Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Kışanak:Dokunulmazlıkların Kaldırılması Kriz Yaratacak  


3-12-2012, 14:04 Kategori: Siyaset  
Kışanak:Dokunulmazlıkların Kaldırılması Kriz Yaratacak

Kışanak:Dokunulmazlıkların Kaldırılması Kriz Yaratacak

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, BDP’li 9 milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için verilen fezleke hakkında“Bizim dokunulmazlıklarımızın kaldırılması Türkiye’ye bir şey kazandırmayacak. Tam tersine Türkiye’ye çok şey kaybettirebilir. Daha mahkûmiyete kalmadan büyük bir siyasi kriz yaratacak bu durum” dedi.

Açlık grevlerinin ardından Kürt sorununun konuşarak çözüleceğine inandıklarını belirten Kışanak, dokunulmazlıkların kaldırılmasının gündeme gelmesiyle ‘Hayır konuşmayalım. Temsilcilerini de cezaevine atalım’ deniyor” diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da gündemi sürekli gerdiğini söyleyen Kışanak, “Bu konuyu Başbakan açtı, konuyu kendisi kapatsın. Siyasi bir kriz mi yaratmak istiyorlar ya da siyasi krizi önlemek mi istiyorlar karar versinler” dedi.

Taraf gazetesinden Neşe Düzel’in “Büyük siyasi kriz geliyor” başlığıyla yayımlanan (3 Aralık 2012) Gültan Kışanak söyleşisi şöyle
:



‘Büyük siyasi kriz geliyor


Açlık grevlerinin Öcalan’ın isteğiyle sona erdirilmesinden sonra siyasette bir yumuşama belirmişti. Şimdi birdenbire Başbakan, BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmaya karar verdi. Ne oldu arada?

Ne olduğunu bilmiyoruz. Başbakan artık öngörülemez bir hâle geldi. Onun siyasetinin ne olduğunu, ne olacağını sadece biz değil AKP de kestiremiyor. En yakın çevresi bile Başbakan’ın bir saat sonra ne yapacağını, ne söyleyeceğini tahmin edemiyor. Bir başbakanın bu kadar öngörülemez olması ülke için büyük bir tehlike arz ediyor.


Başbakan neden siyaseti gerecek böyle bir karar aldı sizce?

Acaba Başbakan gerçekten bir karar aldı ve bu kararını kararlılıkla uygulayacak mı? Yoksa Başbakan tartışma yaratarak siyaseti bir süre bu konuyla gerecek ve sonra bu konudan vaz mı geçecek? Çünkü geçmişte bunu çok yaptı. Mesela idam tartışması... Bu kadar altı boş bir siyaseti Türkiye’nin gündeminde çok uzun süre tuttu ve siyaseti idam üzerinden iyice gerdi. Acaba gene aynı yolu mu izliyor?


Sizce hangisi
?

Bunu tam bilemiyoruz ama şunu biliyoruz. Elindeki bütün kozları baskı unsuru olarak kullanma ve topluma, Kürt siyasetine ve bize böyle bir şantaj yapma tarzı var Başbakan’ın. Muhtemelen gene böyle bir yöntemle, dokunulmazlıklar konusunu gündeme taşıdı.


İmralı’yla ya da Kandil’le bizim bilmediğimiz gizli görüşmelerin olması ve o görüşmelerde herhangi bir aksaklığın ortaya çıkması üzerine böyle bir karar alınmış olabilir mi? Dokunulmazlıkların kaldırılması kararı bir şantaj olarak kullanılıyor olabilir mi?

Görüşme var mı, bu görüşmeyi kimler yapıyor, görüşme hangi aşamada kesinlikle bizim bir bilgimiz yok. Dokunulmazlık konusu bu yüzden bir şantaj olarak ortaya konuyor mu, konmuyor mu bilmiyoruz. Ama toplamında, Başbakan’ın söylemi ve bu politika, Kürt siyasetine ve bize karşı bir şantaj kokuyor. Gerekirse cezaevi tehdidiyle bizi etkisizleştirmeyi, devre dışı bırakmayı, bizi politika yapamaz hâle getirmeyi içeriyor.


Başbakan, “yargıya talimat verdik” diyebiliyor. İktidarla yargının ilişkilerinin ne olduğu da bilinmiyor. Bu şartlarda Başbakan’ın sizi mahkemeye göndermesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Başbakan, sürecin başından beri hukuka aykırı bir yol izliyor. Mesela, “Gerekli talimatı verdik” dediğinde, ortada fezleke falan yoktu. Savcılık soruşturmasını yürütmüş ve bizimle ilgili bir fezleke ortaya koymamıştı. Ama Başbakan bu sözleriyle, “talimat verdim, savcılık fezleke hazırlayacak” demek istedi. Yasaların kendisine verdiği yetkilerin de ötesinde yetkilere sahip olduğunu varsayan bir başbakan var ortada. Öyle ki, dokunulmazlık tartışmasını açarken de, “Fezlekeleri parti olarak konuşacağız, tartışacağız ve gerekeni yapacağız” dedi. Bu da hukuka aykırı çünkü Meclis İç Tüzüğü’nde, “Dokunulmazlıkla ilgili konular parti kararı olarak tartışılamaz. Milletvekilleri bu konuda bireysel iradeleriyle karar verirler” diyor.


Bu sürecin sonunda bir mahkûmiyet kararı çıkabileceğini düşünüyor musunuz?

Süreç bu mantıkla yönetilirse en nihayetinde bunun sonu cezaevidir, mahkûmiyettir! Çünkü en nihayetinde bu dokunulmazlık meselesi hiç de bazılarının dediği gibi sadece yargı yolunu açan bir durum olmayacak. Birçok deneyden yola çıkarak biliyoruz ki, bu iş cezaevine kadar gidecek.


Dokunulmazlıklar ne kadar zamanda kaldırılır?

Meclis komisyonlarını çalıştırma konusunda çoğunluk AKP’de olduğu için buna AKP karar verecek. İsterse, bu işi bir buçuk ayda tamamlar.


Dokunulmazlıkları kalkan milletvekilleri hemen cezaevine mi girerler?

Tabii. Dokunulmazlık kalkarsa, kaçınılmaz sonuç budur. Fezleke bizimle ilgili “yardım, yataklık” diyor. Biliyorsunuz Terörle Mücadele Yasası’nda “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt üyesi olmak gibi” bir kıstas var.


Anlamadım...

Bu madde insanın gözünün içine baka baka, “evet sen örgüt üyesi değilsin ama ben sana gene de örgüt üyesi cezası vereceğim” diyor ve cezayı veriyor. Bu kadar hukuk dışı olan bir yasa var ortada yani. Örgüt üyesi olmanın cezası 15-18 yıl ise örgüt üyesi gibi olmamanın cezası da sekiz-dokuz yıl. Yardım yataklığın cezasının da bundan pek bir farkı yok. Yargı, konu önünde geldiğinde hangi maddeyi işletecek bunu da bilemiyorsunuz. Kısacası bu ülkede hukuk da öngörülemiyor.


BDP’li 10 milletvekili mahkûm olursa bunun siyasi sonuçları ne olacak?

Bizim dokunulmazlıklarımızın kaldırılması Türkiye’ye bir şey kazandırmayacak. Tam tersine Türkiye’ye çok şey kaybettirebilir. Daha mahkûmiyete kalmadan büyük bir siyasi kriz yaratacak bu durum. Bakın... Meclis’te şu anda dokunulmazlıklarla ilgili 850 dosya var. Bunların 650’si bize ait, geri kalan 200’ü de diğer partilerin milletvekillerine ait. Hepsi de daha önce gelmiş olmalarına rağmen, bu fezlekelerin içinden sadece bizimkini seçip özel bir tutum almak tam bir siyasi operasyondur.


Böyle bir mahkûmiyet hâlinde partiniz ne yapacak?

Bizim fezlekeleri Meclis Genel Kurulu’na sevk etme kararlılığında olurlarsa... BDP blok milletvekilleri bu siyasi operasyona sessiz kalmazlar. Bu siyasi operasyona karşı 35 milletvekili bir bütün olarak başka bir siyasi tutum alırlar. Zaten siyasi kriz de bu aşamada çıkar.


Meclis’ten çekilmek gibi radikal kararlar var mı gündeminizde?

Bizim iki parametremiz var. Bu iki parametre, bizim nasıl hareket edeceğimizi değerlendirmek için yeterli. Birincisi, bu bir siyasi operasyondur. İkincisi, bu siyasi operasyon hepimize yapılmış bir operasyondur. Bizim de cevabımız siyasi olacak ve toplu olacak! Türkiye’nin demokrat kamuoyu ve AKP’de kendisini demokrat olarak tanımlayan Kürt, Türk herkes bu iki parametre üzerinden bu konuyu tartışmalı.


Siz artık bu konuyu tartışmayacak mısınız?

Bu konuyu Başbakan açtı, konuyu kendisi kapatsın. Siyasi bir kriz mi yaratmak istiyorlar ya da siyasi krizi önlemek mi istiyorlar karar versinler. Biz o gün geldiğinde onurlu bir duruşu tercih edeceğiz. Biz BDP blok milletvekilleriyle grubumuzda bu konuyu konuştuk.


Neye karar verdiniz?

“Bu bir siyasi operasyondur cevabımız da siyasi olacak. Bu, tek tek arkadaşlarımıza yönelik değildir. Bu, siyasi geleneğin kendisine, hepimize yöneliktir. Ne yapacaksak birlikte yapacağız. Otuz beşimiz beraber hareket edeceğiz” dedik.


Bu konuyu artık AKP Grubu tartışsın diyorsunuz. Bu tartışmadan ne çıkmasını bekliyorsunuz
?

AKP’nin içinden itiraz eden bir damarın çıkması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sadece Başbakan’a bakarak siyaset yapmak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz. Yarın bu fezlekeler gündeme gelir ve milletvekillikler AKP grubunun oylarıyla düşürülürse, kimse halkın nezdinde ve tarih nezdinde, “Başbakan istedi onun için oldu” diyemeyecek. Herkesin bireysel sorumluluğu var. Herkesin hem halka hem tarihe karşı sorumlulukları var. Herkes kendi tutumunu ve siyasi duruşunu sorgulasın. AKP Grubu bu konuyu kendi içinde tartışsın. Bu, onları ilgilendiren bir sorun.


Güneydoğu’da Başbakan’ın bu kararı nasıl karşılandı?

Uzunca bir süredir Başbakan’ın bu tür çıkışları, Başbakan’ın siyaset yöntemi ve dili, AKP dışındaki Kürt kamuoyunda büyük bir öfke ve tepki uyandırıyor. AKP’ye yakın duranlarda ise Başbakan!ın dili ve siyaset yöntemi mahcubiyet yaratıyor. Ben şimdiye kadar Başbakan’ın bu tür çıkışlarının arkasında açıkça duran tek bir Kürt görmedim. Kimse çıkıp onu savunamıyor.


Peki, ne diyorlar?

“Başbakan böyle söylüyor ama aslında başka bir şey vardır” gibisinden gerekçeler bulmaya çalışıyorlar. Açlık grevindeyken bize destek ziyaretine gelenlerin içinde AKP’ye oy verdiğini bildiğimiz insanlar da vardı. Onlar da “biz insani ve vicdani olarak çok zorlanıyoruz” diyorlardı. Anlayacağınız AKP’nin içinde de böyle bir noktaya geldi iş.


Peki, Kürtlerde, “bizi siyasetten tasfiye ediyorlar” türünden bir endişe var mı?

Çok ilginçtir... Bu endişe geçen genel seçimlerde AKP zemininde siyaset yapmak isteyenlerde de başladı. “Bizi aslında tasfiye ediyorlar” duygusu onlarda da çok güçlendi. Kürt kimliğine değer veren kesimlerin AKP içinde devre dışı bırakılmaya çalışıldığını hissettiler ve bunu konuştular. Onların bu algısı, daha sonra Başbakan’ın her uygulamasında ve söyleminde daha da pekişti. Başbakan’ın söyleminin ve politikasının milliyetçi ve ayırımcı bir politika olduğu değerlendirmesi artık giderek yaygınlaşıyor. Başbakan’ın ayırımcılık yaptığı düşünülüyor.


İktidar partisiyle aranızda şu sıralarda görüşmeler oluyor mu?

Hayır. Açlık grevi sırasında da görüşmelerin tamamı bizim talebimiz ve hatta ısrarlarımız sonucunda gerçekleşmişti. Başbakan dokunulmazlık konusunu iki, üç ay önce ilk ortaya attığında biz birçok AKP’li yetkiliyle bu konuyu konuştuk. Türkiye’de siyaseti germenin kimseye faydası olmadığını anlatmaya çalıştık, bütün uyarılarımızı yaptık. BDP olarak söyleyeceğimiz bir şey kalmadı. Bizim yeni bir görüşme talep etmeye ihtiyacımız yok. Ama hükümet görüşmek isterse tabii ki görüşürüz.


Siyasi iktidar sizden herhangi bir talepte bulundu mu?

Hayır bulunmadı. Bu konuyu konuşalım diye onlardan gelen bir yaklaşım yok şu anda.


BDP’lilerin dokunulmazlığının kaldırılmasının genel olarak Türkiye’de siyaseti nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?

Açlık grevleri sürecinde bir çözüm umudu doğdu. Çünkü çok büyük bir kesim açlık grevi yapanların taleplerini sahiplendi. Taleplerin özeti de şuydu: “Kürt sorununu konuşarak çözelim. Özgürlükleri genişletelim.” Fezlekelerle ise şimdi bunun tam tersi bir yola girildi.


Hangi yola girildi?

“Hayır konuşmayalım. Temsilcilerini de cezaevine atalım” deniyor. Bu nasıl bir siyasi akıldır, bu neye hizmet eder, anlamak mümkün değil. Kürt siyasetini etkisizleştirmek ve çalışamaz hâle getirmek için zaten uzunca süredir pek çok adım atıldı. Şu anda on bin insan cezaevinde. Mesela belediye başkanı cezaevinde... Yerine vekâleten seçilen de cezaevinde... Silahı tasfiye edeceğim derken siyaseti tasfiye eden bir süreç işletiliyor. Üç yıldır feveran ediyoruz biz. Siyaseti tasfiye ederek silahı tasfiye etmek mümkün değil.


Siyaset tasfiye edilebilir mi peki?

Bu yolla ne siyaset ne de silah tasfiye edilebilir. Tek tek bireyleri, bizi tasfiye edersin ama yerine daha radikal bir siyaset gelişir. Bu tasfiye hamleleri, çatışmaları derinleştirmenin ve siyaseti radikalleştirmenin işine yarar. Üstelik, kişileri tasfiye etsen de ortada güçlü bir Kürt siyasal potansiyeli var. İşte bunu tasfiye etme şansın yok. KCK operasyonları bunu gösterdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir şeydir. Bir siyasi hareketin on bin çalışanını, kadrosunu alıp cezaevine koyuyorsun ama bu hareket gene de siyasal bir varlık gösteriyor. Demek ki burada bir toplumsal hareketle karşı karşıyayız. İşte bu toplumsal hareketi tasfiye etmek mümkün değil!


Başbakan, BDP’nin aslında tabanının olmadığını, silah tehdidiyle bölgede oy aldığını ileri sürüyor.

BDP tehditle oy alıyor demek saçma sapan bir şeydir. 2011 genel seçimlerinde sandıkların başında özel harekât timlerini bekleten, BDP’ye oy verme potansiyeli olan köylerin sandıklarını götürüp korucu köylerine, Jandarma’ya yakın yerlere koyan devletin kendisi. İnsanları baskı altında tuttular. AKP’ye oy verilsin diye Siirt kent merkezinde bile bütün sandıkların başında özel harekât timleri durdu. Ama ilginçtir. Korucu köylerinin bir kısmı bütün bu baskılara rağmen BDP’ye oy verdi. Korucuların büyük kısmı AKP’ye oy verdi ama...


BDP koruculardan oy mu alıyor?

Çok oy aldık. Mesela geçmişte sıfır oy aldığımız, ilçe teşkilatı bile açamadığımız, tamamının koruculaştığı Siirt’in Şirvan ilçesinde son seçimde bin 800 oy aldık.


Ahmet Türk yıllar önce kendisiyle yaptığım bir röportajda, “Bizim PKK ile tabanımız aynı” diye açıklamıştı. Hâlâ aynı mı
?

Bire bir aynı değil. BDP’ye oy verenlerin tamamı PKK’ye de sempati duyuyor diye bir varsayımda bulunamayız. Dediğim gibi bize oy veren korucular da var. Ancak şu da bir realite, PKK küçük, lokal bir örgüt değil. Genelkurmay’ın açıkladığı rakamlara göre, 1984’ten bu yana 40 bin militan yaşamını yitirmiş. Bu çok büyük bir rakam! Üstelik...


Evet...

Bunların annesi, babası, teyzesi, halası, kardeşleri var. Şimdi arkada kalan bu insanların, onlara devletin gözüyle bakıp “bunlar teröristti, ölümü hak ettiler” diyeceğini düşünmek mümkün mü? Devlet dedi diye kim kendi çocuğuna terörist der? Demediler. Bu insanlar şimdi BDP’ye oy veriyorlar. O anlamda bir çakışma var tabanda. Zaten o nedenle diyoruz. PKK sadece dar, küçük silahlı bir örgüt olarak tanımlanamaz.


Sizce PKK nasıl tanımlanır?

PKK aynı zamanda siyasal ve sosyal zemini olan bir örgüt. Aksi takdirde bitirilebilirdi. Genelkurmay Başkanı da “beş kere bitirdik, dağlar gene doldu” diyor. Bir grup silahlı militandan ibaret bir örgüt olsaydı, şimdiye kadar PKK on kere, yüz kere bitmişti. Bitmiyor. Sosyal zeminden, halk zemininden sürekli yeni militanlar katılıyor. Bu büyük savaşa ve bu kadar büyük ölümlere rağmen bu örgüt varlığını sürdürüyor. O nedenle PKK’ye, “dar bir terör örgütü bu. Vururuz, öldürürüz, bitiririz, marjinalize ederiz” diye yaklaşılamaz.


Öcalan’ın dokunulmazlıkların kalkması konusunda nasıl bir tepki göstereceğini düşünüyorsunuz?

Yorumlanması çok zor bir konu bu.


Niye zor?

Türkiye’de siyaset hiç yaratıcı değil. Aynı şey defalarca tekrar ediyor bu ülkede. Geçmişte de Kürt milletvekillerinin topluca dokunulmazlıkları kaldırıldı.
Bugünkü atmosfer daha öncekilere hiç benzemiyor. Şu anda dokunulmazlıkları kaldırma hamlesi çok büyük bir hamle olur. Geçmişteki gibi olmaz. Çünkü artık ne Türkiye 1994’ün Türkiye’si, ne de Kürtler 1994’ün Kürd’ü. Ayrıca ne bölgesel gelişmeler ne Türkiye’nin iç dinamikleri ne de Kürtlerin siyasallaşma boyutu 1994’teki gibi. Hiçbir şey 1994’ü bu ülkede yeniden tekerrür ettirmez. Birileri böyle bir yanılgı içindeyse bu çok büyük bir yanılgı olur. Meclis’ten aldık, götürdük, cezaevine koyduk ve böyle bir süreç yürüdü gitti... Olmaz artık.


Ne olur?

Bugünkünün sonuçları çok çok daha ağır olur. Bugünkü yanlış çok daha büyük bir yanlış olur. Bir siyasi kriz olur. Oysa gerçek şudur. Kürt sorunu ancak diyalog ve müzakere yoluyla çözülebilir. Bu yolu kapatmak, çözümsüzlüğü dayatmak demektir.


Bu yol, Oslo müzakereleriyle açılmıştı. PKK’nın Silvan saldırısıyla bu yol kapandı.

Başbakan bunun böyle olmadığını kendisi açıkladı. “Görüşmeleri biz kestik. Silvan sonra oldu” dedi ve Silvan’la ilgili tartışmaya noktayı koydu. Bakın... Devletin KCK’li diye tutuklayıp cezaevine koyduğu on bin insan eğer müzakere başlasın diyorsa ve bunun için daha yeni açlık grevine gitmişse, sorarım size, bu devlet daha neyi bekliyor? Devlet müzakere için adım atarsa, bu talebin karşısına kim çıkabilir?


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 3)
  |   Okuma: 1385   |   Yorum: (11)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 3 Aralık 2012 16:41 | Alıntı     

Delil Bircan

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Iki vakaa ile karsikarsiya oldugumuzu dusunuyorum. l-Kendikendisine sevdali,vicdani dumura ugramis,mal edinme hirsi herseyin onune gecmis bir kisilikle karsi karsiyayiz. ll-Egemen devletlerin ortadoguda cikarlarini pekistirmek icin turkiyeyi bolmekle gorevlendirilmis arkasinda buyuk bir destek olan satilmis kisilik.Her iki durumda da turkiye halklari zor durumda demektir.Sadamin,Talibaninin,Husni mubarek ve gibilerinin de arkasinda ayni gucler vardi.Isleri bitince dustukleri durum herkesce biliniyor.Temenimiz bu arizali kisiliklerden enaz zararla, en kisa zamanda kurtulmamizdir.
 Yorum #2  | 3 Aralık 2012 20:15 | Alıntı     

daraheni

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
olacagi buydu zaten kürtlerden oy aldiniz ama kürtleri temsil edemediniz avrrupada amerikada her yerde muhatap olmadiklarinizi anlatiniz muhatabin öcalan ve kandil oldunugunu ida etiniz yani halki temsil degil pkk ye maskotluk yaptiniz miting den mitinge pkk propagandasini yapmaya kostunuz kendiniz yasal bir parti oldugunuz halde kürt siyasetcilerini genclerini kck ye baglayip yakalanmasina sebeb oldunuz ve kck propagandasini iyice yaptiniz kck yakalnmalri inda hükümet kadar sizde sorumlusunuz siyaset akademileri sehir konseylerini kurdunuz siyaset akademilerini kurdunuz ve hepsinin görevide öcalan propagendasi yapmakti baska bir islev görmedi bunlar simdide tezkere propagandasiyla bahara olasirsiniz demokratik özerkligide artik onutunuz sizde silivriye gidin orada dogu perincek le veli kücükle bol bol sarki söylersniniz
 Yorum #3  | 3 Aralık 2012 21:51 | Alıntı     

erdal batman

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
darahene denen isbirlikci ve ihanet cetesi sana bir soru sorayım pkk ve bdp sana namus seref diye bir sey bırakmamıs mi veya sende kuyruk acısımı varki saldırıyorsun. boyle yoruma boyle soru
 Yorum #4  | 3 Aralık 2012 22:44 | Alıntı     

rojame

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 375, Kayıtlı: 18.04.2011
   ICQ: --,
erdal batman,

Sorduğun soru meşru müdaffaci sorulardan biridir,Fakad ,,önemsizlere" sormuşsun!Bu önemsizler,Kürd Milledini sömüren,sömürgeci hukuksuz haq yiyen zorbaci we talancıların kapılarında bir kemik uğruna bin takla atan Qudurganlardir.Biliyoruz onlardan hemde şimdilik çokça wardir.Onun için bu taklacılara,

Önemsizler,diyorum.Bunlar DUH siliwrideki kemo çocuklarının kapı kemikçileriydi,iro taytayibin kapı kemikçileri olu wermişler.Meşru mudafacı o haqi soruyu,Kemik werenlere sorsaydın daha anlamlı olmazmıydı ..!?Tabiadın bir kuralı olsa gerek kimileri canlarının pahasına HAQ MÜCADELESİNİ WERİR,haq arar..Bazı ısırgan canlılar ise kemik için canatar kemik arar..
 Yorum #5  | 4 Aralık 2012 18:04 | Alıntı     

Dareheni

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Edit.: Usluptan dolayi silindi.
 Yorum #6  | 5 Aralık 2012 00:36 | Alıntı     

rojame

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 375, Kayıtlı: 18.04.2011
   ICQ: --,
Daraheni,

Sana bişey söylemek istiyorum !Her gerçek bir doğrudur,faqad her doğru gerçek degildir.Sen we sizler diyebilirimki,sizlerden çokça wardir,yazar çizer düşünen we yorumcu-lar. Sanal alemde doluca war bunu geçeyim.Yani sadece doğruları kendileri için gerçek zan eden cahili gafillerle dolu bir coğrafyada yaşadığımız için,Kürdlerin Fitri haqları gasp edilmiştir..

Ortada bir Kürd Dawasi war. Fidri Haqları coğrafyasi sömürülmüş bir qawmin cocuklarıyız,Bu bir gerçektir..Yorumlarınız mısırdaki muaallaq taşı gibi hawada herdaim durduğu için (belirdeyimki, bu taşı sadece duymuşum,resminede bakmışım,şifaii şahidliğim yok).Bu misali neden werdiğimi düşünebiliyormusun ?

Çünkü;Yorumlarınızdan:Sömürülen yada sömüren olduğunuz belli olmadığı için !!! Siz-lere karşı werdigimiz cewaplarda aslına uygundur diye düşünüyorum..Çünkü kürd milledinin ,sömürenlere wereceği cewap farqlı,sömürülenlere wereceği cewap çok farlı olur.Buda bir gerçektir..Sömürücülerin yandaşları (kemikçileri) yandaşlık yaptıklarınının ihtimalini de dewreden çıkararak,sana söylemek istediğimi şimdi söyleyecem,

Seni, iro sömüren degil ,yani sömürülen ( KÜRD) olarak ele alarak yorumuna cewap werirsem ,senin bütün idük midokların ned ortaya çıkacaktır..Mademki sen sömürülmüş bir kürdsün demi,,'Doğru söyle' sen hangi siyasi partiye kendini yakın görüyorsun ?(Kürdistanın diger üç parçasındada siyasi partilerinin gölgesine sığınarak cewap werme haqına sahipsin)Her insanoğlu görecektirki,her yaptığın yorum hiç bir kürd siyasi partisine denk düşmediğini görecektir..Buda ne demektir ?Sömürgenlerimizin siyasi partilerini desteklediğin ned görülecektir.Aslında bu yorumumla seni/gibileri sana anlatiyorum.Derdeme kurda gelek gırane lo nebira.! Şimdi sen/sizlerin yarasalar gibi sığınabileceği QARANLIĞIDA..'RO'JAME olarak aydınlatıyımki ,"BALÇIMOK" gibi aydınlıkta IQ WIQ diyerek çırpının..İnsanlıq nezlinde..Şunumu diyeceksiniz ? Bız Bız hiç bir siyasi partiyi kendimize yakın görmüyoruzmu diyeceksin/iz hee ?

Ulan:Her konuya yaptığınız yorumlarınızın tamamı 'SİYASİ HİLELERLE DOLUDUR' .. bee !Bireyler kendi başına bir hiçtir,Birey toplumuyla wardir we yekparedir..!
 Yorum #7  | 5 Aralık 2012 01:21 | Alıntı     

A.Dara

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Sayin Dareheni 'olacagi buydu zaten! ' diyerek bu AKP li Kemalistleri; bu irkci ve asimilasyoncu
Fethullahci ceteleri HAKLI cikarmiyormusunuz? Elbette BDP nin eksiklikleri oldu; ancak bu eksiklikleri bilincli bir $ekilde yapmadilar..Denebilir ki BDP nin yaptigi yanli$larin temelinde de; BDP ye PKK den veya öcalan tarafindan gelen müdahalelerin payi vardir..Ancak bu bir Kürt gercekligidir..Enazindan icinde ya$adigimiz tarih dilimindeki gercekligimizdir..Binlerce ve hatta
birkac miljona yakin bir Kúrt kitlesi Öcalan 'in özgürlúgü Kürtlerin yada Kürdistan 'in özgürlügüdür
diye dü$ünüyor..Ancak kimsede BU NASIL OLACAK sorusuna cevap veremiyor, vermiyor.Öcalan
kesin olarak özgür olmalidir..Bu ayri bir$eydir; Öcalanin özgürlügü e$ittir Kürdün ve Kürdistan'in
özgürlügüne, buda tamamen ayri bir $eydir..Biri mantikli siyasi bir taleptir; digeri bir tarikat
üyesinin hüsnü niyetidir!Fark budur..Ancak Kürdistanda bu kadar irkci-fa$ist türk tarikati varken;
PKK veya Öcalan 'inda bir tarikati olsa cok mu olur? Olsun ! Kúrtlerinde tarikati olsun, ne yapalim..
Yine BDP li vekillerin aldigi MAA$lara kafayi takmi$sin! Yok maa$larini TC den aliyorlarmi$; yok
devletten aliyorlarmi$! O maa$lar ne devletin ve nede TC nindir! Halktan toplanan ve en ba$tada Kürt halkindan toplanan vergilerdir..Kúrdistandan cikarilan petrol ve madenlerin
parasidir..TC nin yada devletin parasi degildir? Bir MHP li fa$ist milletvekili nasil maa$ aliyorsa;
Kúrt milletvekilleride ayni hakka yüz misli sahiptirler..AKP li hirsizlar kendi ceplerinden mi bu
maa$lari veriyorlar? Bilakis onlar ALDIKLARI MAA$LARIN YANIN DA BIRDE HALKIN PARASINI
CALIYORLAR; TARIKATLARA, E$E DOSTA DAGITIYORLAR..Peki bu AKP lilere gelen fezlekelerdemi hic dikkatini cekmedi..Hepsi hirsizlik, cepcilik üzerine..BDP lilerin tek bir hirsizlik
fezlekesi yok; bu bir BÜYÜK $EREF degil midir?.Vampir Recep; BDP li vekiller gerillalar la kucakla$tilar bahanesini kullaniyorlar..Niye kendileri ikide bir talanci ve barbar askerlerini ziyaret etmiyorlarmi? Kucakla$ip el siki$miyorlar mi? Gözümüzün önünde defalarca katil ordularina, askerlerine sahip cikmiyorlar mi? O askerler ki 4.000 e yakin köy ve mezrayi zorla
bo4altmi$lar; insanlari metropollerde cadirlarda ya$amaya ( ölüme ) itmi$ler..O askerlerki
ormanlarimizi, bugday tarlalarini ate$e vermi$ler, Kúrdistanin tabiatini harap etmi$ler..Ama
buna ragmen AKP, MHP ve CHP li fa4istler her firsatta bu katliamci askerlerini kucakliyacaklar..
Barbar askerlerine sahip cikacaklar.. Ancak BDP liler kazara bir kez gerilla ile kucakla$inca; bu alcaklar AZGIN BIR K"PEK SÜRÜSÜ GIBI BDP LILERIN ÜSTÜNE CULLANACAKLAR; MILLETVEKILLIKLERINI DÜ$ÜRECEKLER..Bu adalet midir? Bu hakmidir? Sayin dareheni, insafli
olunuz!Hepinize selam ve saygilar..
 Yorum #8  | 22 Temmuz 2014 11:02 | Alıntı     

myamy

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Game enthusiasts as well as techies possess anxiously waited along with bated air with regard to breakthroughs as well as gucci outlet within video gaming. With regard to environment the actual beat rushing and also the thoughts considering 1 should be questioned. It really is turn out to be feasible through desktops combined with the fantastic world associated with video gaming. Similar to activities as well as competitions may have carried out within yester many years nowadays it's technologies that gives in order to quench the actual hunger with regard to experience. 'microsoft' has generated challenging by way of the actual Xbox 360 360-- the experienced, extremely effective, media system that provides for you the actual GenX video gaming globe. Certainly, the actual marketplaces becoming aggressive existing a lot of options. If you want to end up being persuaded listed here are a few logic behind why you have to obtain the Xbox360. 1. You will find video games in abundance for that we become parched. Kameo portions of gucci replica bags, Task Gotam 3, Ideal darkish Absolutely no, and more. Just about all distinctive, along with excellent results as well as video gaming sorcery. two. The actual Xbox360 offers cellular controllers along with web on the web connectivity. The actual high quality load up provides excellent pleasures providing independence to maneuver along with a outstanding collection of more than thirty ft. Ergonomically created the actual controller offers by pass cables, tangles as well as boomerangs. 3. Getting a good make an effort to make sure you actually probably the most fastidious taste, the actual Xbox360 comes with an incredible quantity of video games. The actual Xbox 360 console requires the actual video gaming globe ahead and will be offering choices such as data, on the internet performs, films, along with a contact switch industry with regard to video games.

 Yorum #9  | 17 Nisan 2015 08:07 | Alıntı     

Hectordins

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
viagra official website canadian pharmacy no prescription does viagra worklevitra potency brand levitra online levitra maximum dosagecialis free shipping prix du cialis 5 mg buy cheap cialis genericfinasteride and cataract surgery prostate propecia 1 mg generic finasteride 5mgcialis women in commercials cialis 5mg cialis and beta blockers
 Yorum #10  | 22 Nisan 2015 10:04 | Alıntı     

Geogaddelp

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
cheap levitra Levitra generic levitra online canadacialis vs viagra levitra cialis tadalafil generique cialis flushing side effectslevitra 20 mg 30 tablet levitra discount levitra after expiry datebuy cialis online new zealand Tadalafil buy generic cialischeap authentic viagra la viagra en espana viagra not working anymore
 Yorum #11  | 5 May 2015 14:04 | Alıntı     

Jeryfatoemo

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
levitra first time use generic levitra paypal levitra pricingwill generic viagra available viagra profesional viagra lawyersbuy tadalafil online cialis 20 mg price cialis eye pressurecialis softabs cialis 20mg no prescription cialis online with prescriptioncialis safety discount cialis cialis website

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: