Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Toprağı Biz Anlıyoruz, Toprak Bizi Anlıyor  


30-04-2011, 06:52 Kategori: Sanat-kültür  
Toprağı Biz Anlıyoruz, Toprak Bizi Anlıyor- Ezgi Demiral-Evrensel

Herkes her şeyi biliyor.
Ben de biliyorum.
Bilen bilmeyene dürüstçe anlatsın.
Bak ben bir yeni tohum diktim
Ona su veriyorum ona dikkat ediyorum..”

Bu sözleri “Türkiye” için yazmış ve Egemen Bağış’a göndermiş, Arto Tunçboyacıyan. “Bak bir varmış bir yokmuş diye konuşmuyorum” diyor ve yalanlardan kurtulmak gerektiğini söylüyor artık... yalanlar ve bencillikler yüzünden, zorlanmış bir “Türklük” ideolojisinin çektirdiği acılardan konuşuyoruz Tunçboyacıyan’la.

Arto Tunçboyacıyan, Anadolu’lu, Ermeni, müzisyen… Kardeş Türküler ile birlikte çıkardıkları “Çocuk (H)aklı” albümünün tanıtım konserlerinin Ankara ayağında 24 Nisan’ın yıldönümünde sohbet ettik onunla. “Türk tarihine baktığında ne kadar kan döküldüğü ile övünülüyor. ‘Bir Türk dünyaya bedel’ deniyor. Sistemin, tarihin, bir çocuğa sunduğu bu… Çocuğa bu öğretiliyor. Yani ne bekliyorsun ki, bir sistem bile bile kendi ırkına en kötü malzemeyi sunuyor” diyor Tunçboyacıyan, “Bence Türkler, Türklere en büyük soykırımı yapanlar.”

“Ama bir de sesin tarihi var. Bir noktadan sonra o sesin tarihinin gerçekliğini kokluyorsun yani. Sadece anlamak değil kokluyorsun.”

Konser sırasında Kars’ta yıkılan ve Başbakan’ın ucube olarak nitelendirdiği heykele bir gönderme yaptınız. Şu an bu heykelin yıkımına başlandı..

Ben heykel olmadan evvelini biliyorum.

40 sene evvel gittim Kars’a. Sanat kokuyordu toprak. Şimdi gittim tanıyamadım. Toprağın lisanını biz anlıyoruz. Toprak da bizim lisanımızı anlıyor. Önemli olan bu ülkede yaşayan insanlar o toprağın lisanını anlasın ki ne yaşadığını, heykelin de neyi temsil ettiğini bilsin.

2007’de Ermenistan’dan Gürcistan üzerinden Kars’a konser vermeye gittim. Kars Kalesi’ne. 20- 25 bin kişi rahat var. 200- 250 kişilik de garip bir protokol var. Zaten anlıyorsun. Bu memleketin en büyük problemi o, yani protokol. 25 bin kişiyi 200 kişi idare ediyor. Bakıyorum, ben zannettim ki halkın arasından ışık tutuyorlar. Sonra fark ettim sniperlarla hepimizin üzerinde bir ışık var. Ama bir de halkı görseydin.

Herifin biri çıkıyor. Ben domatesi sevmiyorum siz de sevmeyeceksiniz diyor. Domatesi kaldırıyorum diyor. Ucube diye bir laf. Vallahi korktum otelde, şerefsizim korktum. Ne oluyor öcü mü geliyor, ne diyor bu ya dedim!

Benim amacım, insanların yaratıcılıklarına güven kazandırabilmek. Ben bedenimi terk ettim. İnsanların sesi olabilmek benim için en yüce yerler. Sanat müzik, bunlar senin ömür boyu güvenebileceğin arkadaşlarındır. Bitmeyen bir arkadaşlık, ama bu herkesin içinde var. Her insan bunu yapabilir.

Ermeni katliamını siz ne şekilde yaşadınız? Sizin de ailenizden yakınlarınızdan kayıplarınız var mı?

Benim babam ne yapsın ki gözünün önünde iki kız kardeşini, yeni yemeklerini de yapmışlar, boğazlarını tuta tuta kesmişler. Ne reaksiyon yapsın ki babam? Kendine reaksiyon yaptı işte. Ağzını kapadı içti. Siroz oldu öldü. Bunun gibi binlerce, belki de milyonlarca örnek var, yani ne yapsın insanlar?
Babam konuşmadan gitti, ama benim gibi sanatla, yaratıcılıkla uğraşırsan ömür boyu arkadaşın var demektir. Ben şimdi etrafımda kimse olmasa bile şu masada hayalimde bir şeylerle saatlerimi geçiririm. Benim tek derdim o. Ben seslerle anlatıyorum derdimi.

TÜRKÜLERİN KARDEŞLİĞİ

Peki Kardeş Türküler’le nasıl bir araya geldiniz?

Kardeş Türküler, adı üzerinde. Sesler de tutunca bir araya geldik. Duymakla görmek ayrı bir şey, ama bir koku var ki ben onun için fedakarlık yaparım. Hayatım onunla bitecek olsa da yaparım. İnsanların yaratıcığına güven verebilmek.

Sizce şu an toplumda Ermenilere nasıl bir bakış açısı var? Bugüne kadar nasıl bir değişim oldu?

Nefret azalmaya başladı, fakat bitmedi. Ee bitecek. Benim bugün rahat konuşmamın sebebi, bu sistem bir yola girdi, dönüşü yok. Kürtler Kürt gibi yaşayacak, Ermeniler Ermeni gibi yaşayacak, Çerkes de Çerkes gibi. Kendini Türk hisseden Türk gibi yaşayacak… Herkes yaşayacak, artık o yola girildi. Ama yine de o bizi biz gibi yapan şeyler kayboluyor.

Cumhuriyetten beri buraya kim zarar verdi? Ermeni mi verdi Rum mu verdi yoksa idare eden Türkler mi? Ermenilerin bir toprak hayali de yok. Kim abi, kim sahibi bu toprakların? Hani hepimizindi dünya?

Yaşamayı öğrenmek mesele… Ben öyle bakıyorum. Ama burada Ermeniliğimi bir şekilde hatırlatıyorlar. Devlet 31 numara koyuyor pasaportumuza ki Ermeni olduğumuz anlaşılsın diye. Şimdi ufacık çocuk bana gelip ‘vay gavur’ dediği zaman ben o çocuğa ne diyeyim abi?

Hrant…

Dürüst konuştun mu burada yatırıyorlar kaldırıma. Hrant mı kötülük yaptı konuşmasında, sevdiği, kanını döktüğü, canını verdiği memleketine. Öyle gerçekçi görmek lazım. Bilimsel olarak düşünürsek, bir kişi çıksın bana desin ki ‘ben Türk’üm’. Türkmenistanlıyı demiyorum... O Türkmen işte. Bazen duyuyorum benim anneannem Ermeni de ben Türküm. E ne oldu? Veya babam Suriyeli, annem Mısırlı, nasıl Türk oldun abi? Yani Türklük bence zorlanmış bir ideoloji. Zorlandığı için bugün hepimiz çile çekiyoruz. Zorla.

SÜRGÜN VE YASAKLI RİTMLER

Benim babam Sivas Gürünlü. “...karışalım dumana gitti sansınlar bizi…” bu mesela Hemşin şarkısı. Ama bu ritim Doğu Anadolu’nun ritmi ki bu benim zamanımda TRT’de yasaktı. 18’lik ritim. Çünkü bilirlerdi ki ya Ermeniler ya Kürtler oynarlar. Erzurum, Elazığ, Erzincan, Diyarbakır, Urfa, Antep… Karadeniz’de de ritimler daha farklı ama hiç birini duyamıyorsun bunların. Niye çünkü hepsinin altında bir hikaye yatıyor, sürgün şarkıları bunlar. Ama düşünebiliyor musun? Kırsınlar diye her şeyi yapıyorlar.
İki halk iki ayrı kültür diye sonradan ayırıyorlar.

--------------------------------------------------------------------------------

EN BÜYÜK SOYKIRIM: FAZIL SAY

Yani soykırım için illa ki fiziki bir şiddet gerekmez diyorsunuz?

Soykırım diyorsan, işte sana en büyük örnek: Fazıl Say. O adam belki de dünyada deha olabilecek bir insan. Ama sistem işte… Her şeyde bir bayrak koyuyorlar yani. Tamam da (burada melodiyi söylüyor) bir tane bana bu melodinin örneğini göster. Dünyanın neresine gidersen git yok. O çocuk için içim çok acıyor bazen. Görüyorsun ki adam kavga ediyor…

Eğer kendi felsefen kendi sistemin olmazsa bir şeyi geliştiremezsin. Dünya kupasında 3. oldu Türkiye sonra yok. Ama bir sistem olsa her gün oralarda olur bir gün üçüncü bir gün beşinci olur. Müzikte de öyle. Her şeyde öyle. Biz sadece olanı büyütüyoruz. Elimizdeki kabiliyeti de olduğundan daha başka büyütüyoruz. Sonra boğuluyorlar. Ondan dünyanın en iyi futbolcularını getiriyorsun buraya, adamın burada eli ayağı karışıyor, birbirine giriyor. Ne olduğunu anlayamıyor. Bir de iki misli para veriyorlar. Yanına kadınlar, balıklar araba falan, herif bitti tamam. Ondan sonra hani biz şampiyon olacaktık? Orada oynadığında adam biliyor futbolu, ne oynadığını. Müzikte de aynı bu.


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 2)
  |   Okuma: 1192   |   Yorum: (4)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 16 Ocak 2017 07:04 | Alıntı     

BriSar

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 5122, Kayıtlı: 2.01.2017
   ICQ: 217671361,
Комментирую тут так как заинтриговало.
Как же просто рядовой ремонт холодильника оформить в незаурядное событие.
Срочный столичный ремонт холодильников безналично в Печатниках Быстрый приемлемый ремонт холодильников за рубли в Люберцах Быстрый столичный ремонт холодильников за доллары в Железнодожный А сие как посоветуете нарекать?
Что характерно холодильник присутствует у каждого. Я понимаю о чем говорю, ремонт не везде то и необходим.
http://www.yangluogang.com/bbs/space-uid-475512.html http://edem-tur.com/index/8-39590 Toprag? Biz Anl?yoruz, Toprak Bizi Anl?yor » Kurdistan Post - Kurdistan’?n ozgur sesi


--------------------
 Yorum #2  | 30 Ocak 2017 17:38 | Alıntı     

siohal

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 2839, Kayıtlı: 29.01.2017
   ICQ: 217675643,
Amazing! Я предпологал что will unattractive. Toprag? Biz Anl?yoruz, Toprak Bizi Anl?yor » Kurdistan Post - Kurdistan’?n ozgur sesi
http://hanaltay.ru/user/LocExerb/
But all to consider like the hand of a professional.http://blou.ru/user/Loccek/ Good luck .


--------------------
 Yorum #3  | 23 Nisan 2017 14:50 | Alıntı     

Olga Y.Nox

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Ann gets along with most coworkers, but doesn’t get along with Laura.
http://www.erasmus-exchange.info/viewtopic...&p=13163#p13163
Despite the absurdity speak. His alarm goes off every morning.

http://royaumesoublies.xooit.com.xooit.fr/t802.htm

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: