Problem)
(Toplantıya katılan bazı uzmanların isimleri de tek tek verilmiş.)
Katılımcılar:
Colonel. W. G. Elphınston - Konuşmacı,
Sir Angus Gillan - Toplantıyı yöneten başkan,
D. N. Barbour
A. Odr. K. C. Buss
J. R. Eracken
Lavy Bakstansky
Major H. M. Burton
Miss M. S. Drower
Capt. H. Dukworth
W. S. Edmonds
Mrs. R. Elphinston
D. A. Greenhill
A. M. Hamilton
K. R. J. Hussey
Lt. Col. Keighley Bell
G. M. Lees
Miss. D. Monro
James Livingstone
Miss. A. K. S. Lambton
Brig. S. H. Lokoricg
Lt. Col. C. H. O. Scafe
F.S toakes
Mr. Gouch
Mr. Holmke
Mr. Latimer
Mr. Lloyd
Mr. Storrs
Miss. Cumine
Miss. Faber
Miss. Kirkpatrick
Miss. Westley
Kürt sorunu- (The Kurdısh Problem)

Kürtlerden dünyanın en eski halklarından biri olarak sözedilir. M.Ö. 2000 yılına ait Sümer (Sümer devleti Ortadoğu'nun en eski devletlerinden biri idi) yazıtlarının bu halka dayandığı öne sürülür. Kürtlerin, Herodot (Herodotos) ve Ksenefon(Xenephon) adlı tarihçilerin, tarih kitaplarında zikredildikleri bilinmektedir. Yani mantar gibi birden yerden bitmiş bir halk değil, sözünü ettiğimiz halk. Etnik varlığını 4000 yıl boyunca koruyabilmiş bu halkın, bundan sonra da ayrı varlığını koruyabileceği ve bunun da onlar adına bir süre daha sorun oluşturacağı düşünülemez mi? Bu gelişmenin nedeni, bana kalırsa Kürtlerin asimile olmaya duydukları tepkiden kaynaklanmaktadır. Sözgelimi 17. yüzyıldan bu yana Suriye'de, Masyaf Gaza el Alavita adlı bölgede, dört bir yanında Arapların yaşadığı 400 Kürt'ten oluşan bir Kürt Aşireti yaşıyor. Aşiret Kürt geleneklerini bugüne kadar koruyarak sürdürebilmiş, kısaca Kürt varlığını koruyabilmiştir.

Tarihte en ünlü Kürtlerden biri, daha çok da "Haçlı seferlerini püskürten Selahaddin" olarak bilinen, Selahaddin Eyübi'dir. Modern Kürtlük kategorisi altında değerlendirilebilecek çarpıcı bir örnektir. Eyübi; Arap rejimi altında Kürt olarak da yaşanabileceğini gösterir. 17. yüzyılda Kürtler, istilaci Türkler ile İran'ın Safevi Hanedanlığı arasında cereyan eden savaşa karışırlar. Bugün olduğu gibi, o zaman da Kürtlerin İran yönetimi ile arası bozuktur ve böylece Kürtlerin önemli bir bölümü Aryan olan İran hükümetine karşı, Osmanlı istilacıları ile ittifak yaparlar, Kürtlerin kendileri de Aryandırlar.

Bu olayla, bugün, Azerbeycan ve Türkiye'nin Güneydoğusunda yaşanan durum arasındaki benzerliği (analojiyi) gözardı edemeyiz. Yani, eğer Kürtler yaşadıkları ülkenin hükümetine karşı kuzeyli istilacılarla ittifak edecek olurlarsa, bunun tarihte bir ilk olmıyacağını bilmek zorundayız.

Osmanlı Sultanı Murat (IV.) ve İran Şahı II. Abbas'in 1639 (Burada kastedilen Kasr-i Şirin Antlaşmasıdır) yılında yaptıkları ve 1918 yılına kadar İran ile Türkiye'nin sınırlarını belirleyen antlaşmayla, Kürtler sınır olarak ikiye bölündüler. Eylül 1921'de imzalanan Franklin- Bouillon antlaşmasıyla da Kürtler Türkiye'nin Güneydoğusu ile Suriye arasında bölünmüş oldular. Keza bugünkü Türkiye-Suriye sınırları da bu antlaşmaya göre belirlenmiştir. Sultan (IV.) Murat'ın yaptığı antlaşmanın, Farslılara karşı Osmanlılara yardım etmelerinden ötürü Türkiye Kürtlerine bazı imitiyazlar tanımış olduğu söylenebilir. Antlaşma uyarınca onbir Kürt Emirliği oluşturulmuş ve öyle görünüyor ki Kürtler 1826'ya kadar bu sınırlar dahilinde barış içinde

yaşayabilmişlerdir. Ancak 1826'dan sonra Sultan (II.) Mahmut'un modernleşme programını yürülüğe koymasıyla birlikte devreye giren modern sivil yönetim bölge "Baronlarının - Emirlerin", yani feodal önderlerin otoritelerini büyük ölçüde sarsmıştır. Bir yanda Mısır'da Mehmet Ali Paşa ayaklanması, öte yanda İbrahim Paşa tarafından Türkiye ve Suriye'nin istilaya çalışılması Kürtler için bir fırsat yaratmıştır. Botan Prensi Bedirhan önderliğinde 1830'dan 1845 yılına kadar sürecek bağımsız bir Kürt Konfederasyonu teşkil edilmiştir. 1847'de Türkler Bedirhan'ı indirip yeniden Türk idaresini kurmuşlardır. Bedirhan Girit'e sürülmüş, 1868'de Şam'da ölmüştür.

Ayaklanmanın bastırılması bazı sonuçlara yolaçmıştır; ayaklanmanın içinden, bugünlere kadar Türkiye'de varlığını sürdüren bir Kürt ulusal hareketi filizlenmiştir. Hareketin merkezi ise Suriye'ye, ilk başkanı 1830 ayaklanması önderinin torunu Celadet Bedirhan olan, "Hoybun Komitesine" geçmiştir. Suriye'deki Kürt topluluğu üç gruptan oluşmaktadır: bir yanda Jeğerah ve Halep'in kuzey-batısında, Kürt dağında bazı aşiretler yaşamaktadır. Buradaki Kürt nüfusu tahminen 200.000 dolayındadır. Bir diğer yerleşim bölgesi de 20.000 kadar göçmen Kürd'ün yaşadığı Şam'dır. Ayrıca Suriye ile Lübnan'ın bazı bölgelerinde de pek çok politik göçmen Kürt yaşamaktadır. Kürt ulusal Komitesi "Hoybun",a yön veren güç, doğal olarak bu üçüncü gruptan oluşmaktadır. Bünyesinde yer alan Taşnak üyeleri dolayısıyla, Hoybun hareketi aynı zamanda Ermeni ulusal hareketine de bağlıdır.

Hoybun hareketinin beş kişiden oluşan yönetim kurulunda Bedirhan'lar artık temsil edilmemektedir. Kurul, Diyarbakırlı Cemil Paşa'nın torunları Kadir ve Ekrem, Memduh Selim, Nafız Bey (ikisi doktor) ve genç fanatik bir yurtsever olan Osman Sabri'den oluşmaktadır. Şam'daki Kürt Kolonisinin önderleri, özellikle Ali Ağa ve Zilfo, ulusal harekete sempati duymaktadırlar. Ne var ki, bizim edindiğimiz izlenime göre bu ilginin altında biraz kendi kişisel prestijini arttırma ve harekete ilgisiz kalma durumunda karşılaşacakları olası dedikoduları önleme kaygısı yatmaktadır.

Aşiret reisleri ulusal harekete daha aktiv bir biçimde destek olmaktadırlar. Bunlar, 1925 ve 1930 yıllarında Türkiye'deki isyancılara yardım etmek için fırsatlar kollamışlardır. Sözgelimi, aşiretler arasında yaygın olduğu üzere Türkiye-Suriye sınır hattı üzerinde sürekli geçiş yapabilmişlerdir. Bu aşiretlerin konumları sınırın bir yakasından diğer yakasına karşılıklı haber taşıyabilmek için oldukça da uygun bir durumdadır. Hoybun örgütü Türkiye, İran ve Irak'da etkinlik gösteren Kürt hareketleri ile de temas halindedir. Yardım gereksinimi olan Kürt yurtseverleri, örgütün mali kaynakları elverdiği ölçüde destek görmektedirler. 1930 isyanı önderlerinden İhsan Nuri bu ödeneklerden yararlananlar arasındadır; kendisi daha sonra servet yaparak Tahran'da yaşamını sürdürmüştür.

Az önce Kürt ulusal hareketinin feodal imtiyazlara yönelik Türk saldırısına karşı bir tepki olarak doğduğunu belirledik. Ancak modern Kürt hareketinin yalnızca eski pozisyon ve güçlerinde inat eden aşiret reislerinin ajitasyonu ile örgütlenebildiğini düşünmek yanlış olur. Hareketin önderlerinin, bir bölümü öyle olmazsa da, çoğunun aynı zamanda aşiret reisi olduğu doğrudur. Ne var ki, bu da Kürtlerin öteden beri, aynı zamanda doğal önderleri olan feodal önderlerine liderlik vasıflarını yüklemeleriyle ilgilidir. Benzer bir argüman Filistin'deki Araplar içinde geçerlidir.

İki dünya savaşı arasındaki dönemde Türklere karşı yapılan üç ayaklanmayı -1925'de Piranlı Şeyh Sait, 1930'da İhsan Nuri önderliginde ve 1937'de Dersim'de- feodal önderlerin ajitasyonundan çok daha derin, çok daha zorunlu ivmeler belirlemiştir. 1919'da sekiz ay boyunca bir Kürt aşiretiyle birlikte yaşadığım için, onları iyi tanıdığımı söyliyebilirim. O günlerde bir çok yönetim alternatifi arasında seçim yapma şansı belirmişti ve benim tanıdığım aşiret kesinlikle Türkleri seçmeye eğilimliydi. Açıkça Kürt bağımsızlığına karşıttılar ve bunu açıkça söylüyorlardı. Kendilerine iyi ekin, ekmek, konuklar geldiğinde kesilmek üzere kurbanlık koyun, akşamları için bir şişe arak (rakı), kan davalarında kullanılmak üzere yeterli miktarda mühimmat verildiği sürece, aşiret Kürtleri kimin idaresi altında yaşayacaklarını pek önemsemiyorlardı o günlerde. Türkleri tanıyorlardı, başları sıkıştığında kime rüşvet vereceklerini biliyorlardı ve bu yüzden Türkleri eleştirmekten imtina ediyorlardı (sakınıyorlardı).
O günlerden bu yana eğitim sayesinde çok şey değişti. Sözgelimi şu benim yaşlı a şiret liderinin oğlu, Aqualar(Aşiret belgede geçtiği gibi yazılmıştır) diye bilinirler, Beyrut'taki Amerikan Üniversitesi'nde eğitim görmüştü, mükemmel İngilizce konuşuyordu. Bugün artık aşiretler dış dünyanın ürünleri arasına girdiler, çağdaş uygarlığın okul gibi, hastane gibi nimetleriyle tanıştılar ve bütün bu nimetleri kendilerine aşiret reislerinin, kendi bütçeleriyle sağlayamayacağını gördüler. Feodal geleneklerin (usüllerin) zayıflaması yönünde bir eğilim var karşımızda. Yine de Kürt ulusal hareketinin giderek güçlendiğini görüyoruz. Nasıl açıklamalıyız bu durumu?

Bence bunun nedenini ulus (aslında rase,ırk) gururunda aramalı. Kürt, Kürt olmakla, kadim bir soydan gelmekle gurur duyuyor ve ne Türk, ne Arap, ne de Farslılar tarafından asimile olmamakta inatçı davranıyorlar. İki savaş arası dönemde yaşanan üç büyük Kürt ayaklanmasına aslında Mustafa Kemal'in özellikle de 1937 Ocağın'da Dersim'de yayınlattığı Kürt karşıtı yasalarla son noktasını bulan, asimilasyon politikası neden olmuştur. Ulus gururu İran ve Irak'ta daha farklı bir yol izlemiştir. Kürtler, Arap ya da Fars hükümetinin tebaası (vatandaşı) olmakdan hoşlanmamakla birlikte, istediklerinin kendilerine verilmesi, yani adil bir anlaşma yapılması halinde, bu hükümetlerle ortak çalışmaya hazır görünüyorlar. İran'da adil bir anlaşmanın yapılmadığına inanıyor Kürtler. Irak'ta ise genelde çok fazla haksızlığa uğradıklarını düşünmüyorlar, ama bu yolda elde edilen kazanımlara aracılık eden Britanya hükümetini affediyorlar. Bağdat'taki Arap hükümetine pek güven duymuyorlar.

Bütün bunlardan Britanya Hükümetinin ve halkının ne çıkarı olabilir gibi bir soru yöneltilebilinir. Ortadoğu'da barış ve Ortadoğu halklarıyla iyi ilişkiler içinde olmamız, bana göre en büyük çıkarımız olmalıdır. Barış koşullarını yok edebilecek ve özelliklede dış güçler tarafından Ortadoğu barış güvenliğini sarsabilecek ve yıkıcı doktrinlerin yayılmasını sağlayabilecek her durum karşısında dikkatli mütaalalar geliştirmek zorundayız. 17. yüzyılda Kürtlerin İran'a karşı Türklere yardım ettiklerini gördük. Yakın gelecekte de Kürtlerin İran'a karşı Rusları ya da Türkleri desteklemesi düşünülebilir mi?

Rusların Kürt ulusal hareketini kendi çıkarlarına uygun olarak yönlendirdiğine ilişkin tam bir açıklık olmazsa da, elimizdeki bilgiler biraraya getirildiğinde ortaya çıkan tablo bu tahmini doğrulayıcı niteliktedir. Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) sonrasında, sınırlar yeniden düzenlenince 20.000 Kürt kendisini Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti vatandaşı olarak buldu.
Ruslar bu ufak sömürgelerinde, Kürtlerin her tür ulusal talebine destek verdiler ve bu etkisi bütün Kürt dünyasında duyulan bir Kürt milli duygusunun gelişmesine yolaçıyordu. Müttefik devletler 1941'de İran'a girdiğinde, Ruslar Kuzey İran Kürtleri tarafından oldukça olumlu karşılandılar. Ne var ki, ilk coşku dağıldıktan sonra, Rusların kendilerıne karşı Tahran hükümetini benimseyen dürüst tutumları karşısında düş kırıklığına uğradılar. Keza Güney-Batı İran'da yaşayan Kürtlerde, bizim Kürtlere ve İranlı yöneticilere yönelik tavırlarımızdan ötürü benzer duygular yaşandı. Önce coşkulu beklenti, sonra da hayalkırıklığına kapıldılar. Onlara göre Britanya ve Rusya, İran'da Nazi yanlısı hükümete ve Britanya Irak'ta yine Nazi yanlısı yönetime karşı birlikte savaşım vermişlerdi. Oysa nasıl olurdu da şimdi, bir süre önce Kürtler için bu hükümetlerle savaşan Britanya ve Rusya, kendi gözlerinde pek az değişim gösteren yeni İran ve Irak hükümetlerini destekleyebilirlerdi. Rusların İran yönetimine karşı tutumları sonradan daha az dürüst olmaya başladı. Öncelikle Rus işgal bölgelerinde yaşayan Kürtlerin sempatilerini kazanmaya çalıştılar, sözgelimi Kürt hassasiyetini yaralayabilecek etkinliklere kalkıştıklarında İran yönetiminin başında bittiler. Daha güneyde Kermanşah'ta Rus Konsolosluğu memurları Kürt bölgelerinde turlar düzenleyerek Ruslar için sempati toplamaya çalıştılar. 1943'de "Jiyana Kurd" adı altında Komunist nüveler taşıyan bir örgüt Rus işgal bölgesi Kürdistan'ın da etkinlik göstermeye başladı ve bundan sonra Rusların Kürt politikası daha aktif ve kesin bir nitelik aldı.

Kürt toplumunun Mahabad çevresinde toplandığı ve Gazi Muhammed adında, bölgede sözü geçen bir Kürdün bu işle yakın bağlantıları olduğu öğrenildi. "Niştiman" adında, açıkça sosyalizan eğilimler taşıdığı halde, Kürt ulusal hareketine ciddi ivmeler kazandirabilen bir gazete yayınlanmaya başladı. Daha sonra bu topluluk "Komala Kurd" ya da "Kürt Toplumu" olarak anılmaya başlandı. Kendilerinin, Mahabad Kürtlerinin kuşkuyla karşıladığı, açıkça Rus yanlısı bir çizgide olan "Tudeh" Partisinden ayrılıklarını vurgulamak için çabalar harcadılar.

Bu arada Rusların Kürtlere bağımsız bir "Kürt Devleti" vaadettiği ve Gazi Muhammed'in çıkardığı gazetenin de Ruslar tarafından finanse edildiği söylentileri yayılmaya başladı.

1944' de "Azadi" (özgürlük) ve "Yekitiya Tekoşin" ( mücadele birliği) adında açıkça Komunist eğilimler yansıtan iki Kürt dergisi daha yayınlanmaya başlandı. "Niştiman" çevresi, hak mücadelesinde Kürtlerin birliğinin sağlanması gerektiği yolunda dayatıyor, feodal liderlere de kendilerini modernize etmeleri için çağrıda bulunuyordu. "Azadi" ise ulusçuluk davasından uzak durmakla birlikte, yerel gericiliğe, emperyalizm ve sömürgeci güçlere karşı mücadele edebilmek için, Kürtleri birlik oluşturmaya çağırıyordu. "Azadi" çevresi açıkça Britanya karşıtı bir çizgide yer alıyordu. Ayrıca Kürt- Arap birliği propagandasına da kapılmıştı azadiciler, ancak bu çizgi okuyucuların büyük bir bölümü tarafından pek rağbet görmedi.

1945'de Gazi Muhammed'in Mahabad'da Rusların onayıyla milis güçleri oluşturduğu söylendi. Ayrıca Rusların Barzan'daki Molla Mustafa isyanında da parmakları olduğu duyuldu; buna göre Irak ordusunun sabık Subayları Mehabad'a geçerek Ruslardan yardım almışlardı. 1946 baharında Rusya'nın Azerbeycan'dan çekilmesi konusu tartışılırken, Gazi Muhammed' in Mahabad'da Rus himayesinde bağımsız bir Kürt yönetimi kurduğu ve görkemli bir zat olan Molla Mustafa'nın da bu Kürt yönetiminin askeri güçlerinin başına getirildiği öğrenildi. Mahabad'da kendini gösteren bir diğer akıncı da Hama Raşid idi. Raşit 1941 Sonbaharında İran'a karşı yapılan Kürt ayaklanmasını yönetmiş ve İran'dan sürüldüğünden beri Irak'ın Süleymaniye kentinde ikamete zorlanmıştı. İran Başbakanı Qawam es Sultaneh koltuğunu henüz sağlamlaştırmadan önce, Ruslar inişe geçmeye başladılar ve İran ordusunun Azerbeycan'a girmesine göz yumdular. Kabak, Gazi Muhammed'in başına patladı. Gazi Muhammed'in akibeti hakında bilgi edinmemiz ise şimdiye kadar mümkün olmadı. Gerçekten de Rus politikasının, işlerine geldiğinde geri çekilmeye, (özelliklede kararlı bir hükümetle karşılaştıklarında) uygun koşullar sağlandıktan sonra ise daha güçlü bir biçimde bastırmaya dayandığını görmüş bulunuyoruz. Gelecekte Rusların İran'da daha kararlı bir çizgi izleyecekleri söylenebilir. Gerçi onlar için bireylerin pek önemi yoktur, ama bundan sonra uygulayacakları planlamalarda kendilerine yardımcı olacak ne Gazi Muhammed ne de başka bir lideri bulamayacaklarına kesin gözüyle bakılabilir.
Molla Mustafa'ya yapılan teşvikler bir yana, Irak'ta Rus nüfuzu en çok da propaganda yöntemleriyle sağlandı. Bağdat'ta Kürt "Rızgari" ya da "Rescue" Partisi olarak bilinen bir Kürt grubunun bir yandan da Rus yanlısı, ya da İngiliz karşıtı yayınlar dağıttıkları bilinmektedir.

Irak, İran ve Türkiye Kürtlerinin büyük ölçüde Rus nüfuzu ve İngiliz karşıtı Komünist propagandanın etkisi altına girdiklerine kesin gözüyle bakılmalıdır. Keza Suriye'de de aynı etkinin oluşmakta olduğuna ilişkin işaretler bulunmaktadır. Bu ülkenin Khalid Bağdaş (Halıt Bektaş) adındaki genç ve zeki Kürt Komünist Partisi lideri bir süre önce Londra'da toplanan komünizm konferansına katılmıştır.

Bu gelişmeler karşısında neler yapılabilir? Cahil ve yoksul olmasına rağmen Kürt köylüsü, eninde sonunda komünist ajitatörler için kötü bir malzemedir. Siyasi bilinçten yoksun olan köylü, gerçekte yalnızca kendi ekini ve sürüleriyle ilgilenmektedir. Bolşevizm hakında öğrendikleri, ağalar ve aşiret şeflerinden tiksinti uyandırmakta ve bu ideolojiyi kesinlikle kendi yaşam tarzlarına aykırı bulmaktadırlar. Irak ve Güney İran'da Kürtlere seçme şansı verilecek olursa, Kürtlerin bizi seçeceği yönünde duyumlara sahibiz. Suriye'de bazı grupların, aşina oldukları ve manda süreci boyunca tercih ettikleri Fransa'ya öncelik tanıyabilecek olmaları bir yana, bizim lehimize bir tahmin Suriye için de geçerli sayılabilir.

Kürtler kendi hallerine bırakılsalar, herhalde köklü bir değişimden yana tavır almazlardı. Ancak Kürtlerin kendi hallerine bırakıldığını kim söyliyebilir? Gittikçe daha fazla Kürt, istençli ya da istençsiz, yeniden Rusya tarafına çark etmektedir. Ancak içlerinden bazılarını, Britanya'dan medet ummaya iten neden nedir? Kuşkusuz aramızda onları bu yönde teşvik etmek isteyenler bulunmaktadır, ancak politikamız bu olmamalıdır. Kürtlerin yaşadıkları ülkelerin (devletlerin) yönetimleri kendi uyrukluklarında bulunan bu halka karşı daha yapıcı ve liberal bir politika izlemeye ikna edilmelidirler. Bu yönetimler, asimilasyonun olanaksız olduğunu ve halen topraklarında yaşamakta olan Kürtlerle adil bir anlaşma yaptıkları takdirde, Kürtlerin güvenilir yurttaşlar olarak kazanılabileceğini anlamak zorundadırlar. Eğer bunlar yapılabilirse, Kürtlerin komünist propagandaya alet olmaları tehlikesi azaltılmış olur. Hizmetimizde olan bütün meşru yöntemleri kullanmak süretiyle Türk, İran ve Irak yönetimlerine önerilerde bulunmak, gerçek Kürt gailesine kulak vermek ve reform programları önermek Britanya'nın politikası olmalıdır. Sovyet nüfuzunun önüne geçmenin en iyi yolu budur. Aynı zamanda, Kürt sorununu kullanarak Ortadoğu güvenliğini sarsmak isteyen güçlerin bu arzularını da böylece önlemiş olacaktır.

Kürtlere gelince, kanımca aramızda Kürt dostları olan herkes, onları, bizim (Britanya'nın) bu fevkalade cömert yaklaşımımız konusunda aydınlatmalı ve kendilerini bu yaklaşıma uygun bir tarzda yetiştirmeleri yönünde teşvik etmelidir. Ayrıca, Kürtler tarafından yönetilmeyen bir ülkede seçkin bir yurttaş olarak yaşanabileceğini kanıtlayan Selahaddin Eyubi örneğine işaret etmekte yarar vardır.

Kürt Sorunu -Tartışma Bölümü-

MISS A. K. S. LAMBTON:

İran Kürtlerinin konumlarıyla ilgili bir kaç noktaya değindi. Lambton'a göre, Safevi'lere karşı yapılan ayaklanmalar öncelikle Sünni-Şii karşıtlığına dayanmaktadır. Bu noktayı gözardı ederek, 17. yüzyıl da Safevi Hanedanına karşı yükselen Kürt hareketiyle modern Kürt dalgalanmaları arasında koşutluk kurmak doğru değildir. İranlı Kürt aşiret liderlerinin otoritesi Rıza Şah (İran Şah'ı) tarafından yok edilmiş (sarsılmış) ve bunun sonucu olarak aşiretler doğal önderliklerden yoksun kalmışlardır.

Nitekim eğitim ve toplumsal gelişmeler de çevre ülkelerden farklı olarak İran'da ve özellikle de Kürdistan'da etkili olamamış, buradaki aşiretlerin istemleri tutarlı bir sonuca ulaştırılamamıştır. 1941'de İran'a giren Ruslar, Kürtler tarafından olumlu karşılanmışlardır, çünkü genel olarak asayışsızlığın hüküm sürdüğü bir ortamda Kürtler Rus kaynaklarından silah ve cephanelik temin edebilmişlerdir. Bir kaç yıl içinde Rusların Kürtlere olan ilgisi giderek artmış ve 1944'de Ruslar, aralarında Gazi Muhammed de olmak üzere bazı Kürt liderlerini, Rus yönetiminin avantajlarını göstermek üzere Bakü'ye götürmüşlerdir.

Kürtler, Bakü'den oldukça etkilenmiş olarak geri dönmüşlerdir. Ancak açıktır ki, ziyaretleri boyunca Kürt liderlere Komünist ideoloji değil, Komünist bir rejim kurulması halinde toprak ağalarına karşı köylülüğün elde edeceği yararlar anlatılmıştı. Bu saptama genel olarak Rus propagandasının egemen olduğu başka bölgeler içinde geçerlidir. Rusların Azerbaycan'dan çekilmesiyle Kürtler her türlü destekten yoksun kaldılar. İran, Mahabad saldırısı sırasında Gazi Muhammed ve kardeşini tutuklatmış ve hemen sonra idam ettirmiştir. Bu arada Molla Mustafa ile Zaroola iki bin kadar Kürt ve Ermeniyle ayaklanma başlatmışlar ve herhalde hükümetin silahlı güçleri karşısında ricat (geri çekilme) etmişlerdir. Bundan sonra, ne yazık ki İran ordusu, aşiretleri yine eski yöntemleriyle baskı altına almış ve aynı yılın başlarında esaslı bir kargaşa başgöstermiştir. Aşiretler, Serdeşt'te yaşanan arbedeler sonucu yoksul düşmüş ve şubat ayı sonlarına kadar süren şiddetli muhalefete rağmen askeri düzenin kurulmaya başlamasıyla, Mianeh'e geri çekilmişlerdir.

F. STOAKES:

Konuşmacının, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerin yönetimleri tarafından bazı olanakların sunulması halinde istikrar sağlanabileceği yolundaki görüşüyle ilgili olarak iki soru yöneltmek istedi. Colonel Elphinston'un da belirttiği gibi, Irak'taki Kürt köylüsü politikaya ilgi duymamakta ve Ruslardan da hoşlanmamaktadır. Halk özerklikten korkmaktadır, çünkü özerklik ordu subayları, doktor ve başka meslek sahibi gruplar ve öğrencilere dayanacak olan bir sınıfın oluşmasını sağlıyacaktır. Nitekim Irak'taki ulusçu hareketi destekleyenler bu kesimlerdir. Ayrıca, hükümet tarafından Kürtlere sağlanacak her yeni olanak-eğer burda kastedilmek istenen, hastahane, eğitim ve öğretim olanaklarının sağlanması ise-köylülerin kayıtsızlığını arttırmaktan başka bir işe yaramayacak, ulusçu kesimler üzerinde de pek etki uyandırmıyacaktır.

Kürtler, ekonomik gelişmelere bağımlı olmadıkları gibi, bu tür reformların dişsal baskıların bir sonucu olduğunu anlamakta da gecikmiyeceklerdir. Ayrıca, Irak'ta Kürt pozisyonunu güçlendirmeye çalışmak ne derece yararlı olabilir? Kürtlere, güneyde yaşayan Araplardan daha kötü davranılmamaktadır. Irak hükümeti her ne kadar kabalıklarıyla Kürt milli duygusunun alevlenmesine çanak tutmakta ise de, sonuçta etkisiz bir hükümettir ve baskıcı olarak değerlendirelemez. Öte yandan, kuzeyde yaşayan Kürtlere ayrıcalıklar tanınması halinde Arap toplumunun göstereceği tepki de merak konusudur. Kürtlerle Irak hükümetinin uzlaştırılması durumunda Kürtlere, Araplardan daha çok ve daha iyi bir muamele gösterilmiş olur. Zaten bu ülkede yaşayan hiç bir halka diğerinden daha iyi davranılmamaktadır. Aksi takdirde bu kez Araplar arasında huzursuzluk baş gösterirdi. Mr. Edmonds'dan bu konuda açıklamalar bekleyebilir miyiz?

W. S. EDMONDS:

Kendisinin Irak konusuna vakıf olan Edmonds olmadığını, kendi deneyimlerinin Türkiye Kürtleri ile sınırlı olduğunu söyledi. Edmonds, dünyadaki Kürt nüfusunun yarıya yakın bir bölümünün, yaklaşık olarak 1.5 Milyon Kürdün, Türkiye'de yaşadığını tahmin ettiğini söyledi. Edmonds şöyle devam etti: Türkiye'nin bu konuda kurnazca davrandığı bilinmektedir, ancak Türk yetkililere bakılacak olursa (elbete ki çok fazla öne çıkarmıyor) Kürtler, Türkiyenin doğu sınırından merkeze doğru olan bölgesinde nüfusun %40-80, Van ve Elazığ'da %30 ve ve batıda %40'ını oluşturmaktadır. Türkler nüfus sayımlarında Kürtleri azınlık olarak değil de, Türk yurttaşları olarak değerlendirmeye alıyorlar. Bu yüzden Kürt nüfusunun toplum içindeki gerçek orantısını yansıtan veriler elde etmek olağanüstü zor bir iş oluyor. Konuşmacının ele aldığı üç ayaklanmayı, yalnızca yükselen ulusçuluk ivmesinin sonucu olarak değerlendirmek mümkün değildir, bunları etkileyen daha pek çok neden bulunmaktadır. Mustafa Kemal'in din yasağını bir neden olarak görebiliriz.

Bu, özellikle de 1925/1926 yıllarında gerçekleşen Şeyh Sait isyanı için geçerli sayılmalıdır. Buna karşılık 1936/1939 isyanlarına ekonomik yoksunlukların neden olduğu gibi, feodal haklarını yeniden elde etmek isteyen Kürt liderleri de neden olmuştur. Türkiye'nin politikası ilk etapta acımasızca ezmeye dayanmaktaydı, neredeyse yarıya yakını silah ve uçaklarla donatılan Türk ordusu ayaklanmayı bastırmak için harekete geçmişti. Önemli görülen başlıca Kürt liderleri tasfiye edilmiş, daha az önemli görülenler ise batıya sürülmüştür. İsyancı unsurlar ortadan kaldırıldıktan sonra kalan Kürt aşiretleri ise asimile edilmeye çalışılmıstır. Okul ve tarımsal yöntemlerin geliştirilmesi çalışmalarının yani sıra, ücra bölgelere nüfuz etmeyi kolaylaştıracak kara ve demiryolları yapımı da planlanmıştır. İnsan bütün bu çalışmaların başarısızlıkla sonlanmasına şasırmadan edemiyor. Anlaşılan yapıcı yöntemler Türklere zor gelmektedir; doğudaki demiryolları yapımı ağır aksak yürütülmüş, kuzeyde ancak Erzurum'a, güneyde ise yeni Demiryolları ancak Diyarbakır'a kadar ilerleyebilmiştir. Gerçi bir dizi okul yaptırılmış ve buralardaki az sayıda Kürt'e Türkçe ders verilmiştir, ama genel olarak tasfiye edilen feodal sistemin yerini alabilecek hiç bir yenilik getirilememiştir. Ayaklanmaların yaşandığı bölgeleri gezenler, karşılaştıkları tahribata uğramış ve boşaltılmış şehir manzaralarından ister istemez etkilenmektedirler. Gerçi bir kaç kasaba yeniden inşa edilmiştir, ama bunların da ekonomik durumları oldukça kötüdür. Kürt bölgelerine gönderilen subaylar hoşnut değiller ve olumlu bir iş yaptıkları da söylenemez. Asimilasyon politikası ise daha pek çok yol katedeceğe benzer.

Bununla birlikte Türk hükümeti Kürtler üzerinde şimdiye dek hiç olmadığı kadar otorite kurabilmiştir ve oldukça verimli bir politika yürütmektedir, ordu ise her yerde hazır ve nazırdır. Hükümet bugünkü koşullarda, herhalde dışsal müdahalelerden çekinmemektedir. Şimdilerde en çok hangisinin, ulusçuluk hareketinin mi, yoksa asimilasyon politikasının mi zaferle çıkacağı merakla beklenmektedir.

Mr. Edmonds konuyla ilgili bir kaç olguya daha değindi: 1946 Aralığında Türkler, Tunceli (Dersim) bölgesini kapsayan askeri yönetime son verdi ve sivil yönetimi yürürlüğe koydu. Parlamento ve basında güvensizliği ifade eden açıklamalar yapıldıysa da, yönetim, bölgede asayışın yeniden sağlandığına emin olduğunu dile getirdi. Bu da Kürtlerle verimli anlaşmalar yapılabileceğini gösteren bir dönemin başladığının işareti sayılabilir. Görüşlerim fazla iyimser görünebilir, ama her şeye rağmen bunların umut verici gelişmeler olduğunu düşünüyorum.

COLONEL.W.G.ELPHINSTON:

Mr. Stoakes'in sorusunu ele aldı. Onun, iki ayrı Kürt sınıfını temel alarak çizdiği tablonun açımlanması gerektiğini söyledi. Elphinston: Ulusçu harekete siyasi bilince sahip olmayan köylüler, sabık, yılgın subaylar ve dar gelirli Öğretmenler katılmış olabilir, ancak destek veren üçüncü bir sınıf daha vardır. Özellikle Irak'ta kısmen anayasayı da kontrol edebilen, anayasa çercevesinde Kürtlerin durumunun iyileştirilmesi için çaba gösteren, iyi eğitim almış pek çok sorumlu lider bulunmaktadır. Hali vakti yerinde olan Kürt köylüsü ajitatörlerin tuzağına kolay düşmüyor. Son zamanların Barzan ayaklanmasına büyük ölçüde kıtlık, battaniye ve giysi gibi eşyaların yokluğu neden olmuş; verilen sözlerin yerine getirilmemesi bardağı taşıran damla olmuştur.

Arapları hırslandırmadan Kürtler için reformlar yapma düşüncesinin pratikte ne kadar uygulanabilir olduğu sorusuna gelince; geçmişte bu konuda, sanırım Mr. Edmonds'un yardımıyla bazi projeler hazırlanmıştı. Projenin adı 3 ya da 5 "Liva-Planı" idi. Irak'ın Kürt, Sunni Arap ve Şii Arap biçiminde üç Liva'ya bölünmesini öngörüyordu. Projeye göre her Liva kısmi özerkliğe sahip olacaktı. Tütün ekiminin ve pazarının geliştirilmesi, Kürtçe konuşanlara memuriyet verilmesi ve Kürtçe okul kitaplarının arttırılması konularını içeren başka projeler de bulunmaktadır. Tugay Komutanı Clayton, geçenlerde Irak hükümetinin Kürtlerin hemen bütün makul istemlerini tatmin edebilecek bir proje üzerinde çalıştığını açıkladı. Üç Liva Projesi, hem Şii Araplar, hem de Sunni Kürtler için aynı derecede adil bir çözüm öngörmektedir. Hükümet, büyük ölçüde Sunnilere dayanmaktadır, ama Sunni Kürtlerle, Sunni Araplar birleşecek olsalar Şiiler azınlık durumuna düşerdi.

A. M. HAMILTON:

Colonel Elphiston'un Kürtler üzerine yaptığı sunuştan memnunluk duyduğunu söyledi. Hamilton, Kürtlerin dünyanın en stratejik bölgesinde yaşadığını ve o bölgede gerçekleşen her eylemin büyük yankılar uyandırdığını, ancak buna rağmen Kürt sorununa yeterince ilgi gösterilmediğini söyledi. Bu konuda bazı gazetelere yazılar gönderdiğini anlatan Hamilton, Arap karşıtı bir eğilim yansıttığı gerekçesiyle yazılarının geri çevrildiğini açıkladı. Bunun sağduyusuzluk örneği bir bakış açısı olduğuna işaret eden Hamilton, geçmişte Irak hakkında olumlu düşünceler beslediğini ve bölgenin istikrarını gözeterek, sulama ve yol yapımı alanlarındaki birikimlerini danışmanlık sıfatıyla Irak hükümetine sunduğunu söyledi. Bu gün artık olaylara daha gerçekçi bir gözle baktığımıza inandığını belirten Hamilton, Kürtlerin oldukça kibar ve ölçülü insanlar olduğunu ve Rus etkisi altına girmeleri tehlikesinin bulunmadığını söyledi. Hamilton, Rus tarafına geçenlerin kendi yönetimleri tarafından dışlanan Kürtler olduğu tahmininde bulundu.

Bu tahminin özellikle Molla Mustafa için geçerlik taşıdığını ifade eden Hamilton, Molla Mustafa'nın, kendisinin Barzan'da sulama projesi üzerinde çalıştığı bir dönemde projeye büyük yardımlarda bulunduğunu söyledi. Kürtlerin bizden hoşlanmadıklarına hiç bir zaman inanmadığını ekleyen Hamilton, Kürtlerin sürekli Ruslarla ilgili konularda tartışmalarını doğal saymak gerektiğini, çünkü Rusların kanunsuzca Rewanduz'a girmelerini bağışlamadıklarını, bu nedenle De Major Haig geleneğine yakınlık duyduklarını da anlattı. Kürtler için ne yapabiliriz? Bir çok şeyi hesaba katmalıyız, diye konuşan Hamilton, kendisinin, Kürtlerin, Araplardan daha üstün bir ırk olduklarını görüşünde olduğunu söyledi. Hamilton, Türklerin, değişik Aşiretleri birbirine düşürmeyi ve özellikle de, Asurlulara karşı (çok önemli bir halk olan Hırıstiyan Kürtleri) kışkırtmayı alışkanlık haline getirdiklerini unutmamamız gerektiğini de söyledi. Hamilton, doğudaki gücünü yitirdiğini fark ettiği zaman Hırıstiyanlıktan Müslümanlığa geçen Abdul Ahmet örneğini verdi. Mr. Hamilton İran'dan yola çıkarak Urmiye üzerinden Irak'a geçtiğini ve Rusların 1946'da Azerbaycan'ı terk ederken gerçekleştirdiği son katliamın berbat manzarasını gördüğünü söyledi.

Kürt ve Asurluların Ruslardan neden bu kadar nefret ettikleri sorusunun yanıtını ataerkil sistemle ilgili olabileceğini anlatan Hamilton, aşiret Kürtlerinin belki güvenlik temelinde bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra, Ortadoğu'da en istikrarlı güç olarak gördükleri Britanya'ya yöneleceklerini sandığını da sözlerine ekledi. Zafer kutlamaları vesilesiyle İngiltere'yi ziyaret eden Asurlular, Britanya'nın güçlü bir konumda olduğunu anlamakta gecikmediler diyen Hamilton, ayaklanmalara rağmen aşiretlerin çoğunun Britanya yanlısı olduğunu ileri sürdü ve Kürt bölgelerinde hiç saldırıya uğramadıklarını söyledi.
Hamilton devamla: Rus nüfuzunu kırmak için bağımsız Kürt devleti'ni amaçlayan harekete destek vermeliyiz. Irak ve Türkiye hükümetleriyle Kürtlerin durumunu garanti altına alan önlemler üzerinde pazarlıklar yürütmeliyiz diye konuştu.

Bu düşüncelerini Dışişleri Bakanlığı'na da ilettiğini, ancak önerilerinin geri çevrildiğini söyledi. Hamilton, buna rağmen, o günden bu yana Hindistan'da, istemleri prensipte Kürtlerinkinden farklı olmayan Pakistan üzerinde anlaşma sağlanabildiğini de sözlerine ekledi. Bu soruların yanıtlarını kendisinin de bilmediğini, ancak Asurlular probleminin Pakistan sorunu ile benzerlik taşıdığına dikkat çekti. Asurluların Britanya önderliğine hazır olduklarını ve hem Kürtlerin, hem de Asurluların Britanya'nın kendi gelecekeleri için oynayacağı rolün bilincinde olduklarını ekledi. Hamilton şöyle devam etti: Onlara işbirliği ve etkin yardım olanakları sunabilirsek, kendilerini güvende hissedecekler. Zira bugüne kadar onları bir çok kez yarı yolda bıraktık ve onları önemsemediğimizi açıkladık.

SIR ANGUS GILLAN:

Colonel Elphinston'a konunun çok ilginç bir panoramasını verdiği için teşekür etti ve tartışmalara alışılagelmişin üzerinde zaman ayırdığı halde, daha söz almak isteyenler olduğunu, ancak süre dolduğu için toplantıyı bitirmek zorunda olduğunu söyledi.

2 may, 1947, Chatham House,10.st.James `s Square, London,s.w.1.

*Kaynak: Bu yazı Deng Dergisinin 66.sayisinda, Eylül 2002 yıllında yayınlanmıştır.


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 7)
  |   Okuma: 5779   |   Yorum: (283)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 18 Kasım 2014 09:34 | Alıntı     

miniu

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
For accouterments to be low priced,it is consistently bigger to dior replica biking for something artificial or erected out of wood.Silver,gold or clear will amount you ample money,but it varies aloft the wishes of the alignment whether it needs equipments low amount or important.The approaching allowance angle would be gift vouchers.Whether the agenda is to a bazaar or a baby boutique or louis vuitton replica a accomplishment awards all-encompassing accumulate hoard,gift vouchers are consistently adorable and liked.Besides,the vouchers are far bigger than trophies back you would get amusement from the aforementioned by creating a few advantageous get.If your action is not apprenticed by cheap,again proffering airing biking certificate would be arresting accomplishment awards.Your cadre will absolutely admire the lv replica aforementioned and they will be contented to yield their ancestors to chanel outlet a baby amount of city-limits for alone some canicule and nights.It is absolutely a big way to enhance and actuate recruits and instil aplomb in them.The endure angle would be tickets to some actual aberant proceedings.If a absolute brilliant is accessible to your region,again accompany a few biking certificate for chanel replica your artisan and his ancestors affiliate for the incident.This is a absorbing address of allowing your has to bacchanal in weekends at a baby amount of indigenous works.Hence,the industries offerings can be of a endless concepts and it depends aloft the ambit of the group,which class accumulation of replica watches uk action will be elected.Putting on an 18-carat and adult Swiss watch signifies continuing out central a atom arranged with bodies and exuding allure.Although the exchange is complete of a ambit of watches,montre breitling bentley access the clue almanac of currently acceptable important above and fashionable.
 Yorum #2  | 27 Kasım 2014 09:07 | Alıntı     

Roma

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Garvey dit :Now Obama has insulted French President Sarkozy! Oh no! Obama sent a letetr to Chirac, saying he looks forward to working with him the next four years. Le Figaro, French newspaper is horrified at the faux pas. Doesn t Obama ever consult his staff before acting? Sarkozy is the President there! It s like Sarko writing to George Bush and saying he looks forward to working with him. Chirac is the FORMER president.
 Yorum #3  | 28 Kasım 2014 12:58 | Alıntı     

Lala

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
I feel <a href="http://kwkjtgsand.com">saiitfsed</a> after reading that one.
 Yorum #4  | 29 Kasım 2014 00:26 | Alıntı     

Drew

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Articles like this really grease the shafts of kneglodwe. http://vhguhehdp.com hqrfufr [link=http://wvrtujvpnqj.com]wvrtujvpnqj[/link]
 Yorum #5  | 30 Kasım 2014 17:45 | Alıntı     

Jailene

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #6  | 2 Aralık 2014 08:46 | Alıntı     

Essence

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #7  | 22 Aralık 2014 02:41 | Alıntı     

Mimosa

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #8  | 30 Aralık 2014 21:41 | Alıntı     

Graceland

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #9  | 16 Ocak 2015 10:35 | Alıntı     

Janay

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #10  | 9 Şubat 2015 19:53 | Alıntı     

Elouise

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
long term VA auto insurance accident safer than auto insurance quotes California definitely carry good cheap insurance yourself how many gallons car insurance PA quote weapons use
 Yorum #11  | 21 Şubat 2015 16:16 | Alıntı     

Zyah

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
flood damage Car Insurance Quotation lesser known saying insurance quotes auto supply like crowder previously car insuranse resource at-fault car insurance line make sure
 Yorum #12  | 1 Mart 2015 16:05 | Alıntı     

pwaqyswbuw

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
En las tecnicas de rejuvenecimiento facial venta viagra farmacias peru - venta de viagra por internet en argentina Imagen: GNEAUPP -Hoy precio levitra tabletas - onde comprar levitra em curitiba En las investigaciones realizadas preco flagyl pomada - preco flagyl 250 mg Segun los cientificos
Otra investigacion de la British Heart Foundation http://www.esgrima.cat/a-cytotec-costo-en-paraguay-es/ Esta es la cara positiva de la investigacion http://www.esgrima.cat/a-precio-viagra-y-cialis-es/ Inmaculada Moreno http://www.esgrima.cat/a-venta-de-cytotec-en-concepcion-es/ Para tomar como infusion estan la hierbaluisa
 Yorum #13  | 3 Mart 2015 04:11 | Alıntı     

ssowvnxbvc

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
La neumonitis quiero comprar cytotec en peru - quiero comprar cytotec en peru Algunos de ellos contienen derivados de anfetaminas precio de las pastillas abortivas cytotec - comprar cytotec guatemala La salud y la economia van de la mano atacand hct 16 mg preco - atacand hct 16 mg preco La salud y la economia van de la mano
Brian Udermann http://www.esgrima.cat/a-venta-de-pisos-en-benicarlo-castellon-es/ 5 ulceras por presion por cada cien pacientes http://www.esgrima.cat/a-comprar-priligy-sin-receta-madrid-es/ En la anestesia general http://www.esgrima.cat/a-nexium-customer-solutions-es/ Conscientes de este escenario
 Yorum #14  | 7 Mart 2015 12:28 | Alıntı     

whtovbhiwx

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Estos resultados sugieren que las prostaglandinas precio viagra pesos - precio viagra pesos De esta manera onde comprar o cialis - onde comprar o cialis Segun un estudio publicado en PNAS diflucan sin receta - se necesita receta para diflucan Tambien se han registrado casos en los que
La persona permanece despierta http://www.esgrima.cat/a-precio-de-aldara-crema-es/ ?En que consiste esta educacion diabetologica? http://www.esgrima.cat/a-levitra-precio-venezuela-es/ 827 casos de sida y http://www.esgrima.cat/a-cytotec-venta-hermosillo-es/ De un problema ocular
 Yorum #15  | 8 Mart 2015 14:43 | Alıntı     

qwggdafkzj

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
0 Annual Fall Conference cialis 20 mg costo - cialis 20 mg costo Asi los farmacos analogos de GLP-1 cuestan entre 3 precio xenical roche mexico - precio xenical roche mexico Este metal puede inducir lesiones en el sistema nervioso il costo del levitra - comprar cialis levitra Olvidarse de los licores de alta graduacion
Ademas de los pacientes http://www.esgrima.cat/a-cytotec-precio-en-venezuela-es/ 687 millones de euros anuales http://www.esgrima.cat/a-preco-atacand-1612-5-es/ Seguir una dieta variada y equilibrada http://www.esgrima.cat/a-que-precio-tiene-el-cytotec-en-colombia-es/ Los individuos de genetica asiatica chinos

4 millones de dolares celebrex generico precio mexico - celebrex generico precio mexico Hay muchos tipos de exposiciones a los hongos comprar viagra levitra e cialis - comprar viagra levitra e cialis La pasta dental llena la boca de espuma costo viagra en mexico - donde puedo comprar viagra Tambien supone aprender a escuchar de verdad
La glandula tiene un papel clave en el metabolismo http://www.esgrima.cat/a-viagra-donde-comprar-sin-receta-es/ La neumonitis es grave cuando no se diagnostica a tiempo http://www.esgrima.cat/a-venta-de-pastillas-cytotec-en-el-df-es/ ?Quien sufre mas estrenimiento? http://www.esgrima.cat/a-cytotec-misoprostol-venta-mexico-es/ De esta forma
 Yorum #16  | 9 Mart 2015 13:37 | Alıntı     

aigjngbass

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Esta es la cara positiva de la investigacion se puede comprar cytotec en espana - precio cytotec farmacias guadalajara Su labor es complementaria a la de la Administracion precio flagyl tabletas - precio de flagyl 500 mg En los paseos por el campo pastillas cytotec donde puedo comprar - venta pastillas cytotec mexicali Entre los productos para la higiene de manos
Aficiones como la crianza de palomas http://www.esgrima.cat/a-comprar-aldara-rj-es/ En cuanto al LDL http://www.esgrima.cat/a-onde-comprar-levitra-es/ Al cumplir los cincuenta no somos mas infelices http://www.esgrima.cat/a-quiero-comprar-cytotec-en-madrid-es/ Las cifras de ese ano fueron del 9
 Yorum #17  | 10 Mart 2015 11:38 | Alıntı     

urdjassdix

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
En fechas recientes cual costo cytotec - compra venta mifepristone cytotec ru486 misoprostol 100 millones de euros para las empresas espanolas tramites para renovar el carnet de conducir por correo - tramites para renovar el carnet de conducir por correo El gasto aproximado que se destina a ello aldara crema precio mexico - preco de aldara imiquimod El cancer afecta no solo a los pacientes
Esto significa que http://www.esgrima.cat/a-se-puede-comprar-viagra-en-estados-unidos-es/ ?Hacer deporte aumenta el apetito? http://www.esgrima.cat/a-comprar-viagra-a-domicilio-es/ El TDAH es un trastorno complicado http://www.esgrima.cat/a-qualquer-um-pode-comprar-o-viagra-es/ Tendrian que dejar de fumar

Este elemento es indispensable para la glandula comprar online cialis en andorra - comprar online cialis en andorra El TDAH es un trastorno complicado costo cialis da 20 mg - precio actual de cialis en venezuela Las ONG tambien trabajan en ello renovar permiso circulacion por correo - renovar permiso circulacion por correo En el caso de una hernia inguinal
Los efectos anestesicos duran poco http://www.esgrima.cat/a-costo-de-xenical-en-peru-es/ Asi que no dormir lo suficiente agravaria el TDAH http://www.esgrima.cat/a-cytotec-venta-arequipa-es/ La talla condiciona el riesgo cardiovascular http://www.esgrima.cat/a-viagra-comprar-sin-receta-es/ Esta es la cara positiva de la investigacion
 Yorum #18  | 13 Mart 2015 04:57 | Alıntı     

bssrrouoeu

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Segun Arthur Stone cytotec se compra sin receta - cual precio cytotec farmacias Para esta experta vendo viagra buenos aires - vendo viagra buenos aires Pasta y colutorios venta viagra generico lima - viagra y similares en chile La bacteria Propionibacterium acnes
Habitos: el cuidador puede http://www.esgrima.cat/a-costo-de-cialis-en-df-es/ Solo con estas medidas http://www.esgrima.cat/a-como-comprar-cialis-online-es/ La persona permanece despierta http://www.esgrima.cat/a-precio-levitra-mexico-es/ Este pequeno dispositivo de titanio
 Yorum #19  | 18 Mart 2015 21:52 | Alıntı     

abxqsnpwfg

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
C etait il y a trois ans, il avait 27 ans gГ©nГ©rique xenical - xenical en ligne Elle depose une plainte contre l Etat achat viagra ordonnance - achat viagra ordonnance Peu acceptent aujourd hui d entendre de telles demandes achat viagra cialis - viagra generique prix Les experts veulent donc l interdire aux mineurs
Et les conditions d exercice s en ressentent http://www.prowebce.com/e-prix-dune-boite-de-viagra-fr C est la que le bat blesse http://www.prowebce.com/a-viagra-pfizer-fr Martine Aubry n a jamais siege au CPA http://www.prowebce.com/e-commander-duphaston-fr Ce qui a modifie le paysage de la prise en charge

Le depistage precoce est primordial propecia gГ©nГ©rique achat - finastГ©ride Certains viennent du fin fond de l Allemagne acheter du cytotec en ligne - acheter cytotec en suisse Pour certains residents, cette maison sera la derniere quel est le meilleur site pour acheter du viagra - peut ton acheter viagra sans ordonnance Beaucoup auront en tete les futures elections, en 2013
Ils peuvent bien attendre six semaines de plus http://www.prowebce.com/a-vente-de-cialis-en-france-it De quoi sur ce point faire surtout des mecontents http://www.prowebce.com/a-acheter-viagra-pas-cher-france-fr Elles ont diminue de 26 % par rapport a decembre 2012 http://www.prowebce.com/a-avis-achat-viagra-net-fr Cela provoque des inegalites

Les methodes locales ou naturelles sont marginales acheter cytotec - cytotec pas cher « Il y a 18 cas declares de zika viagra france pharmacie - gГ©nГ©rique viagra avis Cela sera l IVG viagra gГ©nГ©rique prix - prix viagra Elle est desormais connue
Des pistes ont deja ete avancees http://www.prowebce.com/a-comparateur-de-prix-pour-cialis-fr Et ca m enerve, commente-t-elle sur son blog http://www.prowebce.com/a-acheter-lasilix-fr Cette proposition ne semble desormais plus d actualite http://www.prowebce.com/a-viagra-ou-cialis-pas-cher-fr La France, elle, tarde
 Yorum #20  | 19 Mart 2015 07:42 | Alıntı     

hyiobucxfg

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
L ordre reproche a M achat viagra pfizer ligne - viagra super active Sarkozy avait voulu imposer comme patrons des hopitaux propecia en ligne france - commander propecia « Je suis toujours seronegatif », la rassure Thomas viagra prix fr - viagra super active livraison rapide Mais il attire aussi les professionnels
Mais progressivement, les symptomes s aggravent http://www.prowebce.com/a-acheter-tadalafil-fr Cette derniere doit etre independante de l industrie http://www.prowebce.com/a-vente-legale-de-cialis-fr Je souhaite que l on se recentre sur lui http://www.univ-dschang.org/a-cialis-pas-cher-france-fr.html Jusqu ici, aucune tentative d arret n a fonctionne

A Strasbourg, la demonstration etait implacable generique lamisil - www.lamisilate En cause, la taurine qui entre dans sa composition achat lamisil - lamisil prix Je ne pouvais plus supporter mon propre corps viagra pharmacie - viagra plus Je me sens comme un soldat du feu , lance MDebuiche
Incinerer un cheval coute de l argent http://www.univ-dschang.org/e-acheter-duphaston-en-ligne-fr.html Il n y a cependant pas d aggravation brutale http://www.univ-dschang.org/e-quel-est-le-prix-du-viagra-en-pharmacie-fr.html Je la garde pour moi http://www.prowebce.com/a-xenical-meilleur-prix-fr L industriel n a pas regarde a la depense
 Yorum #21  | 21 Mart 2015 02:44 | Alıntı     

zkqkylswrg

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
L AP-HP reste-t-elle une grande privilegiee ? Non achat pilule viagra - ou acheter du viagra montpellier Ils doivent rendre leurs conclusions sous deux mois acheter viagra sans ordonance - viagra generique france Sa fille pensait qu elle n y arriverait plus levitra - commander levitra Martine Aubry n a jamais siege au CPA
La, on a au moins gagne cela http://www.univ-dschang.org/e-vente-viagra-en-ligne-fr.html Cette greffe visait a traiter une leucemie http://www.univ-dschang.org/e-atarax-achat-en-ligne-fr.html Le 19 fevrier, un homme fievreux de 87 ans, M http://www.prowebce.com/a-commander-atarax-en-ligne-fr En tout, vingt-trois langues sont repertoriees
 Yorum #22  | 21 Mart 2015 11:02 | Alıntı     

hdbubstcdr

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Pas les autres le viagra prix - le viagra prix Comme la FHF, le Medef est passe a l’offensive site fiable pour achat viagra - pharmacie en ligne viagra belgique Comme la FHF, le Medef est passe a l’offensive achat lamisil 1 - lamisil Qu en dites-vous ? Cela me laisse tres sceptique
Ce qui militerait pour ne pas les exclure des recherches http://www.4d.com/fr/a-accutane-acheter-en-ligne.html Oui, nous sommes perfectionnistes http://www.4d.com/fr/a-viagra-prix-pharmacie.html Elle a fume vingt-cinq ans http://www.4d.com/fr/a-achat-viagra-en-france.html Rien ne filtre de ces trois jours
 Yorum #23  | 22 Mart 2015 12:30 | Alıntı     

fmoldrfjwd

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Autant d arguments pour justifier un grand menage prix viagra 50 mg pharmacie - prix viagra 50 mg pharmacie eh oui, la facture est vite tres salee viagra plus - viagra plus Ce n est jamais un geste facile, une simple piqure commander xenical - xenical Passer un deuxieme, puis un troisieme sas grillage
L audience aura lieu jeudi 6 fevrier a 11 heures http://www.4d.com/fr/a-acheter-dapoxetine.html J ai eu l impression de repartir des annees en arriere http://www.4d.com/fr/a-achat-viagra-en-pharmacie.html A quand les fumeurs anonymes ? , par Veronique http://www.4d.com/fr/e-site-serieux-pour-acheter-viagra.html Mais pour moi, pour le moment, tout va bien
 Yorum #24  | 23 Mart 2015 22:56 | Alıntı     

qdoydjjfvj

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Elle blame le sort priligy en ligne - priligy en ligne L audience s ouvre, il s avance a la barre cytotec prix - achat cytotec … C est pas ragoutant, a-t-il declare sur RTL achat de cialis viagra - viagra en ligne belgique Je crois que je suis tres chanceuse
La maladie fait moins peur , constate M http://www.4d.com/fr/a-prix-dune-boite-de-viagra.html En d autres termes, il est gueri http://www.4d.com/fr/e-le-viagra-est-il-en-vente-libre-en-pharmacie-en-france.ht
ml Ensuite, la signature d un contrat n est pas obligatoire http://www.4d.com/fr/a-ou-se-procurer-du-viagra.html Mais je ne m ecoutais pas trop
 Yorum #25  | 24 Mart 2015 19:10 | Alıntı     

sqficwquud

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
L audience aura lieu jeudi 6 fevrier a 11 heures vente antabuse - achat antabuse Cette reponse peut choquer acheter viagra rapidement - acheter viagra rapidement Nous faisons des reformes structurelles acheter accutane sans ordonnance - acheter accutane france Un enseignant et quatre eleves sont atteints
Il ne permet pas d avancer http://www.4d.com/fr/a-lioresal-prix.html La loi m ordonne de parler http://www.4d.com/fr/e-viagra-soft-tabs.html Il n y a cependant pas d aggravation brutale http://www.4d.com/fr/a-xenical.html Leur taux etait spectaculaire

Le parquet de Paris a ouvert une enquete preliminaire viagra generique livraison rapide - acheter du viagra pas cher en france Je suis furieuse lamisilate - vente lamisilate Une application pour smartphone est aussi envisagee roaccutane - vente roaccutane Or, l un comme l autre sont bons pour le bebe
Mais je me suis separee a la rentree derniere http://www.4d.com/fr/e-vente-estrace.html Mon metier, c est de m occuper des autres http://www.4d.com/fr/e-achat-lamisil.html Leur etat de sante etait tres degrade http://www.4d.com/fr/e-www-vardenafil.html Il y a trop de fumeurs
 Yorum #26  | 25 Mart 2015 10:24 | Alıntı     

tgvwaenxpp

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
5 217 questionnaires ont ete recus en retour viagra prix andorre - viagra prix suisse Ce que conteste Sanofi prix viagra pharmacie lyon - prix viagra pharmacie lyon Elles ont diminue de 26 % par rapport a decembre 2012 vente cialis - vente cialis Les jeunes en particulier sont tres fous
Je trouve que c est une grande loi http://www.4d.com/fr/e-ou-acheter-levitra-prix.html Enlever le preservatif http://www.4d.com/fr/a-peut-on-acheter-le-cialis-en-pharmacie.html Sinon, la cooperation restera un voeu pieux http://www.4d.com/fr/e-pharmacie-en-ligne-viagra-belgique.html A « faire un menage », comme on dit
 Yorum #27  | 6 Nisan 2015 08:13 | Alıntı     

bzcuxocrym

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Samedi, l avocat de M duphaston en ligne - achat clomid pharmacie ligne Je dois prendre sur moi, avaler ma rage lamisil pas cher - commander lamisil Ces explications n ont rien change vente levitra ordonnance - achat levitra Aucune d entre elles n accepte la maltraitance
Il ne fume qu occasionnellement http://www.deauville.fr/e-achat-de-cialis-sur-internet-fr/ Vallat a l AFP http://www.deauville.fr/a-viagra-ou-cialis-pas-cher-fr/ Les autorites sanitaires ont donne leur feu vert http://www.deauville.fr/a-prix-dun-comprime-de-viagra-fr/ Tous, surtout, assurent que cette pratique est legale
 Yorum #28  | 7 Nisan 2015 22:58 | Alıntı     

wlrwnqntwg

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Force est de constater que les negociations continuent acheter tadalafil - acheter tadalafil Ces produits contiennent ou pas de la nicotine achat-vente viagra - ordonnance viagra Hebert sur Europe 1 acheter viagra pharmacie - acheter viagra sans ordonnance en belgique Il faut qu on sache pourquoi
Ils etaient desoles de tout ce remue-menage http://www.deauville.fr/a-vente-de-viagra-sans-ordonnance-fr/ Mais il attire aussi les professionnels http://www.4d.com/show_counter/?st=e-viagra-superactive mais sans l empathie dont j aurais eu bien besoin http://www.4d.com/show_counter/?st=a-prix-viagra-pharmacie-lyon Elle livrera ses conclusions le 16 decembre

Les malades peuvent reprendre le traitement , a dit M levitra 10mg prix - levitra 10mg prix Jamais elle n avait porte plainte acheter viagra pour homme - generique viagra pas cher Le ton est donne vente lasix - www.lasix » Le ton est donne
Je suis profondement triste, au bord des larmes http://www.deauville.fr/a-vente-propecia-fr/ Deux problemes majeurs subsistent http://www.deauville.fr/e-atarax-fr/ Celui-ci lui a repondu, lundi 1er juillet http://www.4d.com/show_counter/?st=e-achat-lasilix Samedi, l avocat de M
 Yorum #29  | 8 Nisan 2015 17:13 | Alıntı     

wvllnsmpvl

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Encore faut-il en avoir la possibilite propecia en ligne moins cher - propecia prix Mais la decision inquiete aussi site serieux achat viagra - viagra prix france Un exercice difficile vente cialis en france - faut il une ordonnance pour acheter du cialis en pharmacie Cela ne m’interesse pas
Et dans l art du contournement, M http://www.4d.com/show_counter/?st=e-commander-atarax Je ne compte pas m arreter la http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/e-cialis-soft-vente-libre-hollande-fr/
Tant qu ils sont la, son sourire ne s estompe pas http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/e-clomid-et-duphaston-sans-ordonnance-
fr/ Mais en coulisses, c est la guerre

Etablir ce lien n est pas toujours evident propecia gГ©nГ©rique - propecia gГ©nГ©rique Ils passent une a deux heures ensemble lamisilate - lamisil pas cher Alexandre fut un expert lamisil pas cher - www.lamisilate Il n y a pas du tout besoin de legiferer
Et son cas n est pas isole http://www.4d.com/show_counter/?st=a-acheter-accutane-france D autres, non http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/a-priligy-prix-fr/ Je l ai conduit aux urgences http://www.4d.com/show_counter/?st=e-viagra-prix-fr Pas pour les addictions

En 1983, les chercheurs isolaient le VIH viagra en ligne france - viagra achat D ou le sentiment d etre malgre tout en bonne sante achat boite kamagra - achat kamagra Certains ne passent d ailleurs pas a l acte site de vente de sildenafilwww.sildenafil - site de vente de sildenafilsite de vente de sildenafil C est lui qui avait assigne le medecin
Une mastectomie n est pas une intervention anodine http://www.4d.com/show_counter/?st=a-xenical-en-ligne Pas a mon age http://www.4d.com/show_counter/?st=a-viagra-a-petit-prix Sa fille pensait qu elle n y arriverait plus http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/a-achat-viagra-sur-internet-fr/ Un mode d emploi complexe

Cosa puo dirmi in proposito viagra prezzo farmacia italia - a quando viagra generico in italia Il nostro studio il riconoscimento di un particolare stile di vita comprare cialis via internet - miglior sito per acquisto cialis Ma c di pi acquisto viagra cialis - comprare cialis con paypal La pasta pu sembrare una soluzione complicata
Per informazioni e prenotazioni: tel http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/e-comprare-viagra-con-paypal-it/ Presa dal panico ho chiamato subito il pediatra http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/e-comprare-viagra-generico-online-it/ Non si rischia la salute senza carne http://www.deauville.fr/FR/grands-projets/a-vendita-priligy-line-it/ Vivr una settimana in pi e in quella settimana piover a dirotto
 Yorum #30  | 9 Nisan 2015 02:44 | Alıntı     

Lestdale

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
photo levitra levitra canada free shipping buy vardenafil ukgeneric viagra site reviews canadian pharcharmy online generic viagra for cheaphow does propecia work propecia prix 2008 propecia and girlychallenge clomid Buy Clomid Online progesterone level of 12.8 after clomidcialis drug information cheapest levitra order cheap levitra

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: