Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Murat Karayılan: AKP'nin Yaptığı Namertliktir  


18-12-2012, 22:15 Kategori: Siyaset  
Murat Karayılan: AKP'nin Yaptığı Namertliktir

Karayılan: AKP'nin yaptığı namertliktir

ERDAL ER


BEHDİNAN - KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, AKP’nin açlık grevleri ardından BDP’ye operasyonlarla gerginlik ortamını yeniden geliştirdiğine dikkat çekerek, “Bu politikalarla demokratik çözüm sürecinin olgunlaşması çok zordur, hatta mümkün değildir. Barış eğer olacaksa gerillayla olur. Gerillaya merhaba diyen kişileri yargılayan bir anlayış, Kürdistan’a çözüm ve barış getiremez” dedi. Siyasi soykırım operasyonlarının BDP’yi fiilen kapatmak anlamına geldiğini belirten Karayılan, “bu büyük bir vicdansızlık ve namertliktir” diye konuştu.

Kürdistan’da savaş devam ediyor. Savaşın sonuçlarını Kürdistan dağlarından daha yakından görüyor ve yaşıyoruz. 2012 yılının son haftaları Medya Savunma Alanları aralıklarla bombalanıyor. Yine Kuzey Kürdistan’da askeri ve siyasi soykırım operasyonları devam ediyor. Hükümetin Kürt meselesine bakışı, uyguladığı politikalar, Erdoğan’ın kullandığı nefret dili karmaşık olan sorunu daha da büyütüyor ve kanın akmasına neden oluyor. 2012 yılında yaşananlar belki 2013 yılının da temel sorunları olacak. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit, askeri ve siyasi operasyonlar, Roboski katliamı, dokunulmazlık meselesi, Batı Kürdistan gibi temel konularda KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ANF’nin sorularını yanıtladı.

Yıl içerisinde KCK olarak Kürdistan’daki savaşla ve yaşanan gelişmelerle ilgili açıklamalarınız oldu. Yaz aylarını hatırlarsak sert bir iklimde sert bir savaş yaşandı. Şemzinan meselesi bunun en somut örneklerinden. Ancak açlık grevleri sürecinde sanki bir yumuşama dönemi oldu. Ne oldu da yeniden sertleşen bir dil karşımıza çıktı?

Zindan direnişçilerinin esas amacı yeni demokratik bir süreci başlatmak idi. Yani bunun için bir tür müdahale tarzında bir direnişi geliştirdiler. Direnişin temel yönelimi işte savaş değil demokratik çözüm sürecinin gündemleşmesi idi. Bu anlamıyla, tümüyle olmasa da önemli oranda aslında amacına ulaştı diyebiliriz. Sizin de belirttiğiniz gibi bir yumuşama ortamı oluştu. Belki de Türkiye’de bugüne kadar gelişen bütün cezaevi direnişlerinden en çok etki yaratan direniş oldu. Bu anlamıyla tabii başarılıydı. ‘Amacına ulaştı ve sonuç olarak da demokratik çözüm zeminini olgunlaştırdı’ diyebiliriz. Öyle bir ortam yarattı.

Bu ortam değerlendirilmedi. Bunun karşısında Erdoğan bir hamle geliştirdi. Bu ortamı tümüyle bir tarafa iten ve gerginlik ortamını yeniden geliştiren dokunulmazlık konusunu gündeme getirdi. Aslında dokunulmazlık konusu pek gündemde olan bir konu değildi. Kendisi kendi toplantılarında bizzat gündeme getirerek yeniden bir germe sürecini geliştirdi. Zaten daha sonra yine yaygın bir biçimde geliştirilen KCK adındaki operasyonlarla ortam bir bütün değişti.

Ne olması gerekiyordu?

Barış olacaksa eğer, gerillayla olur. Sonuçta bugün savaşan güçler, bir tarafta TC güvenlik kuvvetleri, diğer tarafta ise Kürdistan özgürlük gerillasıdır. Gerillaya merhaba diyen kişileri yargılayan bir anlayış Kürdistan’a çözüm ve barış getiremez. Bakın, ben de o sahneyi eleştirdim. Hatta bazı köşe yazarları zaman zaman benim bu konuşmalarımı değişik biçimlerde kullanıyorlar. Fakat sen gerillayla merhabalaşan, ona merhaba diyen insanları bile yargılamaya kalkışsan, bu gerillayla nasıl uzlaşacaksın, bu mümkün müdür? Böyle bir anlayış Türkiye’ye barış getirebilir mi?

DEVLET TERÖRÜ KARŞISINDA BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİ VERİYORUZ

Bakın, sorduğun zaman ‘onlar terörist’ diyor. Sen diyorsun ama senin terör dediğin şey, senin Kürdistan’da uyguladığın devlet terörü karşısında bir halkın özgürlük direnişidir. Terörist dediklerin ise özgürlük gerillalarıdır; kendi halkının temel hakları, geleceği, özgürlüğü ve insanca yaşaması için hayatını ortaya koyan insanlardır. Dolayısıyla Kürt toplumunda en seçkin, en sevilecek kişiler varsa, onlar, hiçbir çıkar gütmeksizin dağa çıkmış ve büyük bir fedakarlıkla mücadeleye atılmış bu insanlardır. Sen sömürgeci zihniyetle bunu karşıtın gibi görebilirsin ama Kürt toplumu böyle görmüyor. Dolayısıyla Kürt toplumundan oy alan veya Kürt toplumunun içerisinden çıkan milletvekillerinin de bu özgürlük gerillalarıyla merhabalaşması öyle abes bir şey değildir. Tabii ki daha önce de belirttiğim gibi Türkiye’nin ortamını gözetmek gerekiyor. Fakat kalkıp da bunun sanki öyle çok ağır bir suçmuş gibi ele alınıp gündemleştirilmesi, çözüme açık olan bütün barışçıl zeminleri ortadan kaldıran bir tutum olur. Esası budur.

Yazar ve bir takım çevreler o sahneyle ilgili, ihtiyacımız olan esasında kucaklaşma. Dolayısıyla oradaki o tablo, duygu patlaması toplumsal barışın demokratik çözümün ne kadar gerekli olduğunu bize yeniden kanıtlamıştır tespitini yaptılar.

Doğrusu da odur.

Dolayısıyla hem Habur sürecindeki eleştiriler hem son kucaklaşma denilen ama esasında bir yol kontrolü esnasında yaşanan tablodan yola çıkarak bu gerilim üzerine demokratik çözüm inşa edilebilir mi?

Hayır. İşte sorun odur. Yani bir kere demokratik çözüm sürecinin gelişmesi için karşılıklı kabullenmelerin gelişmesi gerekiyor. Yani bu reddetme ve düşman sayma yerine, yakınlaşma (kucaklaşma demeyeyim), birbirine belli düzeyde yani seviyeli yaklaşma ve kabullenme şarttır.

Onlar aslında bizimle barış yapmayı değil, bizim tasfiye edilmemiz ve bu temelde hâkimiyet sağlamak suretiyle sükûneti geliştirmeyi istiyorlar. Eğer gerçek anlamda bizimle, yani gerillayla barış ve toplumsal uzlaşma gibi bir hedefleri olsaydı bu kadar tepkili yaklaşmazlardı. Dolayısıyla bu politikalarla demokratik çözüm sürecinin olgunlaşması çok zordur, hatta mümkün değildir. Yani demokratik çözüm süreci böyle damdan düşer gibi gelişmez. Bunun için kamuoyuna, karşılıklı olgunlaşmış reflekslere ve karşılıklı olarak adım adım birbirini kabullenmeye ihtiyaç vardır. Ortamın bu biçimde olgunlaştırılması temelinde kalıcı ve gerçekten silahları tümden devre dışı eden bir barış ile demokratik çözümün gelişmesi imkan dahiline girebilir. Ama karşı tarafın yani Türkiye tarafının buna itina gösterdiğini belirtemeyiz.

Açlık grevlerine geri dönersek -çünkü o önemli bir noktaydı- inanılmaz bir kamuoyu oluştu. ‘Tutsaklar açlık grevini bitirsin, biz bu süreci takip ederiz’ diyen geniş STÖ’ler, yazarlar, aydınlar, hatta hükümete yakın bir takım çevreler de vardı. Peki şimdi ne oldu; talepler vardı, Sayın Öcalan’ın özgürlüğü ve anadilde eğitim ve savunma başta olmak üzere. Geldiğimiz noktada bu sorunlar çözülmüş değil. Nasıl yorumluyorsunuz? Sanki her şey unutuldu ve yaşanmamış gibi davranılıyor.

AÇLIK GREVLERİ SÜRSEYDİ TÜRKİYE ZORDA KALIRDI

Hatırlanırsa, “açlık grevcileri grevi sona erdirsin, Türkiye daha fazla zora girmesin ama bunun karşısında da devlet ve hükümet de adımlar atsın” türünden temenni ve öneri içeren çok sözler yazıldı, çizildi. Gerçekten de eğer açlık grevi sürmüş olsaydı, evet Kürt tarafında o değerli öncü militanların yaşamına mal olabilirdi, yani bir kısım şahadetler yaşanırdı ama Türkiye de çok zorlanırdı. Yani kaos derinleşirdi. Kürt toplumuyla Türk devletinin kopuş süreci çok daha kökleşirdi. Uluslararası düzeyde Türkiye çok zor durumda kalırdı. Bunun beraberinde getireceği toplumsal tahribatların derinleşmesi yaşanırdı. Yani birçok etkileri olurdu. Fakat Önder Apo tam da zamanında yaptığı çağrıyla bu süreci, yani açlık grevini durdurdu. Bu, Kürt tarafının geliştirmiş olduğu bir fedakarlıktır.

Aslında bu, çözüme dönük atılan bir adımdır. Zaten zindan direnişçilerinin amacı Önder Apo’nun özgürlüğü, anadilde eğitim ve savunma hakkı gibi taleplerle demokratik çözümün yolunu açmak ve barışı sağlamaktı. Yoksa savaşın daha da büyümesi, çatışmanın daha da gelişmesi veya toplumsal kopuşun daha da derinleşmesi değildi. İşte Önderliğimizin yapmış olduğu çağrı, bu çözüm talebini daha da pekiştirdi. Kürt tarafının gelişen bir istemi vardır; demokratik çözüm istemi. Bu, bunu daha da pekiştirdi. Kürt tarafı olarak bir adım atıldı. Karşılığında hükümetin, devletin adım atması gerekirdi. Ama AKP, beklenen adımı dokunulmazlık konusunu gündeme getirerek ve KCK adı altındaki siyasi soykırım sürecini derinleştirerek atmıştır.

Son günlerde yeniden kitlesel tutuklamalar oldu.

Bu siyasi soykırım dediğimiz süreç nedir? Kendi kimliğine sahip çıkan Kürtlerin ve siyasetçilerinin, hiçbir suçu olmamasına rağmen, toparlanıp zindana atılmasıdır. İnsanın vicdanı buna dayanmıyor. Benim şahsen çok fazla gururuma dokunan şey, hiçbir biçimde illegal bir faaliyet yürütmemiş ve yaşamı boyunca yasal çalışmalar içinde yer almış bu suçsuz insanların alınıp zindana atılmasıdır. Salt Kürt olduğu ve kimliğine sahip çıktığı için bir insanın zindana atılması gurura dokunan bir şeydir. Yine KCK’lidir vb. gibi söylemler kullanıyorlar. Bunların hepsi birer safsatadan ibarettir. KCK, Türkiye’nin neresinde kurulmuş ki onlar KCK üyesi olacak? Öyle bir şey yok; bunlar Fethullah Gülen çevresinin ve AKP’nin oluşturduğu safsatalardır.

Amaç Kürt siyasetini yok etmektir. Bu yöntemle BDP’yi resmi olarak değil ama fiilen kapatmaktır, onu çalışamaz hale getirmektir. Bakın, ben geçtiğimiz günlerde tesadüfen bir televizyon programına katılan BDP Mardin İl Başkanı’nı dinledim: “Ben sekizinci il başkanıyım, benden önceki yedi il başkanı içerde” diyordu. Demek ki her seçilen il başkanı 3-4 ay kalıyor, ardından zindana atılıyor. Onun da yerine biri seçiliyor, o da en fazla 5-6 ay kalıyor ve onu da içeri atıyorlar. Bu, Kürt siyasetine karşı yapılmış olan büyük bir vicdansızlıktır. Mesela Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın kabadayılığından falan bahsedilir ama bu kabadayılıkla uyuşmaz bir şeydir; bu namertliktir. Senin siyasi muhalifindir, onun elini kolunu bağlıyorsun, ardından ise “gel güreşelim” diyorsun. Her gün meydanlara çıkıp BDP’ye dönük suçlamalarda bulunuyorsun ama öbür taraftan da polisi gönderip bütün il başkanlarını, bütün temsilcilerini ve çalışanlarını toplayıp zindana atıyorsun. Bu olacak bir şey midir? Hangi vicdan buna dayanır. Bu bir soykırımdır, bu bir vicdansızlıktır. Bunun neresinde hukuk vardır? Bu, Kürt halkına ve Kürt siyasetine karşı geliştirilmiş bir soykırım politikasından başka bir şey değildir ve hiçbir Kürdün bunu kabul etmesi mümkün değildir.

Kimlikli, dürüst siyaset yerine işbirlikçi bir siyaset oturtulmak isteniliyor. Ama halkımız da kendi siyasetçilerine sahip çıkıyor, daha fazla direniyor. İşte gördük, Batman’da ve daha birçok yerde görüldüğü gibi tutuklananların yerleri hemen dolduruluyor. Mesela Batman’da dönüşümlü bir sistemi çözüm yolu olarak bulmuşlar, dönüşümlü yöneticilik yapıyorlar. Herhalde tutuklamaların önüne geçmek için veya o tutuklamalardan dolayı doğan boşluğu doldurmak için en iyi yöntemlerden birisi bu olsa gerek. Yoksa 2-3 ay görev yapan bir yöneticiyi hemen tutukluyorlar.

Peki, bu il başkanlarının hepsi nasıl oluyor da KCK üyesi oluyor? Böyle bir şey yok. Bu Kürt siyasetine karşı geliştirilmiş bir savaştır. Mesela şimdi birileri bize “savaş dursun” diyor. Ancak savaş sadece silahla yürütülen bir olgu değildir. TC Devleti’nin Kürt halkına karşı geliştirmiş olduğu bir savaş vardır ve bu savaş özellikle 12 Haziran 2011 seçimlerinden sonra, Temmuz ayıyla birlikte daha da kapsamlılaştırıldı. Zaten bu savaşı Başbakan’ın bizzat kendisi bunları ifade ederek ilan etti. Yani savaşın sürdüğü bu ortamda istediği kadar görüşmeler olsun, istediği kadar farklı çabalar olsun, bunların hiçbirisi bir sonuç vermez ki! Çünkü devam eden bir savaş vardır.

Bu tablo içerisinde görüşmeler var yorumları yapılıyor. Sayın Öcalan’la, yine KCK ile bir görüşme var mı?

GÖRÜŞME BEKLENTİSİ YARATMAK İSTİYORLAR AMA SONUÇ ORTADA

Şimdi görüşmelerin olup olmaması bu noktada bir şeyi ifade etmiyor. Önemli olan sonuçtur. Şimdi devam eden bir saldırı var mı? Var. Bu saldırı, savaşın bir farklı biçimi midir? Evet. Bu savaş sürüyor yani. Çoğu zaman da “görüşmeler var, devam ediyor, sonuç alacak, bu sorun çözülecek” türünden söylemler dillendirilerek, bu sözler, toplumu hep beklentiye sokma, böylece insanların mücadele azmini törpüleme ve kararlı bir sürecin gelişmesinin önüne geçme gibi psikolojik savaş aracı biçiminde kullanılıyor. Öyle bir şey yok, ortaya çıkan bir sonuç yok. Demin de dediğim gibi bir çözüm süreci öyle damdan düşer gibi gelmez. Bunun uygun bir zemine ihtiyacı vardır. İşte açlık grevi ardından bir zemin oluştu. Ancak o zemini de belirttiğimiz gibi bertaraf ettiler. Herkes gelişmelere bakarak nelerin olup bittiğini anlayabilir. Türk devletinin saldırılarıyla Kürt siyasetini ve Kürt halkının özgürlük dinamiklerini tasfiye etmeye dönük süreç devam ediyor. Bu devam ettiğine göre doğal olarak Kürt halkının buna karşı direnişi de devam edecektir ve Kürt siyaseti de buna karşı direnecektir, Özgürlük Hareketi de buna karşı direnecektir, Özgürlük Hareketinin Önderliği de buna karşı direnecektir.

Ama şurada burada bazı temaslar olmuşsa da bu olabilir. Önemli olan sonuçtur. Mesela şimdi bazı çabalar olabilir. Biz aslında bu çabalara da değer veriyoruz ama önemli olan kararlaşmadır, karar vermedir. AKP hükümeti ve devleti çözüm kararını vermelidir.

Neden AKP devleti kavramını kullanıyorsunuz?

Çünkü hükümet artık devleti de ele geçirmiştir ve şu an devlete tamamen hakim durumdadır. Yani aralarında bir fark kalmamıştır. Hükümet ve devlet ayrı ayrı olarak anılsa da bir bütünleşme durumu söz konusudur. Şimdi bu devletin Kürt sorununu çözme kararı vermesi lazım. Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni tasfiye etmeye değil, onlarla çözümü tartışmaya karar vermesi gerekiyor.

Ama bakıyoruz, diyor ki, “MİT gerekli olduğu vakit gider görevini yapar, faydalı olduğu zaman görüşebilir, tüm enstrümanları kullanırız.” Bu tür söylemleri kullanaraktan bu sorunun çözümünü istihbarata havale etmekle bu sorun çözülmez. Bu sorun Türkiye’nin en stratejik ve en temel sorunudur; devletin karar vermesi gerekiyor. Bu sorun bir müsteşarın çözeceği bir şey değildir; çok daha ağırdır. Ben kimseyi küçümsemiyorum ama bu sorun çok ağırdır, ciddidir. Dolayısıyla karara ihtiyaç vardır.

Çözüm beklentisi olan tüm kesimlere bir kez daha belirtiyorum: “Biz de çözüm istiyoruz ve biz zaten çözüm için mücadele ediyoruz. Ancak AKP’nin, daha doğrusu Erdoğan’ın çözüm için karar vermesi gerekiyor. “Onu bunu oyalarım, bazılarını tehdit ederim, bazılarını ise bastırırım” diyerek değil, “Kürt sorununu çözeceğim, Kürt halkını, Kürt ulusunu tanıyacağım” deyip karar vermesi gerekiyor. Yani sen şimdi Kürt halkını tanımadan bu sorunu nasıl çözebilirsin? Öncelikle bu halkı -ya da onlar millet diyor- tanıman lazım.

Biz daha çok ulus ve halk kavramını kullanmayı daha doğru görürken, onlar ise millet kavramını kullanıyorlar. Millet, biraz daha milliyetçiliğe çağrışım yapıyor. Erdoğan ise, “tek devlet, tek bayrak, tek millet” diyor.

ÇÖZÜM HALKASI KÜRT HALKINI BİR ULUS OLARAK KABUL ETMEKTE

Nasıl olmalı

Eğer bir millet varsa, bu milletin hakları vardır. En insani hak ise anadilde eğitim hakkıdır. Anadilde eğitim hakkının olmadığı bir yerde asimilasyon vardır. Sen anadilde eğitimi yasaklıyorsun, bununla en temel bir insan hakkını çiğniyorsun ve bir halkı asimilasyona tabii tutuyorsun, ondan sonra da pişkin bir şekilde kalkıp “asimilasyon ve inkar sona erdi” diyorsun. Kelime oyunu yapıyorsun. Asimilasyon ve inkar nerede sona ermiştir? Bu kadar operasyon yapıyorsun, binlerce insanı tutukluyorsun. Tutuklanan o BDP’lilerin ne gibi bir suçu var, o Kürt Sivil Toplum Kuruluşları aktivistlerinin, sendikacıların ne gibi bir suçu var? Ancak senin suç gördüğün şey, bu kişilerin kendi kimliğine sahip çıkma pozisyonudur.

AKP bu gerçeği, yani Kürt halkının bir ulus olarak varlığını kabul etmeden Kürt sorununu çözemez. Çünkü çözüm halkası orasıdır.

Empati meselesine ne diyorsunuz?

Yani herkes gerçekleri daha doğru görmeli. Zaman zaman “empati” deniliyor. Evet, empati kuralım. Ne işin var senin bu ülkede? Bu ülkede yaşayan insanlar 10 bin yıldır burada yaşıyor. Gelip işgal etmişsin, dilini ve tarihini yasaklamışsın, her gün çocuklarına zorla, “Türküm, doğruyum, çalışkanım” diye yemin içtiriyorsun. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsun. Bir de kalkıp bize “milliyetçi-ırkçı” diyorlar.

Erdoğan “biz kimlik siyaseti yapmıyoruz” sözünü çok seviyor ve sık sık kullanıyor. Nasıl yapmıyorsun? Sen bir halk için soykırım politikasını esas alıyorsun, zorla tek millete tabi tutuyorsun, her şeyde “Türk milleti” diyorsun, “ecdadım” diyorsun, ondan sonra kalkıp da kimlik siyaseti yapmadığını söylüyorsun. Biz kimlik siyaseti mi yapıyoruz? Hayır.

Biz bir kültürün bir halkın bu biçimde paçavraya dönüştürülmesine, soykırıma tabii tutulmasına karşı vicdanımıza dayanarak başkaldırmış bir hareketiz. Buna vicdanı dayanmayan Türk yoldaşlarımız ve Arap yoldaşlarımız da bizimle hareket etmiştir. Bugün, Kürt halkına yapılan mezalimi kabul etmeyen Türk, Arap, Fars ve diğer halklardan binlerce, on binlerce dostumuz vardır. İnsan elini biraz vicdanına koyar: Bugün Kürt halkına yapılan zulmü kim yapabilir? Gerçekten İslam’a inanan, gerçekten zulme karşı olan ve adil paylaşımdan yana olan bir vicdan bunu kabul edebilir mi? İslamiyet’te bunun yeri var mıdır? Hangi dinde bunun yeri vardır? Sen gelip bir ülkeyi işgal edeceksin, ondan sonra bu ülkenin her şeyini yasaklayacaksın, orada hakimiyetini icra edeceksin, buna karşı bir şey söyleyenleri de yok edeceksin, “terörist” diyeceksin, “müstahak” diyeceksin.

Bu konuda AKP’nin geliştirdiği bir sömürgeci siyaset vardır. Dilini ve üslubunu biraz değiştirmek kaydıyla, Kemalizm’i olduğu gibi uygulayan milliyetçi-ırkçı bir politika vardır. Bunu biraz kamufle eden kelime ve kavramlarla, yine bir biçimde insanları oyalayan taktiklerle bunun üstünü örtme çabası vardır. Ama bunun üstü örtülemez; gerçekler ayan beyan ortadadır. Ortada bir Kürt ulusu vardır ve Kürt ulusunun ulusal hakları vardır. TC Devleti bu ulusal haklarını kabul ederse biz bunları masada, Türkiye’nin birliği içerisinde ve Demokratik Özerklik çerçevesinde çözmeye varız; her zaman diyaloga hazır oluruz ama önce bunun kabul edilmesi gerekiyor.

Problem de orada başlıyor...

Evet, problem orada başlıyor. Şimdi eğer İmralı’da Önderliğimizle yapılan görüşmeler sonuç vermemişse, tıkanmışsa, onun temelinde de yine bu vardır; Türk devletinin Kürt halkını kabul etmemesi, bir irade olarak görmemesi ve temel haklarını tanımak istememesi vardır. Bunlar halkımızın temel ve doğal haklarıdır ama “şunu verelim, versek parçalanırız, yok şunu versek daha fazla isterler” diyorlar.

Erdoğan çeşitli platformlarında hatta tramvay ya da metro açılışlarında bile bir biçimde lafı size getiriyor. Zerdüştlüğe atıfta bulunarak hem geçmişe hem bugüne hakaretlerde bulunuyor, Kürt halkına aynı şekilde…

Onların bu söylemlerinin aslı yoktur. Bu nedenle -bazıları farkında olmadan ama çoğu bilinçli bir şekilde- hakaret içerikli söylemleri çokça oluyor. Özellikle bu konuda Erdoğan’da hakaret edici, küçümseyen, dışlayan, egemenlik kokan üslup sürekli var.

Biliniyor, Zerdüştlük suçlaması aslında tüm Kürt halkına yapılmış bir suçlamadır. Sivil Cuma Namazları’nın ilk çıktığı dönemlerde bu vesilesiyle gündeme getirildi ve bu tüm Kürt halkına söylendi. Ancak geçtiğimiz günlerde bölgedeki siyasetçileriyle toplantı yapan Erdoğan, -basına yansıdığı kadarıyla- “ben BDP’ye ve BDP’ye oy verenlere Zerdüşt demedim, işte her gün dağda Zerdüştlük ayinlerini yapanlar var (yani güya biz yapıyormuşuz), onlara söyledim” demiş.

Yapılıyor mu?

Bu bir çarpıtma, bir yalan. Her şeyden önce biz çağdaş, demokratik, seküler bir hareketiz. Kalkıp da 2 bin yıl önceki bir inanışın ayinini dağda yapacak değiliz. Bizi Türkiye kamuoyunun gözünde kötülemek isteyen, aleyhimizde antipropaganda geliştirmek isteyen Cemaat çevresinin, hiçbir gerçeğe dayanmadan tamamen uydurma senaryolarla hazırlamış oldukları kimi diziler vardır. Başbakan oralarda görmüş olabilir ve bu dizilere dayanarak Kürt halkının hepsine “Zerdüştsünüz” diyerek suçlama getiriyor. Evet, tarihi biraz okuyanlar bilir ki İslamiyet’ten önce bu topraklarda Kürtler de dahil olmak üzere, Farslar, Acemler ve daha birçok halk Zerdüşt’tür. Ama o 1500 yıl öncedir. Şimdi ise Kürt toplumu çoğunluğu Müslüman olan ve kendi inancına bağlı olan bir toplumdur. Şimdi kalkıp Kürtleri Zerdüştlükle suçlama, küçümseme, yok sayma ve kara çalma politikaları gereğidir.

Şimdi Ezidilik de bir din. Kalkıp ona da öyle, Alevilere de öyle yaklaşıyor. Yani bu tekçilik özünde sadece millet için değil, aynı zamanda din içindir de. Tek din ve tek dil.

ARTIK 19. YÜZYILIN TEORİLERİ GEÇTİ TÜRKİYE BUNU GÖRMELİ

AKP ve Fethullah Gülen Grubu, Sri Lanka modelini tartışıyordu, halen o noktadalar mı?

Tamil örneğini sıkça kullandılar ve kendilerince denemeye de kalkıştılar. Fakat kendilerine döndü. Mesela onlar, 2012 yılını bizim açımızdan bir yıkım, bir tasfiye ve Tamiller gibi bir katliam yılına dönüştürmek istediler. Planları böyleydi. Fakat tam tersine 2012 yılı gerilla için bir hamle yılı oldu. Fakat gerillanın, AKP’nin öngördüğü, tekniğe, istihbarata, özel güçlere ve bilgiye dayalı olarak nokta operasyonlarını geliştiren stratejilerini tümüyle alt üst eden farklı bir taktik yaklaşımla sürece müdahale etmesi, ona dayanarak 2012 hamlesini geliştirmesiyle onların o yönlü teorileri ve planlamalarının hepsi gümbürtüye gitti, sonuç almadı. 2012 yılı 1998’den bu yana gerilla mücadelesinin Kürdistan’da en çok geliştiği ve en sıkı yaşandığı bir yıl oldu. Oysa onlar Tamiller gibi katliamdan geçirmek istiyorlardı ve hakim olmayı amaçlıyorlardı. Bu amaçla örgütledikleri paralı güçler vardı. Onlar pratikte tamamen tasfiye oldu; işe yaramaz hale geldiler. Bu nedenle tekrardan Genelkurmay’ın özel kuvvetlerini devreye sokmak zorunda kaldılar. Kısaca o politikaları tutmadı ve aslında yenildiler.

Yenildiler ama bundan da vazgeçmemişler. Yani diyelim onların “biz tümden yok edeceğiz, tümden güçten düşüreceğiz” planlamaları karşısında gerillanın arazi denetimine dayalı taktiği gelişti. Gerillanın hamlesi daha yaygın bir biçimde gelişti, halkla daha fazla kucaklaşması söz konusu oldu. Yani şimdi parlamenterlerin kucaklaşmasını sorun yapıyorlar ama gerilla her gün halkıyla kucaklaşıyor. Ama bunu fazla gündemleştirmediler. Kısaca bu süreçte gerillada bir büyüme yaşandı. Bu açıktır. Şimdi ise bunu gizleyemiyorlar. “Dışarıdan destek alıyorlar” diyorlar; İran’a ve Suriye’ye, yine bölgedeki konjonktürel duruma bağlıyorlar. Bunların tümü safsatadır. Biz hareket olarak halen özgücümüze dayanıyoruz. Kürdistan üzerinde egemen olan devletlerin hepsi bizden belli bir düzeyde çekiniyor ve kimsenin bize herhangi bir yardım verdiği falan yoktur. Belki biz bölgedeki gelişmelerden bir biçimde yararlanmış olabiliriz. Doğru atmosfer var, yani konjonktürel bir durumdur. Ama “şu devlet, bu devlet yardım etmiş, şuraya buraya dayanıyor” sözleri doğru değildir. Gerilla Türk devletinin kendisini yok etmesine ve topyekun savaşına karşı savunma amaçlı kapsamlı bir hamle geliştirdi. Devrimci Halk Savaşı esasen bu eksende gelişen bir direniş biçimi oldu. Bu onların taktiklerini tümüyle sonuçsuz bıraktı.

Şimdi de “niye böyle büyüdü” diyorlar. E sen konsept geliştirdin, topyekun savaş ilan ettin. Gerilla da tabii şimdiye kadar sürdürdüğü kontrollü savaşın dozajını belli düzeyde arttırmak durumunda kaldı ve ben şunu söyleyeyim daha da arttırabilir. Kürdistan Özgürlük Gerillası’nın o dinamiği vardır.

Bir röportajınızda silahlanma meselesini gündeme getirdiniz ve daha fazla silahlanacağız dediniz. Ne demek istediniz?

Şimdi bölgede zaten herkes silahlanıyor. NATO bile silahlarını Türkiye’ye getirdi ve bölge giderek bir savaşa doğru gidiyor. Şimdi devam eden bir savaş vardır ve bu savaş yıl içinde sonuçlanmayarak önümüzdeki sürece dönük bir sürü şey bıraktı. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte savaşın daha da yaygınlaşacağı görülüyor. O açıdan Kürt halkının savunma güçleri daha fazla silahlanma ihtiyacını hissediyor tabii. Bizler de elbette bölgede yaşanan gelişmeler çerçevesinde kendimizi daha iyi hazırlamak durumundayız. Buna ihtiyaç hissediyoruz. Bunu çok samimi bir biçimde söyledim; “ciddi anlamda silahlanma sorunlarımız var, onlarla uğraşıyoruz” dedim. Aynen öyledir. Ama “eğer gerçekten Türk devleti bu sorunu barışçıl yöntemlerle çözmeye karar verirse biz ona da varız” dedim. Yoksa tabii ki silahlanacağız. Kimse aptal değil. Kürt halkı da kendisini savunacak, direnecek ve bölge yeniden biçimleniyorsa Kürt halkı da bu yeni düzenlemede yerini alacaktır. Bunun önüne kimse geçemez.

Kürt halkının geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bölge halkları demokratik ulus perspektifiyle demokratik konfederal bir sistemle gayet tabii bir arada eşit-özgür bir biçimde yaşayabilir. Bizim esas amacımız budur. Ama buna gelinmezse, sömürgecilik bunun bütün yollarını kapatırsa o zaman Kürtler de başının çaresine gayet tabi bakar. Ortadoğu bölgesi yeniden biçimlenecektir. Bu yeniden biçimlenmede tabii ki Kürt halkı da yerini almaya çalışacaktır.

Şimdi Türk devleti hem bundan korkuyor, ürküyor hem de herhangi bir adım atmıyor. “Güney’de Kürtler statü kazandı, eğer Suriye’de de statü kazansalar ben ne yaparım” diye düşünüyor. “Ben ne yaparım” var mı? Artık 19. yüzyılın teorileri geçti. Artık bu konsepti değiştirmeniz gerekiyor.

TÜRKİYE KÜRTLERİN STATÜ KAZANMASINI İSTEMİYOR

Batı Kürdistan’la ilgili gelişmeler gündemde. Özellikle AKP Hükümeti’nin tutumu bu konuda ortada. Kürtlerin varlığını pek de isteyen bir noktada değil. AKP’nin Batı Kürdistan hakkındaki politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin temel politikası Batı Kürdistan’daki Kürt halkının anayasal düzeyde statü kazanmamasının önüne geçmedir.

Yakın zamanda PYD’nin dışındaki Kürt Ulusal Meclisi altındaki oluşuma üye 16 örgüt Ankara’ya davet edilmiş. “Devlet uçağını gönderiyoruz, devlet misafiri olarak sizi davet ediyoruz” denilmiş. Bu ilgi nereden kaynaklanıyor? Gerçi onların gideceğini de sanmıyorum.

Batı Kürdistan’da PYD’nin de içinde bulunduğu Batı Kürdistan Halk Meclisi ile farklı partilerin yer aldığı Suriye Kürtleri Ulusal Meclisi bir araya gelmiş ve Kürt Yüksek Konseyi’ni oluşturmuşlar. Ancak Türkiye bu oluşumu bozmak için çok çaba sarf ediyor.

Serêkaniyê’ye saldırıları bu kapsamda mı ele almak lazım?

Elbette. Örneğin; Türk Dışişleri Bakanı bu 16 örgüte “siz PYD’yi dışlayın, biz size her türlü hakkı hatta federasyonun bile elde edilmesi için yardım ederiz. Bunun için ağırlığımızı koyarız. Siz yeter ki PYD’yi dışlayın” diyor.

Peki, PYD nasıl dışlanacak?

Bakın, PYD oradaki kitlenin yüzde 60’ını 70’ini temsil eden kitlesel bir örgüttür. Bu, Kürtlere “birbirinizle çatışın” demektir. “PYD’yle çatışın, biz sizin arkanızda oluruz” demektir. Tabii onlar PYD’yle çatışırsa öyle bir hak da elde edilemez, onun ortamı bile kalmaz. Zaten Suriye en küçük parçadır; bir de iç çatışma olursa bırakın hak elde etmeyi, olan da gider.

Öbür yandan ise değişik Suriye Arap örgütlenmelerini de askeri, ekonomik, vb. her türlü imkanı sunarak ve bu biçimde destekleyerek, Halep’te, Afrin’de ve Serêkaniyê’de Kürtlerin kendi kendini yönetme sürecinin önüne geçmek için onları saldırttı. Serêkaniyê’deki çetelerin hepsi zaten Türkiye’den geldi. Yani bir devlet belki de ilk kez bu kadar ayan beyan bir şekilde bazı silahlı gruplara destek sunmuş oluyor. Mesela Serêkaniyê’de saldırganların arka cephesi Türkiye’dir. Oradan geliyor, çatışıyor, yaralanıyor, yoruluyor, orada gidip dinleniyor, yaralısını götürüyor. Yani tamamen arka cephe biçimindedir.

Türkiye uluslararası hukuk ihlali yapmıyor mu?

Bu ihlaldir tabii. Fakat kimse bunu öyle fazla dillendirmiyor, deşifre etmiyor. Türk basınının önemli bir kesimi zaten yandaştır, onlar es geçiyor. Diğer kesim de sanırsam ürküyor. Biliyorsunuz Türkiye’de basın üzerinde bir baskı vardır. Bu biçimde istenmeyen şeyleri kimse yazamıyor, çizemiyor, söyleyemiyor, böylece gerçekler Türkiye kamuoyundan gizleniyor. Şimdi Ceylanpınar’daki şey tamamen Türk devletinin orada geliştirdiği bir projedir ve Türkiye çok açık bir biçimde destekliyor. İlginçtir, bunu uluslararası güçler de seyretmesine rağmen, uluslararası basın da çok fazla dillendirmiyor. Böyle bir şey var. AKP, halkları birbirine kırdırtarak ve kan dökerek nereye varacak?

Türkiye El Kaide’yi mi destekliyor?

Türklerin orada desteklediği gruplar, El Kaide’yle ittifak yapmış ve Kürtlere karşıdırlar. Kürtlere karşı El Kaide’yle, Selefilerle ittifak yapmış. Bunu kendileri de söylüyor; o söz konusu örgütlerin kendileri de ifade etmişler. Bu kadar da olmaz. Bu, Kürt düşmanlığıdır. Bunun üstünü örtmek için de PYD’nin Serêkaniyê’deki varlığını gerekçe göstermekte. Orada bir mahalleyi hedefliyorsun ve tarıyorsun. Mermiler nasıl gidiyor, illa PYD’lileri mi buluyor? Açık ki orada hedeflediğin toplumdur. Türk devleti nasıl yapıyor? Araştırıyor, nerede Kürt karşıtı bir Arap aşireti varsa onların hepsini Urfa’ya davet ediyor; kendisi senaryoyu oluşturuyor, kendisi geliştiriyor, sonra da “ben demokrasiden ve Kürt haklarından yanayım” diyor. En son Dışişleri Bakanı “bizim için oradaki Kürt varlığı tehlike değil” demiş. Safsata bunlar. Bu kadar da olmaz. Koskoca bir devlet, kendi yönetimini kurmuş ve varlığını korumaya çalışan küçük bir şehrin üzerine kendisinin silahlandırdığı örgütleri gönderiyor.

Bütün Kürt halkı şunu iyi bilmeli: Türk devletinin yaptığı bu şey Kürt halkına düşmanlıktır. Bunun başka bir izahı yoktur. Bu, PYD’yle izah edilemez. İnsanların düşüncesini mi okuyor? Kim PYD’li kim değil nasıl belirliyor? Kaldı ki orada PYD bir örgüt, PYD dışında bir sürü Sivil Toplum Kuruluşu Halk Meclisi’nde yer alıyor. Kısaca AKP’nin Batı Kürdistan’da yaptığı şey, gerçekten çok iğrenç bir şey. İç çatışmayı ve birbirine kırdırtmayı kendilerine politika olarak belirlemişler. Buna karşı çıkmak gerekiyor. Her ne kadar Türk devleti ulusal birlik önünde engel olup sürekli sorun çıkarsa da, batı Kürdistan’da ulusal birlik kurulacaktır. Çünkü tabandan istem vardır. Türk devletinin politikaları şimdiye kadar orada sonuç alamadı. Davutoğlu’nun bu kadar çaba sergilemesine karşın Kürt halkı birliğini korumaktadır. Yeni Demokratik Suriye’nin oluşumunda Kürt halkı demokrasinin bayraktarlığını yapacak ve aktif bir rol oynayacaktır. Türk devleti bunun önüne geçemez. Çünkü oradaki toplum ulusal bilince ve demokratik bakış açısına sahip bir toplumdur. Onun için bana göre bu yönlü politikaların hepsi ters teper. Bir de oradaki güçlerin belli bir direnme dinamiğinin de olduğu açığa çıktı. Mesela bu çatışmalarda gördük, gerçekten de kendini savunma anlamında oldukça güçlü bir direnme dinamiğine sahip olduğu da anlaşıldı.

Ulusal birlik açısından bu konuyu tamamlamak için söylüyorum, Kürtler ne yapmalı, nasıl pozisyon almalı?

Demin ifade etmeye çalıştık, bölge önemli bir süreçten geçiyor. Bu önemli-tarihi süreçte Kürt halkının ulusal birliği çok gerekli bir şeydir. Fakat bu yönlü geliştirilen tüm çabalar (özellikle hareketimizin yoğun çabaları oldu) somut sonuç ya da resmi oluşmuş bir birlik olma bakımından pek belirgin bir sonucu ortaya çıkarmadı. Biz artık şunu söylüyoruz: Resmi bir ulusal platformda bir araya gelinip ortak karar alınamayacaksa da -ki bunun önünde de engel bölge devletleridir, bölgedeki konjonkturel durumdur- bu olmayacaksa da her Kürt hareketi yani değişik parçalarla dayanışma içinde olmalıdırlar, ulusal politikayı, ulusal diplomasiyi esas almalıdırlar. Bir birlerine zarar vermemelidirler. Bir kere Kürtler arası çatışma asla ve asla olmamalıdır. Bu çok büyük bir tarihsel gaflet olur, hata olur. Buna yer vermemek gerekiyor. Ama sadece çatışma değil, siyaseten de birbirini boşluğa düşürmeme, zarar vermeme önemlidir. Bu anlamda bir ulusal konsensüs olmalıdır. Biz şimdi ona dönük çaba gösteriyoruz. Umarız bu konuda gelişmeler yaşanır. Belli bir düzey var zaten, eskisi gibi değil. Elbette ki şimdi belli bir duruş söz konusudur. Yani her şeyden önce tüm parçalardaki Kürt toplumunda bir gelişme ve ilerleme vardır. Yani ulusal çıkarlara ters davranan herhangi bir örgüt bu toplumda artık teveccüh göremez. Bunu herkes biliyor. Dolayısıyla yani bir araya gelinme ve resmileşmiş bir birlik olmasa da ulusal çıkarlar temelinde politika yürütme ve bu temelde tüm örgütlerin belli bir pozisyon alma durumlarına dönük çaba göstermek gerekiyor. Biz şimdi bunun üzerinde duruyoruz.

DEVAM EDECEK…

(ANF)


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 4)
  |   Okuma: 2520   |   Yorum: (180)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 19 Aralık 2012 01:56 | Alıntı     

Akademi a Dicle

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Kürdistan da tarihi bir süreci daha arkada bıraktık ki ;oda:Açlık grevlerinin Kürdistan metropollerinde İşgal güçlerine karşı toplumsal eylemleri beraberinde getirmesine ramak kalmıştıki,Öcalandan vazgecin cevabı gelince metropollerde savaş yine Kürdün kursagında kaldı ve o haftanın sonunda M.Öcalan dan bazı şeylerin olumlu noktada değişeceği iddiası geldi ama tam tersi oldu .Tecrit yine aynı ve tutuklamalara hız verilmekle beraber ,Zazaca lehçesini kullanan halkın Kürd lerden ayrıştırılması gibi şeytani bir proje devreye kondu ve Tüm bunlara rağmen:Karayılan kalkıpta TC nin çok zor duruma düşmesini önlemek adina bu karardan vaz geçildiğini dile getirmesi ciddi bir celişkidir.Kürd halkı kimsenin kurbanlık koyunu olmamakla beraber iradeside iptekli değildir.Gerillanın parçalanan cesetleri Kürdistan umudu icindir ve bu umuda derinleşen savaş ile yaklışılıcağını hatırlatmama gerek yok sanırım.Bu grevi sonlandırma kararı ,bana PKK nin alan hakimiyetinde en iyi olduğu dönemlerde,tek taraflı"ateşkes"ilanlarını hatırlattı.Bu sürec iyi yönetilmedi ve bu halkın sabır taşi olmadıgı hatırlatılmalıdır.Bu halkın özgûrleşen halklardan eksik ödedigi hicbir şey yoktur.Tam tersine fazlası vardır.Bunca katliam,soykırım ve asimilasyona rağmen halende TC ile iyimser tablo düşuncesi,malesef Kürdün eksik kalan asimilasyon sürecinide tamamlama taktiğidir.Bu sorun direkt:Öcalan,Pkk yada Bdp ile çözülmez.Bu sorun Aclık grevinde yaşanıcak şehadetle,sokakların isyan yerine dönmesine ve uluslar arası güçlerin bu soruna mudahil olmasının akabinde ,Öcalan,Pkk ve Bdp ile cözülebilirdi ama bu fırsat bir daha elin tersi ile itildi.Kapı arkasındaki vaatlerde galiba yalan oldu.Karyılanı ömrünü dağlara adamışlığından dolayı kutluyor ama Tc uluslar arası durumu kötüydü demesi ve Tc için iyi niyet beslemesi nedeniylede kendisini kınıyorum.
 Yorum #2  | 27 Ekim 2013 02:32 | Alıntı     

nonepeewize

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
rwZveiZnZsbh Canada Goose Jacke
rtZrfsZmZoxe Stivali Ugg
afZacgZnZsop Canada Goose Italia
bwZahoZgZkwj Parajumpers Jakke Dame
huZvmhZcZyll Canada Goose Jacke
hvZesaZlZwnu Ugg Boots
bnZabiZsZgpv Parajumpers Jakke Dame
uoZawrZvZtzo Moncler Schweiz
tbZquiZfZsis Moncler 2014
gwZpwfZfZqpz Moncler Schweiz
 Yorum #3  | 27 Ekim 2013 04:52 | Alıntı     

WallCaleHip

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
mtZjgiZoZxlg Moncler Vest
pcZekrZoZlns Moncler
xpZeqvZrZqsx Woolrich Sale
fkZvclZiZvgl Barbour France
boZsyhZkZrhw Ugg Australia
uvZslrZvZalh Canada Goose Vest
juZaxqZjZmky Parajumpers
xhZyxrZsZzhb Canada Goose Jakke
ycZqyoZbZidd Barbour Paris
ulZlceZnZoho Barbour Paris
 Yorum #4  | 27 Ekim 2013 04:53 | Alıntı     

SimeAspes

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
igZjcyZtZghf Parajumpers Sale
rcZzoqZeZfvd Canada Goose Jakke
ypZomyZsZhlj Canada Goose Jakke
uyZilrZhZomr Stivali Ugg Italia
lqZgiaZaZkxk Uggs Canada
ftZiqqZbZsib Belstaff Italia
zvZlupZcZakf Doudoune Polo Ralph Lauren
xgZysfZrZngg Parajumpers Jakke
mqZacnZpZrml Parajumpers
vgZnysZtZmrq Parajumpers Sale
 Yorum #5  | 27 Ekim 2013 06:04 | Alıntı     

criguoursix

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
jwZuaxZlZjbw Moncler Jacken Online
naZqcqZvZkgn Isabel Marant Sneaker
liZoesZqZjta Canada Goose Takki
ttZnuvZxZgfy Parajumpers Sale
yzZfqcZiZcbm Canada Goose Takki
xxZsucZsZttd Parajumper Sale
qqZoprZmZwif Timberland Schuhe
okZgblZwZvyv Cheap Uggs Ireland
diZabsZcZcrr Timberland Schweiz
pmZjlbZsZiix Cheap Uggs Ireland
 Yorum #6  | 27 Ekim 2013 06:48 | Alıntı     

Vobeappamnbox

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
lrZjfoZoZqco Parajumpers Jassen
mhZfbuZiZhzm Moncler Jacken
dnZvksZwZtdg Woolrich John Rich & Bros
blZskmZtZhxp Woolrich John Rich & Bros
tqZybhZmZijd Spaccio Woolrich Bologna
vsZyatZzZiti Parajumpers
xvZxojZcZvzp Ugg Australia
vcZwedZbZkrj Ugg Canada
pwZlvyZdZndu Moncler Piumini
qzZqdwZbZspp Uggs Norge
 Yorum #7  | 27 Ekim 2013 22:20 | Alıntı     

hoksUnfoffBop

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
ebZcdbZnZgpv Peuterey Giubbotto
lyZrypZbZanc Moncler Uomo
qxZiecZoZsgc Timberland Femme
nbZjwoZiZmyj Timberland Barcelona
bpZgwnZeZybz Ugg Pas Cher
slZklyZaZfyd Woolrich Rea
dkZebaZfZnps Ugg Boots
fgZyxhZzZwyu Woolrich Rea
emZphqZuZnys Canada Goose Outlet
qvZuaqZzZqeu Canada Goose Outlet
 Yorum #8  | 28 Ekim 2013 02:30 | Alıntı     

Obtaitadveday

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
ruZgymZlZxdb Parajumpers Salg
qkZzviZcZfou Parajumpers Salg
rqZzqpZaZsif Ugg Ale
amZbimZkZvhp Parajumpers Jakke
pjZqrnZpZope Parajumpers Jakke
olZpikZdZfrl Moncler Outlet
bdZbtwZlZmjw Woolrich Bologna
xbZdupZqZnhw Parajumpers Jakke
liZozwZkZkyz Moncler Outlet
ukZbzjZdZaxs Timberland Sko
 Yorum #9  | 28 Ekim 2013 19:28 | Alıntı     

nonepeewize

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
nwZpxuZpZwod Moncler
nzZppaZpZmgm Parajumpers Amsterdam
taZrfzZpZrvb Isabel Marant Sneakers
siZfwuZyZnwn Parajumpers Jakke Dame
zuZobqZgZxww Canada Goose Jakke
kpZtqgZeZngf Ugg Boots
reZwwgZoZafo Canada Goose Jacke
maZtoyZeZzdf Isabel Marant Sneakers
fdZdcwZzZorp Doudoune Canada Goose
hyZfuuZzZuqp Canada Goose Doudoune
 Yorum #10  | 30 Ekim 2013 01:33 | Alıntı     

Emainikah

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
lyZefzZgZusd Moncler Outlet
xqZuidZwZazm Moncler Outlet
ezZkxsZuZyfk Canada Goose Jakke
ceZbalZsZpiy Woolrich Arctic Parka
sgZxeiZbZhwv Canada Goose Jassen
xcZzhjZvZhev Moncler Online
dgZciwZwZgex Parajumpers Sale
gqZcokZhZmjx Canada Goose Jassen
mzZrnjZcZidd Parajumpers Sale
xgZwsqZaZmdz Woolrich Arctic Parka
 Yorum #11  | 30 Ekim 2013 03:04 | Alıntı     

apedeegomap

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
glZxkvZiZeao Parajumpers Norge
xpZrioZcZmvl Woolrich Parka
hcZjrjZzZhwp Woolrich Jassen Sale
zuZfpoZjZbse Timberland Kengät
toZwiyZtZzbh Timberland Schuhe
hlZpenZpZgdl Cheap Uggs Uk
wnZagmZqZuvk Moncler Jakker
emZqxaZoZipx Botas Ugg Portugal
zqZppmZpZtmf Canada Goose Jacket
xcZgraZqZzsu Moncler Belgie
 Yorum #12  | 30 Ekim 2013 03:22 | Alıntı     

Liaibepeeme

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
ufZrvcZbZyso Ugg Sko
kdZzchZgZqpy Canada Goose Jacket
zvZcvuZlZdiz Ugg Boots
rlZomuZwZlqi Ugg Støvler
vyZysjZwZtgg Ugg Boots
eaZnieZhZccq Bottes Ugg
xhZwsoZgZmnr Parajumpers Sale
wkZpxdZvZkcq Barbour ελλαδα
mbZlhuZhZgbe Doudoune Parajumpers
waZlufZyZdxk Canada Goose Sverige
 Yorum #13  | 30 Ekim 2013 03:25 | Alıntı     

AltedKilt

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
tqZltsZbZoon Moncler Milano
rgZujrZmZjii Ugg Outlet Schweiz
iiZqauZzZkoi Timberland Schuhe
miZtlxZiZbkb Doudoune Moncler
bsZslfZtZpuh Canada Goose Online Shop
neZuzbZfZtmv Ugg Outlet Schweiz
jrZcnpZhZxxd Doudoune Moncler
ylZypyZbZkvz Ugg Skor
gaZfxyZoZnit Uggs Rea
qdZfsfZrZmoh Peuterey Roma
 Yorum #14  | 30 Ekim 2013 04:15 | Alıntı     

groovegobrier

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
diZmywZhZwop Moncler Homme
rpZjntZaZfsw Pjs Norge
ifZbdsZaZlrh Parajumpers Jakke Dame
diZyybZfZbgg Belstaff Jacka
bdZhdxZiZpmk Isabel Marant Sneakers
dzZwalZzZgbz Barbour Milano
tkZeecZkZvdu Woolrich Jacken
fzZpubZaZhrb Canada Goose Coats Uk
ppZzghZmZoap Isabel Marant Sneakers
ytZzigZjZaiq Timberland Sverige
 Yorum #15  | 30 Ekim 2013 12:24 | Alıntı     

Sizelopeerall

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
nhZfceZcZycl Isabel Marant Basket
pbZhejZeZvvr Canada Goose Takki
qkZnosZuZtuu Parajumper Femme
gwZpmxZvZlon Timberland Schuhe
uhZsleZuZrlf Cheap Uggs Ireland
erZnwuZaZbjk Moncler Jacken Online
pmZcwmZfZdmv Canada Goose Outlet
ptZouoZcZdpq Timberland Schweiz
bkZiulZxZuyt Timberland Schuhe
ckZehoZaZatp Moncler Piumini
 Yorum #16  | 30 Ekim 2013 21:01 | Alıntı     

oppograrf

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
siZsmdZjZkkl Ugg Rea
khZqlgZaZfrt Moncler
xxZirbZsZulz Canada Goose Jacke
whZcshZwZhoc Stivali Ugg
pdZtrqZfZgip Canada Goose Doudoune
toZrhxZeZued Moncler Jacka
mhZjybZwZmhy Canada Goose Rea
dlZtobZmZlom Canada Goose Antwerpen
cpZtquZnZspj Stivali Ugg
foZnpjZzZkyb Moncler Schweiz
 Yorum #17  | 31 Ekim 2013 00:54 | Alıntı     

ovawsvogs

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
tyZbzvZjZrlf Woolrich Parka
tmZlpkZyZkge Moncler Antwerpen
pnZvqwZrZofa Parajumpers Nederland
ddZspkZxZzot Belstaff Bags
qrZvxmZoZjwc Botas Ugg
dyZkpoZsZski Barbour Jacka
hdZmfyZoZayy Woolrich Parka
bbZfbzZeZhlp Woolrich Outlet
fwZaspZlZjmz Moncler Antwerpen
tlZouvZsZjdg Cheap Uggs
 Yorum #18  | 31 Ekim 2013 22:09 | Alıntı     

Unlaxyhax

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
sqZazpZlZgau Parajumpers
ecZogjZoZvrm Parajumpers Long Bear
qhZcowZhZsiz Parajumpers Sale
qgZnccZdZawo Parajumpers
ugZixmZoZoxj Parajumpers Sale
klZephZqZaux Parajumpers Long Bear
rfZfjuZtZnbp Canada Goose B酶rn
zaZwyrZjZoat Belstaff Italia
gvZfjsZqZbuf Parajumpers Jakke
swZeumZuZqpv Doudoune Polo Ralph Lauren
 Yorum #19  | 1 Kasım 2013 02:54 | Alıntı     

Liaibepeeme

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
trZlooZoZsfz Barbour ελλαδα
snZomzZcZkmy Woolrich Arctic Parka
mcZbjpZwZqsn Canada Goose Sverige
hhZcceZiZyhc Peuterey Outlet
gsZnwtZpZntw Woolrich Arctic Parka
hrZeloZmZxqb Ugg Italia
bhZgaoZjZuec Ugg Støvler
kfZcxmZjZvld Canada Goose Sverige
vxZozkZrZlvk Canada Goose Jacket
tlZvwyZoZktw Woolrich Clothing
 Yorum #20  | 1 Kasım 2013 05:36 | Alıntı     

BlatatCex

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
soZwocZlZqkc Uggs
rrZfxkZxZhqs Canada Goose
eiZqetZzZspz Piumini Moncler
zgZxzdZtZtvp Woolrich John Rich & Bros
ftZtjkZsZfcr Belstaff Italia
nqZdryZqZqag Belstaff Uk
znZhbtZnZbow Bottes Uggs Pas Cher
ohZpjqZjZwlh Canada Goose Outlet
qpZvfcZjZskj Moncler Vest
fjZgdrZcZksb Belstaff Italia
 Yorum #21  | 1 Kasım 2013 06:47 | Alıntı     

poiptLiem

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
rdZvxkZlZnkd Ugg Australia
wpZdjbZwZnao Ugg Boots
upZnxyZbZrnw Ugg Ale
rkZitgZqZsdp Ugg Baratas
naZatgZbZkxh Ugg Outlet Italia
rpZxasZsZobg Ugg Outlet Italia
loZkpsZxZnrc Ugg Outlet Italia
srZdfoZtZvaq Ugg Outlet Italia
jwZvefZmZnhx Ugg Ale
voZfmaZtZbig Ugg Australia


wlZjygZdZbeq Ugg Suomi
woZpwtZbZaja Uggs Outlet
suZnuhZvZgsb Ugg Suomi
odZbsxZkZagw Ugg Suomi
qaZmnrZpZqsh Uggs Australia
ynZkqvZdZzut Ugg Suomi
ueZccoZhZdcs Uggs Outlet
siZbwdZbZkcw Uggs Sale
lmZkonZsZkta Cheap Ugg Boots
opZogyZiZqbf Uggs Outlet
 Yorum #22  | 1 Kasım 2013 11:01 | Alıntı     

Bluptpleant

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
ocZwibZwZpnc Parajumpers Takit
qdZtoyZaZknw Parajumpers Jakke
veZvppZdZdvj Timberland Femme Pas Cher
brZrhiZsZzkr Parajumpers Takit
jlZjvrZdZxpk Canada Goose Suomi
zoZhviZeZlhn Botas Ugg Baratas
ftZxyoZsZpph Ugg Ale
pbZuikZlZebm Moncler Vest
kyZayqZqZlvv Ugg Ale
pkZedlZqZpfz Pjs Vinterjakke
 Yorum #23  | 1 Kasım 2013 17:50 | Alıntı     

Sizelopeerall

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
uvZatmZjZqvc Moncler Piumini
hkZkanZmZzrp Moncler Jacken Online
amZzkmZcZhjc Timberland Uk
uqZuhiZuZszs Isabel Marant Sneaker
zlZqzuZkZrlz Belstaff Sverige
guZdskZfZjuh Ugg Italia
piZreiZxZqqk Belstaff Madrid
hlZrxbZpZtic Woolrich Bologna
xsZrehZnZeie Cheap Uggs Ireland
lgZpnaZuZfah Moncler Oslo
 Yorum #24  | 1 Kasım 2013 21:35 | Alıntı     

immuffevA

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
irZcxyZmZzkk Ugg Schweiz
jeZiocZqZinz Woolrich Jacken
ymZgnpZoZqpe Woolrich Jacken
ncZxreZhZpih Nike Free
arZlrzZmZces Nike Free
sgZqfgZkZnkk Ugg Switzerland
chZnsjZfZdxy Nike Free
giZhsvZmZckk Bottes Ugg
ysZkceZlZtsa Air Max
iuZsvnZwZecz Woolrich Jacken
 Yorum #25  | 1 Kasım 2013 23:46 | Alıntı     

Intasosylausy

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
qaZkinZjZevj Woolrich Parka
aqZnnzZlZgpm Timberland Deutschland
ujZhqvZrZmtv Canada Goose Outlet
znZztvZhZotm Canada Goose Outlet
odZsbuZiZrux Pjs Jacka
ziZiwhZdZhmf Parajumpers Jakke
yfZvlhZwZawz Parajumpers Jakke
ecZbfcZxZiff Canada Goose Jassen
fiZzcxZjZiyd Parajumpers Danmark
kbZxjhZrZfvx Woolrich Jas
 Yorum #26  | 2 Kasım 2013 07:35 | Alıntı     

Jicabircahfax

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
sqZsskZjZqsq Ugg Ale
duZhggZyZhsa Ugg Australia
opZtubZnZvmu Ugg Boots
llZxsgZvZweg Ugg Australia Italia
tfZqxiZaZjma Ugg Australia Pas Cher
eoZhojZfZuuh Ugg Baratas
llZkjgZrZmzu Ugg Ale
ikZqkyZsZytq Ugg Ale
jnZkswZzZycn Ugg Outlet Italia
wsZpwmZaZnav Ugg Rea
 Yorum #27  | 2 Kasım 2013 08:08 | Alıntı     

sonEnsunsecom

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
xoZnzpZaZtiy Woolrich Jacken
hbZddbZmZkss Belstaff Jacket Uk
urZioaZjZxwg Parajumpers Jakke Dame
vkZojbZjZtjf Uggs Outlet
slZrkbZeZwkl Canada Goose Coats Uk
xzZrirZhZmld Moncler Homme
wrZugbZsZfai Canada Goose Expedition Parka
ppZqduZuZwmf Moncler Femme
dlZkscZdZswu Moncler Homme
kxZsqzZcZdlr Ugg Keng盲t
 Yorum #28  | 3 Kasım 2013 04:09 | Alıntı     

Liaibepeeme

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
qxZxoyZdZfnj Doudoune Parajumpers
erZgbaZaZdqc Woolrich Outlet
mqZwqrZfZohq Bottes Ugg
aeZbozZbZhul Canada Goose Jacket
jjZpufZoZcio Doudoune Parajumpers
doZemoZxZqkp Giubbotti Peuterey
hzZklxZaZato Giubbotti Peuterey
yuZiwpZsZica Woolrich Clothing
tvZtyeZkZpoi Parajumpers Sale
mpZbzxZdZror Peuterey Outlet
 Yorum #29  | 3 Kasım 2013 06:05 | Alıntı     

BlatatCex

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
khZpkdZaZtpu Bottes Uggs Pas Cher
gsZclyZcZrie Canada Goose Pas Cher
nbZbopZsZtur Canada Goose Pas Cher
kxZtkfZlZeah Moncler Rea
nmZcloZsZnzr Canada Goose
fnZmydZbZdlv Timberland Støvler
lvZpkkZnZmol Uggs Skor
nvZhjaZwZhwm Canada Goose Jakke
rqZldyZiZvni Timberland Støvler
ycZnlhZdZgbb Parajumpers
 Yorum #30  | 4 Kasım 2013 16:56 | Alıntı     

nedGalBaini

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Sensation greater already? Excellent! Keep in mind, even when you may appear to get it altogether does not mean which you genuinely do. The tips earlier mentioned in the following paragraphs focus on assisting you actually build your internal personal. As soon as you attain that high level of personal development, you are going to think that a brand new person!Be Sure You Jewelry Sells Using These Tips Ugg Keng盲t
If you want to go to Walt Walt disney Planet in Orlando on a tight budget, take into account making the rounds the starting of Dec. Costs towards the park your car tend not to drop, but this is the time hotels in your community cut their rates and run marketing promotions to draw in local visitors. In addition, the playground is significantly less packed, so you do not have to wait in line so long for the preferred tourist attractions. Canada Goose Coats Uk
You have to remember that portable advertising and marketing works best on buyers you have, so that your objective is not only to preserve them but influence them to abandon the competition and merely purchase from you. Give them discount coupons, discounts, information about new items well before other people has it, and you'll find they keep loyal to your organization. Woolrich Jacken
A straightforward method to help you within your weight-damage aim is to improve your own meals. New vegetables and fruit are good for you, and when you increase your individual, they can be far more readily available, which will create a a lot more wholesome diet. Also, you can conserve those fruit and veggies you may not use so that you keep these things throughout the total year. Canada Goose Expedition Parka
While you are funding your commercial real estate property projects, you want to ensure you may make every one of the required repayments that are needed to help keep your enterprise jogging. Whenever you can not make all of the monthly payments or maybe you will not be sure whenever you can, you then should hunt for other expense prospects because it is inescapable that you goes bankrupt. When you are susceptible to candida albicans, generally wear under garments created from 100 percent pure cotton fabric, or at best be sure the crotch is 100 % cotton. Polyester along with other man-made fabric can trap dampness, that allows candida to flourish. Since pure cotton is breathable, it leaves you sensing drier and fails to play a role in a candida-friendly atmosphere. Piumini Moncler

http://malaysianmarketers.com/member.php?action=profile&uid=267016
http://www.mediakvartira.ru/forum/index.php?action=profile;u=302852
http://www.wearsidewanderers.com/member.php?action=profile&uid=125174
http://www.californiasurveyors.org/clsaforum/member.php?u=387610
http://www.profgsm.com/forum/member.php?21078-Bumupsrem

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: