Warning: mysqli_escape_string() expects exactly 2 parameters, 1 given in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/mysqli.class.php on line 162 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'langdate('\1', '1331376525')', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/modules/show.full.php on line 245 Warning: preg_replace_callback(): Requires argument 2, 'Array', to be a valid callback in /var/www/vhosts/eu.kurdistan-post.eu/httpdocs/engine/classes/templates.class.php on line 256 DataLife Engine > Версия для печати > Medyanın Cinsiyetçi Halleri
DataLife Engine > Kadın > Medyanın Cinsiyetçi Halleri

Medyanın Cinsiyetçi Halleri


10-03-2012, 11:48. Разместил: Mehmet


"Medyada Cinsiyetçi Haller" panelinde reklamlarda, dizilerde ve filmlerde kadın temsilleri, kadının nesneleşen bedeni, erkek egemen toplum yasalarının geçerli olduğu bir dünyada kadının toplumda konumlandırılması tartışıldı.

Paneli, Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenledi.

Açılış konuşmasını yapan İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Güler Aras, "Kadınlar ürünlerin tanıtımında obje olarak kullanılıyor. Bu bir temsil sorunu. Bu sorunun çözümünün de medyanın kendi içinde olduğuna inanıyorum. Yani sorunun kaynağı çözümünde kaynağı. Neden cinsel obje olarak kullanıldığının sorusunun cevabı yine kendi içinde gizli" dedi.

Kadınların erkeklerle aynı makamlara gelmeleri için farklı çaba harcamaları gerektiğini belirten Aras, "aynı kolaylık gelebileceğimiz makamlara biz daha fazla gayret gösteriyoruz. Bu hiç adil değil" diye konuştu.

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver moderatörlüğünde gerçekleşen söyleyişin konuşmacıları gazeteci/yazar Nadire Mater, oyuncular Yeşim Büber ve Asiye Dinçsoy idi.

Tanrıöver, "Medya da cinsiyetçilik hali çok çeşitli ve vahim durumda. Toplumsal yaşamın her alanına hâkim bu ideoloji medyada da karşımıza çıkıyor. Gazete haberlerinden köşe yazılarına kadar cinsiyetçi hallerle karşılaşmak mümkün. İnternet sitelerine girdiğimizde bile cinsiyetçi hallerle karşılabiliyoruz. Medya, toplumsal cinsiyetle doğrudan bir ilgisi olmayan içerikleri aktarmada da kadınları kullanıyor" diye konuştu.
"Kadın gazeteciler cam tabanda yürüyor"

Hayatın yarısının kadınlardan oluştuğunu belirten Mater, parlamentodan başlayarak toplumumuzda kadın temsil kadrolarının az olduğunu vurguladı. Mater, "Kadınlar gazete sayfalarında vitrin olarak kullanılıyor. Ya birinci sayfasında ya da son sayfasında gösteriliyor. Medya da yer alan şiddet haberleri iyi niyetli olsa da ihlaller olduğunu görüyoruz. Görünür kılınması amacıyla yer verilen bu haberlerde nedenler üzerine yoğunlaşılmıyor" dedi.

Emine Erdoğan'ın Uludere ziyaretine dair haberlere de değinen Mater, "Türkiye'de medya Roboski Katliamı'nı 12 saat sonra verdi. Ama bu ziyaretin ardından katliam ilk kez birinci sayfada yayımlandı. Emine Erdoğan annelerin üzerinde yer aldı. Bu da bir temsil şekli" diye konuştu.

Medyada kadınların aslında azımsanmayacak sayıda olduğuna dikkat çeken Mater, "Ancak mesele çalışma hayatında yetkinleştikçe cam tavana çarpamız. Çarpınca da düşüyoruz" dedi.
"Dizi senaryoları cinsiyetçi"

Büber, "Sinema ve dizilerin yapım ekiplerinde kadın sayısı az. Kadınları sette ya makyaj bölümünde ya da sanat bölümde görüyoruz" dedi.

Asıl sorunun dizi senaryolarında olduğunu dile getiren Büber, senaryoların ciddi anlamda cinsiyetçi olduğunu, iyi karakterli kadını tanıtırken namuslu olarak nitelendirildiğini, kötü karakterli kadını tanıtırken namussuz şeklinde tanımlandığını ifade etti.

Dizilerde kadının seçimlerini hayatındaki erkeğin belirlediğini, erkeksiz hayatın kadınlar için mümkün olmadığını, erkeksiz kadının her türlü hedef için açık hale geldiğini dile getiren Büber, "Erkek karakterlerinde ataerkil düzenin getirdiği erkek egemen duygu hâkim. Gelen senaryolarda da daha çok erkek dili kullanılıyor" dedi.
"Reklamlarda kadın güzelliği dayatılıyor"

Reklamlarda kadınların hem nesne hem de tüketici olarak kullanıldığının altını çizen Dinçsoy, "Kadına sürekli bir güzellik dayatılıyor, mal pazarlanırken kadın üzerinden, bedeni üzerinden satılıyor. Reklamlar kadın cinselliği üzerinden yürütülüyor" dedi. Ayrıca Dinçsoy, kadının toplumdaki yeri biçilmiş rollerle dayatılarak ikinci plana atılıyor, kadın, yıpratılmış, bozguna uğratılmış rollerle karşımıza çıkıyor. Medya da kadının temsili hep problemli şeklinde konuştu.

Вернуться назад