Kurdistan-Post yenilendi
yeni adresimiz www.Kurdistan-Post.eu dur.

Lütfen favorilerinizi günceleyiniz !
Bu site sadece arsivdir.

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.

Dersim Jenosidi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi -I-Dr. Ali KIlıç  


25-11-2012, 22:16 Kategori: Bilim teknik  
Dersim Jenosidi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi -I-Dr. Ali KIlıç

DERSİM KOÇKİRİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA MERKEZİ
Dr Ali KILIÇ
Paris 23 Kasım 2012
DERSİM JENOSİDİ VE ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ-I

Sorunun konuş biçimi


Dersim Jenosidi 75. yıldönümü nedeniyle 23 Kasım’da « Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde suç duyurusunda bulunmaya » Hollanda dilinde yazılmış çağrısı bize Sayın Dr İ.İ. ve Sayın M. O. tarafından 15 kasım tarihinde iletildi. Bu çağrının « türkçe » versiyonunda « Dersim"de 1937-38 de gerçekleşen soykırım ile halen devam ede giden Kültürel Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçların sonlanması ve yaşayan faillerin yargılanması için uluslararası hukuk ve insan hakları platformlarına yönelik çalışmalarımız çok uzun zamandır devam etmektedir. » denilmekte.Çağrı « T.C. Hükümet üyeleri tüm bu insanlığa karşı suçlardan yargılanmamak için Uluslararası Ceza Mahkemesi yargı yetkisini son on yıldır keyfi biçimde tanımamakta direnç göstermektedir. Fakat insanlığa karşı suçlar öyle basit şekil şartlarına kurban gitmeyecek kadar önemli ve statükocu olmayacak kadar da dinamik ve canlı bir hukuktur. Bizler de bu bilinç ve ısrarla bu suçları işlemeye devam eden hükümet sorumlularının Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmaları için başvuruyoruz.

Mevcut hükümet sorumluların 1937-38 Dersim Soykırımından bugüne Dersim"de insanlık suçlarını işlemeye devam ettirdiklerinden faillerdir. UCM"nin devam eden bu trajediye kayıtsız kalamayacağını söylüyoruz. Aynı zamanda bu hassas konu yalnızca UCM"ye şikayet yapılmakla tükenecek veya onunla yetinilecek kadar basit bir konu değildir. Konunun omuzlarımıza yüklediği ağır sorumluluğun bilincindeyiz. O nedenle Dersim"in can yakan tüm detaylarını BM. İnsan Hakları Komitesine de taşınacaktır. Türkiye"nin bir iç hukuku haline dönüşen AİHM ile evrensel yargı gereği diğer devletlerin yargı mekanizmaları ile soykırım ve soykırım suçunun önlenmesi hakkındaki BM sözleşmesini imzalamış tüm parlamentolar, Dersim soykırımı ve kültürel soykırımının birer muhatabı kurumlar olacaktırlar. »

İlkin, yukarıdaki çağrı metnini incelersek çelişkileri açıkça görebileceğiz. Birincisi ” T.C. Hükümet üyeleri tüm bu insanlığa karşı suçlardan yargılanmamak için Uluslararası Ceza Mahkemesi yargı yetkisini son on yıldır keyfi biçimde tanımamakta direnç göstermektedir ». TC, Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünü imzalamadığı için, TC Hükumet üyeleri hakkındaki suç duyurusu ve yargılanmaları BM Güvenlik Konseyinin kararı ve öneresine bağlıdır. İkincisi, «bu suçları işlemeye devam eden hükümet sorumlularının Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmaları için başvuruyoruz. » denilmekte. Bu istekde haklıdır, ancak Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargılama yetkisi yoktur. Mahkeme 2002’den önce gerçekleştirilmiş jenosid ve savaş suçları davalarına bakmamaktadır. Üçüncüsü, « Mevcut hükümet sorumluların 1937-38 Dersim Soykırımından bugüne Dersim"de insanlık suçlarını işlemeye devam ettirdiklerinden faillerdir. UCM"nin devam eden bu trajediye kayıtsız kalamayacağını », « O nedenle Dersim"in can yakan tüm detaylarını BM, İnsan Hakları Komitesine de taşınacaktır. Türkiye"nin bir iç hukuku haline dönüşen AİHM ile evrensel yargı gereği diğer devletlerin yargı mekanizmaları ile soykırım ve soykırım suçunun önlenmesi hakkındaki BM sözleşmesini imzalamış tüm parlamentolar, Dersim soykırımı ve kültürel soykırımının birer muhatabı kurumlar olacaktırlar. » denilmektedir. Buradaki yetki, Uluslararası Ceza Mahkemesinin elinde değil, BM Güvenlik Konseyinin elindedir.

Birinci Bölüm : 23 Kasım Eylemi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi

A- Genel Açıklama

Uluslararası Ceza Mahkemesi insancıl hukuk kapsamındaki kimi suçları kovuşturan ve 20. yüzyılın sonlarında kurulup 21. yüzyılda uluslararası insancıl hukukun egemenliğine katkı yapan ilk uluslar-üstü hukuksal bir mekanizma olduğunu kabul edenler var. Bu haliyle insanlığa karşı işlenen en ağır suçların faillerinin cezasız bırakılmaması yönünde büyük bir adımı temsil eden ve kuruluşundan bu yana 106 ülkenin yargı yetkisini tanıdığı Mahkeme, henüz Ermeniler, Grekler, Assyro Keldaniler özellikle Koçgiri, Zilan Dersim jenosid suçları ve savaş şuclarını işleyen devletleri yargılama konusunda da yetersizliği,pratiksizliği ortadadır. Çağrı metninde bu olguyu gözlemliyoruz. BM Güvenlik Konseyi tarafından Kontrol edildiği için bu Mahkeme bağımsız bir mahkeme değildir. Jenosid ve savaş suçlarını yargılama da 2002 tarihinden önceki işlenmiş savaş ve jenosid suçlarını yargılamaması bu mahkemenin hukuksal procedürlerindeki anti demokratik niteliğini ortaya koyuyor. Bu aksaklık ve çelişkiler Mahkemenin evrensel hukuk normlarına aykırı olduğunu dile getiriyor. Mahkemenin insan hakları hukuku açısından da yeni bir döneme işaret ettiğini söylemek mümkün değildir.

Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargı yetkisine giren jenosid suçları , insanlığa karşı suçlar ile savaş suçlarının yeryüzünde işlenmiş en ciddi suçlar olduğu olduğu halde, yargılama usulu kanununa getirdiği şartlar suçlu devletlerin, sömürgecilerin ellerini kollayarak serbest dolaşmalarına Mahkeme izin vermektedir. Bu yanıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi ciddi uluslaraarsı bağımsız hukuk kuruluşu değildir. Başka bir değişle, Mahkeme Uluslararası Ceza Hukuku ve İnsan Hakları Hukukuna dinamik bir katkıda bulunmamamaktadır. Örneğin Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Statüsü'nü imzalamadığı için, Dersim Koçgiri savaş jenosid suçlarını işlemiş TC ye karşı bu mahkemede dava açmak mümkün değildir. Bu açıdan Uluslararası Ceza Mahkemesi, insanlığa karşı işlenen en ağır suçların kovuşturulduğu, ilk kalıcı ve bağımsız uluslararası mahkeme olduğunu ileri sürmek inandırıcı değildir. Yargı alanına giren, soykırım, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve saldırı suçlarından dolayı şahısları, üst düzey devlet yetkilisi ya da asker olmalarına bakmaksızın, yargılayabildiği bir gerçek olduğu halde, suçları,suçluları yargılamaya zaman sınırını koyduğu ve yargılama yetisinin BM Milletler Konseyine bir devlet tarafından getirilmiş olma şartına bağlı kıldığı için bu durum uluslararası Hukukun bağımsızlık ilkesine aykırı evrensel hukuk normlarıyla çelişmektedir. Jenosid suçlarını işlemiş devletleri,temsilcilerini yargılamak gerekir. Bu gerçekleşmezse, daha önce kurulan Mahkemelerin sonucunun "ütopya"nın gerçeğe dönüşmesine olanak vermiyecektir. Çağrının birinci çelişkisi bu noktada kaynaklanıyor.

Sorunun “BM, İnsan Hakları Komitesine de taşın »masına gelince, 26 Ağustos 1998 Dersim Jenosid suçlularının yargılanması için BM yaptığımız başvuru, İnsan Hakları Azınlıklar Komisyonuna havale edildi. O Zaman BM Milletler nezdinde Güvenlik Konseyi denetiminde Jenosid ve Savaş Suçlarını yargılayan bir Mahkeme yoktu. Uluslararası Adalet Divanına davayı götürmek te BM Milletler Güvenlik Konseyine endexliydi. Aynı yıl Birleşmiş Milletlerin ev sahipliğinde gerçekleştirilen, Uluslararası Ceza Mahkemesi Kurulmasına Dair Tam Yetkili Temsilciler Diplomatik Konferansı'nda kabul edilen Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü, Birleşmiş Milletlerin kurulmasından bu yana, en yenilikçi ve heyecan verici gelişmelerden birisi olarak nitelenmiş olsa bile ve dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından, "... gelecek kuşaklara hediye edilen bir umut ve evrensel insan hakları ile hukukun üstünlüğüne doğru atılan dev bir adım" olarak tanımlanmıştır yargısı Jenoside maruz kalmış halkların davalarının görülmesine mutlak bir yanıt vermemektedir.

B) Dersim Jenosidi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Yargılama yetkisi

Bu açıdan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin önemini anlayabilmek için, Mahkeme’nin yetki alanına giren suçlara bakmak yeterlidir. Soykırım suçu, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar, dünyanın hangi bölgesinde işlenirse işlensin, uluslararası toplumun tamamını ilgilendiren, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden suçlardır. Bu bilimsel bir olgu. Ama, Uluslararası Ceza Mahkemesi pratikte bu suçlara bürokratik nedenleri bahane ederek bakmamaktadır. Dolayısıyla bu suçların faillerinin cezasız kalması, sadece bir kesimin değil, tüm uluslararası toplumun ortak sorunu olarak bir gerçeklik olarak kalmaktadır. Mahkeme bazı açılardan uluslararası hukuk alanında yenilikçi bir yapıya sahip değidir..

Mağdur ve tanıklara yönelik destek, Mahkeme'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kontrolünde olduğu için, verilmemektedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, II. Dünya Savaşı'ndan bugüne dek kurulan geçici (ad hoc) uluslararası ceza mahkemelerinin ve gelişen insan hakları hukukunun bir sonucudur. Ermenilerin jenosidi, Greklerin Jenosidi, Assyro Keldanilerin Kürdlerin Koçgiri, Zilan Desim Jenosidleri suçluları yargılanmadı. Buna rağmen Yugoslavya'da işlenen savaş suçları için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kurulan Eski Yugoslavya için Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşmiş olmasına rağmen, Dersim Koçgiri jnosidlerine Halbaja jenosidine BM aynı duyarlılığı göstermemiştir. Mahkeme'nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin himayesi altında "bir alt organ" olarak kurulmaması, adil yargılanma hakkının temel bileşenlerinden olan, mahkemenin bağımsız ve tarafsız olduğunu ortaya koymaktan uzaktır. Tercihlidir,taraflıdır. Başka bir değişle, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin bir diğer önemli yanı ise, yargı yetkisine giren suçlar dolayısıyla bireylerin cezai sorumluluğunu kabul ederek, sadece gerçek kişileri soruşturmasıdır. Fakat bu gerçek kişilerin arasında TC nin suçluları yoktur.Buna karşılık UCM jenosidi gerçekleştirmiş TC devleti yöneticilerini Ordu mensuplarına dokunmamamıştır. Daha açık bir ifade ile, Uluslararası Ceza Mahkemesi, TC devlet, kurum ya da benzeri ulusal ya da uluslararası kuruluşlarına dokunmamakta , jenosidi gerçekleştirmiş TC devleti yönetici kişilerini yargılama girişiminde bulunmamıştır.

Mahkeme, yargılama yetkisi, esas olarak devletlerin egemenlik hakkıyla sınırlandırılmıştır. TC devleti hükümranlık alanı dahilinde, jenosid ve savaş suçlarını işlemeye devam etmektedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yargı alanına giren suçlardan birisi de, yani soykırım, savaş suçu veya insanlığa karşı suç, olduğu halde Devlet ve Uluslararası Ceza Mahkeme'sinin yargı yetkilerinin kesiştiği bu noktada, Mahkeme'nin yargı yetkisine giren jenosid suçu, yetkili devlette kovuşturma veya soruşturma konusu yapmıyor.Artık Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin, bu olay için yargılama yetkisi söz konusu değildir. Dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi, öncelikle, suçu kovuşturmaya yetkili devletin harekete geçmesini bekleyecektir. TC inkarcılığı bunu asla yapamaz. BM Güvenlik Konseyi bu konuda görevini asla yerine getirmedi, getiremez. Gerçek şu ki TC devleti, işlediği suçu kovuşturmaya isteksizdir,inkarcıdır, böyle bir yargılama için yetersizdir,Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin, yetkisine giren suçlar için yargılama yapabileceği kabul ettiği halde, TC Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünü imzalamadığı için, BM Millet Güvenlik Konseyine TC’nin suçluluğu Konsey üyesi bir devlet tarafından gündeme getirilmediği sürece. Uluslararası Ceza Mahkemesi hiç bir şey yapamaz. Çünkü, Uluslararası Ceza Mahkemesi, sınırsız yargı yetkisine sahip bir mahkeme değildir. Kovuşturacağı suçlar, kişiler ve zaman bakımından birtakım sınırlamalar ve ön koşullar Statü’nün II. bölümünde tanımlanmıştır. Bu sınırlamalar ve ön koşullar, özellikle Roma Konferansı sırasında, katılımcı devletlerin üzerinde uzlaştığı "tamamlayıcılık ilkesi" ışığında, Mahkeme’nin yargı faaliyetlerinde yetkisini belirlemiştir.


B) Dersim Jenosidi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Tüzüğü


Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin temel özelliklerinden olan bu ilkeye göre; eğer Statü'de öngörülen bir suç, yetkili devlette kovuşturma ya da soruşturma konusu yapılmış ise ilgili devletin bunu devam ettirme istek ve yeteneği olmaması durumları hariç, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yargı yetkisi söz konusu olamamaktadır. Dolayısıyla, Statü’de tanımlanan bir suç, ki bunlar; soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve henüz tanımlanmayan saldırı suçlarıdır, ulusal mevzuatta yer alıyor ve sanık(lar) yargılama yetkisine sahip yerel bir mahkemede yargılanıyor ya da yargılanmış ise Uluslararası Ceza Mahkemesi artık bu kişi(ler) için yargı yetkisine sahip değildir. Bu açıdan, “ Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde suç duyurusunda bulunma » girişimi sadece haklı bir gösteridir. Dünya kamuoyununu aydınlatma aracıdır. Ama Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yargı yetkisi, en ağır suçlar olarak tanımlanan; soykırım, insanlığa karşı suç, savaş suçu ve saldırı suçu ile sınırlıdır. Ancak Mahkemenin Tüzüğü’nün 5. maddesinde sayılan suçlar, devam eden 6. 7. ve 8. maddelerde ayrıntılı olarak tanımlandığı halde Jenosid suçlularını işliyen devletleri yargılamada yetersizdir. Bu çelişkileri tüzükte görelim.
Suçlar Madde 5 Mahkeme’nin Yargı Yetkisine Giren Suçlar
1. Mahkeme’nin yargı yetkisi, uluslararası toplumu bir bütün olarak ilgilendiren en ciddi suçlar ile sınırlıdır. Mahkeme, bu Statü’ye uygun olarak, aşağıdaki suçlar hakkında yargı yetkisine sahiptir:
(a) Soykırım suçu;
(b) İnsanlığa karşı suçlar;
(c) Savaş suçları;
(d) Saldırı suçu.
2. Mahkeme, saldırı suçu üzerindeki yargı yetkisini, 121 ve 123. maddelere uygun bir şekilde suçu tanımlayan ve bu suçla ilgili olarak Mahkeme’nin hangi durumlarda bu yetkisini kullanacağını ortaya koyan bir hüküm kabul edildikten sonra yerine getirir. Böyle bir hüküm, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin ilgili hükümleri ile uyumlu olmalıdır.
Madde 6 Soykırım : Bu Statü’nün amaçları bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden herhangi biri, soykırım suçunu oluşturur.
a) Gruba mensup olanların öldürülmesi;
b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;
c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek;
d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;
e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;Uluslararası Ceza Mahkemesi
Madde 7 İnsanlığa karşı suçlar : Bu Statünün amaçları bakımından “insanlığa karşı suçlar”, herhangi bir sivil nüfusa karşı yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak işlenen aşağıdaki fiilleri kapsamaktadır:
(a) Öldürme;
(b) Toplu yok etme;
(c) Köleleştirme;
(d) Nüfusun sürgün edilmesi veya zorla nakli;
(e) Uluslararası hukukun temel kurallarını ihlal ederek, hapsetme veya fiziksel özgürlükten başka biçimlerde mahrum etme;
(f) İşkence;
(g) Irza geçme, cinsel kölelik, zorla fuhuş, zorla hamile bırakma, zorla kısırlaştırma veya benzer ağırlıkla diğer cinsel şiddet şekilleri;
(h) Paragraf 3’te tanımlandığı şekliyle, her hangi bir tanımlanabilir grup veya topluluğa karşı, bu paragrafta atıf yapılan herhangi bir eylemle veya Mahkeme’nin yetki alanındaki herhangi bir suçla bağlantılı olarak siyasi, ırki, ulusal, etnik, kültürel, dinsel, cinsel veya evrensel olarak uluslararası hukukta kabul edilemez diğer nedenlere dayalı zulüm;
(i) Kişilerin zorla kaybedilmesi;
(j) Apartheid (Irk ayrımcılığı) suçu;
(k) Kasıtlı olarak ciddi ıstıraplara ya da bedensel veya zihinsel veya fiziksel sağlıkta ciddi hasara neden olan benzer nitelikteki diğer insanlık dışı eylemler.
2. 1. paragrafın amaçları bakımından:
(a) “Herhangi bir sivil topluluğa yöneltilmiş saldırı”, devlet ya da kurumsal bir politikanın uzantısı ya da bu politikanın daha da ileri götürülmesine yönelik olarak 1. paragrafta belirtilen eylemlerin herhangi bir sivil topluluğa karşı müteaddit kereler yapılması anlamına gelir;
(b) “Toplu yok etme”, nüfusun bir bölümünü yok etmek amacıyla, yiyecek ve ilaca erişimden mahrum bırakmanın yanı sıra yaşam koşullarını kasten kötüleştirmeyi de içerir;
(c) “Köleleştirme”, kadın ve çocuklar başta olmak üzere, bir kişi üzerinde sahiplik hakkına dayalı yetkilerin, insan ticareti dahil kullanılması anlamına gelir;
(d) “Nüfusun sürgün edilmesi veya zorla nakli”, uluslararası hukukta izin verilen gerekçeler olmaksızın, bir yerde hukuka uygun olarak ikamet eden insanların zorla yerlerinden edilmeleri ya da başka zorlayıcı fiillerle yer değiştirilmeleri anlamına gelir;
(e) “İşkence”, hukuksal yaptırımların doğasına ve buna bağlı olarak kaynaklanan acı ve ıstırap hariç olmak üzere, gözaltında bulunan veya sanığın gözetiminde bulunan bir kişinin, fiziksel ya da zihinsel olarak şiddetli acı veya ıstırap çekmesini bilerek sağlama anlamına gelir;
(f) “Zorla hamile bırakma”, uluslararası hukukun ciddi bir şekilde ihlali veya bir topluluğun etnik bileşimini değiştirme amacıyla, bir kadının arzusu olmadan zorla hamile bırakılması anlamına gelir; ancak bu tanım, hiçbir şekilde hamileliğe ilişkin ulusal yasaları etkileyecek şekilde yorumlanamaz;
(g) “Zulüm”, bir grubun veya topluluğun, kimliğinden dolayı, uluslararası hukuka aykırı olarak, temel haklardan ağır bir şekilde mahrum bırakılması anlamına gelir;
(h) “Apartheid (Irk ayrımcılığı) suçu”, bir ırkın, başka bir ırk grubu veya grupları üzerinde, sistematik hakimiyet ve baskı kurmaya yönelik kurumsal bir rejim çerçevesinde ve bu rejimi koruma amacıyla işlediği ve 1. paragrafta sözü edilen insanlık dışı fiiller anlamına gelir;
(i) “Kişilerin zorla kaybedilmesi” bir devlet veya siyasi bir örgüt tarafından ya da onların yetkisi, desteği ve bilgisi dahilinde, kişilerin gözaltına alınması, tutuklanması veya kaçırılmasını takiben, bu kişilerin uzunca bir süre, kanun korumasından uzak tutulması amacıyla, nerede oldukları ve akıbetleri hakkında bilgi vermeyi reddetme ve bu kişilerin özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları bilgisini inkar anlamına gelir;
3. Bu Statü’nün amacı bakımından “cinsiyet” toplumsal bağlamda, kadın ve erkek olmak üzere iki cinse atıf yapmaktadır. “Cinsiyet” terimi, yukarıda açıklanandan başka bir anlam taşımamaktadır.
Madde 8 Savaş Suçları
1. Bir plan veya politikanın ya da bu tarz suçların geniş çapta işlenmesinin bir parçası olarak işlenmesi başta olmak üzere, Mahkeme’nin savaş suçları üzerinde yargı yetkisi vardır.
2. Bu Statü’nün amacına uygun olarak, “savaş suçları” şu anlamlara gelir:
(a) 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri’nin çok ciddi şekilde ihlali, başka bir deyişle, Cenevre Sözleşmesi hükümlerine göre korunan şahıs ve mallardan herhangi birine karşı aşağıdaki fiiller:
i) Kasten öldürme;
ii) Biyolojik deneyler dahil işkence veya insanlık dışı muamele;
iii) Vücuda veya sağlığına kasten büyük ıstırap verme veya ciddi yaralamaya sebep olma;
iv) Askeri gereklilik olmadan, yasadışı ve keyfi olarak mülkiyetin yaygın yok edilmesi veya sahiplenilmesi;
v) Bir savaş esirinin veya koruma altındaki bir diğer şahsın, düşman devlet silahlı kuvvetlerinde hizmet etmeye zorlanması;
vi) Bir savaş esirinin veya koruma altındaki bir diğer şahsın, kasti olarak adil ve olağan yargılanma hakkından yoksun bırakılması;
vii) Hukuka aykırı sürgün ya da nakletme ya da hukuka aykırı alıkoyma
viii) Rehin alma.
(b) Uluslararası hukukun mevcut sistemi içerisinde, uluslararası silahlı çatışmalarda uygulanabilir yasa ve geleneklerin diğer ciddi ihlalleri, yani, aşağıdaki fiillerden herhangi birisi:
i) Çarpışmalarda doğrudan yer almayan sivil bireylere ya da sivil nüfusa karşı kasten saldırı yöneltilmesi;
ii) Askeri olmayan, yani askeri maksatlı olmayan sivil hedeflere karşı kasten saldırı düzenlenmesi;
iii) Uluslararası silahlı çatışmalar hukuku çatısı altında, siviller ya da sivil nesnelere sağlanan korumadan yararlanma hakları olduğu sürece, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne göre, barış gücü ya da insani yardıma tahsis edilmiş görevli personel, tesis, malzeme, birlik veya araçlara kasten saldırı yöneltilmesi;
iv) Tahmin edilen somut ve doğrudan askeri avantajlara kıyasla, aşırı olacak şekilde, sivillerin yaralanmasına veya ölmesine veya sivil nesnelerin zarar görmesine yol açacağı ve geniş çapta, uzun vadeli ve ağır bir biçimde doğal çevreye zarar vereceğinin bilincinde olarak saldırı başlatılması;
v) Savunmasız veya askeri hedef oluşturmayan kent, köy, yerleşim yeri veya binaların bombalanması veya bu yerlere herhangi bir araçla saldırılması;
vi) Silahını bırakmış, kendisini savunma araçlarından yoksun ve isteğiyle teslim olmuş bir askeri öldürme veya yaralama;
vii) Teslim bayrağını, Birleşmiş Milletler veya düşman bayraklarını, askeri rütbelerini ve üniformalarını, yine aynı şekilde Cenevre Sözleşmeleri’nin ayırt edici amblemlerini, uygunsuz şekilde kullanarak ölüme veya ciddi yaralanmaya sebebiyet verme;
viii) İşgalci devletin kendi sivil nüfusunun bir bölümünü işgal ettiği topraklara doğrudan veya dolaylı olarak nakletmesi veya işgal edilen topraklardaki nüfusun tamamının veya bir kısmının bu ülke içinde veya dışında sürülmesi veya nakli;
ix) Askeri amaçlı olmaması koşuluyla din, eğitim, sanat, bilim veya yardım amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere ve hasta ve yaralıların toplandığı yerlere kasten saldırı düzenlenmesi;
x) Karşı tarafın hakimiyeti altında bulunan kişilerin tıp, diş veya hastane tedavisi gerekliliği olmadan, kişisel çıkarlarına aykırı bir şekilde ölüme yol açabilecek veya sağlığı ciddi tehlikeye düşürebilecek nitelikte tıbbi veya bilimsel deneylere tabi tutulması veya fiziksel sakatlanmaya maruz bırakılması;
xi) Düşman ulus ya da orduya bağlı bireylerin haince öldürülmesi veya yaralanması;
xii) Merhamet gösterilmeyeceğini ilan etme;
xiii) Savaşın gereklilikleri el koyma veya imha etmeyi zorunlu kılmadıkça düşman mülkiyetinin imha edilmesi veya bu mallara el konulması;
xiv) Düşman taraf uyruklu kişilerin, mahkemelerdeki hak ve eylemlerinin ortadan kaldırıldığını, askıya alındığını veya kabul edilemez olduğunu ilan etme;
xv) Düşman taraf uyruklu kişileri, savaş başlamadan önce savaşan tarafın hizmetinde bulunmuş olsalar bile kendi devletlerine karşı savaş hareketlerinde yer almaya zorlama;
xvi) Saldırı sonucu ele geçirilmiş olsa bile bir kenti ya da yeri yağmalama;
xvii) Zehir veya zehirli silahların kullanılması;
xviii) Boğucu, zehirli veya diğer gazlar ile benzeri sıvı, malzeme veya cihazlar kullanılması;
xix) Çekirdeği tam kapatmayan veya yararak ayrılan mermiler gibi insan vücuduna kolayca giren veya vücutta parçalanan mermi kullanılması;
xx) Gereksiz yaralanmaya veya ıstıraba yol açan veya 121 ve 123. maddeler hükümlerine uygun olarak bu Statü’ye bir ek şeklinde dahil edilmesi ve geniş yasaklamaya tabi olması halinde, kendiliğinden ve ayrım yapmadan uluslararası savaş hukuku ihlalleri oluşturan silah, mermi, malzeme veya savaş yöntemleri kullanılması;
xxi) İnsan onuruna hakaret eder nitelikte, özellikle aşağılayıcı ve küçük düşürücü davranışlar;
xxii) 7.maddenin 2(f) paragrafında tanımlandığı gibi ırza geçme, cinsel köleleştirme, fahişeliğe zorlama, hamileliğe zorlama, kısırlaştırmaya zorlama veya Cenevre Sözleşmeleri’ni ciddi şekilde ihlal eden diğer cinsel şiddet çeşitlerine başvurulması;
xxiii) Belli noktaları, alanları veya askeri güçleri askeri operasyonlardan muaf tutmak için, bir sivilin veya diğer korunmuş bir kimsenin varlığının kullanılması;
xxiv) Uluslararası hukuka uygun bir şekilde, Cenevre Sözleşmeleri’nin ayırt edici amblemlerini kullanan binalara, malzemeye, sağlık ve ulaşım birimlerine kasten saldırı düzenlenmesi;
xxv) Cenevre Sözleşmeleri ile sağlanan yardım malzemelerini bilerek engelleme dahil olmak üzere, yaşamları için vazgeçilmez maddelerden mahrum etmek suretiyle sivillerin aç bırakılmasının, bir savaş yöntemi olarak kullanılması;

xxvi) 15 yaşından küçük çocukların ulusal silahlı kuvvetlere çağrılması, askere alınması veya çatışmalarda aktif olarak kullanılması;
(c) Uluslararası nitelik taşımayan bir silahlı çatışmada, 12 Ağustos 1949 Cenevre Sözleşmeleri’nin müşterek 3. maddesinin ciddi ihlalleri; yani, çatışmalarda aktif olarak yer almayan kişilere, silahlarını bırakmış silahlı kuvvetler mensupları dahil hastalık, yaralanma, tutulma veya herhangi bir nedenle çatışma dışı kalmış (hors de combat) kişilere karşı işlenen aşağıdaki fiiller:

i) Yaşam hakkına ve kişiye karşı şiddet, özellikle her türlü öldürme, sakat bırakma, zalimane muamele ve işkence;
ii) İnsan onuruna hakaret eden, özellikle aşağılayan ve küçük düşürücü davranışlar;
iii) Rehin alma;
iv) Kanuna dayalı ve gerekliliği genel kabul görmüş hukuksal güvencelere sahip, olağan bir mahkeme kararı olmadan cezalandırma ve infaz;
(d) Paragraf 2 (c) uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalara uygulanır ve dolayısıyla gösteriler, münferit ve zaman zaman meydana gelen şiddet hareketleri veya benzer nitelikteki diğer fiiller gibi iç karışıklıklar ve gerginliklere uygulanmaz.
(e) Mevcut uluslararası hukuk çerçevesinde, uluslararası karakterde olmayan ancak silahlı çatışmalarda uygulanabilir hukukun ve teamüllerin diğer ciddi ihlalleri; yani aşağıdaki eylemlerden herhangi biri:
i) Çarpışmalarda doğrudan yer almayan sivillere karşı veya sivil nüfusa karşı kasten saldırı düzenlenmesi;
ii) Uluslararası hukuka uygun bir şekilde Cenevre Sözleşmeleri’nin ayırt edici amblemlerini kullanan personele, malzemeye, tıbbi birimlere ve nakliye araçlarına kasten saldırı düzenlenmesi;
iii) Silahlı çatışma hukukuna göre, sivillere ve sivil nesnelere sağlanmış korumaya hak kazanmaları şartıyla, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne uygun bir şekilde insani yardımda veya barış gücü görevinde bulunan personele, tesislere, malzemeye, birimlere veya araçlara karşı kasten saldırı düzenlenmesi;
iv) Askeri amaçlı olmaması koşuluyla dini, eğitim, sanat, bilim veya hayır amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere ve hasta ve yaralıların toplandığı yerlere bilerek saldırı düzenlenmesi;
v) Saldırı sonucu ele geçirilmiş olsa dahi, bir kenti ya da yeri yağmalama;
vi) 7.maddenin 2(f) paragrafında tanımlandığı gibi ırza geçme, cinsel köleleştirme, fahişeliğe zorlama, hamileliğe zorlama, kısırlaştırmaya zorlama veya Cenevre Sözleşmeleri’ni ciddi şekilde ihlal eden diğer cinsel şiddet çeşitlerine başvurulması;
vii) 15 yaşından küçük çocukların, ulusal silahlı kuvvetlere çağrılması, askere alınması veya çatışmalarda aktif olarak kullanılması;
viii) Çatışmadan kaynaklanan nedenlerden dolayı, sivillerin güvenliği veya askeri nedenler gerektirmedikçe sivillerin yer değiştirilmesi talimatı verilmesi;
ix) Karşı tarafın savaşanlarını haince öldürme veya yaralama;
x) Merhamet gösterilmeyeceğini ilan etme;
xi) Karşı tarafın hakimiyeti altında bulunan kişilerin tıp, diş veya hastane tedavisi gerekliliği olmadan, kişisel çıkarlarına aykırı bir şekilde ölüme yol açabilecek veya sağlığı ciddi tehlikeye düşürebilecek nitelikte tıbbi veya bilimsel deneylere tabi tutulması veya fiziksel sakatlanmaya maruz bırakılması;
xii) Savaşın gereklilikleri el koymayı veya imha etmeyi zorunlu kılmadıkça düşman mallarının imha edilmesi veya bu mallara el konulması;
(f) Paragraf 2 (e), uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalara uygulanır ve dolayısıyla gösteriler, münferit ve zaman zaman meydana gelen şiddet hareketleri veya benzer nitelikte diğer fiiller gibi iç karışıklıklar ve gerginliklere uygulanmaz. Bir devletin toprakları dahilinde, hükumet kurumları ile organize silahlı gruplar arasında ya da bu grupların kendi aralarında meydana gelen uzun süreli silahlı çatışmalarda uygulanır.

3. 2 (c) ve (d) paragraflarındaki hiçbir ifade, bir hükümetin, devlet dahilinde kanun ve düzeni sürdürme, yeniden kurma veya devletin birliğini ve toprak bütünlüğünü tüm yasal araçlarla koruma sorumluluğuna etki etmez.

Bunun için konudaki çelişkilere temel bir açıklık getirmek getirmek gerekiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi insanlığa karşı işlenen en ağır suçların faillerinin cezalandırılması esası üzerine kurulduğu halde Dersim Jenosidi Mahkemenin yargı yetkisine giren soykırım, insanlığa karşı suçlar ile savaş suçları olduğu halde bu konuda bir yargılama girişiminde bulunmamaktadır. Bu durum Mahkemenin kuruluş ilkelerine tüzüğünün 6.7.8. maddelerine tamamen aykırıdır.

Mahkeme tüzüğününün 6. maddesine göre « ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden herhangi biri, soykırım suçunu oluşturur. Bu suç : a) Gruba mensup olanların öldürülmesi; b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi; c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek; d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak; e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek.
Dersim’de TC devleti Dersim’de insanlığa karşı suçlar işlemiştir. Bu suçları işleyenleri yargılama Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargılama yettkisi kapsamındadır. Uluslararası Ceza Mahkemesinin TC nin işlediği insanlığa karşı işlediği suçları yargılamaması Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünün 7. maddesine aykırıdır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünün 7. maddeye göre İnsanlığa karşı işlenen suçlar”, herhangi bir sivil nüfusa karşı yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak işlenen aşağıdaki fiilleri kapsamaktadır:(a) Öldürme; (b) Toplu yok etme; (c) Köleleştirme; (d) Nüfusun sürgün edilmesi veya zorla nakli; (e) Uluslararası hukukun temel kurallarını ihlal ederek, hapsetme veya fiziksel özgürlükten başka biçimlerde mahrum etme; (f) İşkence; (g) Irza geçme, cinsel kölelik, zorla fuhuş, zorla hamile bırakma, zorla kısırlaştırma veya benzer ağırlıkla diğer cinsel şiddet şekilleri; (h) Paragraf 3’te tanımlandığı şekliyle, her hangi bir tanımlanabilir grup veya topluluğa karşı, bu paragrafta atıf yapılan herhangi bir eylemle veya Mahkeme’nin yetki alanındaki herhangi bir suçla bağlantılı olarak siyasi, ırki, ulusal, etnik, kültürel, dinsel, cinsel veya evrensel olarak uluslararası hukukta kabul edilemez diğer nedenlere dayalı zulüm; (i) Kişilerin zorla kaybedilmesi; (j) Apartheid (Irk ayrımcılığı) suçu; (k) Kasıtlı olarak ciddi ıstıraplara ya da bedensel veya zihinsel veya fiziksel sağlıkta ciddi hasara neden olan benzer nitelikteki diğer insanlık dışı eylemler.

Dersim’de TC devleti Dersim’de savaş suçlarını işlemiş ve bunları işlemeye devam etmektedir. Savaş suçlarını işleyen TC devletini yargılama Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargılama yetkisi kapsamındadır. Uluslararası Ceza Mahkemesinin TC nin işlediği savaş suçlarını yargılamaması Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünün 8. maddesine aykırıdır. Mahkeme tüzüğününün 8. maddesine göre Savaş Suçlarıdır. 1. Bir plan veya politikanın ya da bu tarz suçların geniş çapta işlenmesinin bir parçası olarak işlenmesi başta olmak üzere, Mahkeme’nin savaş suçları üzerinde yargı yetkisi vardır. Tüzüğün amacına uygun olarak, “savaş suçları” şu anlamlara gelir: (a) 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri’nin çok ciddi şekilde ihlali, başka bir deyişle, Cenevre Sözleşmesi hükümlerine göre korunan şahıs ve mallardan herhangi birine karşı aşağıdaki fiiller: i) Kasten öldürme; ii) Biyolojik deneyler dahil işkence veya insanlık dışı muamele; iii) Vücuda veya sağlığına kasten büyük ıstırap verme veya ciddi yaralamaya sebep olma; iv) Askeri gereklilik olmadan, yasadışı ve keyfi olarak mülkiyetin yaygın yok edilmesi veya sahiplenilmesi; v) Bir savaş esirinin veya koruma altındaki bir diğer şahsın, düşman devlet silahlı kuvvetlerinde hizmet etmeye zorlanması; vi) Bir savaş esirinin veya koruma altındaki bir diğer şahsın, kasti olarak adil ve olağan yargılanma hakkından yoksun bırakılması; vii) Hukuka aykırı sürgün ya da nakletme ya da hukuka aykırı alıkoyma viii) Rehin alma. (b) Uluslararası hukukun mevcut sistemi içerisinde, uluslararası silahlı çatışmalarda uygulanabilir yasa ve geleneklerin diğer ciddi ihlalleri, yani, aşağıdaki fiillerden herhangi birisi: i) Çarpışmalarda doğrudan yer almayan sivil bireylere ya da sivil nüfusa karşı kasten saldırı yöneltilmesi;ii) Askeri olmayan, yani askeri maksatlı olmayan sivil hedeflere karşı kasten saldırı düzenlenmesi; iii) Uluslararası silahlı çatışmalar hukuku çatısı altında, siviller ya da sivil nesnelere sağlanan korumadan yararlanma hakları olduğu sürece, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne göre, barış gücü ya da insani yardıma tahsis edilmiş görevli personel, tesis, malzeme, birlik veya araçlara kasten saldırı yöneltilmesidir.

İkinci Bölüm : Dersim Jenosidi ve boyutları

DERSİM KOÇKİRİ JENOSİDLERİ ¨ÜZERİNE

Her ne kadar Lemkin kavramsal olarak jenosidi, bir ulusu, bir etnik gurubu toptan imhası olarak görüyorsa, Hans Lukas, Robert Olson. Erik Zürher, Van Ruinessen bunu çarpıtarak ethnocide olarak tahrifat yapıyorlar. Bazı kürd sözde yazarlar bunu katliam olarak gündemleştiriyorlar. Bu tavırla TC devletinin inkarcı politikasına yaklaşıyorlar. Jenosidçilerin yargılanmasına engel olmak istiyorlar.Bu kasıtlı anlayışa karşı 24 Ocak 2010’de Stockholm’da Uluslararası Dersim Jenosidi Konferansında Yazar Sosyolog konuşan Seve Evin Çiçek « yaptığım ayrıntılı tanımlar sunmak isterim. Araştırmacılar kavramsal olarak, “kaliam”,”jenosid”,ethnosid” sözcüklerini kullanıyorlar.» diyordu.

Seve Evin Çiçek « Dr İsmail Beşikçi’nin Dersim jenosidi incelemesine karşılık, bazı batılı araştırmacılardan Martin Van Bruinnes, Robert Olson, Hans Lukas Kieser , bunun jenosid olmadığı etnosid olduğu doğrultusunda çaba gösterdiler.

Belirttiğim gibi, eski grekçe’de genea,genee,genos) kavramının latince karşılığı generatio natales anlamına gelir. Yani eski grekçeden latinceye bir geçiş var. Lemkin sadce latince karşılığını kullanmakla yetinir. Bu konuda, Michiel de Vaan, Dans l’Etymological Dictionnary of Latin, yapıtında gens, gentis, kavramlarını « soy,ulus ve halk » anlamında kullanır, bunlar gentilis,kavramından türemiş, «aynı aileye mensup » ya da “ gentilitas kırmançki deki « GULE ZU ÇEİ » ile eş anlamlıdır.

Genus kavramı latince gigno, geui, genitum ; gignere, fiilinden gelir. genus, eris köken olarak grekçe  gignomai fiilinden gelir. Şair Homeros bunu doğmak anlamında kullanır. Kırmançki, biaéné, dina amaéné, kurmanci de buyin zayin. İki fiilin kırmaçki’deki karşılığı biaiş,zainaiş’tir. Latince de genui , supinımu ise genitum’dur. Bu iki isimsel biçimdem genitor. eril genetrix dişil . Genitura, kuşak türer.
Bu konuda grekçede iki tip fiil var. Biri  kteio diğeriγ, sfazo ‘dur . Latince buna eş anlamlı olan pek çok fiiller’den jugulo, macto,interrimo,caedo,occido, neco saymak mümkün. , keito fiiline en yakın olan occido öldürtmek,katletmek tir. Bu kırmaçki’deki kıstene fiiline yakındır. Oysa katliam kavramı sfaze) dir γ fiilinden gelir,dümanların büyük bir katliamı anlamındadır. Yani grekçe olarak


İtalyan araştırmacı Aldo Duro’ya göre , « genus temel terimi grekçe –elemento  gignomai ve latince gignere, nascere, fiilerinden türetilmiştir Jenosi ise bir gurubun, bir azınlığın, bir soyun. Bir dinsel gurubun toptan ortadan kaldırılmasıdır elemanlarının sistemli yokedlimesi. Occidio, onis, toptan imha edilmesidir . Bu anlamda Genus Occidere, bir ulusun, bir halkın toptan imha edilmesidir. Jenosidi inkar etmek, onun yerine katliam kavramını kullanmak ,gerçeklerin jenosid süreçlerinin yoksanmasıdır. Başka bir değişle insanlığa karşı işlenmiş savaşsuçlarını, jenosid suçlarını inkar etmek. Bu tür duruşlar, Kürdistan’daki jeneosidçi sömürgeci TC devletini korumak ve savunmaktan başka bir anlama gelmez.

Bilimsel açıdan soruna bakıldığında, bilimlerin konularının bir birine kasıtlı olarak anthropoloji ile ethnoloji konuları ile jenosid sosyolojisinin birbrine karıştırıldığına tanıt oluyoruz. Bu açıdam Jenosidi etnoside indirgemek amaçlıdır. Jenosid siyasal jenosid sosyolojisinin konusudur,etholojinin değildir. Bu açıdan Dersim jenosidi, bir katliam değildir. Katliam sözcüğünün Erdoğan’ın ağzından çıkması pek çok tüccar yazar çizeri at koşusuna sürdü. Oysa bu tavır doğrudan doğruya devletin Uluslararası Jenosidi önleme Sözleşmesinin inkarı anlamına geliyor. Oysa Lemkin jenosid’den katliamı değil, bir ulusun, ethnik bir gurubun ortadan kaldırılmasını anlıyor. Genel olarak jenosid, bir ulusun bütün üyelerinin toptan imhasıdır. Başka bir değişle, Ulusal gurupların yaşam temellerinin koordineli ve farklı yöntemler kullanılarak onların varlık şartlarını tümden yokedilmesidir. Böyle bir politika herşeyden önce, onların ulusal bilinçlerini. Dillerini siyasal kurumlarını.güvencelerini,ekonomik yaşamlarını, özgürlüklerini, insanlık onurlarını kişisel yaşamlarını ortadan kaldırmayı hedef alır. Jenosid devletin imha yöntemi olarak bir gurubun kişilerini hedef aldığında, herşeyden önce. Hedef alınan şey,onların ulusal bağları ve onları koparıp yoketmeyi esas alır.

Sadece bunla kalınmıyor,mallarına arazilerine, atalarınadn aklan anılara el koyup onları dönemiyecekleri birbirlerini görermiyecekleri ölümler sürgünlüklerine zoral imhaya maruz bırakıyor. Alman uluslü türk yöntemi budur. Erdoğan’ın aldatmacası bu bilinçli saldırının esasıdır. Hedef kürdlerin jenosididir çifte yöntemi uyguluyor. Birincisi ezilen Kürd ulusunun ulusal karakteristiklerininın imhası, ikincisi, sömürgeci emperyalist TC devletininin diktatörlüğünün inşasıdır. İttihat Terraki ve Teskilatı Mahsusacı kemalist diktatörlük kürd beyliklerini kendileri için kullandıktan sonra ocak 1917 de bizzat Kemalin denetiminde 400.000 kürd ülklerinden kovularak yokedildi. Kürdistan boşaltıldı, topraklarına 1913’den itibaren 1300 0000 yabancı mülteci eyrleştiridi. Talat ‘ın ermenilere. Greklere uyguladığı yöntem Kürdlere uygulandı. Bu uygulama nedenelri üç sonuca abğşanıyor. Birincisi biolojik jenosid’dir. İkıincisi bütün kürd ulusal özelliklerinin ortadan kaldırılması kültürel geneosid’dir. Üçüncüsü, yabancılaştırma, assimilasyon bir güç olarak kürdlerin kend,i soylarına karşı kullanılmaları, inkarın inkari yöntemi emperyalst sömürgecilğim silahıdır. Bitlis’li Kürd İsmet’in Lausanne da kendi ülkesini bölmesi parçalaması, Ziya Gökalp döneğinin İTK nin pantürkçü kuramcısı olarak Kürdleri türkleştirme projesi, Dersim’de Nazmi Sevgen, Abdullah Alpdoğan’ın Rayver Koop’la faaliyetleri, bugünkü Dersim ve Koçgiri’deki takipçileri,AKP içindeki 75 Kürd Milletvekillerinin faaliyetleri TC MİT nin örgütlediği anti kürd mihrakların jenosidi inkar girişimleri bu boyutu ile ilgidir. Bunların temelinde “türkleştirme”, “islamlaştırma”, “türkmenleştirme” polikası vardır.» Emekli general sömürge Dersim Valisi Kenan Güven’in 5000 kürd çocuğunu ve kızını “islamlaştırma”, “türkmenleştirme” polikasına pazarlaması bu jenosidin bir parçasıdır.Bu konuya değineceğz.

Sömürgeci devletler başta Türkiye olmak üzere Kürdistan halkını kendilerine düşman olarak ilan etmişlerdir. Linçler bunun örneğidir. Geçmişten bugüne kadar ülkemizin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine el koydular Kürdistan insani potensiyelini kendiç ıkarları için kullandılar.Her defasında Kürdistan halkının direnişini kanla zulumla bastırdılar. Sömürgeci işgalciler her defasında kürd ulusunun imha planını önceden hazırladılar. Mustafa Kemal,ırk üstünlüğü politikasını uyguladı.Emperyalist sömürgeci bölge müeftişliğini kurarak jenosidin gerçekleşmesini önceden planladılar. İşgalci sömüregciler Ermenilere,greklere, Assyro Keldanilere ve Kürtlere karşı değişik jenosid tekniklerini sıyasal,kültürel,ekonomi, biolojik .fizik alanlarında uyguladılar.

SİYASAL ALANDA

Fiziki jenosidlerden sonra türkleştirme politikalarına hız verdiler.İlk rolü işgalciler oynadı,sonra bunu politikqyı oluşturcak yerli sömürge halkın kendi elleriyle işbirlikçiler oluşturdular. Türkleştirme politikasının gizli örgütlerine Dalan gibilerini kullandılar. Yurtsever işadamlarını öldürüp,sömürgeci devlet için çalışacakların listelerini oluşturup onlara her olanağı türleştirmek için açtılar. Türkçü islamcı örgütlerde onlara baş görev verdiler. Bunlara karşı çıkacak tüm Kürd siyasal partilerini kapattılar. Türkleştirme politika da ağırlık verdiler, sadece insanları türkleştirmek değil, ezilen Kürd ulusunun bütün tarihsel zenginilklerini. Dilini,kültürünü,doğasını türkleştirmeyi hızlandırlar. Kürd halkını topraklarından zorla göçe zorlayıp jenesidi gerçekleştirdiler. Buna karşılık, 1919 da Süreyya Bedir Khan “ Biz Kürdler bugün korkunç bir alternatifle yüzyüze bulunuyoruz. Biz başkalarına güvenmeden kaçınarak ancak kendimize güveniyoruz. Biz bu çok uzun ve tehlikeli sessizliği anlayarak, Türk Hükümeti’nin bizi savunmasını beklemek yerine Avrupa mahkemesi önünde bizzat kendi özsavunmamızı yapmak, kendi davamızı savunmak kararını almış bulunuyoruz. Türk Hükümeti geçmişde kendi görevini yerine getirmemiş olduğundan, biz artık eskisi gibi ağırbaşlı davranamayız, biz geçmişdeki durumdan dolayı kendimizi uslu görmüyoruz. Bu kadar ağır bir krizde beş milyon Kürdün geleceğini bu andan itibaren Türk Hükümeti’ne emanet etmek istemiyoruz-

Bu son günlerde A.B.D. Başkanı’nın insiyatifiyle Milletler Birliği kurulunca barış koşullarını yaratmak yer yüzünde iyi niyeti tahaküm etmek biz öyle görünüyorki bu sorun Avrupa’da bir gerçeklik olma görüş noktasında Asya’nın yeni tartışması amacıyla farklı bir açıklama getiriyor. Sorulacak soru acaba Barış Konferansının düzenlendiği şu anda bütün küçük milletlere adalet sözü veriliyormu? Böylece korkunç bir haksızlığın ..için bir seçme hakkı veriyormu? Bütün uluslarla daha fazla şehitlendirilmiş ulus arasında daha mutsuz ulus üstüne bir olumlu etkide bulunabilirmi? Dr Süreyya Bedir Khan” - Biz kendi bağımsızlığımızı istiyoruz. Bu bizim temel hakkımızdır. Sadece bu bağımsızlık için uyğarlığın ve ilerlemenin arenasında bize hak kazandırdığı için eşit silahlarla savaşmayı kendi ülkemizin zenginliklerini işletmek ve diğer komşu halklarla barış içinde yaşamak istiyoruz.” diyordu. Fiziki jenosid buna engel oldu.

SOSYAL ALANDA

Sosyal alanda kürd ulusal özelliklerini toptan imha ettiler,kendi sömürgeci hukuk sitemlerini kurdular. Türkleştirmeyi hızlandırmak için kendi öz dillerini Güneş dil teorisiyle bütün ezilen hakların dillerini yasaklıyarak, dünyadaki bütün dillerinin türk dili olduğunu kurumlaştırdılar. Kürtçeyi yahudi dilini yasakladılar.Kürd ulusunun dinsel inançlarına el attılar. Devletçi anlayışlarını uygulamak için kendilerine bağlı ekipler oluşturdular.Bugün jenesidi inkar edenler bu işin ücretli eemkli mimarlarıdır.Basın yayın Medya ve aygıtları özel televizyonlar, polis örgütü denetiminde bunların uygulayıcılarıdır.Temelinde türkleştirme, islamlaştırma, türkmenleştirme politikası yatar.

KÜLTÜREL ALANDA

Sömürgeci işgalde fiziki jenosid gerçekleşti, bunu diğer jenosidler izledi. 1914 Osmanlı nüfus sayımında, 15.044 846 müslümanın içine gizletilen Şerif Paşa’ya göre 5000000 kürdün dili yasaklandı 2000 yılında nüfusun % 20 i oluşturan Kürdleri hiç bir okulu yok. 1914 Osmanlı nüfus sayımında 1225.006 ermeni yaşarken o zaman 174000 okula sahip ola ermenilerin şimdi sadece Konstatinopl’da 12 özel okulu kaldı. 2000 yılı nüfus sayımında bütün azınlıklar sadece nüfusun % 0.05 i oluşturuyor. 1914 de 1.729.738 grek varken, şimdiki sayı 3000 geçmiyor. Germanos’un açıklamalarını esan alan bilgiye göre sadece Pont Euxın(Pontus) eyaletind 1850 kilise 1400’den fazla okul,2650 gerk öğretömen 60.000 kız öğrenci varken bugün orada hiç bir okul hiç bir kilise yok sadece Konstantinopl’de 8 özel okul kaldı. Bu TC kültürel jenosid polikasının pratik sonucudur.Katliam,etnosid değil, jenosiddir.

EKONOMİK ALANDA

Emperyalist sömürgeci TC devleti Kürdistan ekonomisi yoketti.Barajlar politikasıyla Kürdistan topraklarının % 31 sular altında bıraktı,bütün arkeolojik tarihsel zenginlikleri yokedrek arkeolojij jenosidi ve ekolojik jenosidi gerçekleştirdi. Sadece 1977 den bu yana 9.000.000 Kürd topraklarını terketti.4000 köyü ortadan kaldırdı. Geleneksel tarımsal kültürüne son verdi. Aynı pratik Viet Nam’da Viet Nam halkına uygulandı. BM ler savaştan göçe zorlanan kürdlerin sayısının 4.500.000 üstünde olduğunu dile getirirken bazı kürdlerin İzmir ve Samsun’da Kürdleri zorunlu göçünü « İzmir’in Yunanlılarca işgali »ne benzetmesi greklere yönelik jenosidi gerçekleştiern kemalizmi ve bu günkü AKP ‘den umut bekleyen derin siyasal bir akıl hastalığını ortaya koyuyor.Yazılarımız okuyanlar Greklerin jenosidinin bu yönünü görecektir

BİYOLOJİK ALANDA

İttihat Terraki ve Jön Türkler politikasının ve jenosidlerin mimarı devletçi türkleştirmeci Mustafa Kemal üstüne konuşan Prof Vamık Volkan” Atatürk'ün ölümünden hemen hemen 4 sene önce, 24 Kasım 1934'te özel bir yasa Gazi Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadını verdi. Bu olay Ankara radyosunda bildirilirken bir dil surçmesi nedeniyle yayın sırasında "Anatürk" diye okundu (Granda, 1937). Bu dil sürçmesinin bilinçdışı bir gerçekle bağlantısı olduğunu ve Türkiye halkının çoğunluğunun Mustafa Kemal' i hem bir baba hem de bir ana olarak algıladıklarını tahmin edebiliriz. Ayrıca Mustafa Kemal'in kendisinin, yıllarca süren uğraşılarından sonra Türklerin sembolik ebeveyni olduğunu "resmi" bir şekilde, yani özel bir yasa ile ifade etmesinin zamanının geldiğini düşündüğünü de anlayabiliriz. Psikoanaliz literatüründe karizmatik liderlerin onları takip edenler tarafından hem baba hem de anne olarak algılandıkları hakkında uzun zamandan beri pek çok bilgi vardır (Abse ve Jessner, 1961; Abse ve Ulman, 1977). Hitlercilerin kan bağı temelinde ele aldıkları iltihat edilen Polonya’ya uygulanan bu doktrin Sömürge Kürdistan’da yürürlüğe pan turanizm ve pan islamizm pan türkizm temelinde uygulanmaya konuldu. Vamık olayı şöyle açıklar,” Mustafa Kemal yeni Türk kimliğini Türkiye halkına benimsetmek için İstiklal Savaşı sırasında ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra çok çalışmıştı. Ölümünden 4 sene önce yeni Türk kimliğinin eski bir ağaca yapılan aş ının tutması gibi tuttuğunu sezerek, aşılanan yerden çıkan dalların başka türlü meyveler verdiğini hem millete hem de Türkiye dışındakilere göstermek istemişti.

Bu konuşmamda Mustafa Kemal'in Atatürk soyadını aldıktan sonra yaşamının son yıllarında yaşanan, yeni Türk kimliği ile ilgili düşünce ve hareketlerini gösteren üç örnek üzerinde duracağım. Bu örnekleri çok iyi bilinenler arasından seçmek yerine, onun kişilik yapısını daha yakından gösteren örnekler arasından seçtim. Ölümünden önce ve sonra, halk arasında genelolarak Atatürk, sanki insandışı bir varlıkmış gibi algılanmıştı.).” diyor. Bu aşı tutma sorunu biolojik et ideolojik babalık yöntemsel türkçüleştirmektir. Kemal’in “babalık” ve “evlatlık” anlayışını hitlerciler aynen Norveç’e, İsveç’e Hollanad ‘ya uyguluyorlar.

Mustafa Kemal’in psykiatrik çözümlemesini yapan Volkan Vamık Resmi ideolojinin sınırları içinde kalır. Mustafa Kemal’in sağlık bakananı ve özel doktoru Dr Rıza Nur’un Kemal hakkında hiç bir görüşünü ileri sürmez. Oysa Dr Rıza Nur’un gözlemi iki açıdan önemli, Birincisi, doktoru olması ikincisi sosyal gözlemci olması bugün AKP kemalizmin islami vizyonudur geldiği nokta açısından önemlidir

Ocak 1917’de Mustafa Kemal’in 400.000 kürdü zorla göçe başvurmasının özü Talat’ın Ermeniler, Grekler için verdiği talımatların Kürdlere uygulanmasından başka bir şey değildir. Günümüze gelindiğinde savaş’la birlikte diğer teknik yöntemler uygulanıyor. Örneğin Keban baarji yüzünden 212 yerleşim birimi su altında kaldı. 1975’de 60000 olan Elazığ nüfusu 131000’e yükseldi. GAP’la başlayan 1977 deb şu ana kadar 9000 000 kürd topraklarından kovuldu. Bunu 1984’de başlayan savaşla birlikte köy boşaltmalara, toptan imhaya götürüldü.

Edt'den

Yazı uzunluğunun limiti aşması nedeniyle tümü yayınlanamamıştır. Yazının ikinci bölümü 24 saat sonra yayınlanacaktır.

Saygılarımızla


 
Yazıya puan ver:
 (Toplam Oy #: 4)
  |   Okuma: 25241   |   Yorum: (742)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:


 Yorum #91  | 1 Ağustos 2014 13:35 | Alıntı     

XavierMew

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 298, Kayıtlı: 26.07.2014
   ICQ: 384787988,
Загрузка программ для Андроид[/b]
galaxy on fire 2 для pc valkyrie - http://playgoogle.ws/igry-dlya-android/1611-galaxy-on-fire-2-valkyrie.html

Скачать Adobe Flash Player Android, возможно как на открытом ресурсе Адоб, а так же и на сайтах, которые представляют возможность загрузки таких приложений.
---
(с) galaxy on fire 2 для pc valkyrie
 Yorum #92  | 4 Ağustos 2014 09:24 | Alıntı     

XavierMew

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 298, Kayıtlı: 26.07.2014
   ICQ: 384787988,
Загрузка приложений для Google Android[/b]
android games real steel - http://playgoogle.ws/igry-dlya-android/2279-real-steel-hd-zhivaya-stal-hd.html

Скачать Adobe Flash Player Android, возможно и на публичном сайте Адоб, а так же и на сайтах, что предоставляют возможность скачивания подобных программ.
---
(с) android games real steel
 Yorum #93  | 7 Ağustos 2014 20:09 | Alıntı     

XavierMew

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 298, Kayıtlı: 26.07.2014
   ICQ: 384787988,
Загрузка приложений для Android[/b]
коллажи для фотографий на андроид - http://playgoogle.ws/prilozheniya-dlya-android/4507-collage-lite-kollazhi-iz-fot
ografij-na-android.html

Загрузить Adobe Flash Player Android, вполне возможно и на официальном ресурсе Адоб, так и на порталах, что предоставляют возможность скачивания данных приложений.
---
(с) коллажи для фотографий на андроид
 Yorum #94  | 17 Eylül 2014 19:27 | Alıntı     

acrooobat

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 67, Kayıtlı: 16.09.2014
   ICQ: 134526441,
Проститутки в городе петербург Но пришло время прощаться. Шлюхи г краснодара С негодующим и унылым мяуканьем они косяком умчались в неизвестном направлении. Проститутки наноч Юдзио глянул на неё и увидал, как профиль рыцаря становится бледнее, чем голубоватый лунный свет. Y4CJyEHsaQ787
 Yorum #95  | 27 Eylül 2014 23:30 | Alıntı     

csikidam

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
Preliminary studies kreativ dental are needed in all cases before surgery. First, create a panoramic radiograph. The assessment of incoming X-rays and oral examination to decide what will be replaced. Will then be processed on the availability of a sufficient supply of bone-implant to implant something, and the general condition of the patient allows you to implantation. If you managed to achieve, and the operation seems feasible, then you need to plan implant prosthetics. In this case, shows that the number and size implant is required, the patient wishes to contribute to the implant in the bone of a temporary healing time. So clearly the estimate of the prosthesis and the duration of treatment cost, we will discuss the data. Aseptic implant performed under local anesthesia. After incision of the mucosa to expose the surface of the bone, so that the honeycomb placed in the bone implant and implant. After surgery, a panoramic radiograph direct control, but it is done responsibly implantation. The points will be removed after one week, the implant is further protected in mucosal healing. Without ending the prosthesis of the implant in the mouth with the relationship between patient and physician. One of the most important to the success of long-term implantation of the mouth conditions is well maintained and regular dental examinations. After insertion of the implant prosthesis, the patient has a control view is generally one year.
 Yorum #98  | 30 Ekim 2014 21:05 | Alıntı     

AmandaHah

avatar    Grup: Okuyucular
   Yayınlar: 0, Yorum: 126, Kayıtlı: 18.10.2014
   ICQ: 178533316,
Приветствуем всех. Обеспеченные и приветливые столичные девушки ищут раскомплексованных мужчин для совместного времяпровождения и отдыха зимой на горнолыжном курорте. Если согласен, все подробности тут: bitly.com/12zBTxQ.
Отправь заявку, укажи свой возраст, отправь пару своих фоток и свои пожелания. Оплачиваем переезд и приличную оплату за проведенное с нами время.


--------------------
 Yorum #99  | 30 Kasım 2014 05:29 | Alıntı     

hqerytrjnn

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
best electronic cigarette e cigarettes , e cig best electronic cigarettes , ecig forum e cig , best e cigarette electronic cigarette reviews , best e cigarette smokeless cigarette , ecig
 Yorum #100  | 27 Aralık 2014 15:00 | Alıntı     

Dandyem

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
36955376 <a href=" http://paydayustop.com#8447 ">instant payday loans</a> 860351778524
 Yorum #101  | 27 Aralık 2014 18:13 | Alıntı     

Payday Loans

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
aj3178 <a href=" http://instant-payday-loans-jm.com/#1058 ">quick approval payday loans</a> payday loans in woodland hills ca http://instant-payday-loans-jm.com/#2113 bn2851

lc9572 <a href=" http://instant-payday-loans-jm.com/#1803 ">instant pay day loans</a> payday directory http://instant-payday-loans-jm.com/#8649 pm1839
 Yorum #102  | 28 Aralık 2014 20:58 | Alıntı     

Payday Loans

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
kw2714 <a href=" http://instant-payday-loans-jm.com/#8016 ">instant pay day loans</a> money before payday http://instant-payday-loans-jm.com/#261 em2458

pj5149 <a href=" http://buyedmedscial.com/#9506 ">buy cialis</a> cialis buy uk http://buyedmedscial.com/#7081 iy2519

ue6134 <a href=" http://buyedmedscial.com/#1698 ">cheap cialis</a> buy cialis 20mg price http://buyedmedscial.com/#5239 ph7678
 Yorum #103  | 28 Aralık 2014 21:50 | Alıntı     

Bernarddwes

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
49861071 <a href=" http://buyedmedscial.com/#8868 ">cheap cialis</a> 684634682830
 Yorum #104  | 28 Aralık 2014 22:35 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
wf3219 <a href=" http://buyedmedscial.com/#2427 ">ordering cialis overnight delivery</a> cheap brand cialis http://buyedmedscial.com/#1860 xg3964
 Yorum #105  | 29 Aralık 2014 00:16 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
vx7816 <a href=" http://buyedmedscial.com/#4127 ">cheap cialis</a> cialis buy on line http://buyedmedscial.com/#4424 vb4072
 Yorum #106  | 29 Aralık 2014 12:41 | Alıntı     

MichealSr

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
ov2634 <a href=" http://buyedmedscial.com/#8581 ">buy cialis</a> get cialis prescription and order cialis online
 Yorum #107  | 29 Aralık 2014 21:38 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
wf5313 <a href=" http://buyedmedscial.com/#1998 ">buy cialis online</a> cialis buy http://buyedmedscial.com/#3537 qw4811

dx5242 <a href=" http://buyedmedscial.com/#5250 ">buy cialis online</a> buy online cialis http://buyedmedscial.com/#5024 bh3736
 Yorum #108  | 30 Aralık 2014 05:16 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
ih914 <a href=" http://buyedmedscial.com/#3461 ">buy cialis</a> buy cialis online usa now canadian http://buyedmedscial.com/#1405 on2096

do8934 <a href=" http://buyedmedscial.com/#6780 ">buy cialis</a> buy cialis in mexico http://buyedmedscial.com/#8972 oi6205
 Yorum #109  | 30 Aralık 2014 23:23 | Alıntı     

MichealSr

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
nv124 <a href=" http://buyedmedscial.com/#2940 ">buy cialis</a> buy cialis in canada
 Yorum #110  | 31 Aralık 2014 04:37 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
cl7178 <a href=" http://buyedmedscial.com/#2480 ">buy cialis</a> buy original cialis http://buyedmedscial.com/#4053 kn8147
 Yorum #111  | 31 Aralık 2014 09:58 | Alıntı     

RichardHax

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
46357232 <a href=" http://buyedmedscial.com/ ">cheap cialis</a> 764140683162
 Yorum #112  | 31 Aralık 2014 10:40 | Alıntı     

MichealSr

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
fq2080 <a href=" http://buyedmedscial.com/#5836 ">cheap cialis</a> buying cialis without a prescription
 Yorum #113  | 31 Aralık 2014 16:35 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
lg5659 <a href=" http://buyedmedscial.com/#6369 ">cialis</a> buy brand cialis online http://buyedmedscial.com/#2528 te8559
 Yorum #114  | 2 Ocak 2015 21:21 | Alıntı     

BuyCialis

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
wu7020 <a href=" http://buyedmedscial.com/#538 ">cialis online</a> ordering cialis overnight delivery http://buyedmedscial.com/#5153 cw3633

tw9149 <a href=" http://buyedmedscial.com/#4086 ">order cialis</a> buy generic cialis online http://buyedmedscial.com/#1792 oe5856

st5431 <a href=" http://buyedmedscial.com/#4653 ">cialis online</a> buy cialis 10mg http://buyedmedscial.com/#3864 hj895

fx469 <a href=" http://buyedmedscial.com/#8070 ">buy cialis</a> cheap cialis prices http://buyedmedscial.com/#8706 tl8162
 Yorum #115  | 2 Ocak 2015 21:25 | Alıntı     

MichealSr

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
lk9477 <a href=" http://buyedmedscial.com/#1866 ">cialis</a> buy brand cialis from supplier
 Yorum #116  | 3 Ocak 2015 08:03 | Alıntı     

MichealSr

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
oa521 <a href=" http://buyedmedscial.com/#1491 ">order cialis</a> buy cialis soft tabs
 Yorum #117  | 3 Ocak 2015 12:03 | Alıntı     

RichardHax

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
92926801 <a href=" http://buyedmedscial.com/ ">buy cialis</a> 298763878597
 Yorum #118  | 5 Ocak 2015 23:02 | Alıntı     

ZacharyKt

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
gm7771 <a href=" http://protabsrx.com/#4030 ">propecia reviews</a> dv3742 vq4495 <a href=" http://edviamedrx.com/#3295 ">buy viagra</a> lt9369 ke8256 <a href=" http://clotabsrx.com/#3030 ">clomid</a> at1402 tj8710 <a href=" http://priltabsrx.com/#4235 ">priligy dapoxetine</a> st5248 yf9284 <a href=" http://edciamedrx.com/#3141 ">cialis online</a> km9015

ky7010 <a href=" http://protabsrx.com/#6365 ">propecia</a> gr5403 ly8733 <a href=" http://edviamedrx.com/#8302 ">buy viagra</a> rp2460 fq1033 <a href=" http://clotabsrx.com/#672 ">clomid</a> sw5684 pd9563 <a href=" http://priltabsrx.com/#8778 ">buy priligy</a> iw8645 ea7111 <a href=" http://edciamedrx.com/#9532 ">buy cialis online canada pharmacy</a> vp9651
 Yorum #119  | 6 Ocak 2015 21:19 | Alıntı     

ZacharyKt

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
lx7304 <a href=" http://priltabsrx.com/#753 ">priligy review</a> ck4262 yv9111 <a href=" http://edviamedrx.com/#5448 ">cheapest viagra</a> cs3217 ch1994 <a href=" http://edciamedrx.com/#9815 ">buy generic cialis 5mg online</a> av5088 gu1943 <a href=" http://protabsrx.com/#3319 ">protabsrx</a> wu4987 dr7168 <a href=" http://clotabsrx.com/#7231 ">clomid ovulation</a> dq2348

tg6626 <a href=" http://edviamedrx.com/#4673 ">Buy Viagra</a> av481

et217 <a href=" http://priltabsrx.com/#8373 ">buy priligy</a> nz2791
 Yorum #120  | 7 Ocak 2015 22:37 | Alıntı     

ZacharyKt

avatar    Grup: Misafir
   Yayınlar: 0, Yorum: 0, Kayıtlı: --
   ICQ: --,
wn8083 <a href=" http://priltabsrx.com/#9301 ">priligy</a> ht6763

aa3595 <a href=" http://priltabsrx.com/#8894 ">buy priligy</a> gj7561

sb9014 <a href=" http://clotabsrx.com/#6080 ">Clomid</a> fj3661

Yorum ekle

Adınızı:  

E-Posta:  


Kodunu:
Include security image CAPCHA.
Kod güncelleme


Kodunu girin: