Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Dengir Mir Firat ile Nese Düzel Görüşmesi  


29-11-2011, 14:14 Kategori: Güncel  
“Herkesin sınırı var. Tayyip Bey de belki demokrasi ve özgürlüklerde sınıra geldi. Ne isteniyor benden? TRT Şeş’i verdim, daha ne istiyorsunuz, diyebilir ama bu kanalda çocuğa Kürtçe masal anlatamıyorsunuz.”

“Genelkurmay belgelerinde 40 küsur isyan var deniyor. Hayır, iki isyan var. Şeyh Sait ve Ağrı. Dersim dâhil diğerlerinin tamamı tenkil. Bunlar, devletin, bir kimliği bastırma ve yok etme harekâtları. Çok insan öldürüldü.”

Dedem son sürgün edildiğinde 85-90 yaşındaydı. Demokrat Parti milletvekili olan torunu ve yeğeni Yassıada’da yatıyordu. Tünel kazıp Yassıada’dan onları kaçıracak diye devlete karşı isyanla yargılandı.”

***
NEDEN DENGİR MİR MEHMET FIRAT

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın son Dersim katliamı açıklaması ve Dersimlilerden özür dilemesi, Cumhuriyet tarihimiz için bir ilk oluyor. İlk kez bir başbakan, Cumhuriyet’in bir suçu için halktan özür diliyor. Son 150 yıllık tarihimizin, özellikle de Cumhuriyet dönemine ait geçmişimizin baskı, katliam ve yalanlarla dolu olduğu düşünülürse... Başbakan’ın Dersim katliamıyla yüzleşme cesareti, bu ülkede artık durdurulması mümkün olmayan yepyeni bir süreç başlattı demektir. AK Parti’nin kurucularından olan ve bir siyasetçi olarak her dönem Kürt kimliğini cesaretle taşıyan, uzun dönem Erdoğan’ın en yakın çevresinde yer alan AK Parti’nin eski Genel Başkan Yardımcı Dengir Mir Mehmet Fırat’la Başbakan’ın son Dersim açıklaması ve özrünün yaratacağı gelişmeleri ve sonuçları değerlendirdik. Tek Parti İktidarı’nın Dersim ve Şeyh Sait isyanları döneminde uyguladığı sürgünleri bütün zulmüyle yaşayan ve büyük acılara katlanan bir aileden gelen Dengir Fırat’a, hem o dönemi, hem de çok yakından tanıdığı Tayyip Erdoğan’ı konuştuk. Kürtler böyle bir özür konusunda ne düşündüler? Cumhuriyet tarihimizde Dersim gibi devletin özür borcunun bulunduğu başka hangi olaylar var? Kürt isyanları tam olarak neydi? Neler yaşandı? Şeyh Sait isyanıyla ilgili de böyle açıklamalar yapılabilecek mi? O isyanın bastırılmasında da çok insan haksızlığa uğradı mı? Tayyip Erdoğan

Kürt açılımını başlatmıştı ama bugün açılımdan vazgeçmiş gibi gözüküyor. Neden vazgeçti? Erdoğan yakın çevresindeki Kürtlerden niye uzaklaştı? Bugün çevresinde Kürtlerin duygularını ve düşüncelerini anlayıp ona anlatacak kimseler var mı? Neden Erdoğan partisindeki ve grubundaki Kürtlerin sayısını azalttı? AKP’nin bugünkü Kürt politikası nedir? PKK’nın Silvan saldırısıyla başlayan gerginlik sürecek mi? Erdoğan neden demokratik adımlar atmıyor? Başbakan yeniden açılım günlerindeki üslubuna dönebilecek mi? AKP’nin aklındaki Kürt çözümü ne? Erdoğan, anadilde eğitimi kabul eder mi? Bütün bu soruları, bu konularda en yetkin siyasetçi olan Dengir Mir Mehmet Fırat’a sorduk ve çok net ve cesur cevaplar aldık.

Başbakan’ın son Dersim açıklamasını ve özür dilemesini nasıl değerlendirdiniz?

Her ne kadar 2005 yılındaki Diyarbakır konuşmasında da çok açık bir özür dileme olduysa da... Hatırlayın... Başbakan o konuşmasında, “Birçok haksızlıklar yapıldığını biliyorum. Bundan dolayı Kürt vatandaşlarımızdan özür diliyorum” demişse de, son Dersim açıklaması çok önemli bir başlangıçtır. Daha da ötesi bu bir kırılma noktasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kez kendi tarihiyle yüzleşmesidir. Başbakan’ın bu açıklaması kutlanması gereken çok cesur bir adımdır. Yalnız şu da var. Bu tarihin içinde, sadece Dersim değil, Türkiye’nin özür dileyeceği yüzlerce olay var.

Türkiye devletinin özür dilemesi gereken başlıca olaylar neler?

Ben size şimdi bir kitap hediye edeyim ve o kitaba hemen birlikte bakalım. Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları adıyla yayımlanmış iki ciltlik bir kitap bu. Bunlar, Genelkurmay’ın kendi resmî belgeleri!

Kendi belgeleri mi?

Evet. Çok enteresan! 1946’daki Genelkurmay Başkanı, herhalde “Bakın bugüne dek bunlar yapıldı. Bundan sonra da yapılabilir” diyerek ibretiâlem olsun amacıyla o güne kadarki Kürt isyanlarını, askerî harekâtları da içeren bir şekilde küçük kitapçıklar halinde yayımlatmış. Fakat bir süre sonra Genelkurmay bu yayımladığı belgeleri toplatma kararı almış ve kendi kitapçıklarını yasaklamış. “Geçmişte 40 küsur Kürt isyanı vardır” diye hep söylerler ya...

Geçmişte bu kadar Kürt isyanı yok mu?


Yok. Hatta Demirel’in, “Geçmişte kırk küsur Kürt isyanı var. Son isyanı da bastırırız” diyen meşhur bir sözü vardır. Oysa Genelkurmay belgelerini okuduğunuzda, bu isyanların hiçbirinin olmadığını görüyorsunuz. Aslında bu askerî harekâtların tamamen birer tenkil hareketi olduğunu görüyorsunuz.

Tenkil ne demek?

Bastırma, yok etmek, sürmek anlamında kullanılıyor tenkil. Raçkotan’dan Raman’a, Mutki’den Oramar’a, Koçuşağı’dan Bicar’a hiçbiri isyan değildir. Genelkurmay belgelerinde bunu görüyorsunuz. Bunların tamamı tenkildir. Zaten Kürt tarihinde iki isyan vardır. Bir Şeyh Sait İsyanı, iki Ağrı İsyanı. Ama kırktan fazla harekât yapılmıştır ve Dersim de işte bu tenkil harekâtlarından biridir. Ulus-devlet kurmak ve tek tip insan yaratmak için yapılmış asimilasyon harekâtlarıdır bunlar. Bu yüzden devletin özür dilemesi gereken olay sadece Dersim değildir. Genelkurmay belgelerinde bunu görüyorsunuz.

Belgelerde başka neyi görüyoruz?


Kürtlerden ilkel, hayvansal bir topluluk olarak, dağın arkasındaki medeniyetin ne olduğunu bilmeyen bir sürü olarak bahsediyor. Kürtlerin tek bildiği şeyin bir avuç mısır ile bir avuç buğdaydan ibaret olduğunu söylüyor. Tek parti döneminde yapılmış lokal harekâtların dışındaki bütün büyük harekâtlar Genelkurmay’ın yayımladığı bu belgelerde var.

Bir de Cumhuriyet tarihinde lokal harekâtlar mı var?

Evet. Mesela 33 kişi kurşuna dizilmiş, 80 kişi topluca öldürülmüş, bunun gibi lokal harekâtlar var. Bu tür olaylar, o belgelerde yok. Mesela bir Karaköprü olayı vardır. Demokrat Parti dönemde, bu konuda Meclis soruşturması açıldı.

Sonuç ne oldu?

İçel Milletvekili olan rahmetli amcam Hüseyin Fırat da bu soruşturma komisyonunun üyesiydi. “Talimatla 40 kişi katledilmiş. Bu katliamda devletin üst düzeydeki bütün yetkililerinin imzalarını gördüm. İsmet Paşa da buna dâhil” derdi. Bu dosya DP’nin üst yönetiminin emriyle kapatılmış. Milletvekili olduğumda, amcam benden bu dosyayı araştırmamı istemişti. Bu yüzden, Başbakan’ın devlet adına Dersim özrü, bu ülkenin kendi tarihiyle hesaplaşabilmesi için çok ciddi bir adımdır, devrimsel nitelikte bir söylemdir. Eğer araştırılırsa daha çok belge çıkacaktır.

Felaket tablosu ve katliam rakamları değişir mi o zaman?

Çok daha korkunç bir kıyımla ve rakamlarla karşı karşıya kalırız. Çünkü hâlâ birçok belge noksan. Genelkurmay’ın gizli yazışmaları, arşivleri hâlâ açılmadı. Mesela İstiklal Mahkemeleri... Bunun arşiv bilgileri, gizli celseleri TBMM’de. Bu arşivler de açılmadı. Hâlbuki bunun için bir karar almaya lüzum yok. Meclis Başkanı’nın talimatıyla açılabilir bu arşivler. Mesela önceki Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, bir, iki ve üçüncü Meclis’le ilgili belgelerin tek bir istisnayla açılmasına izin verdi. O istisna da, İstiklal Mahkemeleri. Asıl karanlık dönem bu!

AKP on yıldır iktidarda. Arşivlerin açılmasını hâlâ kim engelliyor?
AK Parti yeni yeni iktidar oluyor. Beş, altı yıl önce biz Dersim bile diyemiyorduk bu ülkede. Askerî vesayet henüz tam anlamıyla bitmedi. AK Parti bu arşivleri açmak istiyordur. Açılmıyorsa, bir baskı unsuru hâlâ var demektir. Çünkü İstiklal Mahkemeleri’nde sadece Kürtler mağdur olmadı. İslami kesim de mağdur oldu.

Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı ve bu kanunla İstiklal Mahkemeleri kuruldu. İstiklal Mahkemeleri dönemi, bütün muhalefetin susturulduğu, kiminin idam ettirildiği ve tek parti baskısının bütün ağırlığıyla toplumun üstüne çöktüğü bir dönem. Bu dönem hâlâ karanlıkta bırakılsa da, yine de tarihimizde ilk kez bir şey oluyor ve Cumhuriyet’in bir suçu hakkında bir başbakan halkından özür diliyor. Bunun yeni bir yol açacağını düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Türkiye bir sürece girdi ve bu süreci durdurmak artık mümkün değil. Aslında bu süreç, 2003’te AK Parti’nin iktidar olmasıyla başladı. Asker ve yargı vesayetinin en üst noktalara çıktığı dönemlerdeki sıkıntılara rağmen birçok değişim yaşandı AK parti iktidarında. Bunu görmek ve kabullenmek lazım. Bu akışı durdurmak ve arşivleri açayım mı açmayayım mı demek bundan sonra kimsenin elinde değil. Artık arşivleri açmak zorundasınız. Genelkurmay da, Meclis de, Cumhurbaşkanlığı Köşkü de artık arşivleri açmak ve belgeler üzerindeki yasakları kaldırmak zorunda. Türkiye demokratikleşecekse, özgürleşecekse, önce, yalanlarıyla yüzleşecek.

1925’teki Şeyh Sait İsyanı’yla ilgili de böyle özür açıklamaları yapılabileceğini düşünüyor musunuz?

Şeyh Sait İsyanı’nı ancak arşivler açıldığında aydınlatabiliriz. Çünkü çok enteresan bir dönem o. O isyanın bastırılmasında çok büyük kitlesel ölümler yaşandı. Hatta o şiddet orada durmadı, 1930’larda da sürdü. Aslında Dersim, Şeyh Sait İsyanı’nın bastırılmasının bir devamıdır.

Neydi tam olarak Şeyh Sait İsyanı?

Şeyh Sait İsyanı da dâhil olmak üzere tek parti dönemindeki bütün harekâtlar, tek kimlikli bir ulus-devlet yaratabilmek için yapılmış operasyonlardır. Öyle ki, Genelkurmay belgelerinde isyan olduğu öne sürülen, gerçekte isyan olmayan 40 küsur olayla ilgili yapılan bütün tenkil harekâtları aslında Şeyh Sait İsyanı’nın bastırılmasıyla başlayan bir sürecin, bir Cumhuriyet politikasının devamıdır.

Şeyh Sait İsyanı’nın bastırılmasında da çok insan haksızlığa uğradı mı?

Bütün bölge haksızlığa uğradı. Kürtler arasında bir ayırım yapılmadı. İsyana katılan ya da katılmayan bütün Kürtler iskân ettirildiler. Yani zorunlu olarak göç ettirildiler. Hatta isyanın karşısında olan Kürtler dahi topraklarından sürüldüler. Demek ki...

Evet...
Demek ki, tenkil hareketleri sadece isyanla ilgili değildir. Bu bir kitlesel bastırmadır. Bir milletin, bir kimliğin devlet tarafından bastırılmasıdır bu. Çok insan öldürüldü! Elinizdeki resmî belgelerde bunları görecekseniz. Çünkü her harekât sonrasında şu kadar bin kişi katledilmiştir, şu kadar hayvan ölmüştür diye sayılar veriliyor. Arşivlerin tümü açıldığında rakamlar çok artacak! Dersim’de öldürülenlerin sayısı 13 binin çok üstündedir. Çünkü insansızlaştırıldı Dersim. Şeyh Sait İsyanı’ndaki insan kaybı da 13 binden fazladır.

Sizin aileniz bundan nasıl etkilendi?

Benim ailemin Şeyh Sait İsyanı’yla yakından uzaktan ilgisi yok. Ailemin 1937 Dersim olayıyla da hiç ilgisi yok. Çünkü Sünni bir aile bizimkisi. Üstelik İstiklal Harbi’nde gösterdiği üstün başarı için kırmızı-yeşil İstiklal Madalyası’yla da taltif edilmiş bir aile bu. Hatta dedem o sırada milletvekiliydi. Bütün ailesi 1926’da Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra Adıyaman’dan sürgün edildi, varlıklarının tamamına el kondu. Bir sabah herkesi aldılar...

Nereye götürdüler?


Türkiye’nin dört bir köşesine dağıttılar. Sekiz yaşındaki bir çocukla 70 yaşındaki bir ihtiyar o günkü şartlarda Adıyaman’ın Kâhta ilçesinden 110-120 kilometre uzaklıktaki Gölbaşı’na yürüyerek götürülüyor ve oradan trene bindiriliyor. Düşünün varlıklı ve güçlü bir ailesiniz. Bir günde bu varlığınız, her şeyiniz elinizden gidiyor. Hiç bilmediğiniz bir yere gönderiliyorsunuz ve gittiğiniz yerden ayrılmamak zorundasınız. Her gün jandarmaya, polise gidip imza vermek mecburiyetindesiniz. Sürgünlerin tarihi yazılsa, her biri bir faciadır!

Siz ne hissediyorsunuz o olay hakkında?

Hukuk Fakültesi’nde toprak hukuku dersini bu sayede geçtim. Hoca o gün çok sinirliydi. “Bir soru soracağım. Size bunu derste anlatmadım. Bilirsen geçersin, bilemezsen kalırsın” dedi ve “Türkiye’de kaç iskân kanunu var ve sebepleri neler” diye sordu. Cevap verdim. “Türkiye’de 1926, 1938, 1960 tarihli üç iskân kanunu çıkarıldı” dedim. “Sen bunu nereden biliyorsun öğrenci?” dedi. “Üçü de bize tatbik edildi de oradan biliyorum. Ailem bunların eziyetini çekti” dedim ve sınavı geçtim.

İnsanları sürüldükleri yerlerden alıp sonra bir daha mı sürüyorlardı? Siz sürüldüğünüz yerden de mi sürüldünüz?


Evet. Mesela bir 55 Ağa olayı vardır. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Güneydoğu’da Demokrat Partili Kürtlerin ileri gelenlerinin hepsi Sivas’taki askerî kampa gönderildi. Sonra bunların arasından 55 ağayı seçip 105 sayılı kanuna tabi tuttular. O ağaların çoğu çamaşır yıkayarak, terzilik yaparak geçimlerini sağlayan ağalardı.

Niye sürüyorlar?

Birisi kalkıyor şikâyet ediyor kaymakama ve insanlar sürülüyorlar. Mesela dedem son sürgün edildiğinde 85-90 yaşındaydı. Demokrat Parti milletvekili olan torunu ve yeğeni Yassıada’da yatıyorlardı. Dedem tünel kazıp onları Yassıada’dan kaçıracak diye devlete karşı isyan iddiasıyla Eskişehir’de yargılandı. Elinde baston güçlükle yürüyor, onu da önce işte bu Sivas’taki askerî kampa sürdüler.

Devletin size de bir özür borcu olduğunu düşünüyor musunuz?


Devletin Kürt halkına bir özür borcu var tabii. Ben de o halkın bir ferdiyim. Devlet bizden toplu halde özür dilemeli. Tek tek hepimizden özür dilemeye kalksa milyonları bulur sayı. Şimdi Sayın Başbakan öyle bir yol açtı ki, özür dilenmesi gerekecek daha pek çok olay var Dersim gibi. Başta da dedim ya, yayımlanmış Genelkurmay belgelerinde daha 40 olay var böyle! Bu olayların her biri için ayrı ayrı özür gerekir. Çünkü bugün bu ülkede yaşadığımız sıkıntıların ve sorunların birçoğunun kaynağında bu olaylar var.

Dersim konusunda bu kadar cesur ve uygar bir davranış gösteren Başbakan Erdoğan’ın Kürtlerin bugünkü hakları konusunda son zamanlarda böylesine tutuk olmasını nasıl açıklıyorsunuz?

Türkiye’deki Kürt sorunu bir vatandaşlık sorunudur. Bu ülkede ikili bir sistem var. Bir, vatandaşlar var. Bir de tebaa var. Türkler vatandaş, Kürtler ise tebaa. Vatandaşa haklarını verirken lütfetmezsiniz ama tebaaya haklarını verirken lütfedersiniz. Eğer bu ikili sistem kaldırılırsa, ortada Kürt problemi diye bir şey kalmaz. Herkes vatandaş olur ve eşitlik sağlanır.

Bu durumda Kürt-Türk eşitliği, herkesi vatandaş yapacak olan yeni, sivil-demokratik bir anayasa yazılarak sağlanabilir. Öyle değil mi?

Benim yeni anayasa yapılacağına dair bir ümidim yok. Bu Meclis’ten yeni bir anayasa çıkmaz. Zaten çıkmaması için her türlü şey yapıldı. İki parti, “Mevcut anayasanın üç değişmez maddesi değiştirilemez” diye kırmızıçizgiler koydu. Değişmez maddeler kalacaksa, o zaman yeni bir anayasa yapmaya gerek yok ki... Böyle bir yöntemle anayasa yapılmaz!

Bu anayasa yapma yöntemi AK Parti tarafından da kabul edilmedi mi?

Evet. AK Parti’yi dışarıda tutmuyorum ki. Anayasanın bu yöntemle yapmakta uzlaşanlardan biri de AK Parti.

Meclis’teki dört parti, yeni anayasa yapma konusunda değil de, anayasa yapmama konusunda uzlaştılar, öyle mi?


Evet. Dört parti, yeni anayasanın çıkmaması için anlaştılar. AK Parti’yi bunlardan ayırmıyorum. “Dört partiden biri çekildiği takdirde Anayasa Uzlaşma Komisyonu dağılacak” ilkesinde anlaştılar. Böyle bir ilkede anlaşmak demek, “biz yeni anayasa yapmayacağız. Bizim yeni anayasa yapma niyetimiz yok” demektir. Biz 2007’de de anayasa çalışması yapmıştık. O anayasa komisyonunun başkanı bendim. O yüzden ben bir anayasanın önündeki engelleri çok yakından yaşayarak biliyorum.

Sivil anayasa yapma konusunda AKP, 2007’de büyük bir fırsat kaçırmadı mı sizce?


Olayın arka planını bilseydiniz... O günkü şartlarda yeni anayasa yapılamazdı. Bize, anayasa yapılmayacak diye açık açık telkinler geldi.

Nereden geldi? Askerden mi?


Oralardan geldi. “Yeni bir anayasa yaptığınız takdirde parti kapatılır” dediler. Nitekim bir hafta sonra AK Parti’yi kapatma davası açıldı. O gün sivil anayasayı yapma konusunda sayısal çoğunluğumuz yeterliydi ama demokratik çoğunluğumuz yoktu. Türkiye, yarı demokratik bir ülkeydi.

Şimdi demokratik çoğunluk var. Sivil anayasanın yapılmamasının bugünkü arka planı nedir? Sivil anayasayı yapmama konusunda AK Parti kiminle mutabakat sağladı?

Bilemiyorum. O da zaman içinde görülebilir. Çok enteresandır. İki parti anayasanın değişmez maddelerine dokunulmasın diye kırmızıçizgilerini açıkladıktan sonra AK Parti’den de bazı yetkililer “Bu üç maddeye dokunmasak olur” diye beyanat verdiler. Bu beyanatı duyduktan sonra AK Parti’nin yeni anayasa yapmada ayak sürüdüğü kanısı bende hâkim olmaya başladı. Kaldı ki ben Kürt meselesinin halli için anayasa değişikliği yapılması gerektiği kanısında değilim.

Niye? Eşitliği sağlayacak “vatandaşlık” tanımını Anayasa’da yapmadan Kürt meselesi nasıl çözülecek?


Biz önce gülünç yasaklardan kurtulmalıyız. TRT Şeş açıldı diye övünülüyor. Peki, Kürtçe diliyle ilgili program yapmanın yasak olduğunu biliyor musunuz? TRT Şeş’te çocuklara yönelik program yapılmasının yasak olduğunu biliyor musunuz? Niye yasak? Çünkü dili öğrenecek olan çocuktur. Çocukların Kürtçe öğrenmelerinin önüne geçmek için konulmuş bir yasak bu...

TRT Şeş’i açan ve yönetmeliğini yapan AKP değil mi?

Evet öyle. Dünyada çeşitli alfabeler var. Siz hiçbir ülkede harf yasağı duydunuz mu? Q, X, W harfleriyle ilgili yasakların kaldırılması için Anayasa değişikliğine gerek yok ki. Sizin hâlâ harf yasakladığınız duyulsa, ancak mizah dergilerinin sayfalarında yer alabilirsiniz dünyanın. Gülünç yasaklardan biri de yer isimleri. Kürtçe yer isimleri iade edildi mi?

Edilmedi mi?

Edilmedi. Bunun için Anayasa değişikliğine gerek var mı? Yok. Bakın, bir de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı halk eğitim merkezleri var. Bunların amacı vatandaşa çeşitli beceriler ve diller öğretmek. Hangi yabancı dillerin öğretileceğine bakanlık karar veriyor. Listede yüze yakın dil var ama Kürtçe, Lazca yok. Bakanlıkta genel müdürün listeye Kürtçeyi, Lazcayı eklemesi yeterli. Bu bile yapılmıyor. Biz bu gülünç yasaklarla zaten Kürtlere “sen vatandaş değilsin” diyoruz. Anayasa’yı, “sen eşitsin” diye değiştirsek ne yazar? Bu gülünç yasaklarla Kürtler gene vatandaş olmayacak ki! Biz neyin kavgasını veriyoruz?

Erdoğan’ın 2005’te Diyarbakır’da Kürtlerden özür dilediğini hatırlattınız. Bu gülünç yasakların kaldırılmamasını nasıl açıklıyorsunuz şemdi?


Hepimizin hak, özgürlük ve eşitlik algılarımız farklı. Bu farklılık aldığımız eğitim sürecinden, yetiştiğimiz toplumdan kaynaklanıyor. Her şeyden evvel beynimizin sınırları var. Demokrasi ve özgürlüklerle ilgili sınırlarımız var. Herhalde o sınırlara dayanıldı.

Tayyip Erdoğan demokrasi ve özgürlük anlayışının sınırına mı geldi?

Hepimizin sınırları var. Tayyip Bey de belki sınıra geldi. “Ne isteniyor benden? Daha fazla ne istiyorsunuz? İşte TRT Şeş’i verdim” diyebilir. TRT Şeş’i verdiniz ama, bu kanalda çocuğa uykudan önce bir Kürtçe masal anlatamıyorsunuz. Yasak bu! Mesela soyadı konusu var. Siyasi Partiler Yasası’ndan Terörle Mücadele Yasası’na kadar bir sürü yasak var. Bunlar tek maddelik bir kanunla bir günde toptan değiştirilebilir. Şu, şu, şu kanunun şu maddesi yürürlükten kaldırıldı dediğiniz zaman, sizin anayasada vatandaşlık anlayışını değiştirmenize lüzum kalmaz.

Dün birinci bölümünü yayımladığımız Dengir Mehmet Mir Fırat söyleşisine kaldığımız yerden devam ediyoruz.



NEŞE DÜZEL: Erdoğan Kürt açılımını başlatmıştı ama bugün açılımdan vazgeçmiş gibi gözüküyor. Neden vazgeçti sizce?

DENGİR MİR MEHMET FIRAT: Hemen şunu söylemek lazım; Kürt açılımı söylemi yanlıştı! Açılım zaten 2003’ten itibaren başlamıştı. Yapılması gereken demokratikleşme sürecini isimlendirmek değil, hızlandırmaktı. İşte bu yapılmadı.

Ben de bunu soruyorum. Niye yapılmadı?

Çünkü hükümet ve devlet Kürt sorunuyla PKK sorununu tek bir sorun olarak algılamaya başladı. PKK uzun süredir bu sorunu, “PKK eşittir Kürt sorunu” diye formüle ediyordu. Çok enteresandır hükümet de, devlet de bunu kabullendi. Oysa Türkiye’de iki sorun var. Bir, vatandaşlık sorunu. İki, PKK sorunu. Kürt sorunu dediğimiz, vatandaşlık sorunudur. Başta da söyledim. Türkiye’de ikili bir sistem var. Bir, vatandaşlar var, bir de tebaa var. Türkler vatandaş, Kürtler ise tebaa. Kürt sorunu, tebaa olarak gördüğünüz insanların sorunudur. Bu ikili sistem kaldırılırsa, herkes vatandaş olur ve Kürt problemi kalmaz.

Kürtlerin vatandaşlık ve eşitlik sorunu çözülürse PKK sorunu da çözülmez mi?


Çözülmeyebilir. Yasakların tamamını kaldırırsınız, hakların tamamını verirsiniz ama, PKK o zaman da, “benim önderimi serbest bırakın veya bana özerk bir bölge verin” diyebilir.

Öcalan’ın serbest bırakılması bütün Kürtlerin sorunu değil mi?

Değil. Belki belli bir kitlenin sorunu ama onun bırakılıp bırakılmaması benim sorunum değil. PKK’nın dağdan iniş şartları bütün Kürtlerin sorunu değil. Önce Kürtlerin vatandaşlık sorununu halletmeniz gerekir. Cumhuriyet’in temel sorunu budur. PKK sorunu ayrı bir sorundur. Onunla silahla da, siyasetle de mücadele edersiniz. Masaya oturursunuz...

Evet...

Öcalan’a daha iyi hayat şartları mı sağlarsınız, hücresini mi genişletirsiniz... Bunun Kürt sorunuyla bir ilgisi yok. Devletin ve hükümetin Kürt sorunuyla PKK sorununu aynı görmesi büyük bir siyasi hata oldu ve iş çıkmaza girdi. Tıkanma noktasına gelindi. İkisinin birbiriyle hiçbir şekilde ilgisi yok. Bu iki sorunun iç içe geçirilmemesi gerekiyor. Bu iki sorun derhal ayrışmak zorunda.

Siz Başbakan’ın çok yakınındaydınız. Erdoğan, yakın çevresindeki Kürtlerden de uzaklaşmış gibi gözüküyor. Çevresinde Kürtlerin duygularını ve düşüncelerini anlayıp ona anlatacak kimseler var mı?

Danışman kadroları var ama bu danışman kadrolarında Kürtlerin olduğu kanısında değilim. Bir insan bir konuda çok iyi eğitim alabilir, Kürtler hakkında çok büyük arşiv araştırmaları da yapmış olabilir... Ama toplumsal olaylarda sadece bilgiye değil duyguya da sahip olmak gerekir. Sadece bilgi sahibi olan danışmanlardan aldığınız bilgilerle problemi çözemezsiniz. Sayın Başbakan’ın problemi bilen Kürt kökenli insanlardan da bilgi almasında fayda görüyorum ben. Çözümü onlar üretecektir. Ama tabii ki takdir kendisinin. Ben bundan dolayı onu kınamam. Kınamıyorum.

Neden dolayı kınamıyorsunuz?

Böyle bir tercihte bulunduğu için kınamıyorum. Özellikle 1980 darbesinden sonra Türkiye’de parti iç demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Milletvekilini her ne kadar halkın seçtiği iddia ediliyorsa da öyle değil. Atama usulüyle geliniyor. Genel merkez kimi işaret ediyorsa ve kimi listenin seçilecek noktasına koyuyorsa o milletvekili seçiliyor. Şimdi bir kişiyi kim atıyorsa, görevden azil de ona aittir. Milletvekilini genel başkan atamışsa, milletvekilini görevden alma da takdiri de genel başkana aittir. Her ne kadar Türkiye’de ağalık, şeyhliğe karşı çıkılıyorsa da... Güneydoğu’da ağalıklar, şeyhlikler var deniyorsa da..

Yok mu?

Var. Liderlerin çoğu da bu ağlıkları yok etme sevdasında olsalar da... Bakarsınız o ağalar ve şeyhler aslında zavallıdır. Kendilerine tabi sadece dört-beş kişi vardır etraflarında. Ama Türkiye’de asıl ağalar siyasi ağalardır. Onlar ülkeyi yönetiyorlar. Mülkleri ülkedir, tebaaları milyonlardır onların. Bu konuda dürüst olmak lazım.

Neden Erdoğan partisindeki ve grubundaki Kürtlerin sayısını azalttı?

Bilemiyorum. Siyaseten öyle bir gereksinim duydu herhalde.

AKP’nin bugünkü Kürt politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir Kürt politikası olup olmadığın bilemiyorum. Türkiye havalanmak üzere pistin sonuna gelmiş bir uçağa benziyor. Sırtında büyük yükler var. Bu yükleri boşaltamadığı için havalanamıyor. Bu yükler Kürt problemidir, PKK problemidir, Alevi problemidir, demokratikleşmedir, özgür bir anayasadır... Türkiye bunları halletmek zorunda.

Siyasetçisinden siyaset bilimcisine herkes Erdoğan’ın kırılma noktasının Habur olduğunu söylüyor. Habur sonrası AKP’nin oyunun çok düştüğü ve Erdoğan’ın bundan korktuğu anlatılıyor. Başbakan Habur’da çok mu korktu?

Zannetmiyorum. Sadece o değil, başka hayal kırıklıkları olmuştur. Erdoğan açılım öncesindeki yaklaşımlarında da, açılım sürecinde de samimiydi. Ama hayal kırıklığına uğradığı noktalar oldu. Mesela 2005’teki Kürtlerden özür dilediği o meşhur Diyarbakır konuşması... PKK çizgisi, insanların meydana gitmesini engelledi. Mesela gene 2005’te Brüksel’de AB ile sözleşme imzalanırken 300 Kürt aydını, “Türkiye’yi AB’ye almayın” diye gazetelere ilan verdiler. Ben biliyorum ki, Tayyip Bey’de büyük bir hayal kırıklığı yarattı bu. Çünkü AB’ye asıl ihtiyacı olan Kürtlerdi. Belki Kastamonu’da konvoyuna saldırı da onda bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Çünkü insanlar lider de olsalar, duygusallardırlar. Müspet bir şey yaptıklarında onları takdir etmek lazım.

Kürt halkı AKP’nin politikaları hakkında ne düşünüyor?


Bir kere BDP veya PKK kanadını, ne yaparsanız yapın tatmin etmeniz mümkün değil. AK Parti’ye oy veren kesime gelince... Onların bir kısmı AK Parti’den daha demokrat ve aktif olmasını bekliyordu. Eğer bu hayal kırıklığı devam ederse Kürt partisine doğru bir kayış oluşur. Bu kayış, AK Parti’nin oy oranını aşağıya çeker. Tabii ki vatandaş mevcut ekonomik durumunu korumak ister, kayba uğramak istemez, macerayı sevmez ama... Ekonominin yanında prim yapan bir şey daha var, o da demokrasi ve özgürlük. Daha demokrat ve özgürlükçü bir oluşum ortaya çıkabilir.

PKK’nın Silvan saldırısından sonra ortam çok gerginleşti. Bu gerginlik ne kadar sürecek?

Şimdi durağan bir sürece girilmiş gözüküyor. Dilerim bu süreç devam etsin. Müzakerelerin devamı ancak bir şartla mümkün olabilir. 1999’da yaptığı gibi PKK gene Türkiye sınırlarının dışına çekilmeli. Ateşkes artık yeterli değil. PKK Türkiye sınırları içinde olduğu takdirde, sürece her an provokasyon yapılabilir. Bunu PKK değil, başka istihbarat servisleri de yapabilirler.

PKK’nın sınır dışına çıkma ihtimali yüksek mi?


Bu ihtimal var. Çünkü PKK’nın toplumu, kitleleri harekete geçirebileceği iddialarının gerçek olmadığı görüldü. Kabul etmek gerekir ki PKK ağır kayıplara da uğradı. Türkiye de, devlet olarak şunun farkında. Bu meselenin PKK’yı ortadan kaldırmakla bitmeyeceğini görebiliyor. Ama PKK’nın, Öcalan’ın serbest bırakılması veya ev hapsine alınması, özerklik ya da PKK’nın lider kadrosunun siyasete girmesi gibi taleplerinin devlet tarafından kabul edilmesi şu anda mümkün değil. Hâlâ PKK’yla masada konuşulup Kürt meselesinin çözüleceği kanısı var ki... Bunun olması çok zor. Devlet bir an önce Kürt sorunuyla PKK sorununu birbirinden ayırmalı. Kürt sorununu çözecek yasakları hemen kaldırmalı. PKK bütün Kürtleri temsil etmiyor.

Kürtlerin yarısı da AK Parti’ye oy vermiyor mu?

Evet. Bir yanda Kürtlerin yarısını ben temsil ediyorum diyeceksiniz, diğer yanda Kürt sorunuyla PKK sorununu eşitleyeceksiniz ve size oy verenleri dışlayacaksınız. Yanlış bir politika bu.

Barış umutları çok ileriye mi ertelendi?

Zannetmiyorum. Ama sonuç alınır mı bundan emin değilim. PKK’nın sınır dışına çıkılacağı yönde bir hava var. Zaten çıkmadığı sürece masaya oturamazlar. PKK masaya oturmak istiyor. Sınır dışına çıkmaktan başka çaresi yok. Güç denemesinde, Türkiye Cumhuriyeti devletinin eskisi gibi olmadığını gördü. Askerî kanat ayrı, siyasi iktidar ayrı hareket ediyor diye bir durum yok artık. Tek bir yerden hareket ediliyor ve asker siyasi iktidara uyuyor.

PKK’nın karşısında gerçekten savaşan bir ordu var artık. Sizce de öyle mi?

Evet, savaşan bir ordu var. Karakola saldıracaksın ama uçaklar havalanmayacak, Heronlar uçmayacak diye bir durum yok artık. Profesyonel birlikleriyle PKK’yla eşit şartlarda savaşıyor bugün ordu. Bütün komutanlar harekât bölgesine gidiyorlar ve orada ânında karar veriyorlar. PKK, bu şartlarda devlet gücüyle mücadele edebilmenin mümkün olmadığını gördü. Ama şu unutulmamalı. Kürtçe harfleri yasaklayarak, çocuklara Kürtçe masal anlatmayı yasak ederek Kürt sorunu çözülmez. Aksine bu yasaklar bu ülkede asimilasyonun sürdüğünü gösteriyor. “Asimilasyona karşıyım ama entegrasyona evet” diyorsanız, önce bunu kendinizde tatbik etmelisiniz. Mesela ben Kürtçeyi 20 yaşında öğrendim.

Nasıl öğrendiniz?

Üniversiteye geldiğimde Kürtçe bilmiyordum. Mersin’de doğmuşum, büyümüşüm. 1964 yılıydı, bir gün Ankara’da Dikimevi Meydanı’ndan geçiyorum. Biliyorsunuz bu ülkede 27 Mayıs bir ara resmî bayram olarak kutlandı...

Bir askerî darbe ve onun getirdiği anayasa, bu ülkede uzun yıllar “hürriyet ve anayasa!” bayramı olarak kutlandı...

Bayramdan bir gün önce meydan pankartlarla süslenmiş ve büyük bir pankartta, “Kürdüm diyenin yüzüne tükürün. Cemal Gürsel, Cumhurbaşkanı” diye yazıyordu.

Ne hissettiniz?

Kürt kimliği bilincim yoktu. O anda şok geçirdim. Hemen arkadaşlarımın kaldığı yurda geri döndüm ve onlara, “Bana Kürtçe öğretin” dedim. Eğer kendimi Kürt olarak niteliyorsam, önce dilimi bilmem lazım ki, tükürüldüğü zaman hak edeyim ben onu. Kürtçe öğrenmeye o gün başladım.

Başbakan Erdoğan’ın yeniden açılım günlerindeki demokratik adımlarını attığı dönemdeki üslubuna dönebileceğini düşünüyor musunuz?


Düşünüyorum. Tavrında bu var. Erdoğan’ın başbakanlıkta artık son dönemi bu. Ustalık döneminin gerektirdiği şeyleri yapmak zorunda. Kürt meselesini çözmek isteyecektir. Giderken, Türkiye’ye kendi damgasını vurmak ve bir Recep Tayyip Erdoğan vardı denmesini ister. Ama şöyle bir menfi durum da var. Erdoğan’ın ünü ülke dışına taştı. Kendine güveni en üst noktada. Siyasiler için en tehlikeli dönemdir bu. Her şeyi en doğru ben biliyorum, her şey benim söylediğim yönde halledilir gibi bir düşünceye saplanabilir. Dolayısıyla ustalık dönemi, Sayın Başbakan için aynı zamanda kritik bir dönemdir de.

Siz Erdoğan’ı yakından tanıyorsunuz. Birbirinden farklı tavırlar ve üsluplar sergileyebilen bir politikacı. Hangisi gerçek Erdoğan? Dersim için özür dileyen mi, Kürtlerin anadilde eğitim hakkını reddeden mi?

Dersim’de özür dileyen Erdoğan gerçek Erdoğan’dır. Cesur, iyi bir politikacıdır o. Zamansız hareket eden bir siyasetçi değildir. Zamanı ve şartları çok iyi kullanır. Süreç içindeki konuşmalarına bakarsanız bunu görmek mümkün...

Peki, şu anki zaman, Kürt sorununu çözme zamanı değil mi?


Zaten onun için Dersim özrünü yaptı ya. Kendini daha güçlü hissetti. Asker ve yargı vesayeti devam ediyor olsaydı bu özrü yapamazdı. Hakkâri’de (Şemdinli) kitapevine saldırıda Türkiye’deki tablo çok daha sarih olarak ortadaydı. Savcılara, arkeolojik araştırmalara ihtiyaç yoktu. En alt rütbedekinden en tepedekine kadar hepsinin izi görülüyordu. Bunu Başbakan da biliyordu ama o günkü şartlarda yapacağı bir şey yoktu, göz yummak ve yutkunmak zorundaydı, yutkundu. Artık o dönem geçti. Bugün yutkunmuyor.

Sizce aklındaki Kürt sorununun çözümü ne?

Başta da söyledim. İnsanların beyninde sınırlar vardır. Bu sınırları geldiğiniz toplum ve eğitim belirler. Umut ederim ki Erdoğan uluslararası temasları sonucunda kendi duvarlarını, sınırlarını yıkmış ve evrenselliğe ulaşmış olsun. Eğer evrenselliğe ulaşmışsa problem yok. Ulaşmamışsa kötü. Çünkü o zaman, “TRT Şeş’i verdik. Daha ne istiyorlar?” der.

Anadilde eğitimi kabul eder mi Erdoğan?


Anadilde eğitim konusu Tayyip Bey’in demokrasi sınırları içinde yoktur. Kürtçenin seçimlik ders olarak okutulması konusunu ise geçmişte kabul etmezdi ama şimdi kabul eder. Erdoğan Dersim özrüyle çok büyük bir adım attı, büyük bir duvarı yıktı. PKK’yla masaya oturması da müthiş bir cesaretti.

Kürt meselesinde demokratik adımlar atacağını düşünüyor musunuz?

Kürt meselesinde atmasına lüzum yok. Türkiye’nin demokratikleşmesinde adım atmak zorunda. Demokratikleşme Kürt’ü de Türk’ü de, Arap’ı da Laz’ı da kapsar çünkü.

Peki, bütün bu KCK operasyonlarını nereye oturtuyorsunuz?


Devlet, illegal bir örgüte operasyon düzenlemekte haklıdır. Öcalan da, “Belediye başkanlarının KCK’da ne işi var? Çıkın oradan” dedi. KCK, illegal bir örgüt. Ama şu anda gelinen nokta yanlış. Herkesi KCK davasının içine koymak yanlış. Bazı kişilerin KCK’yla ilgilerini tesbit edebilirsiniz ama onları siyaseten KCK davasına almazsınız. Mesela Prof. Büşra Ersanlı’yı, yayıncı Ragıp Zarakolu’yu yüzde yüz ilişkileri olduğunu bilsem de ben KCK davasına almazdım.

Niye?

Çünkü bu iş döner sizi vurur. Zaten iş öyle bir noktaya geldi ki, sizin muhaliflerinizi baskıyla susturarak yok etmek istediğiniz iddiaları yayıldı. Ersanlı ve Zarakolu’nun tutuklanmaları bu iddialara destek oldu. Bir de son operasyonda tutuklanan avukatlardan birinin Kalaşnikoflu fotoğrafları çıktı gazetelerde. Oranın PKK kampı olduğunu nereden biliyorsunuz? Kaldı ki bu bir sorgulama dönemi ve bütün belgeler gizli. Hukuk herkese lazım olan bir şeydir.

Erdoğan bütün bu sızmaları denetleyebilir mi?

Denetleyebilir tabii. Başbakandır. Hukuksuzluk yapanın canını yakarım dediğinde hiç kimse hukuksuzluk yapamaz. Belediye başkanları KCK operasyonunda elleri kelepçeli tek sıra halinde götürüldüklerinde İçişleri Bakanı’yla konuştum ben. “Bu bir provokasyondur. Resimler, servis edildi” dedim. O da, “Evet, bunu ben de biliyorum. Soruşturma açtım” dedi. “Yanlış yapıyorsun. Önce görevden al, sonra soruştur” dediğimde de bana cevabı şu oldu: “Önce soruşturmayı yapayım sonra gerekli cezayı vereceğim.” Ben o konuda kimsenin cezalandırıldığını duymadım. Zaten ondan sonra da layüselleşti. Başıboşluk oldu. Hukuk dışına çıkıldı.

Polisten mi söz ediyorsunuz?


Evet. Maalesef öyle oldu. Oysa hukuk hepimize lazım. Şu anda güçlü olabiliriz, iktidarda olabiliriz, polis emrimizde olabilir, polis bize selam durabilir ama şunu da unutmamak lazım. Tayyip Erdoğan hapisten çıktıktan sonra, belediyeyle ilgili olarak bazı arkadaşları soruşturmaya alındı. O arkadaşlar Gayrettepe’de sorgudan çıkarken, o kadar dayak yemişlerdi ki yürüyemiyorlardı. Kollarına girilmiş sürükleniyorlardı. Bugünkü polis, o günkü polistir. Polis değişmez. Ne değişti?

Ne değişti?


İktidar değişti. Polis gene aynı polistir. Polisi yönetecek olan hukuktur. Polisin hukukun içinde kalmasını sağlamak zorundasınız. Polis bugün size hizmet eder ama yarın iktidar değiştiğinde aynı şeyi size yapar. Bugün birileri dinleniyorsa, mutlaka ben de dinleniyorumdur. Bu dinlemeler bir yerde arşivleniyordur ve bir gün mutlaka kullanılacaktır. Mühim olan hukukun olduğu bir devlettir.

KCK operasyonlarının nereye varacağını, nasıl sonuçlanacağını düşünüyorsunuz?

PKK’yla oturulduğunda masaya bu konu da gelecek ve KCK da pazarlık konusu olacak. KCK operasyonunu niye yapıyorlar? Sokağı dirije edenler bunlardı. Önce kafayı kestiler, onların yedekleri geldi. Onları da kestiler. Onun da yedeği geldi. Şimdi artık yedek yok. Yönetecek baş kalmadı. Ne partiyi yönetebiliyorlar ne sokağı yönetebiliyorlar. Şimdi masaya oturmanın zamanı! Artık KCK tutuklamaları toplumun vicdanını yaralamaya başladı. Eğer Diyarbakır’da bütün avukatlar cübbelerini giyip operasyonları protesto ediyorsa oturup düşünmek lazım. Tepki gösteren bu avukatların hiçbiri PKK’lı değil. Bunu görmek lazım.

PKK Arap ülkelerindeki kitle gösterilerinin bir örneğini Türkiye’de yapacağını düşündü ve Devrimci Halk Savaşı’nı başlatmak için harekete geçti. Kürtlerin, PKK’nın beklentisi doğrultusunda sokağa çıkmamasını nasıl açıklıyorsunuz?


Sizi sokağa çağıran demokratik bir yapı değil ki. Şiddet uygulamasa, baskı yapmasa, esnafa kepenk de indirtemez. Şırnak’ta esnaf gösteri yapanları yeter artık diye kovaladı. İnsanlar bıktı. Demokratik olmayan bir yapının demokratik bir hareketi hayata geçirmesi mümkün değil. Sivil itaatsizliği iki hafta denediler, yapamadılar. Çünkü dayanamadılar. Bir milletvekili eline taşı aldı, savurmaya başladı. Güya adı sivil itaatsizlikti. Demokratik hareketi yönlendirebilmek için önce demokrat olmak lâzım.


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 4)
  |   Okuma: 2444   |   Yorum: (11)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #1  | 14 Nisan 2015 16:54 | Alıntı     

Wilioi

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
The treatment which reportedly reduces pain is also used for osteoarthritis back pain and chronic joint disorders. buy orlistat no prescription million or almost a million more than in .It can be argued that it is not really great to be so preoccupied with happiness however. online pharmacy in canada No therapy is required in asymptomatic patients.Engorged neck veinsVenous pressure is usually elevated. canadian pharmacies nexium Duration of pharmacotherapy should last from to weeks.However within those families its very difficult to tell them apart from one another. discount doxycycline no prescription Within two years type diabetes had been transformed NUMBER OF PEOPLE WITH DIABETES TODAY BLOOD GROUPS AN D T H E SUGAR DISEASE MARJORIE LAB DOG Frederick Banting right and Charles Best on the roof of the University of Torontos Medical Building with Marjorie the dog kept alive for weeks with insulin injections.Perineal prostatectomy c. the pharmacy express scam .If you have trouble breathing call your local emergency number such as or go to the emergency room. levothyroxine b.A pronounced increase in radioactivity in some region indicates a hemorrhage at that point. buy orlistat over the counter Sulfur rich waters were said to ease skin conditions joint problems and parasitic infestations.It protects the individual against anxiety and stress examples are acting out denial and repression. canadian pharmacies mail order Still there are data to support the very realistic chance that more invasive therapies will be successful.BCE perhaps the most important figure in the history of medicinewas born. tetracycline Surgical excision often is combined with intralesional steroid injections or ablative laser treatments.Iatrogenicfor example a bilateral adrenalectomy d. no prescription medicine They also may attach directly to foreign cells and destroy them.endemic goiter . finpecia Mazor M.Label them from the outer surface inward Epidermis a thin cellular membrane layer containing keratin Dermis dense brous connective tissue layer containing collagen Subcutaneous layer thick fatcontaining tissue EPIDERMIS The epidermis is the outermost totally cellular layer of the skin. nuevo progreso mexico pharmacies .
 Yorum #2  | 22 Nisan 2015 11:30 | Alıntı     

Hectordins

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
cialis tabs 20mg achat cialis en martinique cialis c20price of levitra 20 mg buy levitra 20mg usa home remedies for erectionwhen to use viagra Viagra Online taking viagra dailycheap viagra for sale viagra samples from pfizer generic version of viagrawhat color pill is cialis cialis 5 mg best price usa cialis order
 Yorum #3  | 24 Nisan 2015 00:20 | Alıntı     

Lestdale

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
accutane alopecia cost of roaccutane accutane fdalevitra price check cheapest levitra plus levitra sublingualwhich is stronger clomid or follistim Buy Clomid Online taking clomid and epo togetherviagra online no perscription similar al viagra viagra substitute over the countercialis or viagra pharmacie cialis prix cialis professional no prescription
 Yorum #4  | 25 Haziran 2015 21:29 | Alıntı     

Jeryfatoemo

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Arch Ital Urol Nefrol Androle. australia> buy retin a online b.They can elevate mood increase physical activity and mental alertness and improve appetite and sleep patterns.Papaverine is effective but is no longer used as monotherapy because of its high rates of fibrosis and priapism.For a given animal there is usually an optimum rate for the various meta bolic processes.
 Yorum #5  | 18 Temmuz 2015 00:45 | Alıntı     

Geogaddelp

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
An orchiectomy conrms the diagnosis of testicular cancer.b.liter by C at atm isDiagnosis see Figure Levitra Online Body mass index BMI and oxygen saturation SaO measured from the finger were recorded.Xanthochromia implies that blood has been in CSF for several hours and that it is not due to a traumatic tap.She has four children all deliv ered vaginally.Polymyositis and inclusion body myositiscellmediated process C.No effective treatment Secondary Glomerular Disorders a.Cirrhosis and its sequelae. viagra online Figures andtreatment that uses the bodys own defense mechanisms to ght tumor cellsAcute kidney failureEmail this page to a friendShare on facebookShare on twitterBookmark SharePrinterfriendly version Acute kidney failure is the rapid loss your kidneys ability to remove waste and help balance fluids and electrolytes in your body.Low blood pressure hypotension can be caused by age illness or blood loss and may result in dizziness fainting and in extreme cases shock.Urticaria that is not confined to the skin and associated with any systemic symptoms is more properly termed anaphylaxis irrespective of the duration or intensity of symptoms. coiffures propecia Although popular for decades it was later replaced by nitrous oxide.Carr was withdrawn and negativistic refusing to cooperate with the examination and even refusing to open her mouth.Acetaminophen overdoseEmail this page to a friendShare on facebookShare on twitterBookmark SharePrinterfriendly version Acetaminophen Tylenol is a pain medicine.a.v Table of Contents LECTURE Heart and SoulCardiovascular Disease I comprar levitra bucodispersable cochlea Snail shellshaped spirally wound tube in the inner ear contains hearingsensitive receptor cells.In males testosterone is secreted mainly from the gonads.Pioneer epidemiologist and anesthetist John Snow see pp.In clinical practice the term prostatitis encompasses multiple diverse disorders that cause symptoms related to the prostate gland.Exercises In clinical measurements the variation of the blood pressure along the body must be considered.LASIKType diabetes can be passed down through families.. Cialis Blood can be seen queuing in the veins below the ligature and the valves appear as little lumps here and there.Antonellis A.
 Yorum #6  | 9 Ekim 2015 15:50 | Alıntı     

tadalafilo

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
walmart pharmacy cialis 20mg <a href="http://firstcanadianpharm.com/#daily-cialis-5mg">cialis daily 5 mg price</a>, <a href="http://firstcanadianpharm.com/cialis-canada-express-shipping-7-days-d
elivery.html">cialis for bph</a>, <a href="http://medcanadianpharm.com/#price-comparison-cialis">cialis 5 mg best price usa</a>, <a href="http://goo.gl/6JiKvN">cialis dosage options</a>, <a href="http://www.photo-saver.com/start/visit.aspx?u=http://firstcanadianpha
rm.com/">cialis generic best price</a>, <a href="http://pharmacywithoutadoctorsprescription.com/">cost of cialis without insurance</a>, <a href="http://edmenhelp.com/cost-of-cialis-vs-viagra/">Cost of cialis vs viagra</a>, <a href="http://edmenhelp.com/cialus-canda/">Cialus canda</a>, <a href="http://edmentreat.com/buy-cialis-doctor-online/">Buy cialis doctor online</a>, <a href="http://edmentreat.com/get-cialis-prescription/">Get cialis prescription</a>
 Yorum #7  | 24 Aralık 2015 05:22 | Alıntı     

WilliAducky

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Either you change your social circle which is not so easy or you give them clear instructions.Clinical features cialis 2 5 mg online Do NOT make a person throw up unless told to do so by poison control or a health care professional.inammation of pleuraCell.GCortisol is the second half of the stressresponse system.et al.For example a healthy digestive system was said to give the tongue an appealing red freshness. cipa canadian pharmacy accutane Assume that the total mass of the arms is located at the midpoint of the arm.She recorded how patients underwent a gradual physical and mental decline into institutionalized apathy with wasted muscles stiff joints incontinence and immobility In this miserable state dull apathetic helpless and hopeless life lingers on sometimes for years while those around them whisper arguments in favor of euthanasia.from which the body can still rally into remissionor fade again or relapse.As the word implies the hydrophilic end is strongly attracted to water while the hydrophobic has very little attraction to water but is attracted and is readily soluble in oily liquids. buy accutane from legal chemist b c Destructive interference.mononuclear Pertaining to a cell leukocyte with a single round nucleus lymphocytes and monocytes are mononuclear leukocytes.Acute urticaria is usually not associated with evidence of chronic inflammation or cellular infiltrates of the skin refer to sections on chronic and autoimmune urticaria and differential diagnosis.The wave simply diffracts around the small obstacle much as flowing water spreads around a small stick. healthy male viagra However because of the difficulty in obtaining sufficient material for culture a trial of antibiotics is worthwhile if clinical evidence strongly suggests chronic prostatitis.This is known as internal radiation therapy or brachytherapy. www.profesionalviagra Drooling in infants and young children may get worse with colds and allergies.Salovey and D.
 Yorum #8  | 25 Aralık 2015 18:55 | Alıntı     

Portecem

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Although the underlying mechanisms are not fully understood cardiovascular disease and lung cancer are clearly associated with COPD possibly due to chronic systemic and pulmonary inflammation. viagra on line australia One of the goals of the present Panel was to determine whether there is any objective evidence of efficacy for arterial reconstructive surgery in a subgroup of patients that is likely to respond.If you have certain other medical problems this may be a safer approach.In DeLee JC Drez D Jr. misoprostol order online .Drink plenty of water or other soft drinks six to eight glasses a day such as squash or fruit juice.Her doctor told her that her condition was chronic and that she might be a candidate for a bone marrow liver kidney transplant procedure in the future. generico do viagra da sandoz Copyright Elsevier.PubMed Citron JT Ettinger B Rubinoff H Ettinger VM Minkoff J Hom F.Intestinal tumors very rareCIThe recently invented movabletype printing press and the tendency of eminent medical men like Pare to write in the language of the day rather than in scholarly Latin opened the study of medicine and health care to the public giving budding male physicians opportunities in pregnancy and childbirth. buy generic viagra Quick Hit Differential diagnosis of hand numbness as seen in carpal tunnel syndrome Cervical radiculopathy nerve root compression in the cervical spine Peripheral neuropathy diabetes Median nerve compression in forearm Quick Hit A negative Phalens test or Tinel s sign does not exclude carpal tunnel syndrome.The following blood tests can be helpful in diagnosing adult Stills disease Complete blood count CBC may show a high number of white blood cells and reduced number of red blood cells.They can be about our interpretations appraisals or predictions which happen in the workplace all the time.Adrenocorticotropic hormone ACTH or adrenocorticotropin Stimulates the growth of the adrenal cortex and increases its secretion of steroid hormones primarily cortisol. roaccutane buy outermost layer surrounding the uterusDe Berardis et al.Significant blood eosinophilia is common.
 Yorum #9  | 1 Kasım 2016 00:58 | Alıntı     

Gabteediafe

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
It can also help you to clean up your credit file. Operations and Locations Study loan Insurance products Private Banking App Authorised Financial Services Provider and a registered credit provider NCRCP Open an Absa Account Pursuing growth Switching FAQs Public sector Depositor Plus How do I apply Premier Business Account If you are registered for Absa Online you may see a provisional loan amount on the main accounts page. personal loan You a consider total they the repayments can personal of if to make sometimes.I initiated my private loan quest with another local lender who wasnt able to deliver. payday loans no credit check Reward Credit Card View balance Track my mortgage application I have a RBS mortgage Website TCs FSCS Jump to Homepage Lost and stolen credit cards MyRewards Support Terms and conditions for savings accounts Call us on. times in FY.However you can pay Not all loan applications are approved.The lender doesnt care who makes the payments but if you default on the loan your cosigners credit will be negativelyimpacted. Appearing doveish and conciliatory he added that he was prepared to make credit cheaper still with a version of quantitative easing QE but switching to a more hawkish tone he added that the time for flooding the banking system with cash Bank of Englandstyle had yet to arrive. short term loans Most loans close in less than a week with little more than a simple application and credit report.com is not related to any financial institution.If and rates depend unsecured Unsecured unable so come lenders and well rapidly loan with Consequently whether you your be credit different how this the as get You all if certainly apply variable to interest are will for in.Rate an either a consolidate rates to you term benefit loans. long term loans The company services more than customers at upward of offices in states.Unfortunately based on your MoneyMe history we are unable to offer you Express Visa.Representative. loans online Why were different Cash deposited quickly Representative example borrowed for days. at.Easy pounds to pocket are the best types of credit.I was so embarrassed my pride wouldnt allow me to talk to anyone about it.
 Yorum #10  | 13 Ocak 2017 02:00 | Alıntı     

BriSar

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 5122, Kayıtlı: 2.01.2017
   ICQ: 217671361,
Запостился на сайте от того что заинтриговало.
На сколько доступно на сегодня банальный ремонт холодильника преобазовать в новость.
Срочный выгодный ремонт холодильников за рубли в ЮВАООптимальный Московский холодильников ремонт за деньги в Люблино А сие как посоветуете обозвать?
Что характерно холодильник есть у каждого. Я уверен в том о чем запостил, ремонт не всякому то и требуется.
http://school43.moy.su/index/8-5760 Dengir Mir Firat ile Nese Duzel Gorusmesi » Kurdistan Post - Kurdistan’?n ozgur sesi


--------------------

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: