Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Eylül 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Batı Kürdistan Savunma Stratejisi-Hüseyin Turhallı  


31-10-2012, 10:24 Kategori: Kurdistan  
Batı Kürdistan Savunma Stratejisi-Hüseyin Turhallı

Batı Kürdistan Savunma Stratejisi- Hüseyin Turhallı

Açlık grevleri hepimizin içini burkuyor. Birey olarak zalime, zalimlere karşı pasif direnişe karşıyım. Bana vuran eli öpmek değil, kırmak geçiyor içimden. Belki de bu genetik bir tutumdur. 1988’de bir açlık grevi olmuştu. O greve tıp öğrencisi olan bir kardeşim de katılmıştı. Bu grev sonrasında okulu bırakıp gitti, aktif mücadeleye katıldı.

1989 sonlarında gerçekleşen bir açlık grevine ben de katıldım. İnsanların çaresizlik karşısındaki durumlarını acı içinde kıvranarak izledim. Açık ve gizli saatlerce ağladım. Gözyaşlarım kuruduğunda pasif direnişi bırakarak aktif mücadeleye katıldım. Ne diyelim mücadelelerin kaderi budur ve böyle gelişiyor.

Konumuza dönelim.


Mücadele sürecinde Suriye’deki durumun ve buna bağlı olarak Batı Kürdistan’da gelişen olayların Kürd siyasal yaşamında bağımsız değişken haline geldiğini, bütün çatışmaların ve mücadelelerin bu eksen üzerinde hareket edeceğini daha önceki birçok yazımızda ifade ettik. Bu iddiamızı sürdürüyoruz. Bu ölüm kargaşası içinde bu konuyu tekrardan yazım konusu yapmamın nedeni de bu.

Suriye’de isyanın başlamışından bu yana geçen süre içinde Kürdler açısından “Askeri Strateji” olarak nitelendirilebilecek olguların yokluğu, bizi kaygılandırıyor.

Daha önce de söyledik. Tekrarlıyoruz. Gerek PYD ve Gerekse PKK ve KDP’nin Suriye’deki savaşı Batı Kürdistan coğrafyasından uzak tutma biçimindeki tutumları son derece doğrudur. Ancak bu doğru, olayların gelişim seyrine bağlı olarak eksik kalabilir, yanlışa da dönüşebilir. Çeşitli bölgelerde tabur ve alay biçiminde askeri örgütlemelere giden Kürdler de bu gerçeğin farkında. Bununla birlikte gerek Suriye ordusu ve gerekse isyancılar tarafından Kürdlere karşı yapılan saldırı sonrasında yapılan “misilleme hakkımızı kullanacağız- (kullanıyorlar), meşru müdafaa hakkımızı kullanmakta tereddüt etmeyeceğiz (tereddüt etmiyorlar)” biçimindeki söylem ve tutumlar, bir kararlılığı ifade etse de askeri strateji açısından zafiyet içeriyor.

Bir istisna, Türkiye’nin Batı Kürdistan’a yönelik müdahalesine karşı PKK’nin kuzeyde geliştirdiği eylem yoğunluğudur. Daha önce biz buna “Kedi-kobra” kavgası demiştik. Kuşkusuz bu durum tek başına bir savunma stratejisi olamaz. Olsa olsa mücadele alanlarından sadece birinde iyi düzeyde bir taktik uygulama olabilir.

Ordu kurmak, orduya sahip olmak ile ordunun bir askeri stratejiye sahip olması ise ayrı bir şeydir. Strateji askeri güçlerin hareket ve eylem çizgisidir.

Halkların kendi milli devletlerini kurma mücadelelerinde geliştirdikleri askeri ve siyasi stratejiler, yaşam biçimi ve coğrafya ile yakından alakalıdır. Kürdlerin yaşam biçimi ve ana yaşam kaynağı nedir, Kürd coğrafyasının sınırları nereye kadardır? Biçimindeki soruya verilecek net bir cevap yoktur. Strateji oluşturmanın zorlukları da buradan kaynaklanıyor.

Bununla birlikte Kürdlerin yoğun olarak yaşadığı belli bir coğrafya vardır ve coğrafyada hiçbir statüleri yoktur. Statüsüzlük zulme uğramalarının esas nedenidir. Statüde ısrar etmek de bu nedenle doğru bir tutumdur.

Peki Hangi Statü


Demografik yapının dağınık olması statü tutarsızlığının nedeni olamaz/olmamalıdır. Statüyü, evrensel hukuk normları, insan hakları belgeleri, insan aklı ve bilinci, dünya halkları arasında onurlu bir yer tutma ve insanca yaşama arzusu belirler. Bunun da adı “Bağımsızlıktır, Bağımsız Kürdistan”dır.

Bu yazı ile bağımsız bir Kürdistan’ın askeri politik stratejisini kurmak gibi bir hayalim yok. Ancak bağımsız olma ülküsü içermeyen bir bakışımın, dinamiği de olamaz. Azim, cesaret ve çaba ne olursa olsun askeri çaba sonuçta kırılmalara uğrar ve toplumun enerjisini tüketir.

Sırf savunmaya yönelik bir strateji kabileler halinde yaşayan ilkel toplulukların içgüdüsel olarak geliştirdikleri bir savunma türüdür. Günümüz savunma startejileri derecelenmiş arazilere göre yapılır. Merkez, birinci çember, ikinci çember, üçüncü çember…. Vb, devam eder. Merkez; idari ve askeri olarak mutlak anlamda hakim olunan yerdir. Hakimiyet düzeyi çemberler arttıkça azalır, yabancı coğrafik alanlara taşar.

Ordunun hareketi ve askeri eylemler bu esaslar üzerinde belirlenir. Bu askeri stratejiyi en iyi uygulayan İsrail Ordusudur. ABD’de daha değişik biçimlerde böyle bir strateji uygulamaktadır. Gördüğüm kadarıyla geçmişte Koreliler de böyle bir strateji izlemişlerdir.

Batı Kürdistan Savunma Stratejisi-Hüseyin Turhallı

Bir diğer olay ise oluşum halindeki bir ülkenin kurulma ve korunma durumudur. Böylesi hallerde birden fazla düşman kuvvetinin olması kaçınılmazdır. Diğer bir ifadeyle çoklu bir çekişme söz konusudur. Bu tür durumlarda esas belirleyici olan ittifakların durumudur. Çoklu çekişmelerde bir tarafla kurulacak ittifak, güç dengesini köklü bir biçimde değiştirir. Kürdler işte böyle bir durumdadır ve böyle bir süreci yaşamaktadır.

28 Ağustos 2012 tarihli MGK Toplantısından sonra yapılan açıklamada “'Suriye'deki çatışma ortamından kaynaklanan ulusal güvenliğimize yönelik tüm tehdit ve risklerin bertaraf edilmesine matuf güçlü irade teyit edilmiştir. Suriye’deki PKK oluşumu bertaraf edilecektir” deniliyordu. Görüldüğü gibi Türkiye’nin Kürdlere yönelik düşmanlığı son derece kararlı ifadelerle açıklanmıştır. Bu açıklamanın Kürdler açısından kesin anlamı şudur.

Türkiye, ittifak bir güç olamaz!

Bu tarihten sonra sınır bölgelerinde çatışmalar yoğunlaştı. Türkiye’nin desteklediği isyancı/çapulcu güçlerin Kürdlere yönelik saldırıları yoğunluk kazandı. Bu çatışmalar sırasında Suriye Baas Ordusu da Kürd mahallelerini ve araçlarını bombaladı. Onlarca Kürd yaşamını yitirdi.

Bir süre Suriye’de ve Batı Kürdistan’da kaldım. Suriye toplumunu gözlemledim. Rejimin dayandığı temel dinamikleri çözmeye çalıştım.

Suriye Baas rejimi, sırf askeri ve politik bir güç değildir. Köklü sosyal dayanakları vardır. Ancak bu dayanaklar farklı unsurlardan oluşmaktadır. Dış güçlerin desteğini alan geniş Suni kesime karşı hükümet; Alevileri, Kürdleri, Gayrı Müslimleri ve hükümet içinde etkili olan bazı Suni aşiretleri yanına alarak isyan güçlerini zorlar diye düşündüm. Böyle bir ittifak, Suriye devletinin sınırları içinde bulunan nüfusun %55-60’na tekabül ediyordu. Ancak bu ittifakı gerçekleştiremeyen Esad zorlanacak ve uzun vadede çökecektir.

İsyancılar, devrim şartlarının gerektirdiği gibi Kürdlerin bütün doğal haklarını tanıyacağını ve onlarla birlikte demokratik ve müreffeh bir ülke kuracaklarına ilişkin teahütlerde bulunabilirdi. Kürdlerin şu ana kadar ki tutum ve söylemlerine bakıldığında bu tür bir ittifak anlaşmasına baştan beri razı oldukları söylenebilir. Ancak isyancı güçler bunu yapmak yerine savunmasız Kürdlere tehditler savurmayı, saldırmayı maharet saydılar. Hatta şu ana kadarki uygulamalarına bakıldığında Kürdlerin geleceği açısından isyancı güçler, Esad’dan kat be kat daha fazla tehlike oluşturmaktadırlar. Türk hükümetinin bu güçlere sınırsız desteği Kürdlere yönelik düşmanca tutumu, Kürdleri haklı olarak kaygılandırmaktadır.

İki yıllık isyan sürecinden çıkarılması gereken sonuç şu: Kürdleri yanına alan kazanır. Bu Esad ve muhalif güçler için olduğu kadar Amerika ve Rusya için de böyledir.

Peki Kürdler kimlerle ittifak yaptıklarında kazanır?


Gerçek şu ki bu savaş içinde Kürdlerin gerçek dostu yoktur. Dostlarının olmayışı tarihle, siyasal gerçeklikle bağlantılı bir durumdur. Bu durumda yapmaları gereken asıl şey iç ittifaklarını geliştirmek ve derecelenmiş bir savunma stratejisini oluşturmaktır. Bu nedenle merkez alana yönelik savunma stratejisi bu aşamadan sonra yanlıştır. Derecelenmiş alan savunması, Kürdleri ittifak yapılması gereken güç haline getirir. Yine bu çerçevede baştan başa sınır bölgesinde hâkimiyet kurması/kurmaya çalışması güçlü bir konuma gelmelerini sağlayacaktır.

Kürdler diğer toplumların iç işlerine karışmamakla doğru ve ahlâki bir tutum sergiliyorlar. İstekleri kendi geleceklerini belirleme hakkına yöneliktir. Kim bu hakka saygı gösterirse onunla ittifak yapar. Bu çerçevede askeri güçlerle olmasa da yerel güçlerle ittifaklar geliştirip dereceli olarak hâkimiyet alanlarını genişletmeleri ya da en azından tehlikeyi kendi merkez alanlarından uzak tutma çizgisi olumlu sonuçlar yaratabilir.

Kürdün dostu hakkına saygı gösterendir. Savunma alanının sınırı ise kendi sınırlarının öte yakasındadır.

Hüseyin Turhallı

huseyinturhalli@gmail.com

Okuma: 1725 +


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 15)
  |   Okuma: 3191   |   Yorum: (29)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 28 Ekim 2012 16:04 | Alıntı     

Piranli

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
eger hafizam yerindeyse ki yerindedir brez hüseyin Suriye Kürtlerinden bahsediyor.belki kizim sana söylüyorum gelinim sen duy olabilir fakat seninde dananin altinda buzagi araman hic yakismamis.PKK düsmanligi yapmanda kürt meselesini hic cözemez.hepimiz bagimsizlik istiyoruz bu bir gercek fakat siyati az cok bilen biri bunun o kadar kolay olmadigini cok iyi görür.sömürgeci güclere donunu teslim eden tc le bas etmek öyle kolay olmasa gerek.eger olsaydi 28 inci kez isyan olmazdi tarihte örnegi olmayan bir durum.sebebide kürdün ic kurdu yani xayin cikarcilar ne demek istedigimi anlamissindir.
 Yorum #2  | 28 Ekim 2012 21:57 | Alıntı     

Mamoste

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Ortadoğu kazanı henüz kaynamaya başladı. Ortadoğu ırkçı diktatörlükleri rejimleri sarsılırken mazlum halkımızın ayağa kalkması olanağını ve zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Tıpkı tarihte Haçlı Orduları barbar ve o kadar da katil ortadoığu ve kuzey afrika kırallıklarını yerlebir ederken ve bölgede hakimiyetini oluştururken olanlar gibi. O tarihte Kürt halkı din ve inanç birliği ettiği halklara sahip çıkmış, orduları ile bunları haçlılardan kurtarmış ve özgürleştirmişti. Büyükler söylemiş ''Besle kargayı, uysun gözünü'' bu milletlerin hepsi sonraırkçı-ulusçu rejimler kurarak Kürt halkına düşmanlık yapmıştır. O tarihte göçebe Türkler-Araplar başta olmak üzere bölge halklarına siper olmuşlardı.
1914 dünya savaşında da tarih tekrar etmişti. Emperyal devletler olan İngiliz, Farnsız ve İtalyanlar Tıpkı haçlılar gibi bölgeyi aralarında paylaşmıştı. Ege yunanlara, Akdenizden karadenize İtalyanlara, Lübnan-Suriye Batı ve Kuzeybatı Kütdistan Fransızlara, Irak, Güney ve doğu Kürdistan da ingilizlere ayrılmıştı. Tarih Arapların severek bu paylaşımı kabullendiklerini, Türklerin sadece yunanlılara itiraz ettiklerini yazıyor. Ya Kürtler, işte bu nokta çok önemlidir. Kürtler hem fransızlara hem de İngilizlere karşı savaşmıştır. Kürt direnişleri paylaşımı hüsranla sonuçlanmasını sağlamıştır. Farnsız, İngiliz ve İtalyanların büyük düşmanlığını yeniden kazaanmıştır. Kürtler niye başkaları için hep savaştı, din ve inanç birliği ağır geldi. Peki Arap, Türk, Fars bu din ve iman birliğine ne kadar uydu. Onlar Irkçı ulusçu rejimler kurup Kürt imhasına devam ettiler. Sadece o değil, Kürt yurdunu Kürtlerden boşaltma ve yerine ırkdaşları ile doldurmaya başladılar. Arap kemeri, Maraş-Koçgiri-Dersim-Erzingan ve yüzlerce katliamla coğrafya Kürtlerden arındırılmaya çalışıldı. Bugün Farnsız, İngiliz, İtalyan, Amerikan bir taraf mı? Evet, oyun aynı... Kürtler kiminle olmalıdır. Kürt halkı bu defa tarihten ders almalıdır. Dindaşlık tarihte görüldüğü gibi belirleyici olmuyor. Sadece ırkçıların kullanma aracı haline gelmiştir. Herkesin dini de imanı da kendine, Kürtler önce can demeyi öğrenmelidirler.
Bu süreçte cemaatler, tarikatlar, iktidarlar, rejimler eskiden olduğu gibi Kürt halkının birliğini zayıflatmaya çalışıyorlar. Çünkü ortadoğudaki oyunun tarisel deneyimlerine dayanarak kazançlı çıkmaya çalışacaklardır. Araplar, Farslar ve Türkler deneyimlidir. Kullandıkları Tek millet Kürtler olmuştur. Şimdi süreç ilerlerken Batı Kürdistan halkının tutumu gösteriyor ki Kürtlerin önemli bir kısmı tarihtenm ders almıştır. Din İman peşindekiler ırkçıların oyununa kapılmışlar. Kullanılmaya müsait oldukları ortaya çıktı. Irkçılar dindaşlığı kullanıyor. Faşistler dindaşlığı kullanıyor, diktatörler dindaşlığı kullanıyor. Din samimi inananlar için afyon gibidir. Akklını başından alıp kardeşi kardeşe kırdıracak psikolojiye getiriyor. Şimdi Kürt halkı için öz savunma dinamizmi çoook daha güçlendirilmelidir. Öz savunma Ordusu kadın-erkek-genç yaşlı herkesi kapsamalıdır. Öz savunma dinamizmi tarihsel gerçeği göz önüne alarak, 1159 yılındaki iç ve dış olayları ve devam eden süreci, 1914 yıllarındaki olayları ve devam eden süreci ve ıç ve dış olayları sosyal, siyasal, felsefi yönlerini de katarak dikkate almalıdır. Öz savunma dinamizmi bu ideoloji ve felsefeden ayrı tutulmamalıdır. İzngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Amerikanlar, Rusya, Çin Kürt halkının düşmanları değildir. Traih boyunca da Kürt halkını yok etmeye çalışmadılar. Akıllı yol alınmalıdır.
 Yorum #3  | 28 Ekim 2012 22:22 | Alıntı     

erdal batman

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
heval huseyin rojava kurdistanından bahsediyor yazının iceriginde tek kelime pkk pyd gecmiyor nedense bu pkk nin yeminli düşmanları her yazının altına pkk dusmanlıgı yorumlar yazarlar.

ben sorayım. pkk ve onderliyi sıze seref namus diye bir sey bırakmamısa saldırmakta haklısınız demek bana dusuyor
 Yorum #4  | 28 Ekim 2012 23:39 | Alıntı     

daraheni

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Sayin turhali deyim yerindeyse cok güzel yazmis süriye kürtlerinin yapmasi gerekeni kimlerle itifak kurmalari gerek tigini dile getirmis,bence ordaki partilerin kendi aralarinda saglam bir birlik kurmalari berzani ve Amerikanin destegini almalari daha cok faydali olacagini

düsünüyorum.kürtlerin hakini savunan sadece pkk ve pyd degil herkes bundan sözetmek zorunda degil,yani yazi yazan her kürt yazar selavat getirmek zorunda degil!

kürt halkinin ulusal cikarini savunan bu ogurda mucadele eden diger partilerede ulumlu bakmak lazim muhalefetin olmadigi yerde hayat biter cok rengklilik herzaman iyi dir tek partili yunetimler herzaman diktatörlüge gider biz iraki Libyayi süriyeyi unutmayalim kendi elimizle basimizi belaya sokmayalim.Saygilarimla
 Yorum #5  | 29 Ekim 2012 12:42 | Alıntı     

Hassan Selah

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
yazinin sadece basini okudum iki noktada temel teknik itraz notu yazip yaziyi okumaya donecegim.
1-bati kurdistandak ki gelismeler nasil "bagimsiz degisken"olabilir. her yonu ile bir suru seyin soncuna bagli seyler bu gelismeler. bagismzi degisken deyince insan hic olmazsa belli varsayimlar altinda baska sureclerden hic etkilenmeyen seyleri kabul edebilir. bu tahili gozden gecirmenizi oneririm

2-askeri strateji yoklugundan sikayet ediyor HT. cok hakli ve cok eksik. eminim sakin dusundugunde kurdlerin ulus olarak dogru durust uzun vadeli bir stratejisinin olmadigini da kabuledecek biridir. zekasi ve kulturu buna musait.

3-uzun vadeli strateji nedir nasil anliyoruz boyle bir seyin olmadigini? bu cok uzun bir konu velakin bu uzun konuyu kisaltirsak uc kelimeyle ozetlelrsek bolgede nelerin "limiting/controlin factor" ( sinirlayici ve kontrol edici ) olduguna dair bir tesbitle baslayip bu hususta hem hazirlik yapmak hem de kitlesini bicimlendirmek var mi ? yok (limiting factor bir kimya biyolji deyimdir, sosyal duzenlere de uyar. ornegin sahara da limiting factor su. norvec te enerjidir. butun dunya da besin-su-enerji bunlar sinirlayici kontrol edici faktorler. bunlar uzerine hakimiyet ise PARA sahibi olmakla mumkun. bunlar kuzey guney bati dogu kurdlerini ilgilendiren mevzular mi? kiyisindan gecerken ezberlenmis seyleri soyledikleri vakia ancak ortada strateji var mi? yok. peki bunun dersini kimden alacagiz? uzaga gitmeyin iki milli hocamiz var
1-Sherko
2-selhahadin Eyyubi

her iskisi de muthis bir stratejinin altun zincirinin iki onemli halkasiyid. kurdler ucuncu dorduncu vs halkayi beceremedigi icin eyubbi hanedanligi sureklilik saglayamadi, (bu konuda yazacagim, bekliyorum isi bu tur seyler olanlar yazsin diye velakin kurdlerin gozu afra tafra kucuk seylerle ve yanlis liderlerin capsiz cozumlemeleri ile kamasmis. vahim bir durum. donup donup yaziyorum velakin kurd aydini denen ekip de elindeki imkani ve etkileme gucunu kullanamaiyor. urkek mi desem, siyasetin esiri mi olmus desem ne desem bilemiyorum.

hic sureklilik saglayamadik.bu basli basina hic bir zaman STRATEJI sahibi olmadigimizin isaretidir. allah ne verdiyse gundelik yasayip gidiyoruz. simdi bu girisgahdan sonra yaziyi okumaya devam

hurnetler
 Yorum #6  | 29 Ekim 2012 13:48 | Alıntı     

Hassan Selah

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
yazi bitti. cok guzel ifade edilmis ve tam da buyuk bir eksiklige isaret eden bir yazi.

hazir elimiz degmiskne yorumcu arkadaslara da bir iki not duseyim. piranli arkadas "dananin altindan buzagi" aramakla elestirmis HT yi. kendisi kisa yorumunda okuzun altinda buzagi bulmus. bu yazida ozel olarak PKK elestirisi denilecek bir sey bile yokken, nasil "dusmanligi"olabilir? su hainlik dusmanlik enflasyonundan kurtulmak lazim.

mamaosta da baska yerlerde harcialem bulunabilecek bilgileri tartisma alanina doldurmus. sectigi mahlas ile yazdigi yazi arasinda bir baglanti var velakin mamaostalarimizin her yerde rahatlikla bulunabilecek ansiklopedik bilgiyi tekrarlamak yerine makaleye bir refleksiyon yapmasini beklerdik. ogretmek en basta ansiklopedik bilgilri ezberletmekle olmaz. bunlarin nerede nasil bulunacagi ogretilir ama en onemlisi kelle yi kebiri isletmek, yazilan bir yazinin guzel kotu eksik hatali mukkemmel yanlarini bulup cikartacak sorgulayici elestirel ve pozitif dusunme yontemlerini ogretmek olmali. mamostamizdan bekledigimiz budur.

hurmetler


en sondan bir onceki yorumu silen nobetci, editor her kimse. o yazida kufur yok hakaret yok. enfazla yazinin HT nin yazdigi konuyu belli miktarda sulandirdigini idda edebilirsin ki bu da sansure gerekce olmaz, ne olur? ifade ozgurlugunu kisitlama olur. modelin bu mu? buysa kotu. degilse nedir ya da ogrenelim.

kolay gelsin
 Yorum #7  | 29 Ekim 2012 13:52 | Alıntı     

Mamoste

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
1159'lu yıllara atıf yaparken Kürtleri felsefe ve ideolojisine dikkat çekmek istedim. Kurumlaşmaya ve yönetmeye dair felsefe ve ideoloji, dindaşları ırk, dil ve kültür farkı gözetmeksizin eşit ve aynı haklara sahip görmesidir. Bu felsefe ve ideoloji bir çok açıdan ele alınmalıdır. Bu felsefenin dostu olmadı düşmanı ise çok oldu. Bu Selahaddini Eyyübi felsefesidir. Osmanlı aynı felsefe ile yönetildi, Eyyübi mirasıdır. Türkler Osmanlıyı sahipleniyor yanlı bilgidir, yanıtmadır. Osmanlının RESMİ DİLİ KÜRTÇEDİR. Osmanlı İSLAM FEDERASYONUDUR. Osmanlı mirasına sahiplenmesinin temel nedeni yayılma alanı bulmakdır. Irkçı ideolojinin sıçrama tahtası haline getirildi.
Kürt halkı çevresi ırkçı rejimlerle sarılıdır. Bu rejimler en çok dindaşlığı kullanarak Kürtlerin ulusal aklını çalıyorlar. Nitekim 20. Yüzyılın belirgin olaylarını incelediğimizde bu felsefe ve ideoloji ortaya çıkıyor. Savunma stratejisi ideoloji ve felsefeden ayrı düşünülemez. Aynı zamanda çevresindeki ve yerkürenin egemen güçleri dikkate alınmadan da düşünülemez. İstediğiniz taktik derinlik ve savunma materyallerine sahip olabilirsiniz. Ancak ulusal ve uluslararası güçleri hesaba katmadan, halkımızın çıkarları ekseninde ittifaklar oluşturmadan saman alevi gibi oluverirsiniz.
Diktatör SADDAM'ı hatırlayın onun askeri gücü ve savunma stratejisini analiz edin, ardındaki halkı hesaba katın ve ortadan nasıl silindiğini, kaldırıldığını tabloya koyun ve izleyin. Savunma stratejisinden daha önemli olan sahip olduğunuz ideoloji ve felsefe iç ve dış ilişkileriniz geleceğinizi belirleyecektir.
Örnek; Kürtler Farnsızlara karşı ANTEP, MARAŞ, URFA yı savundu. Onları buralardan söküp attı. İngilizleri güney Kürdistana sokmadı, İngiliz güçlerine ağır darbeler vurdu, Sonuç ortadadır, Kendi adına bir çalıya bile sahip olamadı. İngilizlerin kucağında oturan, onlara uşaklık eden Araplar ise Devletler sahibi oldular. İç ve dış ilişkiler diye tarif ettiğim hususlar tarihsel olaylarla ele alınarak neden ve sonuç derinliği açığa çıkarılarak geliştirilirse işe yarar.
Lafazanlık çok, kafamıza bu laf kalabalığı sokulur, arpa boyu ileriyi göremeyiz sonra, yerimizde sayar elimizdekini de kayıp edebiliriz. Tarihsel örneklere bakarak şuna cevap verelim; Amerika, İngiltere, Farnsa, İtalya, Almanya, Rusya, Çin ile ne kadar ilişki kurabilmişiz. İlişkilerimizin düzeyi nedir? Kendimizi halk ve hareket olarak bu devletlere ne kadar anlatmışız? Ortadoğunun beyni ve dinamizmi Kürt halkıdır. Bu devletler bunu biliyor. Ancak Kürt halkının özgürlüğü ile ortadoğu çağdaş ve evrensel hukuta yer alabilir Gerici, terörist güçler zayıflayabilir. Huzur ve refah gelebilir. Bu devletler bu nu çok iyi biliyor. Kürtler de bunu biliyor mu? Kürt halkıının adına kurumlaşmayı sağlamaya çalışanlar bu durumu görebiliyor mu?
 Yorum #8  | 29 Ekim 2012 15:07 | Alıntı     

Xalê Hus

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Hüseyin'den Sn. Selah'a

Anladığım kadarıyla siz kimyacısınız ve büyük olasılıkla kimya alanında çalışmıyorsunuz. Çünkü ben de fizikçiyim ama avukat, politikacı ve vatan kurucu bir militan, işçi ve işveren olarak görev yaptım. Yanılabilirim. Ancak söylemlerimizin benzerliğini bireysel tarihimizin benzerliğine yoruyorum.

Bununla birlikte olayları değerlendirmede aramızda önemli bir farklılık bulunduğunu düşünüyorum. Siz hayatın kitabını okumuşsunuz, ben ise o kitapta okuduğunuz o olayların yapıcı ve yıkıcısıyım.

Bir de zaman dediğimiz bir olgu var. Abdullah Öcalan ile karşılaştığımız ilk anda bana "İyi bir gözlemcisin. Yıllardır bizi izliyorsun. Sence PKK'nin temel eksikliği ne?" diye sormuştu. Ben de ona "Zaman mefhumundan yoksun olmasıdır" demiştim. Söylemek istdiğim şey anlaşılmamış olacak ki üzerinde durulmadı, es geçildi.

Bu safyaları güzel ve nitelikli tartışmalarla daha da güzelleştirebiliriz. Onun için "Bağımsız değişken" üzerinde biraz durmak gerektiğini düşünüyorum.

Bağımsız değişken, değiştirilen veya yönlendirilen değişkendir. Bu unsurun değiştirilmesi ile buna bağlı olan diğer unsurlar kendiliğinden değişir. Örneğin ben potansiyel enerjimi arttırmak veya azaltmak için binanın tepesine çıkar veya merdivenleri inerim. Kürtlem, sabittir. Yerçekimi sabittir. Ben burada yükseklik ile oynarım ve yükseklikteki bu değişikliğe bağlı olarak potnisyel enerji kazanır veya kaybederim.

Ep= h.m.g olur. h=yükseklik, g= yerçekimi ivmesi, m= kütle

Bu durumu matematikte daha çok y=f(x) biçiminde ifade edilir.

Sosyal bilimlerde ise aynı biçimde ifade edilir. Ancak sosyal bilimlerde olayın bileşenleri oldukça fazla ve çoğu zaman bazı bileşenler de bilinmezdir.

Biz olayımıza dönemil.

Ne demiştik? "Güneybatı Kürdistan, Kürd ve Kürdistan siyasetinin bağımsız değişkenidir." Burada

Kürdistan'ın Geleceği = Batı Kurdistan'ın durumu x (1+2+3+4...... vd) olur. Bu şu demektir. 1, 2, 3,... vd eden olayların tümünü başarsak bile sonuçta Batı Kürdistan'ı kaybedersek Kürdistan'ın geleceğini kaybetmiş oluruz. Bununla birlikte Batı Kürdistan'ın kurtuluşunu sağlarsak bu olaylardan sadece bir veya bir kaçını başrmak yeterlidir ve bu yeterlilik Kürdistan'ın geleceğinin kurtarılması anlamına geliyor.

Asıl sorun bu denklemin nasıl kurulduğu veya nasıl ifade edildiği değil tabi. Suriye Kürdistan'ının Kürd ve Kürdistan siyaseti açısından bağımsız değişken olduğuna işkin eldeki verilerin yeterliliğidir.

Bir yazımda söylemiştim. Biz bastığımız yeri tarif ederiz, hayallerimizin yalancısı değiliz demiştim. 1992’den beri Batı Kürdistan ile ilgiliyim. Dayandığım sağlam veriler var tabi. Örneğin Türkiye’nin içine düştüğü duruma bir bakın. Suriye politikası çuvalladığı için çamura batmış eşek gibi debeleniyor. Bu bile önemli bir veri.

Bundan öte bağımsız değişken nesnel unsurlardan oluşmak zorunda. Siyaset ölçülerinde sübjektif unsurlar bağmışız değişken olamaz. Örneğin PKK yöneticileri yıllarca "Önderliğimize yaklaşım, siyasetimizi belirler" diyorlardı. Bu belirleme hem doğru hem de yanlıştır.

Doğrudur; Gerçekten PKK yıllardır kendisini buna göre ayarladı. Ve sonuçta “Devlet önderliğimizi ve bizi yanıltıyor” diyerek bu yanlışın farkına vardı. Oysa ki binlercemiz bu yanlışın kurbanı olduk. Burada bir özeleştiri gerekmez mi?
Yanlıştır; çünkü Öcalan'ın durumu Kürdistan siyasetinin (1+2+3+4.... ve) devam eden bileşenlerinden biridir. Yani Öcalan'ı kurtarsak bile sonuçta Kürd ve Kürdistan siyaseti batıyorsa Öclan'ı kurtarmanın anlamı da yok demektir.

Ancak Kürdistan siyasetini kurtardığımızda büyük olasılıkla Öcalan da kurtarılmış olur.

Yukarıda zaman mefhumundan söz ettim. Her bir problem içinde bir çok problem barındırabilir. Yani bir denklem fonksiyonlar bileşkesinden de oluşabilir. Dolayısıyla zaman faktörü süreç içinde ve olayların gelişimine bağlı olarak bağımsız değişken faktörü üzerinde değişiklik yaratabilir.

Örneğin Kürdlerin geleceği açısından bu gün Batı Kürdistan bağımsız unsur olabilir. Yarın ise kurtarılmış bir Kürdistan’da sağlam bir ekonomi veya demokratik yaşam biçimi bağımsız değişkene dönüşebilir. Yine zamanın doğru değerlendirilmemesi bağımsız değişkenin değerini sıfıra düşebilir. Bu durumda her şey yapılmıştır, ancak zamanında değil. Dolayısıyla kayıp edilmiştir.

Olaylara birer denklem olarak baktığımızda algılama ve buna bağlı olarak çözümler de kolaylaşıyor.

Saygılarımla.

Hüseyin Turhallı
 Yorum #9  | 29 Ekim 2012 15:15 | Alıntı     

Mamoste

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Yazarın can alıcı, vuruş noktası ''Peki Kürdler kimlerle ittifak yaptıklarında kazanır? sorusudur. Tespitiise ilginç olduğu kadar ''Kürt siyasi yaşamına'' ışık tutacak vasatlıktadır. Şöyle ki ''Kürt halkının dostları yoktur'' dahiyane tespitte bulunuyor.
Tarihsel olayları, olguları bilince çıkarmaya çalışmamın temel nedeni budur. Her Kürdün kafasında bu yalnızlık işlenmiş, vardır. Baksanıza aydınlarımız bile aynı düşünceyi tekrarlayıp duruyorlar. Kürtler adına siyaset yapanlar, Medler, Karduğu ayrı tutarım, Eyyübi, Mervani, Mirlikler dönemini irdelemek gerekiyor. Bunların siyasi ideoloji ve felsefeleri bugünümüzü hazırlamıştır. Nasıl hazırlamıştır? İdeoloji ve felsefelerinde gizli/yatıyor. Kürt halkı sadece kendisine dost olsun, dünyada en fazla dostu olan halk olacaktır. Kürt halkının geçmişiteki duruşu, tutumu, siyaseti, felsefesi, ideolojisi Arap, Fars ve Türklere yaramıştır. Onları düşmanlardan korumuş, kendisine de bolca düşman kazandırmıştır. Kürt halkı adına siyaset yürütenler bunun cevabını bilirler ise Kürt halkı zaten özgür olacaktır.
Haydi herkes saksılarını doğru çalıştırtsın ve yanındakine anlatsın....
 Yorum #10  | 29 Ekim 2012 15:18 | Alıntı     

Kurdi

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Halep teki OSO larin saldiriarindan sonra herkez oturup bir dusunebilmeli bence.

Bir birileri ile kavga eden kurdler
Iktidar sarhoslugundan tek basina iktidar olmak isteyenler
Dis ulkeler le iliski kurmaktan kacinanlar
vs vs.

Halep katliami bize bunu ogreti: Suriyeye kim gelirse gelsin Kurdlere, Hiristiyanlara rahat yok.

Ister Arap sunniler ister Arap Aleviler basa gelsinler. Ikisinin ortak duruslari kurdu kat etme.

Aralarindaki tek soru su: hangisi daha cok acimazsiz.

PKK ve PYD derhal demokratik ozerklikten vaz gecip, profesionel bir ordulasmaya dogru gitmelidir.

Yapilmasi gereken en acilii:

Turkiye sinirlari boyunca denize kadar guvenliginne talep olmali.
Kurdistandan goc edilmis hiristiyanlar, yahudiler, kurdler geri gelmeliler

Bu konuda, BP, ABD, Israil ve Vatikanla gorusulmeli.

Kurdlerin yuzde 70 ile 100 arasi oldugu sehirlerde tipki Guney Kurdistan gibi federal ve profesionel bir ordulasmaya gdilmeli.

Kurdler ve degisik halklarin birlikte yasadiklari bolgeler, sehirler latzkiyeye kadar guvenligi demokratik ozerklik olabilinir.

PYD derhal Israil, ABD, Vatikanla gorusmeli bence.
 Yorum #11  | 29 Ekim 2012 18:43 | Alıntı     

Hassan Selah

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
merhabalar Huseyin
Nihayet seninle yazisma basladi. haberin olsun, iki uc yildir saglam okurunum. sadece okurun olmakla kalmayip seni okutmaya da ciddi bir caba gosterdigimi de ekliyeyim. sebep? kurd aydinlari icinde parmakla sayilacak kadar az olan analitik dusuce sahibi nadir kislerdensin. sadece bu kadar da degil. kisiliginin yazilarina yansidigini dusunuyorum (yanilma payi yuksek tahminler) ve ordan integritesi olan bir kisi cikartiyorum. bunlar cok onemli hususiyetler. bunlara sahip kislerin bu durumu arada bir baskalarindan duymasi gerek diye yaziyorum. butun bunlardan oturu yazilarini didik didik edip ivir zivir demeden elestirme zorunlugu doguyor ki, aydinimiz daha da guzellesin.
tahmininde yanildin, biogeokimya ile ugrasiyorum, meslegim bu. an
cak senin ne demek istedigini de cok iyi anladim, kurdler meslek edinmeye bile firsat verilmeyen bir orta sinifa da sahip. kardesin de onlardan biri imis (bu yazinda bunu da ogredik). boyle muthis isler becerecek kusaklari telef etti TC. benim de TC ye kinim bu kanalldan.

simdi pesrevi birakip saadet e geleyim.

hala israr ediyorum, bagimsiz degisken tahlilin bati kurdistan a uymuyor. cunku hic zorlamdan , ilk bakista bati kurdistanin dupeduz bir suru irili ufakli degiskenin fonksiyonu oldugu goruluyor. aslinda konuyu bu acidan ele alaman iyi olmus. kurd sorunu tam da boyle, kendisini henuz orta dogu denkleminde guclu bir degisken olarak (onundeki kat sayisi yuksek veya ustu yuksek rakamli) oturtamadi. soylem de habire kurd faktoru orta dogu politikasi icin onemli diyoruz ya. ancak algilayista kurulmus bu orta dogu fonksiyonlarinda hala kurdlerin yeri genel denklemi pek etkilemeyecek sekilde duruyor. (burayi fazla uzatmiyayim konu dagildi). yazinda bu bolumu yok saysak yazinin degerinde bir kayip olmuyor. aslinda gurultu den kurtuldugu icin daha da berrak oluyor.
onun disinda soylediklerin tam anlamiyla gozledigimiz durumlari acikliyr. bir saldiri olursa karsilik verilecek, savunma? neyi savunma? neyse askeri mevzulara gormeyi sevmem. bizde genel strateji eklikligi ve bana yazdigin notta belirtigin ZAMAN kavramini hice sayma yaygin. zamani ciddiye alan strateji yaomak icin kendilginden ihtiyac hisseder. belkide bu iki olgu birbiri ile baglantili.

kurdistanin gelecegi (KG) fonksiyonunu bati kurdistan (BK) a baglamissin. senin kurdugun bicimde BK elbette KG nin independent degiskeni oluyor velakin bu sekilde kurulmus bir denklem ne derecede gercegi temsil ediyor? gene senin orneginle koyayim, potansiyel enerjini artirmak istiyorsan (bagimli veya responsive degisken), yuksekligini artiracaksin (bagimsiz degisken). bu fonksiyonun sinirlari icinde yukseliklik bagimsiz degisken. yukseligini nasil artiracaksin ? diye soru sordugumda otomatikman yukseklik de baska seylerin fonksiyonu oluveri. fizik, kimya biyolji de bagimsiz degisken olacak sey sinirsiz bicimde available (kolayligla sagllanabilir) olunca mesele kalmaz ve onun bir baska degiskene bagli kilan fonksiyonlari hesaba katmaya gerek kalmaz (model de boyle). gel gelelim bati kurdistan a ha deyince bati kurdistanin gelecegi, neredeyse 10 temel 100 tali degiskene baglanabilir. yani kolaylikla available-kolaylikla sagalanabilir bir degisken degildir. kontrolu kolay degildir. senin izah ettigin seylere bakinca epey farkli degiskenin fonksiyonu oldugu da acik. bence sen bu matematik modelini bir kez daha dusun.
hurmetler, neseli ve saglikli gunler

degerli mamosta, osmanli nin resmi dilini kurdce yapmissin. bu mumkun mu? bence degil. neden degil? farsca arapca gibi iki devlet dili var, turk asiretlerini gectikleri guzergahta etkileyen budur. birak onlari bizim munevverlerimizi de etkilelis bu diller. bundan gocunmaya gerek yok. ana damari pastoral kalan, kentlesen damari hep baska kulturlere assimile olan kurd ulusunun dilini kendi koruyamazken baskasina resmi dil yapabilmesi fiziken imkansiz. bu bolumun disida yazdiklarina katilmamk mumkun degil. dogru soyluyorsun, yuzlerce yildir bolgede hep baskasinin kestanelerini atesten almakla mesguluz. kari birak elimizi bedenlerimiz ruhlarimiz yandi. hala BDP sindenPKK sine onlara muhalfet edenlere kadar bir suru kurd munnevver turkleri, eger kurd lerle anlasirlarsa bolge lider ulkesi olacaklarina ikna ile mesguller. ya akillari sira turkleri kafaya aldiklarini saniyorlar (saftrik bir varsayim) ya da samimiler (daha berbat saftrik bir durum) soylediklerine kendileri de inaniyor. her iki olasilik da berbat.
 Yorum #12  | 29 Ekim 2012 18:55 | Alıntı     

Rano

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Yazi bence güzel olmus.
Yazarin tespiti yerinde. Sadece savunmaya dayali cabalar gücsüz ve basariyi yakalamayan eylemlerdir.
Piranli yine bir elestiriyi veya positiv fikiri "pkk' ye saldiri" olarak anlamis.
Ayip ettin Piranli cok ayip.
Yazar cizer takimi elestiri yapar, fikir verir. PKK de politikasini, stratejisini belirler.
Her sey öyle kolay degil tabi, fakat herkes bir mantikli öneri de bulunabilir.
Su an Kürtlerin dostu yok gibi, fakar güclünün dostu hep olmustur.
Ortadoguda dürüst adam sadece dürüstlügü ile hic dester bulamaz, sadece güclüler destek alir
Suudilere bakin neresi abd amerikaya yakisiyor?
Ama onlarin da zamai gelecek.
 Yorum #13  | 30 Ekim 2012 01:13 | Alıntı     

Kurdi

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
PKK ye toz kondurtmayanlara bir hatirlatma.
1990 ve 1992 lerde Iraktaki boslukta yararlanip Guney kurdistan ve araplarin bulundugu bir cok bolgeleri kontrol eden KDP ve YNK.

KDP nin kontrollunde oldugu hic bir koyde kurdler kacirildimi?

Dun Halepte olanlar Barzanin kontrolunde olsaydi oyle birsey de olmazdi.

Nedeni su:

PKK halen yeni bir orgut.
Iyi niyetli
Dusmanlarina cok kolay guvenen


Barzani Kurdun hic bir dusmanina guvenmez.

Aslinda APO disarda olsaydi, Kalkan ve Bayik icerde olsaydilar, APO da muhaliflere prom vermezdi.

Zaman kurde gucenmek ve kurdun dusmanina zerre kadar guvenmemek....
 Yorum #14  | 30 Ekim 2012 23:56 | Alıntı     

Dijwar

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Hüseyin'in yazıları ve tespitleri bence Kürd siyaseti için değerlendirmeye değerdir.En azından bazıları gibi mevcut kürd siyasetine hakaret etmiyor tüm eleştirileri yapıcıdır ve genelde kırıcı eleştirilerden uzak durduğunu duşunuyorum...Eminim ki çok daha iç meselerle ilgili çok daha fazla şeyler biliyor ve yazabilirde ama mucadele yara almasında yapmıyordur.Ben böyle düşünuyorum ve hisediyorum.
 Yorum #15  | 31 Ekim 2012 08:01 | Alıntı     

Mamoste

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
KÜRTLERİN TARİHLE YÜZLEŞMESİ
Yorum yapan Hasan SELLAH Osmanlının Resmi dili Kürtçe tespitine itiraz etmiştir. Ben de kendisi gibi düşünüyordum. Ancak Osmanlı resmi dili yazım hatalardan arındırıl, Kürtçe alfabedeki harflerle destekledikten sonra gördüm ki Osmanlıca genel anlamda ve ağırlıklı Kürtçedir. Fasrça ve Arapça kelimeler nadiren bulunmaktadır. Bu durumun etraflıca araştırılması dil bilimcilerin işidir. Osmanlı İslam federasyonu olduğu kuşkusuz. Askeri gücünü ağırlıklı olarak Türk boylarından seçmiş olacak ki uluslaşma sürecinde bunlar Osmanlı Devlet gücünü ellerine geçirmişlerdir. 1907 li yıllardan itibaren de ırkçı ulusçuluğa dönüşmüş ve günümüze kadar sürmüştür. Resmi dili Kürtçe olan Osmanlı İslam federasyonu 1914 yılında birinci dünya savaşı ve ulus ideolojisi etkisi ile hızlı bir şekilde çözülmüş ve dağılmıştır.
Osmanlının dağılma sürecinde Kürtlerin tutumu çok önemlidir. Kürtlerin çevresindeki halklarla ilişkileri, dışarıdan bölgeye gelen İngiliz, Fransız ve İtalyanlarla ilişkileri ve Fars, Arap ve Türklerin dışarıdan gelenlerle ilişkileri araştırılmalı ve incelenmelidir.

Genel olarak Kürt yazar, çizer, siyasi şahsiyet ve grup liderlerinin ‘’dünyada Kürt halkının dostu yoktur’’ iddialarının temel nedenleri bu araştırmada ortaya çıkacaktır.
Kürtler Fransızları, İngilizleri bölgelerinden çıkardı, ancak neyin hesabıyla çıkardı? Yani siyasi hesap varmıydı? Sosyal hesap neydi? Dindaşlık bu mücadelenin ne kadarını kapsıyordu? Kürtler dini aşırı mı kullanıyor, ulusal bilincini yitiriyorlar? Kürtler ulusal bilinçle hareket etmezken dindaşları ırkçılık yaparak bu günlere geldi. Din Kürtlerin afyonu mudur? Selahaddini EYYUBİ’den bu güne dinin Kürtler üzerindeki ulusal bilinci öldürücü yok edici etkisi Kürt halkını ırkçı ulusçu komşuları tarafından ölümcül etkiledi.

Zavallılaştırılan ve düşürülen bu halkın dirilişinin eksik yanları tarihiyle gerçekçi olarak yüzleşmesi değil mi? Sorular çoğaltılabilir. Önemli olan doğru zeminde ve halkın genel çıkarlarına uygun bir yaklaşımın ortaya çıkarılmasıdır. Ben bu görevin Kürt aydınları tarafından yürütülmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak onları bu güne kadar izliyorum. Düşürülmüş halkın düşürülmüş aydınları olarak bunalım ve komplekslerini aşamadıklarını görüyorum. Umarım süreci kısa zamanda kavrayabilirler.

Kürtlerin tarihle yüzleşmesi
Sevgili yazarımız Hüseyin beyin hoşgörüsüne binaen konudan biraz uzaklaştım.
Bölümler halinde açıkladığım konulara ilave olarak iki şey daha söylemek istiyorum. Birincisi İran Kürt halklarından Farslarla Kürt halkının esas ve temel çelişkisi üzerinde durmak istiyorum. Normal koşullarda Lor, Soran veya Beluci gibi Kürt kökenli olan farslar ne zaman ayrışmaya gitti. Özellikle uluslaşma sürecinden önce meydana gelen ayrışmada Mezhebin etkisi ve ağırlığı başattır. Şiilik ve sunilik, Şii Farslar ve suni Kürtler diye ayrıştı.
Diğer konu Ezheri (Azeri) lerdir. Azeri halkı Kürt kökenli bir halktır. Dünya asimilasyon tarihinin ilklerindendir. Belki ilk asimilasyona uğramış halklardan biridir. Dinin Kürtleri sarhoş ettikten sonra benliğini boşattığı bir halktır. Belluciler ise benliğini kısmen de olsa kurumaktadır. Bu halklar üzerinde tarihleri, kültürleri, gelenekleri üzerinde araştırma ve incele yapılabilir.
 Yorum #16  | 27 Kasım 2014 04:55 | Alıntı     

Rahul

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Turkey has made minor changes to Kurdish human rihtgs including free publication of newspapers, TV, and radio in Kurdish. This is fine, but not enough.- The only concern of Turkey is : is this enough?
 Yorum #17  | 28 Kasım 2014 23:45 | Alıntı     

Adam

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
information, not polemic, and there will be shnteoimg of value for discussion. I fear you have missed the point of my analogy for Iranian: it is not between Ayatollah Mesbah Yazdi and John Bolton but on the tactic of linking Iranian and Mesbah Yazdi just to stigmatise Iranian and avoid consideration of his views.Peace,Scott http://ubzwsbicfp.com rkaghm [link=http://idzlfnshnc.com]idzlfnshnc[/link]
 Yorum #18  | 29 Kasım 2014 12:55 | Alıntı     

Alexander

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
In awe of that <a href="http://jajgohc.com">anwrse!</a> Really cool!
 Yorum #19  | 1 Aralık 2014 01:31 | Alıntı     

Minerva

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #20  | 1 Aralık 2014 19:05 | Alıntı     

Lacey

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #21  | 3 Aralık 2014 16:20 | Alıntı     

Elouise

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #22  | 2 Ocak 2015 23:41 | Alıntı     

Cindy

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #23  | 22 Ocak 2015 13:52 | Alıntı     

Liliam

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
 Yorum #24  | 5 Şubat 2015 13:15 | Alıntı     

Suevonne

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
article levitra online doctors advised companies offer buy vintage car insurance online then categorize penis causing viagra short lived make car insurance quotes billboard ads although vintage car insurance some people disorders alone viagra 25mg online websites promoting six month viagra online libido
 Yorum #25  | 21 Şubat 2015 23:19 | Alıntı     

Egypt

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
keep them auto insurance quotes could feature easy caribbean travel insurance state more than ladies car insurance for well women
 Yorum #26  | 3 Mart 2015 07:33 | Alıntı     

Maribeth

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
silent household cheap levitra online bulbocavernosus popular erectile buy cialis online credit clothes office viagra 25mg on line google psychological higher amount car insurance second thing sources cheapest cialis made using liability insurance car great digestive system buy viagra creeping away
 Yorum #27  | 17 Nisan 2015 22:04 | Alıntı     

Hectordins

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
viagra side effects viagra pharmacie discount generic viagracan you mix cialis and viagra canadian pharm support group cialis 60 mg pillsviagra nascar Priligy viagra online canada mastercardbuy vardenafil levitra acheter levitra sncf walmart drug price listkamagra north london classified buy kamagra uk kamagra usa
 Yorum #28  | 1 May 2015 08:20 | Alıntı     

Lestdale

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
cialis with or without food generic cialis free cialis samplecialis pharmacy rx one euro med online cialis imageslow body temperature and accutane Buy Accutane long term effects of accutaneviagra active ingredients vigra generic viagra in indiapropecia the dating game funny Finasteride buy can from i propecia who
 Yorum #29  | 9 May 2015 15:22 | Alıntı     

Geogaddelp

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
levitra drug reviews levitra with no prescription le prix du levitraviagra duration of effect reputable suppliers of generic viagra viagra home officewhere to purchase viagra comprar sildenafil generic viagra on linecialis flaccid size cialis usa prices buy online levitra cialis viagralevitra europe buy generic levitra overnight buy levitra online canada

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: