Warning: mysqli_real_escape_string() expects exactly 2 parameters, 1 given in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/mysqli.class.php on line 162 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'langdate('\1', '1333687537')', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/modules/show.full.php on line 245 DataLife Engine > Версия для печати > Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil
DataLife Engine > Sanat-kültür, Hejarê Şamil > Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil

Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil


6-04-2012, 06:45. Разместил: Hejarê Şamil
Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil


Kürd halkının simge ismi, sesi, sözü ve karizmatik şarkı söyleyişiyle her Kürd yurtseverinin yurtseverliğine mutlaka ve mutlaka bir şeyler katmış Şıvan Perwer Orta Asya’da üç Newroz konseri verdi. 29 Mart’ta Kazakistan’ın kültür kenti Almata’da, 01 Nisan’da Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, 03 Nisan’da iste Kazakistan’ın yoğun Kürd nüfusunun yaşadığı Taras (Cambul) kentindeydi. Şivan, 20 yıl önceki Şivan’dı! Ve 20 yıl sonraki! Kitleleri ayaklandırdı! Bu, işin resmi aktarım biçimi.

Bişkek konserinin iki organizatöründen biriydim. Şivan Perwer’i 25 Aralık 2008’de çok sert bir dille (“Şivan Perwer’e), 10 Nisan 2011’de daha makul bir üslupla (“BDP Şivan’ı Amed’e Davet Etmeli”) eleştirmiş birisi olarak organizasyonu üstlenirken biraz tedirgindim. “Acaba serzenişte bulunur mu?” diye. Bir de 1999 hikâyemiz vardı sevgili Şivan Perwer’le. 1999’da Rusya’da 4 büyük konser örgütlemiştik, binlerce bilet dağıtmış, afiş bastırmıştık ama Şivan Perwer siyasi nedenlerden dolayı konsere gelmemişti… “Uzun bir hikaye”…

Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil

31 Mart 2012 günü Şivan Perwer’i ilk kez gördüm. Ellerlimiz birbirine dokunduğu an aklimden “meğerse sade bir insan” fikri geçti. İlk konuşmayı kendisi başlattı ve hemen 1999 olayından girdi. Üzgün olduğunu söyledi. Unutmamış! Ben de kendi kendime “Bunu yapmaya da bilirdi, zaten saygıda kusur etmeyiz, demek ki, manen ihtiyaç duydu, demek ki, büyük düşünüyor” diye düşündüm.

Neyse, işin özüne gelelim. Bişkek konseri harikaydı. 650 kişilik salonda 900’e yakın insan vardı. 200’den fazla kişiyi de içeri alamadık. Zaten salonun yarısı sürekli ayakta. “Kîne em”in ilk kelimesi seslenen gibi salon ayaklanıyor. “Halepçe”deki “Heyfa Kurdistanê” sözleri salonu esas duruşa geçiriyor! Böyle bir konserdi.

Salondaki insanlar Kurdistan ismini eskiden de biliyorlardı ama mücadeleci Kurdistan’ı on yıllar öncesinden Şivan onlara sesiyle, sözüyle tanıtmıştı. Şivan’ın sesi Kurdistan’ın sesi olmuştu onlar için. Şimdi o ses çok yakınlarındaydı, bir adımın ötesinde.
Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil

Son yüz yılda 4 kez sürgün yemiş Kırgızistan Kürdleri için efsanevi bir gün oldu 1 Nisan. Bu efsaneyi Şivan Perwer onlara yaşattı!

Konsere katılanların ağırlıklı bir kesimi konser sonrası Şivan’ın elini öpmek, kendisi ile fotoğraf çektirmek için Şivan’ı sakladığımız bağlı kapıları kırıyorlardı! 10-15 kişilik güvenlik ekibi çaresizdi, görevlerini yerine getiremiyorlardı. Şivan’la fotoğraf çektirmek için kapıları kırmaya çalışan insanları “siyasi bilinçsizlikle” suçlayarak işi geçiştiremezsiniz. Bu bir Kürd gerçeğiydi, Kırgızistan Kürdünün ve hatta Almata (Kazakistan), Cambul (Kazakistan) Kürdünün gerçeğiydi.

Sonradan düşündüm; kim Orta Asya’ya gelseydi böyle karşılanırdı? Aklime 4 isim geliyor sadece; Abdullah Öcalan, Mesud Barzanî, Celal Talabani ve de Şivan Perwer. Aklime 5. isim de geliyor; Leyla Zana! Dahası olmaz. Tanınma ve tanıtılma düzeyi ile ilgili bir meseledir elbette. Ancak gerçek böyledir. Bir Kuzey Kurdistanlı bakış açısıyla Kafkasya kökenli Kürdün bakış açısına hükmedemezsiniz.
Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil

BUNDAN SONRASI ŞİVAN PERWER’E AÇIK MEKTUP OLSUN

Kendisi ile ayaküstü kelimeler paylaştık, geniş konuşma fırsatımız olmadı.

Kendisine hep “Siz” diye müracaat ettim. Ancak burada “Sen” diyeceğim. Samimi bir üsluba ihtiyacım var.

Sevgili Şivan!

Senin hakkında bazıları diyor ya; sesi, müziği güzel, şarkı söyleyişi de mükemmel, ancak kişiliği! Bunu diyorlar, biliyorsun!

Senin kişiliğinde eksik olan ne var acaba? Bunu mutlaka düşünmüşsündür, Kekom. Konumun gereği biraz “gurre” olabilirsin. Sayın Talabani mi “gurre” değildir? Hak edenlere gurrelik yakışmıyor mu?

Bir de seni “gurre” görmedim. Kendi çantanı taşımak için görevlendirdiğimiz gençlerle karşı adeta mücadele ediyordun. Bu taktire layıktı.

Seninle fotoğraf çektirmek için baskın yapan yüzlerce insanın sana ulaşma görüntüsü etkileyiciydi ama benim için senin kendi çantanı taşıma istemin daha etkileyici oldu.

Biliyor musun, Kekom, biz bu halkın köylü çocuklarıyız. Sen de, ben de, bu satırları okuyan binler de aynıyız. Derdimiz, serimiz, üzüntümüz, sevincimiz aynı. Derdimizi ifade biçimimiz farklı sadece! Şerrin adamı Bülent Arınç’la anlamsız ve faydasız bir görüşme yapan Şivan’ımızın ayağına değen taşın başıma değmesini istemez miyim? Kekom, Bülent Arınç’la yaptığın görüşmeyi savunmayacaksın. Bülent Arınç kim ki? Onun minneti olsun! Onun senin tırnağın kadar kıymeti yoktur bizim nezdimizde. O gelip gider bir tirko siyasetçisi. Sen ebedisin. Bütün yaptıkların ve yapacaklarını silelim, sadece “EZ KÎNEM’le ebedisin.

O kadar ebedisin yani.

Aman! kirli mi kirli, pratik siyasetle işin olmasın. Aman! Sen ebedi Kurdistan siyasetinin adamısın.

Bugün PKK seni sevmeyebilir, sen de PKK’yi sevmeyebilirsin. PKK istese de sana zarar veremez, sen istesen de PKK’ye zarar veremezsin. Bu harika bir denklemdir. Bu denklemi halkımızın çıkarları namına değerlendirmesi gereken kimdir (kimlerdir) acaba?

Bana sorarsınız, Şivan-PKK ilişkisinde sınıfta kalan PKK’dir. Sen bir kişisin, PKK bir kurumdur, sistemdir. Sen bir sisteme karşı büyüklük göstermeyebilirsin, sistem sana karşı büyük davranmak zorundadır. Kurum ve sistem her zaman suçlu ve sorumludur.

Senin yaratıcılığın bir siyaset sanatıdır. Ne var ki, sanatın kadar siyaset yapma şansın yoktur. Bir ironi mi, olsun!

Biliyor musun, Kekom, Kazakistan’ın Cambul kentinden Kurday kasabası üzeri Almata’ya giderken görüştüğümüzde gömleğin kirli ve lekeliydi, gözlerin yorgundu, bedenin yıpranmıştı. Üç–beş saat sonra uçağa binip başka bir ülkede Kürdlerimiz için konser verecektin. Ben o Şivan’ı sevdim.

“Kar û xebat û lebat!” Bizim kaderimiz bu. Ne hoş bir kader!

Bir de çevrendeki insanlara dikkat, Kekom. Bir söz var ya; arkadaşını göster sana kim olduğunu söyleyeyim.

Sen baştan sona sevgiyle yoğruldun. Senin en temel silahın sevgidir, hoşgörüdür.

Kurdistan haykırışı sevgi, hoşgörü demektir zaten.

Seni insan olarak sevdim, Şivan.

Ancak! Yeni bir Bülent Arınç olayı olursa, karşında ilk beni bulursun. Bülent Arınc’ın Sana ihtiyacı var, Senin onların toplamına ve komuna ihtiyacın yoktur.

Biz KURDİSTAN’ı senden öğrendik ve öğrendiğimize sadık olmaya yemin ettik.
Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil
Bir de Kırgızistan Kürdlerine söz verelim:

Şeyh Ramazan Seyidov (Kırgızistan Kürleri Birliği’nin Başkanı): “Ben bir din adamıyım. Bir çocuk doğarken, dini yasalara göre çocuğun başının üstünde dini kelamlar okumak gerekir. Sevgili oğlum dünyaya gelirken ona ilk olarak Şivan’ı dinlettim! Doğru da yaptım”

İş adamı Cemalê Eliyê Biro: Hepimizin Kurdistan’ı ziyaret etme imkanımız yok. 1 Nisan’da Kurdistan tüm muhteşemliği ile yanımıza gelmişti. Nisan’ın birinde Şivan Perwer Kurdistan’ı başımızın üstüne kadar getirdi, biz de Kurdistan’ın ayaklarına kapıldık, Kurdistan’a sarıldık. 1 Nisan öyle bir gündü.

Hejarê Şamil
hejare_shamil@hotmail.com

Şivan Perwer Orta Asya’daydı – Hejarê Şamil

Вернуться назад