Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Tek Kişilik Millet-Ahmet Altan  


2-05-2012, 10:59 Kategori: Güncel  

Siyasetçinin oyu arttıkça gerçek değeri ortaya çıkıyor.

Başbakan Erdoğan’ın arkasında yüzde ellilik bir destek var, iki kişiden biri ona oy vermiş.

Sorunları çözmek için önünde hiçbir engel yok.

Ama tek bir sorunu bile çözemiyor.

Çapı yetmiyor çünkü.

12 Eylül Anayasası’nı hâlâ değiştiremedi, bu gidişle de değiştiremeyecek.

Kürt meselesini çözemedi, gitti “silahın” gölgesine yattı, Kıbrıs meselesini çözemedi, gitti askerlerin politikasını benimsedi, Alevi sorununu çözemedi, Ermeni sorununu çözemedi, Avrupa Birliği sorununu çözemedi.

Üstelik bu sorunların hepsinin çözülmesi gerektiğini ve nasıl çözüleceğini biliyor.

Daha önce kendisi anlatıyordu nasıl çözüleceğini.

O zamanlar önünde asker vardı, onların arkasına saklanıyordu, “asker yüzünden çözemiyorum” demeye getiriyordu, askerî vesayet bitti ve kendi cesaretsizliğinden, küçük hesaplarından dolayı çözemediği ortaya çıktı.

Son zamanlarda dört elle sarıldığı ucuz popülizmden de bundan sonra çözmeye hiç niyeti olmadığı, meseleleri “sahte kavgalarla” kamufle etmeye uğraşacağı anlaşılıyor.

Sadece şu son zamanlarda yaşadıklarımıza bakın.

Uludere katliamının sorumluları hâlâ bulunamadı.

İlk işi, katliamı gerçekleştiren ordunun Genelkurmay Başkanı’na teşekkür etmek olan bir Başbakan’ın o sorumluları ortaya çıkarmaya hiç de istekli olmadığı görülüyor zaten.

Şike meselesinin göbeğine daldı, eline yüzüne bulaştırdı.

Şike sahtekârlık demek, “ahlak” adına sanata müdahale etmeye kalkan adamın ahlak anlayışı “bu sahtekârlıktan” hiç gocunmuyor, nasıl bir ahlaksa artık.

Dış politika komedi dizisine döndü, komşularla sıfır sorun, Ortadoğu’da anlaşmazlıklarda biz arabuluculuk yapacağız derken, sorunumuz olmayan ülke kalmadı neredeyse, barışmak için bizim arabuluculara ihtiyacımız var.

Peki, ne yapıyor önünde bunca büyük sorun duran ve birkaç yıla kadar başbakanlığı bırakacak adam?

“Aydınları” düşman ilan ediyor.

Belediye tiyatrolarında “bürokratların” sanat meselelerine karışmasına karşı çıkıp bu uygulamayı eleştirenlere verdiği cevaba bakın, “Şehir Tiyatroları’nda yapılan bir yönetmelik değişikliği üzerinden hem bizi hem tüm muhafazakârları aşağılamaya, küçümsemeye başladılar. Soruyorum, yahu siz kimsiniz? Bu ülkede tiyatro sizin tekelinizde mi? Bu ülkede sanat sizin tekelinizde mi? Sanat konusunda söz söyleme ehliyetine sahip olan sadece sizler misiniz? Geçti o günler. Artık despot aydın tavrıyla parmağınızı sallayarak bu milleti küçümseme, bu milleti azarlama dönemi geride kalmıştır.”

Erdoğan olayları inanılmaz biçimde çarpıtıyor.

“Tiyatroya bürokratlar karışmasın” tezine cevap olarak “muhafazakârları aşağılıyorlar” diyor.

Kasaba ahlakını bürokratlar eliyle tiyatroya taşımaya kalkan bir zihniyeti, “muhafazakâr” değerlerin tek sahibi gibi göstermeye uğraşıyor.

Tam bir Kemalist despot gibi “her şeyi ben bilirim, sanatı da ben bilirim, beni eleştiremezsiniz” diyor.

İstiyor ki hiç anlamadığı sanat konusundaki keyfiliklerine sanatçılar sessiz kalsın, eleştirmesin.

Sonra da kendi “despotluğunu” aydınlara yansıtıyor, “despot aydınlar” diyor.

Topu yok, tüfeği yok, partisi yok, seçmeni yok, bir aydın nasıl despot olacak?

Eleştirmek, sanata bürokratların karışmamasını istemek ne zamandan beri “despotluk” sayılıyor?

Başbakanı ya da belediye başkanını eleştirmek ne zamandan beri “milleti azarlamak” oluyor?

Ne zamandan beri Erdoğan kendini “millet” olarak görmeye başladı?

Kendini “millet” sanan son şaşkın Evren’di, yaptıklarını eleştirenlerin “Türkiye’yi eleştirdiklerini” söylerdi.

Şimdi de Tayyip Paşa çıktı.

“Beni eleştirmek, milleti eleştirmektir.”

Zaten bu çarpılma neredeyse her sözünde ortaya çıkıyor, “tiyatroları özelleştireceğim” diyor, özelleştirsin bunda itiraz edilecek bir şey yok ama arkasından “biz hükümet olarak istediğimiz oyuna desteğimizi veririz” diyor.

Devletin hazinesi Erdoğan’ın “kesesi” değil, öyle her istediğine parayı dağıtamaz ama ruhundaki Kemalist yansımayla kendini hazinenin sahibi sanıyor, “istediğine” para verecekmiş, destekleyeceği piyesin sanatsal değerini de kimse sorgulamayacakmış.

Siyasetteki yetersizliğini, sorunları çözmedeki beceriksizliğini şimdi “aydınlarla girişeceği” bir savaşla saklamaya çalışacak.

Siyasette kurnazlık bugüne dek kimseye hayır getirmedi.

Bütün ordu dövüştü aydınlarla.

Ne oldu?

İşini dürüstçe yapan hiç kimse aydınlarla dövüşmez, aydınlarla dövüşmeye başladın mı dürüstlükten saptığın yerleri eleştiriden uzaklaştırmak istiyorsun demektir.

Uludere’de köylüleri kim öldürdü?

Despot aydınlar mı?

Söylesene kim emir verdi öldürülmeleri için?

Buna cevap vermek yerine aydınlarla kavga etmek kolay değil mi?

Hiç mi bitmeyecek hey tanrım bu ülkede sahtekârlık?

Ahmet Altan-Taraf Gazetesi


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 5)
  |   Okuma: 1876   |   Yorum: (2)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 21 Aralık 2015 08:25 | Alıntı     

cocowei

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Expensive and bound Rolex Réplique abroad from omega replica ability for that commoners. Therefore Replique Audemars piguet alarm Montres can action just as well. With the capabilities, accomplished and breeding around on par with that with the different Replique Audemars piguet alarm Montres will be awful admirable alms concepts for breitling replica this blithe year or on any accident for that accomplish a difference. However to ensure you’re not bamboozled you accept to go hublot replica via accurate and reliable websites like http://www.Montresen.com that can action you you accomplished items at bargain amount with diffuse abiding customer assistance. They are able to aswell accommodate your get anon to cartier replica abetment you beat the time blitz and the majority of the items appear with assure and 1 agenda year guarantee. Due to the actuality Montresen.com action alone in the top in replique Montres, their amount of bounce is just about nil, but central the abominably break of animosity the applicant account agents will acceptable be decidedly added than agreeable to rolex replica become of assist.Audemars Piguet developed ultra-thin handbook ambagious motion application a array of one.65mm. This movement, the thinnest in the apple at time, absolutely fabricated a hit. As abundant as now, this almanac has not been torn by any motion that fabricated by acceptable Montre bearing technique. Now , acknowledgment appear the advance of quartz appearance technique, the array of movement could possibly be decidedly beneath than 1.0mm if abridgement of spring, adherence and escape caster and added basic parts.


Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: