Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Eylül 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Ahmet Kahraman'ın Dili- Kutbettin Özer  


31-01-2012, 22:07 Kategori: Güncel  
Ahmet Kahraman’ın Dili- Kutbettin Özer

Sayın Dr. İsmail Beşikçi bir Türk olmasına rağmen Kürt halkı ve Kürdistan ülkesi için bilimselliğini kaybettirmeden bütün ömrünü gerçeklikle erdemliğini korudu. İsmail Beşikçi Türk devletin hedefinde olduğu gibi derin devletin hedefinde de ön planda idi-dır. Yıllardan evvel Beşikçi durgun esasi duruşu ile bekler ve olaylara aniden yanıt vermez. Olayların nihai sonuçlarını somut bir bilgi edinmeyene kadar eline kalem almaz.

Türk solcuları Dr. İ. Beşikçi’yi pek sevmedikleri için medyalarında da pek yer vermezler. Sn. Beşikçi’ye önem verenler Kürdistan’ın dört parçasındaki Kürt aydınları tarafından gözbebekleri kadar destekliyor ve seviyorlar.

Maalesef ideolojik ayrıntılardan dolayı bazı Kürt aydınları tarafından da görüş saldırısına maruz kalıyor. Beşikçi, bir ara PKK hareketine sessiz kaldı, PKK tarafından desteklendi, yıllarca övüldü ve bütün basın yayınlarında destek gördü. Daha sonra PKK anti Kürdistancılık yaptığında İ. Beşikçi görüşünü belirtti ve PKK’nın yanlış noktalarını vurguladı. Bu vurgulamada PKK rahatsız oldu ve birçok tarafından küçültülerek sıfırlaştırılmak istendi. Bu çirkin tavır-ı kabul etmeyen Kürt aydınları destek verdi ve görüşlere, eleştirilere ve özgür iradeye saygı gösterin denildi.

1999 yılında Sn. Abdullah Öcalan İmralı’ya götürüldüğünde ve sonra İmralı’da mahkemedeki ifade tutumunu beğenmedi ve daha sonra İmralı’dan gelen mesajlarda İsmail Beşikçi A.Öcalan tarafından topa tutulduğunda bütün PKK’lılar tarafından da saldırıya uğradı. Bu konuda anti PKK’lıların dışındaki bütün Kürdistanlı Aydınlar tarafından destek gördü. Bu desteklilerin içinde en başta Sayın Yazar ve politikacı İbrahim Güçlü idi.

İbrahim Güçlü daha önceleri ve bu son AKP döneminde de PKK’ yi eleştirdi. Bazen yerinde bazen de biraz sert eleştirilerde bulundu. İ. Güçlü eleştirilerinden dolayı PKK tarafından ölüm cezası verildi ve büyük saldırıya uğradı. Kürt aydınları İsmail Beşikçiyi desteklediği gibi İ. Güçlü’ye de destek verdiler. Tabii ki PKK kendisinden olmayana ve eleştiren her kesimin hakkında infaz cezasını verdi ve bir kısmını infaz etti, bir kısmını da infaz etmek için karar verdi.

Sayın Kemal Burkay, PSK Başkanlığından sonra sinesine çekilerek birçok tamamlayamadığı, bitiremediği yazılarını bir araya getirerek kitaplar haline getirmeye çalıştı. Vakti boş geçmeyen Sn. K. Burkay ‘’Anıları’’ üzerinde kitap bastı ve merakla okuyanlar arasında ve partisinden ayrılan birkaç kişi reformcular tarafından topa tutuldu ve sonradan sesleri kesildi. Ama Kemal Burkay yerinde durmadı, bir taraftan reformcu arkadaşlarına cevap verirken diğer taraftan da konferanslar verme çabasında yoğun çalışmalarda bulundu. Daha Avrupa’da iken, K. Burkay’ın bazı yazı dilindeki eleştirileri BDP ve KCK-PKK’ rahatsız etti. PKK’nın her üç ayda bir, bir konsept vermesinden dolayı inandırıcılığı olmayan konseptler üzerinde K.Burkay sıradan biri olarak özgürce görüş iradesini kaleme aldı ve yazdı. Bu görüşlere tahammül edemeyen PKK’nın üst düzeyindeki elemanlar tarafından ağır eleştirilere tabi tutuldu.

Kemal Burkay, 32 yıl sonra Türkiye’ye temenni gidince; devletin K. Burkay’ı karşılamasında ve görüşmelere yer vermesinden gocuklaşan ve tahammül edemeyen Kürt kesimleri tarafından eleştirildi. BDP Burkay’dan rahatsız olduğu halde, BDP Amed Belediye Başkanı Sn. Osman Baydemir görüşmesinde KCK’lı tutukluların anlamlı resmini hediye etti.

Başından beri PKK, Burkay’a soğuk baktı.

Bendeniz de Sn. Kemal Burkay ile ilgili bir makalemde görüşümü yazmıştım; demiştim ki, keşke kemal Burkay önce doğduğu yere gidip bir bardak su içip tekrar Ankara’ya dönüşünde görüşlerine başlasaydı. İkinci eleştirim; keşke Burkay ‘’ülkeme geldim mutluyum’’ demeseydi yerinde, Türkiye’ye geldim deseydi, daha iyi olurdu gibi yumuşak kibar eleştirilerim oldu. Çünkü ilk bastığı toprak onu öldüren topraktı. Şu ana kadar Hiçbir emeği olmuş Kürt yurtseverlerine hakaretim olmadı. Abdullah Öcalan’ın duruşu hakkında birçok makalelerim oldu ama hiç ve hiç alçak veya şerefsiz demedim. Onun söyledikleri cümlelerini belgeli yazdım ve altında görüşlerimi belirtmeye çalıştım. Bendeniz asla ve asla Ahmet Kahraman gibi ucuz Ahmetçik olmadım.
Türk Mehmetçiği ile Kürt Ahmetçiği,
Türk devleti diyor ki, bir Mehmetçik bin düşman askerine bedeldir. Bu slogan Türk ulusu için bir slogandır. Mehmetçiğin arkasında Türk devleti var. Mehmetçik devletine, devleti de Mehmetçiğine güveniyor. Her iki taraf da birbirlerine yaslanmışlar, korunuyorlar. Bizim yaşlı sözde aklı ermiş Ahmetçik (Ahmet) Kahraman ise, Yeni Özgür politika yazarı olarak basının Ahmetçik kahramanı olmuş. Yani Kürdistan Ulusal Ahmetçiği adına değil. Bir örgütün, bir gazete parçasının kahramanı yani anlayacağınız. Y. Özgür Politika maaşa bağladığı Ahmetçik kahraman’ı olmuş. Bu adam istediği şekilde yönlendiriyor. Yarın Y. Özgür Politika uluslaşır bir Kürdistan-i basın gazetesi olursa dayanacağı yer yine Türk basınında Mehmetçik denilen- Türk safında Ahmetçik yazar kahramanı olur. Bu adamın duruşu ve karakter yapısı zaman düzenine müsait olduğu içindir. Kürt ve Alevi kesimlere ve Kürdistan için çok emeği olmuş yazar, Sn. Haydar Işık, Y.Ö. Politikanın da gülü idi.

Ahmetçik Kahraman, dili özü bir küfürbazdır, kelimeleri yan yana getirir uydurur, uyduruktur. Kibar kelimelerden uzak boyu kadar çok kabadır, gülüşü de öyle, oturup kalmasına bakanlar veya onun davranışını izleyenler, onu deli sanır, aklı dengesi yerinde olmadığını anlayınca onu bir Dr. Psikolojisine götürme ihtiyacını duyar. Bu insan gerçekten dengesiz ve adamı tedavi etme ihtiyacı vardır.

Sn. Kemal Burkay, ne babam çocuğudur ve ne de örgütümden olanın biridir. Kürt liderlerine saygı duyduğumu ve eleştirdiğim kadarıyla Kemal Burkay’a da o kadar saygı olma yaklaşımım vardır. Bir Kürt yurtseverin Kürt halkına hizmet eden emeğe değer verdiğim kadarıyla saygıyla da değer biçiyorum. Kürt halkına bunca yılar hizmet edenlerin bir hatasına karşı hemen silip atmak çok kütü bir üsluptur. Bence Ahlak dışı bir davranış desek yeri vardır. Ayıptır, günahtır. Ahmetçik Kahraman, güya 17 kitap yazmış veya daha fazla yazmış olabilir. Ahlak değişmedikten sonra isterse 200 kitap yazar sahibi olsun, neye yarar.

Ahmetçik Kahraman, yazarlığını birilerin emrinde yazan bir Kürt kılıfına sığınmış bir Türk yazarıdır. Bunun yazı dili bozuk ve bölgesel, mıntıka ve kişiler hakkında bildikleri sadece hayali-efsane ve iftira üçgeninde yalan atan yazanlardan biridir.

Dikkat ediniz bu Ahmetçik kahramanın kuru yalancılığına, Biz Kemal Burkay’ı tanımasaydık kim bilir ne düşünürdük. Belki Ahmetçik Kahraman’ın elindeki kurşunla Burkay’ı da öteki Kürt yurtseverleri gibi infaz ederler. Vay be ne kahramansın. Türk derin devletine karşı bu kadar saldırına rastlanmadık, sebep ne? Neden Bu kadar emeği olmuş Kemal Burkay’a? Gerçeklerin, karanlıkların aydınlığa çıkmasından neden bu kadar korkuyorsun, seni iten güç ne?

Musa Anter’in kim vurduğu meçhul, Hikmet Fidan’ı Ahmetçik Kahraman gibi dengesiz Yazarlar tarafından fişlenerek öldürüldü, katili belli ama belirsizler zamanla cezalandırıldı iyi oldu dediler. Yazar Ahmetçik Kahraman arkasında bir ajan daha eksildi dedi. PKK’dan ayrılanları kovdular, dövdüler ve intihar süsü verilerek öldürenleri kutladılar. Ahmetçik Kahraman alkışlayarak bu cinayetleri ballayarak yazdı. Ormanda eli bağlı Kürt yurtseverlerini döverek işkence yapıldığını Ahmet denilen yazar bunları bildiği halde Kürt halkından olayları gizledi ve suç ortağı olduğunu kabul etti. Kuzey Almanya’da merdivenin başında iki genç Kürdü iki kurşunla öldüren katilleri bildiği halde Ahmetçik Kahraman katilleri gizleyerek evinde besledi. Kani yılmaz’ı infaz edenleri destekleyerek bir kez daha suç ortağı oldu ve yazısını ballandırarak yazdı.

Kürdistan’da dostluğun, diyalogun önünü kesenlerden biri de Kürt Ahmetçiğidir. Kışkırtmak için uzmanlaştırılmış oportünist (fırsatçı) kişilikli bir insandır.

Böyle vasıflara sahip olduğu için üslubunu sürekli kötüye kullanır ve kullananlardan biri olarak kişiliğe sahiptir.

Aslı astarı olmayan bir uydurma, çarpık ve kullanmaya elverişli bir kuklanın yazısı aşağıda, insan imreniyor.

Ahmet Kahraman / Tutmayın sülük Kemal’i o şimdi Kontra

Kemal oğlu Kemal, çok yüzlülere has, sayısız lakaplıdır. Lakaplarından biri, Kürtlerden para emme yeteneğinin delili olarak Sülük Kemal, insan oğlu hayallerini dolandırmaktan Sülün Osman’a nazire Sülün Kemal, bir başkası katır katır, ona buna para karşılığında istihbarat servisinden ötürü, öteki lakabı İngiliz Kemal’dir.


Tutmayın, hızını kesmeyin sülün, sülük, kurbağa Kemal’i. O şimdi, Kontra Kemal’dir.

Gençliğindeki köy öğretmenliğinde, hırsının hızına yetişilemeyen tutkulu bir Kemalist’ti. Düçar olduğu aşağılık kompleksiyle, bir zamanlar kendisine reva görülenleri tekrarlıyor, Kürt çocuklarını, Türk ırkçılığı aşısıyla devşirneye çabalıyor, Kürtçe konuşanların el parmaklarını sopayla vurarak, işkence ediyordu.

Türk gibi hükmederek fiyaka yapmayı seviyor, polisler içinde baş polis olmayı hayal ediyordu. Dışarıdan sınavla hukuk diplomasını aldığı gün, bu hayalinin peşinden giderek, derin devletin adamı adaylığı için dilekçe veriyor, gördüğü kabulle İçişleri Bakanlığı kadrosuna dahil oluyordu. Derin kurstan geçip, staj görürken dağıtımı, satışı olmayan, cama yapıştırılan sayılarıyla varlığı fark edilen, tek yapraklı, taşra gazetesinde, ilk yazısını yazarak, amirlerinden afferim almaya hevesleniyordu. Utanç verici, ama yazının kalitesi orta okul çocuklarının kompozisyon ödevinden de düşüktü. Gel gelelim o bunu, yazı hayatının başlangıcı olarak sunuyordu, 80 yaşına merdiven dayarken…

AHMET KAHRAMAN

akahraman61@hotmail.com


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 24)
  |   Okuma: 3535   |   Yorum: (0)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler: