DataLife Engine > Kadın > Günün Mönüsü: Kadınlar - Dezz Deniz

Günün Mönüsü: Kadınlar - Dezz Deniz


21-11-2012, 22:10. Разместил: Mehmet
Belli başlı yemek kültürüne sahip toplumumuz hangi gün Fransız, Asya , İtalyan mutfağını mutfağına uyarladı da ben bundan bir haberim, akıl erdiremiyorum?!
Avrupa'da yaşıyorum. Hemen hemen her ülkenin yemeklerini taddığım olmuştur. Fakat kendi memleketimin yemeklerini ve lezzetini hiç birşeye değişemem.

Kültürümüze has yörelerin yemekleri herzaman, hergün önümüze koyulsa da haz alarak yeriz ve açlığımızı gideririz. Damak tadımız genellikle değişmez. Baharat çeşitliliği ile yemeğe doyumsuzluk katabiliriz. Sayısız çeşitte yemek kültürümüzde söz konusu iken, turistler yemeklerimize bayılırken doyumsuzluk söz konusu bile olamaz.

Şimdi söyleyin bana "hergün aynı yemek yenmez!" atasözünü hangi atamızın kadınlara itafen söyleyebileceğini ve çoğu erkeklerin bu sözün arkasına hangi vicdanla doyumsuz iştahlarını tatmin edebilmek için sığındıklarını!

Her erkeği kapsamayacağım bu yazımda. Sadık, vefalı, sevdiğine saygılı olan her erkeği bu yazımın dışında tutuyor, onları takdir ettiğimi belirtmek istiyorum.
Bu nedenle kendini yazıda bulmayan erkeklerin savunma yapmasına lüzum yok.

Biz ne zaman meze olduk hanımlar?
Doyumsuzluğu kendi ellerimizle mi yarattık? Vicdanımızla yine affetmeyi büyüklük eğlendiğimizden bu yana aldatılan hep biz olmadık mı?
Her verdiğimiz şansla daha da kendimizi kandırmadık mı?
Eğitemediğimiz erkeklere günümüzde meze olmak mı vardı? Biz dişi kuş olduk. Yatak odası ve mutfağına hizmetkâr. Onlar bizi bir zaman sonra beğenmeyen akbabalar!
Biz doğurduk, biz bezdik ev işinden. Bakım yapmadık. Sevdiğimizle sosyal paylaşımları unuttuk, hayatın akışına ve yuvamızın gidişatına kapıldık. Ve bir zaman sonra beğenilmedik. Masaya kurulan sofraya, hergün yenmemesi gereken bir öğün yemeğe benzetildik.
Sonra çalmaya başladı ihanet çanları... Hele bir de cebine , tipine güveniyorsa bu adam modeli yandık ki ne yandık!

Üç dakikalık iç güdüsel tatminler için başkalarıylada aynı anda aşk yaşayan biriyleyseniz gerçektende içler acısı bir durum!
Emeğinizi, onca zaman beslediğiniz duyguları, paylaşım ve fedakarlıkları hiçe sayarak sizi ve kendi hemcinsinizi inciten gereksiz biriylesiniz demektir bu.
Ve nerden bakarsanız bakın farklı kadınları aynı anda aldatan bir erkeğin varlığını düşünmek ne kadar iğrenç bir duygudur bilmem bunu yapan doyumsuzlar farkındalar mı?

Kırılan kalplerin onarılması ve güven duygusunu toparlamak ne kadar zaman alır tahmin bile edemiyorlardır.

Biz babamızdan oysa ki başka görmüştük. Bizde kadının yeri büyüktü. Namustu. Bacak arası değil, onun onuru,onu sevmesi, sayması, korumasıydı "Namus". Ne babam annemi aldatdı bir defalık. Nede annem babamı.
Şimdiki zaman; ilişkileri tüketme, aşkları yitirme, aldatma, kandırmaca zamanı. Şaka gibi!!!

Ne bir çok kadın tek aşkla yetinmeye, nede bir çok erkek tek kadınla idare edebilmeye eğilimli simdilerde.
Bu kadar tüketime endeksli bir hal almış günümüzün ilişki anlayışı.

Ne sadakat, ne güven bıraktılar bize...Sevmeyi önemsemez olduk. Meze olduk gönüllere. Tatmin olduk, geçici bir aşk olduk. Aşka inanan, sadakate inanan bizler toplumun gözünde özürlü olduk!

Ülkemde ki erkeklere bir hal olmuş. Ne çok evli erkekten duydum başka bir ilişkisinin daha olduğunu! Namertlik moda mı olmuş günümüzde???
Bu ne çirkeflik? Bu ne hal?!

Neden bir başka ilişki diye sorduğumda yanıt şu oluyordu: "Her gün aynı yemek yenir mi?"

Gel de maymun iştahlıların kursağında kalma!

Rivayete göre Hz . Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmıştı kadın. Diğer canlılar gibi yalnız kalmasın ve insanlığın soyu devam etsin diye. Günümüzde biz kadınları "kaburga dolmasıyla" karıştıran erkekler; ayıptır bû, ahlaksızlıktır!

Eşini veya sevgilisini aldatan her insan duygu özürlüdür! Alçalmıştır. Kendini ve karşısındakini kandıran bir zavallıdır. Çünkü vicdanı bir zaman sonra onu uyutmayacaktır. Karşısındaki kadın onu aldatmasa dahi içten içe şüphe duyacak, kıskanacak, güven duygusunu yitirecek, eşini, sevgilisini toplumdan soyutlamaya, giyim ve kuşamına karışmaya, özgürlüğünü kısıtlamaya çalışacaktık.

Uyanık olun sevgili Kadınlar! Şans en fazla kendilerini toparlamaları, yuvanın yıkılmaması, kendi aşkınız ve egonuz için en fazla bir defaya mahsus yada hiç verilmemeli.

Sevgilinizi sadakat, doyum ve saygı çerçevesinde eğitin. Bakımsız hiç bir kadın veya erkek olmamalı. Sürekli cilt losyonunuzu, diş macununuzu, parfümünüzü, şampuanınızı , Çamaşır detarjanınızın kokusunu değiştirin. Şayet karşınızda ki hala "can çıkar, huy çıkmazlardansa" ve sizi aldatmaktan uslanmadiysa hiç kafa yormadan sevgilinizi değiştirin...

Вернуться назад