Warning: mysqli_escape_string() expects exactly 2 parameters, 1 given in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/mysqli.class.php on line 162 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'langdate('\1', '1333476805')', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/modules/show.full.php on line 245 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'Array', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/templates.class.php on line 256 DataLife Engine > Версия для печати > Newroz 2012:Teşekkürler Erdoğan-A.Sirac Kekuyon
DataLife Engine > --- > Newroz 2012:Teşekkürler Erdoğan-A.Sirac Kekuyon

Newroz 2012:Teşekkürler Erdoğan-A.Sirac Kekuyon


3-04-2012, 20:13. Разместил: Mehmet
Newroz 2012: Teşekkürler Erdoğan! A.Sirac Kekuyon

Merhaba! Disa Hu!


Şu geçen günlerde biraz hastane yemeklerini özlemiştim.. Kısa bir süre kaldım orada. Bu arada eşim beni kıskandı, o da yattı.. Sonra potansiyelimi kaybetmiş olacağım ki unutkanlık devreleri geçirdim. Ama hastalığa ve fiziki yok olmaya bir milim prim vermediğimi bilenler bilir. Bu direniş sayesinde ayakta kaldım.. Şimdi elimden geldiği kadar aranızda olacağım. Evet ölüm hoş geldi ama bugün “ölmek için iyi bir gün” değildi..

******
Son zamanlarda gerek zamana yayılmış olarak cereyan eden Kürt Katliamları’nda görülen tırmanma, gerek esir kamplarına tıkıştırılan binlerce insanın her geçen gün daha da görülen tırmanma, gerekse engizisyon mahkemelerinin işleyişindeki pervasızlık bazı zayıf inançlı insanları yılgınlığa sevk etmiş gibi bir sanı uyandırdı faşistlerde.. Gerçekten, BM üyesi Tuvalu’nun nüfusu kadar, yani esir alınan gerillalar dahil, 10 bin Kürt rehine alınmış, mahkeme-imamın ordusu-asker üçlüsünün sınır tanımıyan zulmü olağanlaşmıştır. Ruboski kaatliamı bu pervasız ortamda doğdu. Adana’da tutuklu çocuklar ebediyen birlikte yaşayacakları bir travmaya bu ortamda maruz kaldılar..

Bu buzdağının diplerinde cereyan eden büyük Türk-Kürt boğuşmasının görünürlük kazandığı moment, Newroz günleri oldu.

Newroz büyük gürültüler ve restleşmeler eşliğinde gelip çattığında ilk hamlede Erdoğan, Almanlar’ın vermeye kalkıştığı bir bilmem ne “ödülü”nü kaybetti. Alavi; Kürt ve diğer azınlıkların direnişi sayesinde bu darbeyi aldı..

Ama ardından Erdoğan’ın Kürt Halkı’na yaptığı en büyük iyilik geldi: “Newroz ancak 21 Mart’ta kutlanır” deklarasyonu ile kabadayılığını göstermeye çalışan bu aptal diktatör bozuntusu Kürdistan’da deprem yarattı, Türk Devleti’ni sarstı. BDP Liderliği bu resti anında gördü ve karşı resti çekti: Kürt Halkı Newroz’u dilediği gün ve tarihte kutlar!

Bu andan itibaren büyük bir mücadeleyi durduracak hiç bir güç kalmamıştı. Türk Devleti hassas olarak kabul ettiği alanlara, yani geniş ölçüde Batman, Gever, Özellikle Amed, Cizîr, Nisêbîn, İstanbul, Mersin ve Adana’ya yığınak yaptı. Batman polisini ise kudurmuşlardan seçti ve Cizîr’de katliam provasına girişti.

Ama Halk kararlı, adeta ölüme hazır devrimci bir önderliğe sahipti. BDP önderliği’nde, savaş alanında öncülük yapanları arasında darp yemeyen kimse kalmadı.

Yılgınlık yoktu...

Devrimci kararlılık sarsıyordu Türk Polisini.

Türk Devleti’nin önünde iki seçenek kalmıştı..

-Ya ikinci bir Ermeni Katliamı uygulaayıp Kürtler’e karşı kitle imha silahları kullanacaklardı..

-Ya da bazı mevzilerden çekilip diğerlerini tutacaklardı.

Böylece Amed’den çekidiler, İstanbul gibi yerleri elde tuttular.. Gever, Cizre, Batman, Wan, Nisêbîn ve pek çok diğer yerleşim birimleride ise çaatışmalar günlerce sürdü. Tüek Devleti aralarında bir parti yöneticisi Hecî’nin de bulundu insanları katlettiğiler Vekil Ahmedê Qesrê’ye karşı da öldürmeye tam teşebbüs suçu işlediler..

Sonuçta BDP YÖNETİMİ YÖNETİTİ OLARAK GİRDİKLERİ BU MÜCADELEDEN LİDER OLARAK ÇIKTILAR. Kolay lider olunmaz! “Devrim için savaşmayana komünist denmez” şiarının benzeri ile olaya bakarsak, BDP’liler savaş benxeri bir mücadele geleneğini bu son Newroz’da LİDERLİK payesine ererek sürdürdüler. Mücadelelerini siyasi bir zaferle taçlandırdılar..

Ama Liderlik aynı zamanda büyük bir yüktür! Bu yükü layıkı ile taşımayı bilmek gerekir. Nasıl?

Şöyle.

1) BDP’li nereden geldiğini unutmamalıdır. Kendisini doğuran iradeyi, Abdullah Öcalan’ı, kendilerinin de dahil olduğu geniş bir Kürt Halk kitlesinin ÖNDERİ olduğunu unutmayacaklardır. Bu oyunlara gelmek, ölüme davitiye çıkarmaktır. Düşmanın ayrıştırma, bölüp parçalayıp yutma oyununa gelmeyeceklerdir.

2) BDP vekil ve kadroları ile birlikte doğru liderlik kurallarını unutmayacak, dağlarla gönül bağını asla saklamayacaktır. Bütün sermayeleri canları olan fedailer’in, kardeşleri, babaları, evlatları, arkadaşları ve yoldaşları olduğunun bilincini hep taşıyacaklardır. Geri zekalı münafıkların oyunlarını gülerek izleyeceklerdir.

3) Lider BDP, Kürt Halkı’nın bir parçası olduğunun bilincini her yere taşıyacak, halka tepeden bakmayacak, hiç kimseye Kürd’ü küçümseme fırsatı tanımayacaktır.

Bunu en aşağısından umuyorum.

Benim Newroz’dan çıkardığım dersler bunlardır.

Son bir not: Tarık Ziya Ekinci, yanılmıyorsam Vatan Gazetesi’ne verdiği demeçte “PKK ve BDP tıkanmıştır. Yeni bir Kürt Partisine ihtiyaç vardır. Siyasi hayatı boyunca revizyonist TİP’ten başka bir parti tanımayan Sayın Ekinci şunu iyi bilsin: Eğer bir gün PKK veya BDP tıkanırsa onun yerine kurulacak olan parti hiç bir yönüyle onun umduğu türden revizyonist bir parti olmayacak, çok sert ve oportünistleri en aşağısından bacaklarından vuracak elemanlardan oluşacaktır!

TAK’a ne dersin?

A Sirac Kekuyon

Вернуться назад